AKP, parlamento içi muhalefetin kararsız, yetersiz, halkı seferber edemeyen tutumundan cesaret alarak, 7 Haziran seçim sonuçlarını fiilen iptal etti, ülke yönetiminden uzaklaşmış olması gerektiği hâde, hâlâ gerici, vurguncu, savaşçı sistemini devam ettirebiliyor. Parlamento dışı muhalefetin de henüz, kafaca ve gövdece zayıflığı siyasal alanda, savaştan çatışmadan yarar umanların sesinin daha çok çıkmasını sağlıyor.
Ülkede böyle bir siyasi iklim varken, Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabibler Birliği (TTB), Devrimci İşçiler Sendikası Konfederasyonu (DİSK) ve Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu’nun ( KESK) çağrısıyla 10 Ekim’de Ankara’da, “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi” yapılması kararı alındı. Birleşik HAZİRAN Hareketi, mitinge merkezi olarak katılma kararı aldı.
Haziran Hareketi de sıkı bir çalışma yaptı miting için. Günler öncesinden afişlerle donatıldı cadde ve sokaklar, standlar kuruldu, binlerce bildiri elden dağıtıldı, evlerde, işyerlerinde sohbetler yapıldı.
Ankara dışındakiler için, 9 Ekim gecesi otobüslere binildi, her kuşaktan kadınlı erkekli coşkulu insanlar vardı araçlarda, yol boyunca rahat bir yolculuk yaptık, araç durdurma, araç kontrol yoktu. Şarkılarla türkülerle vardık Ankara'ya. Hipodrom çevresine park etti otobüsümüz, yaya olarak tren garına doğru yürümeye başladık. Etrafta görünürde polis yok, güvenlikçi yok, biz bizeyiz; demokratik kitle örgütleri, partiler, sendikalar, platformlar, rengarenk bir kalabalık, bizim kalabalığımız.
Taşranın da katıldığı merkezî mitinglerin klasiğidir, farklı bölgelerden gelen, birbirini tanıyan insanlar için kısa da olsa yüz yüze görüşme, hasret giderme vesilesidir bu buluşmalar. Gene öyle oldu, insanlar birbirlerini görmekten mutlu, coşkulu kısa kısa sohbetler yapıyorlar, bir yandan da yürüyüş kolundaki yerimize doğru gidiyoruz.Yürüyüş kolundaki yerimizi alıyoruz, sayı gittikçe artıyor, kalabalık iyi, coşku da artıyor, insanlar neşeli, sevinçli, kimileri türkü söylüyor, kimileri halayda.
Biz Haziran pankartları, bayrakları, flamalarıyla, normalde araçların kullandığı, miting için trafiğin kesildiği alt geçidin içindeyiz. Alt geçide paralel, zeminde, tren garının önüne gelen sağ yolda HDP bayraklı bir topluluk var, gene zeminde sol yolda Halkevi bayraklı bir topluluk var.
En beklenmez anda cehennem gibi bir patlama, ardından birkaç saniye içinde bir patlama daha ve göğe savrulan kumaş parçaları.
Halay durdu, türkü sustu, kalabalıkta bir dalgalanma, geçici bir şaşkınlık hâli oluştu. Katliamı planlayanların umduklarını tahmin edebileceğimiz izdiham oluşmadı, kimse, panik içinde diğerini ezerek kaçmadı. Mayıs-Haziran 2013 Büyük Halk Direnişi'nden bu yana, devrimci muhalif kitlenin tecrübesi önledi paniği. Dayanışma ve yardımlaşma duygusuyla yaralıları tahliye etmek, hastanelere yetiştirmek içindi çabalar artık.
İktidarda kalabilmek için, üsleri Amerika’ya sonuna kadar açan, komşularımızdaki terör faaliyetlerine devam eden, ülke içinde de terörü, katliamı sonuna kadar kullanan AKP iktidarı, bizi muhalefet yapamaz hâle getirmek istiyor. Sesimizi sonuna kadar kısıp, görünmez olmamızı istiyor.
Sadece dünkü katliamda, bu ülkenin en aydınlık, en ilerici, en fedakâr yüze yakın insanını fiziken yok etti, aramızdan kopardı AKP.
Buna rağmen gericilik, vurgunculuk ve savaş düzenine son verebilmek için, kayıplarımızı unutmadan yaralarımızı saracağız, türkülerimizi söyleyeceğiz, halaylarımıza devam edeceğiz.
- Ali Uğur
