Asgari ücret gerçekten asgari!

Asgari ücret, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın çağrısıyla toplanan Asgari Ücret Komisyonu tarafından 2017 yılı için brüt bin 777 lira, 50 kuruş, net bin 404 lira, 6 kuruş (bekâr çalışanlar için) olarak açıklandı.

Asgari ücretin 506 lira, 75 kuruşu kesintilere gittiği düşünülürse, aslında net asgari ücret bin 270 lira, 75 kuruş olduğu ortaya çıkıyor, ancak asgari geçim indirimi olan 133 lira, 31 kuruş eklendiğinde bin 404 lira, 6 kuruş’a çıkıyor.

Asgari Ücret Komisyonu’na katılmayan DİSK, asgari ücretin vergi kesintisi olmadan iki bin lira net, Türk-İş ise vergi kesintisi olmadan bin 600 lira net olmasını önermişlerdi.

Ayrıca Türk-İş, Aralık 2016 ayı için dört kişilik ailenin açlık sınırını (aylık bazda) bin 432 lira, yoksulluk sınırını dört bin 665 lira, bir kişinin geçim maliyetini (aylık bazda) bin 762 lira olarak açıklamıştı.

Birkaç rakam
Türkiye’de 26 milyon çalışan bulunmaktadır. Bunların 13 milyonu işçi statüsündedir.

Asgari ücret 5,5 milyon çalışanı ilgilendirmektedir, bu rakama geçici çalışanlar dahil değildir.

Asgari ücretli çalışanların yüzde 71’ini erkekler, yüzde 29’unu kadınlar oluşturmaktadır. Ancak, kadınlar arasında asgari ücret ve altında ücret alarak çalışma oranı yüzde 44, erkeklerde ise yüzde 31.

Asgari ücretli çalışanlar çoğunlukla gençlerden oluşmaktadır. Yüzde 60’ı 35 yaş altındadır.

Asgari ücretli çalışanların yüzde 61’i evlidir.

Çalışanların bir bölümü asgari ücretin üzerinde maaş almakta, ancak işveren daha az prim ödemek için düşük asgari ücretle çalışıyor gibi göstermektedir. Bu uygulamanın 2,5 milyon kayıt içi çalışanı kapsadığı araştırmalarda ortaya çıkmıştır.

Araştırmalara göre 1 milyon çalışan asgari ücretin altında ücret almaktadır. Yani işveren asgari ücret göstermesine rağmen, paranın bir kısmını elden geri almaktadır.

Türkiye’de 3 milyon civarında kayıt dışı çalışan bulunmaktadır. Kayıt dışı çalışanlar yüzde 20 tarım, yüzde 27 sanayii, yüzde 52 hizmet işkolundadır.

Kayıt dışı çalışanların yüzde 70’i asgari ücret veya altında ücret almaktadır.

Haftalık çalışma süresi yasal 45 saattir. Oysa, asgari ücretli çalışanlarda haftalık çalışma saati ortalama 53 saattir.

Türkiye, asgari geçimde OECD ülkeleri arasında 26 ülke arasında 20. sıra ile en altta yer almaktadır.

Asgari ücretin satın alma gücü her yıl düşmektedir.

Anayasaya aykırılık
2017 yılı için belirlenen asgari ücret için hükümet yetkililerinin de yer aldığı komisyon açıklandığı anda Anayasa maddelerini ihlal etmiştir.
Anayasa maddeleri açısından asgari ücretin tespiti:

a) TC. Anayasası Cumhuriyetin İlkeleri Madde 2’de geçerli olan “Türkiye Cumhuriyeti, ................ demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir” ilkesi,

b) TC. Anayasası Devletin temel amaç ve görevleri Madde 5’de “kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır” ile,

c) TC. Anayasası Ücrette adalet sağlanması Madde 55’de “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır” maddeleri ile çelişmektedir.

Anayasa ve yasalar eğer tüm vatandaşları ve devlet yöneticilerini bağlıyor ise bu asgari ücret derhal iptal edilmeli, yasalarda tanımlanan haklara göre yeniden düzenlenmelidir.

Taleplerimiz
1- Asgari ücret belirlenirken tüm işçi konfederasyonlarının önerileri temel alınmalı
2- Asgari ücret düzenlenirken İLO sözleşmelerine uyulmalıdır
3- Asgari ücret her tür vergiden muaf olmalıdır.
4- Asgari ücrette AGİ hariç tutularak hesap yapılmalıdır.
5- Asgari ücret hesaplanırken, kişinin değil ailesinin durumu temel alınmalıdır.
6- Eşit işe eşit uygulanmalı, farklı cinsler arasında ücret ayrımı kaldırılmalıdır.

Türk Dil Kurumu TDK sitesinde asgari sözcüğünün karşılığı; “en az, en aşağı, en düşük, en alt” olarak geçmektedir. Sözcüğün karşılığı bile asgari ücretin hiç de adil olmadığının kanıtı gibidir.

Üreten ve yaratan Türkiye işçi sınıfı ve emekçi halkı, bu “en”leri hak etmemektedir.

Hak ettiğimiz insanca ücret ise üreten ve yaratan olduğumuzun farkına vardığımızda, yazgımızı elimize aldığımızda değişecektir....

* DİSK ve Türk-İş verilerinden yararlanılmıştır.

01 Nis 2017
paylaş