Ünal Çeviköz, CHP İstanbul milletvekili, dış ilişkilerden sorumlu Genel Başkan yardımcısı görevini yürütüyor.
NATO savunuculuğunda cansiparane çalışıyor.
Aşağıdaki yazı, 05 Ocak 2019 tarihinde medyascope. tv'de Gökçe Çiçek Kösedağı'nın sunduğu programda Ünal Çeviköz'ün yaptığı konuşmadan alındı.
Bizim ülkemizde tescilli Amerikancılar bile Amerika'yı savunurken biraz utanırlar, bunu gizlemeye çalışırlar, ikili bir dil tutturmak için çabalarlar. Çeviköz ise Nato'yu ve ABD'yi hiç ikirciklenmeden aslanlar gibi savunuyor.
Eski kuşakların kendi yaşamlarından hatırladıklarıyla bile,1950'de Kore'den başlattığı vahşi savaşı 1970'lerde Vietnam'la devam ettiren, Küba'yı abluka altında tutan NATO ve ABD.
Yeni kuşakların canlı olarak tv'den izledikleri, Afganistan'ı işgal eden, kendine yeten o güzelim ülkeyi dinci gericilerin elinde, kadınların köle hâline getirildiği, yalnız başlarına sokağa çıkamadıkları ortaçağ koşullarına mahkûm eden NATO ve ABD.
Irak'ı işgal eden, ülkeyi parçalayan, yer altı, yer üstü kaynaklarına el koyan, sivil insanları kadın, çocuk demeden katleden NATO ve ABD.
Daha dün denecek yakın tarihte, 2011 yılında Afrika kıtasının gözbebeği, dünyanın en ileri sosyal harcamalar sistemine sahip Libya'yı binlerce ton bombayla yerle bir eden, Muammer Kaddafi'yi hunharca katleden NATO ve ABD.
Gene 2011 yılında, Flistin halkının en büyük destekçilerinden komşumuz Suriye'ye saldıran, bölgeyi İsrail devleti için dikensiz gül bahçesine çevirebilmek için bütün dünyadan topladığı dinci gerici çetelerle yıkmaya çalışan, yüzbinlerce insanın katline, göçüne neden olan NATO ve ABD.
Bu NATO ve ABD Türkiye hava savunmasına 'güvence', 'güvenlik' ve 'uyum' sağlıyormuş.
Ne diyelim Ünal Çeviköz'e.
Ben yuh diyorum.
CHP'ye de, ''1969 yılında İslamcılar, İstanbul Dolmabahçe'ye yanaşan 6. Filo Amerikan gemilerini kıble yapıp namaz kıldılar'' derken, tutarlı olmak istiyorsanız Ünal Çeviköz'ü görevinden uzaklaştır diyorum.
Ünal Çeviköz'ün konuşması
''Bir yandan da ABD'den bu Patriotların alınmasıyla ilgili müzakerelerin devam ettiği haberi geldi. Hatta ABD'de Patriotların Türkiye'ye satılmasıyla ilgili iznin olumlu bir şekilde değerlendirildiği haberi geldi... Bir yandan S-400'leri alıyorsunuz, bir yandan Patriotları alıyorsunuz. Patriotlar NATO sistemiyle ve Türkiye'nin içinde bulunduğu topyekün kollektif savunma sistemiyle uyumlu bir şekilde çalışacaklar ama S-400'leri onlara entegre edemeyeceksiniz ve uyumlu çalışamayacaklar. O zaman ikili bir yapı ortaya çıkacak.
Hangi saldırıya karşı S-400'leri kullanacaksınız ve S-400'lerin hedefleri hangi düşman algısı olacak.
Patriotlar neye karşı savunacak ve hangi tehdit algısına karşı yerleştirilecek.
Bunların ikisinin uyumsuzluğu Türkiye'nin ulusal güvenliğini zedeleyici ve burada zafiyet yaratıcı bir gelişmedir. Bir yandan da zannediyorum, ABD kongresi Patriot satışıyla ilgili kararı her ne kadar olumlu olarak değerlendiriyorsa da bunun altında muhtemelen müzakereler sırasında S-400'lerden vazgeçerseniz, Patriotla ilgili satışlar daha pürüzsüz ilerler gibi bir tehdit de var, bunun duyumları da geliyor.
Türkiye'nin bir karar vermesi lazım, S-400'lerle ilgili kararının gözden geçirilmesi lazım, çünkü onların Türkiye toprakları üzerinde konuşlanması Türkiye'nin hava savunmasıyla ilgili, NATO'nun şimdiye kadar sağlamış olduğu güvenceyi, güvenliği ve uyumluluğu çok ciddi bir biçimde zafiyete uğratacaktır.''*
*Gökçe Çiçek Kösedağı
5 Ocak 2019
medyascope.tv
- Ali Uğur
