Emeklilik hak mı, lütuf mu?

Bugün yaşadığımız dünyanın verili koşullarında, sahip olunan mal, mülk anlamında mülkiyete güçlü bir itiraz yok, bu mülklerden elde edilen gelirler geniş kitleler tarafından meşru kabul ediliyor. Kendi oturacağı konutun dışında kiraya verebilecek evi olan kişi, kira geliri elde ediyorsa,  mal sahibi hangi yaşta olursa olsun buna itiraz eden var mı? Küçük veya orta ölçekli bir işletme sahibi olan kişinin, işletmesinden elde ettiği gelire itiraz eden var mı? Arazi sahibi kişinin, arazisinden elde ettiği gelire itiraz var mı? Bu malları, işletmeyi, araziyi kişi kendisi de edinmiş olabilir, miras yoluyla kazanmış da olabilir. Bankaya koyduğu paranın  faiziyle gelir edene itiraz var mı? Sanırım yoktur. Örnekleri çoğaltabiliriz,hangi yolla kazanılmış olursa olsun bu duruma yaygın bir itiraz yok, dolayısıyla bu durumu veri olarak kabul edebiliriz. Emekli toplumun sırtında yük mü? Yıllarca üretimin içinde olup, ülkenin gelişip kalkınmasına hizmet eden kişi, sağlık sorunları veya ölüm dışında erkenden üretimden kopmamışsa belirli yıl ve prim gününü doldurunca emekli olur. Geçmiş çalışmalarının karşılığı olarak ''yaşlılık aylığı'' almaya hak kazanır. Aldığı ''yaşlılık aylığı'', emekliyi ele güne muhtaç olmadan yaşatmalı, ek iş aramak zorunda kalmamalıdır. Kişi emekli olunca ne yapar? Büyük çoğunluk yeni görevler yüklenir, çocuğu torunu okula götürür getirir, veli toplantılarına katılır,faturaları yatırır, pazar alış verişini yapar, yemek yapar.Yakınını hastaneye götürür, refakatçi olur vs. Bu faaliyetler, emekliye  ek gelir getirmez, emeklinin de buna itirazı yoktur zaten, ama toplumun sağlıklı yürüyebilmesine  katkı yapar, dayanışmayı arttırır. Emeklilerin bu gönüllü katkıları olmasa toplumsal yaşamda oluşabilecek hasarları, bozulmaları herkes gözünün önüne getirsin. EYT -Emeklilikte Yaşa Takılanlar EYT'liler olarak adlandırılan emekçiler, yasada belirtilen yıl ve prim gün sayısını tamamladıkları halde, 1999 ve 2008 yıllarında yapılan değişiklerle kademeli olarak arttırılan yaşa ulaşmak zorundalar. Bu insanlar yıllarca çalışarak ve prim ödeyerek sisteme borçlarını ödediler. Önemli sayıda emekçi, işverenler tarafından çalışmak için yaşlı; SGK tarafından emekli olmayacak kadar genç kabul edilerek çifte mağduriyet yaşıyor. İktidar bu sorunun çözümü yönünde adım atmamakta ısrarlı,böyle bir çözümün SGK bütçesini bozacağını iddia ediyorlar, hatta, siz hem emekli maaşı alacaksınız, hem de çalışmaya devam edip çift maaş alma niyetindesiniz diye suçlandılar bile. Bütçenin aslan payı sermayedarlara Mevcut büyük sermayenin; yeni oluşturulan, kamu ihaleleriyle palazlanan yandaş müteahhitlerin vurgunlarına; paradan para kazanan büyük finansçlılara; tefecilere aynı güçlü itirazı duymuyoruz iktidardan. Aynı iktidar, komşumuz Suriye'de emperyalistlerin çıkardığı yangına körlemesine bulaştırdı ülkemizi,  orada oluşan yıkım, yüzbinlerce insanın ölümü yetmezmiş gibi; milyonlarca Suriye'li bizim ülkemizde, her türlü istismara açık, mülteci-göçmen olarak bulunuyor. Erdoğan Suriyeliler için 35 milyar dolar harcandığını açıkladı. Bugün Suriye yönetimiyle iyi komşuluk ilişkilerine uygun bir politika izlense, bu yükün katlanarak artması önlenmiş olur. En hak edilmiş gelir Toplumun en onurlu üyeleri;  beden ve beyin güçlerini harcayan, çalışan bir sistemi kuran, geliştiren ve bu sistemi yeni kuşaklara aktaran emekçilerden oluşur. En hak edilmiş gelir de, bu gruba aittir. Emekliler sizden lütuf istemiyor, analarının sütü gibi olan haklarını istiyorlar.  

16 May 2019
paylaş