Eylül / 1975
Bu attığımız başlık TKP’nin marşından alınmıştır. TKP 55 yaşında. Onun savaş türküleri kendisiyle eştir. Bu marşın sözlerini Nazım Hikmet, ön sıralarında savaştığı partisi için, zindanlarda işlemiştir. TKP’nin savaş tarihine, savaş geleneklerine el uzatanlar onun devrimci savaş türkülerini de, işlerine geldiği gibi değiştirmeye gittiler. Partimiz, ne Leninci ülkülerinden, ne savaş türkülerinden hiç kimseye hiçbir şey vermemiştir, vermeyecektir. Türkülerimiz savaş silahımızdır. Bu türküler kavgamızın içindedir.
Bugünkü halk düşmanı düzene, emperyalistlere dayanan işbirlikçi hükümete, zorbalığa karşı direniş biteviye genişliyor. Bu savaş yığınsal boyutlar alıyor. Bu savaşlarda başı işçi sınıfı çekiyor. 100 binlik gösteriler oluyor, grevler zincirleme gidiyor. İşçi sınıfı, böylesi atılımlarla, toplumun, halkın değişik katmanlarını etkiliyor. Bu ulusal direnişlerin omurgası oluyor. Komünist Partisi böylesi bir savaşta, tarihsel rolünü, görevini, somut atılımlarla yapıyor. Kendiliğinden gelme yığınsal hareketleri, bilinçli, devrimci oluşumlara dönüştürmek, bunları örgütlemek yolundan yürüyor. Kavga sesleri, artık böylesine, köylerden, kentlerden gelmeye başlıyor.
Savaş çetindir. Düşman amansızdır, kurnazdır. Gerici, faşist karması hükümet karşıt güçlere, özellikle işçi sınıfı ve örgütlerine kıyasıya saldırıyor. Demirel, savaşın “kıran kırana” olduğunu söyledi. Bununla, Demirel, gerici, erki elinde tutan işbirlikçi çevrelerin gelişen yığınsal hareketlerden hem korktuklarını, hem bu hareketi zorla, ellerindeki her tür araçlarla kırmak istediklerini açıklıyor.
Ekimde ara seçimlere böylesi bir terörle gitmek yolunu tutmuştur. İşbirlikçi, NATO’cu, Amerikancı çevrelerin, “cephe” kuran halk düşmanı partilerin bu zorbalık taktiklerini boşa çıkarmak savaşı bugün ön planda geliyor. Demirellerin, Erbakanların, Türkeşlerin, planlarını suya düşürmek, bütün ilerici, yurtsever, devrimci güçlerin elele vermesiyle olabilir. TKP, bu güçlerin omuz omuza vermeleri savaşını başa alıyor.
TKP böylesi bir yolda ilerliyor!
- Atılım
