Cuntaya karşı direnişte birleşelim!

Ekim / 1980

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi Çağrısı

İşçiler, köylüler, yurtsever halkımız!

Milli Güvenlik Konseyi denilen cunta, yönetime el koydu. Parlamentoyu dağıttı. Tüm politik partileri kapattı. Anayasayı kaldırdı. Böylece burjuva parlamenter sisteme son verdi ve yerine açık askersel bir diktatörlük getirdi. Saldırının sivri ucu işçi sınıfına, emekçilere, ilerici partilere, sınıf sendikalarına, demokratik örgütlere, demokratik basına, Kürt ulusal hareketine, anti-Amerikan dindar yığınlara yöneliktir. Cuntanın arkasında Amerikan emperyalizmi, işbirlikçi tekelci burjuvazi var.

Askersel devirmeyi ordunun tepesindeki Amerikancı, NATO’cu generaller yaptı. Askersel cunta, NATO manevraları sırasında yönetime geldi. Hava Kuvvetleri Komutanı Şahinkaya askersel devirmeden bir gün önce Washington’dan döndü. Gene aynı gün, NATO Güney Doğu Kanadından bir komutan Ankara’ya geldi.12 Eylül sabahı cuntanın yönetime el koyduğunu ilk kez Amerikan Dışişleri Bakanlığı açıkladı. Orduda yapılan son atamalarda konumlarını güçlendiren NATO ve Amerikan yanlısı generaller kendi deyimleriyle “emir komuta zinciri içinde” erke el koydu. Bu zincirin asıl komuta merkezi Pentagon’un elindedir. TKP’nin öteden beri uyardığı emperyalist komplo 12 Eylül devirmesiyle gerçekleşmiştir.

Uluslararası durumu sertleştiren emperyalist merkezler, bu komployla, ülkemizi planlarına daha rahat araç etmeyi amaçlıyorlar. Türkiye’de askersel bir diktatörlüğün varlığı, bölgede barış ve güvenliği daha da tehlikeye atıyor. Askersel cunta, bunalımın olağanüstü derinleştiği koşullarda parlamenter yöntemlerle önlenemeyecek halk hareketinin yükselmesine duvar çekmek ve bunalımın yükünü daha büyük zorbalıkla halkın üzerine yıkmak amacını taşıyor.

Halkı aldatma çabaları
Cunta açıklamalarıyla halkı aldatmaya çalışıyor. Sözde terörizme karşı, politik partilerin, parlamentonun, anayasal kurumların görevlerini yerine getirmemesinden ötürü yönetime el koymak zorunda kaldığını söylüyor. Oysa Milli Güvenlik Kurulu denilen gölge hükümetin çoktan beri erke ortak olduğu ve sıkıyönetim aracılığı ile bugün cuntanın başındaki generallerin istedikleri önlemleri alma yetkisinde olduğu biliniyor. Üstelik, emperyalizmin kışkırttığı terörizmin uygulayıcıları arasında bu cuntaya bağlı bazı faşizm yanlısı sıkıyönetim komutanları da vardır. Cunta faşizme ve zorbalığı karşı milyonlarca insanı aldatmak için tıpkı sola karşı olduğu kadar, MHP’ye ve AP başlarına da sözde karşıymış gibi görünüyor. Gerçekte o, açıklamalarıyla, uygulamaya koyduğu önlemlerle, şimdi devirdiği hükümetin gerici, halk düşmanı politikasını daha amansızca yürütüyor. MHP’nin düşman olduğu demokratik özgürlükleri bugün cunta yok ediyor. Generaller tekelleri karşı direnen milyonlarca işçiyi aldatmak için, DİSK’e karşı oldukları kadar, faşist sendikaya da sözde karşıymış gibi görünüyorlar. Oysa onlar, tekellerin, onların örgütü TİSK’in karşısında işçi sınıfını ilerici sendikal örgütünden yoksun bırakıyorlar. Cunta halkımızın yurtseverlik duygularını sömürmek, onu şaşırtmak amacıyla, Atatürk ilkelerine bağlı olduğunu, ulusal varlığa yönelik tehlikeye karşı işbaşına geldiğini söylüyor. Oysa cuntacı generaller, daha ilk günden ulusal egemenliğimiz için en büyük tehlike olan NATO’ya ve Türkiye’yi komşumuz olan ülkelerle karşı karşıya getiren ikili kölelik anlaşmasına bağlılıklarını açıkladılar.

Tüm gizleme çabalarına karşın cuntanın iç yüzü ortadadır. Bu Amerikancı, NATO’cu generaller cuntası, başta işçi sınıfı ve tüm demokrasi güçleri olmak üzere, halkımıza, ulusal bağımsızlığımıza, egemenliğimize karşıdır. Cunta emperyalizmin, işbirlikçi, tekelci burjuvazinin hizmetindedir.

TKP dimdik ayaktadır
İşçi sınıfının, emekçilerin yanısıra, burjuvazinin de değişik kesimlerini karşısına alan cunta, Türkiye’mizin karşı karşıya olduğu hiçbir can alıcı sorunu çözemeyecektir. Demokrasiden, özgürlükten yana tüm güçlerin ortak direnişiyle bu askersel zorbalık rejimi yıkılacaktır. TKP dimdik ayaktadır, tüm gücüyle savaşıyor.

Komünistlerin görevi, bu direnişte, demokrasi ve özgürlük güçlerine örnek olmak, savaş gücünü yükseltmek ve tüm bu güçler arasındaki savaş arkadaşlığını pekiştirmektir.

TİP’liler, TSİP’liler, CHP’liler, MSP’liler, Kürt demokratları Amerikancı cuntaya karşı olan herkes, aralarındaki ayrılıkları bir yana bırakıp, bu direnişte omuz omuza vermelidir. Cuntaya karşı savaşmak isteyen tüm güçler örgüt yasaklarına boyun eğmemeli, yeni koşullara uygun gizli örgütler kurmalıdırlar.

Yurtsever er, astsubaylar ve subaylar, Amerikancı cuntanın orduyu halkın üstüne sürmesine karşı çıkmalı, ABD’nin NATO’nun çıkarlarını koruyan cuntaya karşı halkın direnişinin yanında yer almalıdırlar.

Amerikancı cuntaya karşı direnişte tüm yurttaşlar birleşin!

12 Eylül 1980 - TKP MK

 

 

12 Eyl 2020
paylaş