23 Mayıs'ta kamu emekçileri sendikaları ortak hareket etmeli

2001 yılında çıkarılan 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası yani 'sahte sendika yasası', Kamu emekçisine toplu sözleşme hakkını vereceğiz!” naraları ile hazırlanmış ve grevsiz toplu sözleşme bir kez daha kamu emekçilerine dayatılarak, 5 Nisan'da Meclis'ten geçmişti.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası'na göre, 30 Nisan'da başlayan kamu işveren heyeti ve sendikalar arasındaki toplu görüşme süreci daha başlar başlamaz diğer konfederasyonları dışlayan tutum ve görüşmelerin kapalı kapılar ardında yapılması dikkatten kaçmadı. Zaten bu durum sürecin nasıl işleyeceği konusunda bize fikir vermiş oldu. Atılan naraların, söylemlerin hiç de doğru olmadığını böylece gördük.

Kapalı kapılar ardında toplu sözleşme masasında saatlerce konuşarak verdikleri karar sonucunda hükümet kamu emekçilerine ilk yıl için yüzde 3+3, ikinci yıl için ise yüzde 2+3 biçimindeki bir zam teklifinde bulunarak kamu emekçilerine sefalet zammını reva gördü.

AKP bir taraftan bütçe kaynaklarının sınırlılığından dem vururken, bir taraftan ise sermaye sahiplerine, işverenlere, patronlara teşvik kredileri vermiş, milletvekillerine %45, bürokratlara ise %30 zamları yaparak, kamu emekçileri ile dalga geçmiş ve yüzsüzlükte sınır tanımadığını bir kez daha göstermiştir. Aynı hükümet bir yılda doğal gaza %34, kömüre %26, mazota %24, benzine %23, elektriğe %19 zam yaptığı yetmezmiş gibi, 4,5 milyon emekli ve kamu emekçisini ise tamamen görmezden gelerek, sefalet zammına mahkûm etmiştir.

Bu komik ve sefalet zam teklifine karşı ise kamu emekçileri harekete geçti. KESK'in çağrısına Kamu Sen ve Birleşik Kamu İş de destek vererek ortak eylem birliği sağlandı. Ortak verilen karara göre kamu emekçileri 23 Mayıs'ta hizmet üretmeyerek hükümete uyarı gönderecekler. Kamu Sen'in de KESK ile birlikte hareket etmesi, eylemin ortaklaştırılması önemli. En son 2009 yılında birlikte ortak hareket ederek grev yapmış, bu grev büyük bir ses getirmiş ve grev etkin olmuştu. Kamu Sen, politika olarak KESK' ten farklı olsa da birlikte greve gidilmesi, kamu emekçilerinin ortak eylem birliği ve taleplerinin kabul edilmesi açısından önemli bir yerde duruyor.

Memur Sen'e gelince başından beri hükümet ile olan işbirliğini çok açık bir şekilde sürdürmekle birlikte, tabanın da zorlaması ile göstermelik bir şekilde zam teklifine ilişkin tabii ki (!) protestolarda bulundu. Memur Sen sekizinci ve son oturumda kamu emekçilerine yapılan yarım puanlık bir zam artışı teklifini de cılız bulmuş, fakat net bir tepki koymamıştı. Memur Sen asıl tavrını Hakem Kurulu esnasında göstermesi ve ortaya koyması bekleniyor (!) Çünkü anlaşma sağlanamazsa kamu emekçileri, hükümet yanlısı ve en fazla üyeye sahip olan Memur Sen tarafından temsil edilecek.

Eğer uzlaşmaya yanaşılmazsa “AKP’yi 2014’te sandığa gömeriz” söylemine rağmen, Memur Sen'in kimden yana olacağını kestirmek hiç de zor değil. Çünkü Memur Sen başından beri hükümeti karşısına almamak için, diğer sendikalarla birlikte hareket etmekten kaçınmış, özellikle de KESK ile ortak hareket etmemek için çabalamıştı.

Bunun yanında, her ne kadar sermayenin sendikası ve hükümet yanlısı olsa da üyelerinin belli taleplerine karşılık vermek zorunda olduğu için, göstermelik de olsa yapılan eylemlerle tabanını tutmak gibi bir derdi de var. Bu yüzden de Memur Sen, hem kitlesini elinde tutmak, hem de kamu emekçilerinin birliğini bozmak adına 22 Mayıs'ta göstermelik de olsa eylem kararı bile aldı.

Bu bakışla tüm kamu emekçileri, KESK' in aldığı grev kararını desteklemeli, Kamu-Sen, Memur Sen ayrımı yapılmadan tüm kamu emekçileri sürece dâhil olarak talepleri doğrultusunda birleşmelidir. Hükümete geri adım attıracak ve grevsiz sendika yasasını işlevsiz kılacak tek şey, kamu emekçilerin ortak bir şekilde mücadele etmesinden geçiyor.

23 Mayıs’ta grev silahını kullanarak, hizmetten gelen gücümüzü kullanarak, tüm gücümüzle alanlarda olmalıyız.

22 May 2012
paylaş