
Yunanistan ile AB arasındaki görüşmeler anlaşmayla bitti. Daha doğrusu bir anlaşmadan çok, başını Almanya'nın yani Merkel'in çektiği Avrupa emperyalistlerinin, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'a kayıtsız şartsız teslim tutanağını imzalatması söz konusu. Oysa Yunanistan’da yapılan referandumda halkın yüzde 60’ının Troyka dayatmalarına hayır demesiyle birlikte Merkel’in şahsında emperyalistlerin bozguna uğradığı düşünülüyordu. Bütün dünya halkları sonuçları sevinçle karşılamıştı. Meselenin; nasıl olup da, hem de birkaç gün içinde, tam tersine döndüğüne bakmakta yarar var. Önce tarafların olanak ve olasılıklarına yakından bakalım.
Merkel'in silahları
Almanya elinde başından beri para kaynaklarına hükmetme, alacaklı olmanın verdiği moral üstünlük ve emperyalistlerin klasik olarak elinde bulundurduğu yönetme yönetilme ilişkilerinden doğan statüko vardı. Bu sonuncusunu biraz açmak gerekirse; emperyalist burjuvazi yıllardır kısmen ya da tamamen egemenliği altında tuttuğu halklar üzerinde alışkanlığa dayanan bir otoriteye sahiptir.
Yazının devamı için tıklayınız.
