Mücadeleye genel bir bakış ve referandumda sosyalistlerin tavrı üzerine

17 Şub 2017
Fevzi Kurtuluş 28-29 Ocak Kanunusani etkinliginde

Mecliste yaşanan sert tartışmalardan sonra kabul edilen 18 maddelik anayasa değişikliği yasa tasarısının, Cumhurbaşkanı'nın onaylaması ve YSK'nın referandum tarihini netleştirmesinden sonra 16 Nisan'da yapılacağı artık kesinleşti. Propaganda dönemi yasal olarak 16 Şubat'ta başladı ama hemen hemen her platformda bu yasa tasarısına dair leytte ve aleyhte propaganda çoktan başladı bile. Hem yazılı, hem görsel medyada, bunun yanında özellikle sosyal medya platformlarında bir hayli sert tartışmaların yaşandığına tanık oluyoruz.

Bu tartışmaları olabildiğince takip etmeye ve olabildiğince müdahil olmaya çalışan biri olarak, tartışmalara dair gözlemlerimi bir yazıyla paylaşma ve özellikle benim de dahil olduğum hayır cephesinin bu süreçte nasıl tavır alması gerektiği noktasında fikirlerimi belirtme ihtiyacı hissettim. Aslında bir süredir, facebook, Instagram ve Twitter üzerinden, kendi ürettiğim afiş benzeri bazı görseller ve bunların üzerine yazdığım birkaç tümcelik sloganlarla görüşlerimi paylaşıyorum ama bu paylaşımlarıma gelen bazı yorumlardan sonra anladım ki derli toplu genel bir yazıya da ihtiyaç var. Çünkü, gözlemlediğim kadarı ile ne yazık ki, hem hayır, hem de evet cephesinde yer alan pek çok insan, değişiklik maddeleri noktasında yeterli donanıma sahip değil. Özellikle tartışmanın ya da kamplaşmanın kişi olarak başta Sn Cumhurbaşkanı ve parti olarak da ağırlıklı olarak AKP CHP tartışması üzerinden yürüdüğünü, asıl tartışılması gereken sistem sorununun, ya da bu sistemin uzun vadede bu ülkenin başına nasıl sorunlar açabileceğinin pek tartışılmadığını görmek hayli üzücü. Oysa, meselenin bir parti ya da kişi meselesi değil, ülkemizdeki yarım yamalak burjuva demokrasisi ve olası bir açık faşizm arasındaki tercih meselesi olduğunu önce kendimiz anlamak ve sonra da kitlelere anlatmak zorundayız.

Yazının devam için tıklayınız

paylaş