
Emekli yurttaşların, “İnsanca, onurlu bir yaşam” talebi ve “Demokrasi mücadelesinden emekli olunmaz” şiarı ile 1995 yılında DİSK çatısı altında başlattığı toplu sözleşmeli sendika mücadelesi, siyasi iktidarın adli ve idari tüm engelleme girişimlerine ve emekli hareketinde yaşanan bölünmüşlüğe rağmen bugün hala devam etmektedir.
Ancak, 25 yıldan beri süren sendikal mücadele sürecinde ne yazık ki sayısı 13 milyonu aşan emeklilerin henüz birkaç bini sendika üyesi yapılabilmiştir.
Sendikalar, işçi sınıfının doğuşundan beri vardır. Sömürü devam ettikçe, sömürüye karşı mücadele eden sendikalar var olmaya devam edecektir.
Sınıf mücadelesi sendikalarda başlar. Sendikalar, yöneticileri için ikbal kapısı ve sendikacılık ise bir meslek değildir.
Yazının devamı için tıklayınız
