tüik

İş bulma umudu düşüyor 100 işsizden 31’i uzun süreli işsiz
TÜİK verilerine göre 1,3 milyon kişi bir yıl ve daha fazla süredir işsiz. 15-24 yaş arasındaki 3,1 milyon kişi ne eğitimde ne de istihdamda. 1,5 milyon kişi ise iş bulma ümidi kalmadığı için iş bile aramıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz-ağustos-eylül aylarını kapsayan üçüncü çeyreğe ait işgücü istatistiklerini yayımladı. Salgın nedeniyle getirilen işten çıkarma yasaklarının sona erdiği ve işsizlik ödeneğine başvuranların sayısında artış yaşandığı dönemde TÜİK’e göre işsiz sayısı azaldı. BirGün'de yer alan habere göre yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 57 bin kişi azalarak 3 milyon 842 bin kişi oldu. Ancak İŞKUR verileri bunun aksini kanıtlar nitelikte. Zira en yaygın iş arama kanalı olan İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı haziran-eylül arasında 399 bin 734 kişi arttı. 518 bin 31 kişi ise temmuz-ağustos-eylül döneminde işsizlik ödeneğine başvurdu. TÜİK verilerine göre 3,8 milyon işsizin yüzde 31,6’sı bir yıl ve daha uzun süredir iş arıyor. Sayıları 1 milyon 240 bine dayanan bu işsizlerin arasında 3 yıldan fazla zamandır iş arayanlar dahi var. Ümitsizler iki yılda yüzde 43 arttı TÜİK’in açıkladığı veriler detaylı incelendiğinde işsizliğin nasıl kronikleştiği ve sosyal krize dönüştüğü gözler önüne seriliyor. Verilere göre yılın üçüncü çeyreği itibarıyla “İş bulma ümidim olmadığı için iş aramıyorum” diyenlerin sayısının 1 milyon 523 bin kişi olduğu tahmin ediliyor. Pandemi boyunca her ay rekor üstüne rekor kırdı. 2019’un aynı ayında 668 bin olan ve “ümitsiz işsizler” olarak nitelenen bu kişilerin sayısı yaklaşık iki yılda yüzde 43,8 oranında artmış. TÜİK’e göre bir kişi iş aramamakla beraber çalışmaya hazır olabilir. Diğer gerekçelerle “iş aramıyorum ama iş olsa çalışırım” diyenlerin sayısı 1 milyon 330 bin kişi. Gençlerin yüzde 26'sı ne okuyor ne de işte Verilerin biraz daha derinine inildiğinde ise ne eğitimde ne istihdamda olanların sayısı dikkat çekiyor. 15-24 yaş arasındaki 12 milyonluk nüfustan 3 milyon 155 bini ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Başka bir ifadeyle 15-24 yaş arasındaki her 100 gençten 26’sı ne okuyor ne de çalışıyor. Bunlar içerisinde AKP iktidarıyla sayıları artan ve ucuz iş gücü olarak nitelendirilen meslek lisesi mezunlarının sayısı dikkat çekici. Meslek lisesi mezunu olup ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin sayısı 570 bin. Üniversite mezunu olup ne istihdamda ne de eğitimde olanların sayısı ise 590 bin. Ne eğitimde ne istihdamda olanların yüzde 36,7’si ya meslek lisesi mezunu ya da üniversite mezunu.  
TÜİK'e göre 3. çeyrekte işsizlik yine azaldı
Türkiye'de yılın üçüncü çeyreğinde işsizlik oranı azalarak yüzde 11,7 oldu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz-eylül dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. Mevsim etkisinden arındırılmış hesaplamalarda Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı yılın üçüncü çeyreğinde, ikinci çeyreğe göre 57 bin kişi azalarak 3 milyon 842 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,4 puanlık düşüşle yüzde 11,7 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre 1,7 puan azaldı. Tarım dışı işsizlik oranı, ikinci çeyreğe kıyasla 0,4 puan düşerek yüzde 13,6 olarak hesaplandı. Yılın üçüncü çeyreğinde 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre 1,1 puanlık azalışla yüzde 22,1, mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı 0,5 puanlık yükselişle yüzde 32,4 oldu. Bu yaş grubunda iş gücüne katılma oranı ise temmuz-eylül döneminde ikinci çeyreğe göre değişim göstermeyerek yüzde 41,6 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam da artmış! İstihdam edilenlerin sayısı, yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla 671 bin kişi artarak 28 milyon 996 bin kişiyi buldu. İstihdam oranı ise 0,8 puanlık artışla yüzde 45,4'e ulaştı. İş gücü üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 615 bin kişi artarak 32 milyon 838 bin kişiye yükseldi. İş gücüne katılma oranı ise 0,7 puanlık artışla yüzde 51,4 oldu. Bu dönemde istihdam edilenlerin sayısı bir önceki çeyreğe göre tarım sektöründe 81 bin kişi, sanayi sektöründe 124 bin kişi, inşaat sektöründe 10 bin kişi, hizmet sektöründe 456 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 17,1'i tarım, yüzde 21,4'ü sanayi, yüzde 6,2'si inşaat, yüzde 55,4'ü ise hizmet sektöründe yer aldı. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı, yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 2,8 puan azalarak yüzde 22,4 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,4 iken, potansiyel iş gücü ve işsizlerin bütünleşik oranı da yüzde 18,9 olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmamış işsizlik ve istihdam verileri Mevsim etkisinden arındırılmamış verilere göre ise işsizlik oranı bu dönemde geçen yılın aynı çeyreğine göre 1,6 puan azalarak yüzde 11,7'ye geriledi. İşsiz sayısı geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla 282 bin azalışla 3 milyon 912 bin kişi olarak kaydedildi. İstihdam, bu yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla 2,8 puan artarak yüzde 46,4'e çıktı. İstihdam edilenlerin sayısı 2 milyon 288 bin kişi artarak 29 milyon 652 bin kişiye yükseldi. İş gücüne katılma oranı temmuz-eylül döneminde geçen yılın aynı çeyreğine göre 2,3 puan artarak yüzde 52,6 oldu. İş gücüne katılan sayısı 2 milyon 6 bin kişi artarak 33 milyon 564 bin kişiyi buldu. Sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı söz konusu dönemde geçen yılın aynı çeyreğine göre 2,9 puan azalarak yüzde 30,5'e düştü. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre 2,5 puan azalarak yüzde 18,3'e geriledi. Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 22,1 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 2021 yılı III. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 1,1 puanlık azalışla %22,1, mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı 0,5 puanlık artışla %32,4 oldu. Bu yaş grubunda mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı ise bir önceki çeyreğe göre değişim göstermeyerek %41,6 seviyesinde gerçekleşti.    
işkur ve tüik arasında işsizlik muamması
•    İŞKUR’a göre artıyor, TÜİK’e göre düşüyor. •    DİSK-AR geniş tanımlı işsiz sayısını 7,9 milyon olarak hesapladı! •    Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 29,7 •    TÜİK’in aylık işgücü verilerinde ciddi dalgalanmalar var! •    TÜİK ve İŞKUR’un işsizlik verileri arasında uçurum var TÜİK Eylül 2021 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçları yayımlandı. Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 11,5, mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı (âtıl işgücü) ise yüzde 21,9 seviyesinde gerçekleşti. TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) 2021 Eylül ayında bir önceki aya göre 70 bin kişi azalarak 3 milyon 794 bin kişi oldu. DİSK-AR tarafından hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise Eylül 2021’de 7 milyon 870 bin kişi olarak gerçekleşti. TÜİK ve İŞKUR’un işsiz sayıları arasında uçurum var İşsiz sayılmak için TÜİK tarafından kullanılan en önemli kriter aktif iş arama kanallarından birini kullanmaktır. İŞKUR en yaygın kullanılan iş arama kanalıdır. Ancak İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı artarken TÜİK işsiz sayısını azalmış olarak açıklamıştır. İŞKUR’a göre Eylül 2021’de kayıtlı işsiz sayısı bir yılda 219 kişi artarken TÜİK’e göre 160 bin azalmıştır. İŞKUR ve TÜİK verileri arasındaki yıllık fark 379 bin kişidir. İŞKUR verileri kayıtlara TÜİK verileri ise ankete dayalıdır. Ancak iki veri arasında bu kadar büyük fark olması ciddi bir güvenilirlik sorunu yaratmaktadır. Geniş tanımlı işsizlik yüzde 21,9 Eylül 2021 döneminde MEA dar tanımlı işsizlik yüzde 11,5, zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,2; işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 18,5 ve âtıl işgücü oranı (geniş tanımlı işsizlik) ise yüzde 21,9 olarak açıklandı. Eylül 2019’da 341 bin olan zamana bağlı eksik istihdam (MEA) sayısı, Eylül 2020’de 1 milyon kişiye yükseldi. Zamana bağlı eksik istihdam Eylül 2021’de 1 milyon 229 bin olarak hesaplandı. TÜİK’in âtıl işgücü oranından hareketle yaptığımız hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı Eylül 2021’de 7 milyon 870 bin olarak gerçekleşti. Eylül 2019’da 6 milyon 431 bin mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı Eylül 2020’de 8 milyon 335 bin olarakgerçekleşti. Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 30 Eylül 2021 HİA verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı toplamda 3 milyon 794 bin kişi iken, DİSK-AR tarafından yapılan hesaplamaya göre geniş tanımlı işsiz sayısı 7 milyon 870 bin olarak gerçekleşti. Cinsiyete göre işsizlik oranlarında kadın işsizliğinin tüm işsizlik türlerinde en yüksek kategori olarak görülmeye devam ediyor. Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 10 iken kadınlarda yüzde 14,6’dır. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı erkeklerde yüzde 13,8 iken kadınlarda yüzde 18’dir. İşsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı erkeklerde yüzde 14,2 iken kadınlarda yüzde 26,8 seviyesindedir. Geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) ise erkeklerde yüzde 17,8 ve kadınlarda yüzde 29,7 düzeyindedir. Geniş tanımlı kadın işsizliği ile geniş tanımlı erkek işsizliği arasındaki fark 11,9 puandı. Eylül 2021 itibarıyla kadınlarda mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 548 bin ve geniş tanımlı işsiz sayısı 3 milyon 693 bindir. Erkeklerde ise dar tanımlı işsiz sayısı 2 milyon 246 bin ve geniş tanımlı işsiz sayısı ise 4 milyon 185 bindir. Eylül 2021 HİA verilerine göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori yüzde 29,7 ile geniş tanımlı kadın işsizliği oldu. Yüzde 26,9 olan genç kadın işsizliği (15-24) ise ikinci sırada yer aldı. Bilindiği gibi salgın döneminde diğer işsizlik kategorilerine göre kadın işsizlik türleri genele göre çok daha yüksek gerçekleşti ve bu eğilim devam ediyor. Eylül 2021’de 15-24 yaş arası gençlerde işsizlik oranı yüzde 21,5 olarak gerçekleşti. Kadınlarda dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 14,6 iken kentsel (tarım dışı) kadın işsizliği oranı 3,3 puan yüksek olarak yüzde 17,9 oldu. Tarım dışı işsizlik genelde de dar tanımlı işsizlikten daha yüksek görülüyor. Eylül 2021’de dar tanımlı işsizlik yüzde 11,5 iken tarım dışı işsizlik yüzde 13,3 olarak gerçekleşti. Geniş tanımlı ve dar tanımlı işsizlik arasındaki fark 10,4 puan Türkiye’de 2018 Eylül’de başlayan ekonomik kriz ve 2020 Mart ayından bu yana yaşanan salgınının da etkisiyle işgücü piyasası dışına çıkış eğilimi artıyor. Zamana bağlı eksik istihdamda artış ve iş bulma ümidinin kaybedilmesine paralel olarak dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki fark giderek açılıyor. Örneğin, Haziran 2019’da dar tanımlı işsizlik yüzde 13,7 iken geniş tanımlı işsizlik yüzde 18,6 olarak gerçekleşmişti. Bu dönemde geniş tanımlı işsizlik dar tanımlı işsizlikten 4,9 puan yüksekti. Eylül 2021’de ise dar tanımlı işsizlik yüzde 11,5 iken geniş tanımlı işsizlik yüzde 21,9 olarak gerçekleşti. Dar ve geniş işsizlik arasındaki fark bu dönemde 10,4 puan oldu. Dar ve geniş işsizlik arasındaki makasın bu denli açılmasının en önemli nedeni salgın dönemindeki işten çıkarma yasağının dar tanımlı işsizliği sınırlı düzeyde tutmuş olması ve işbaşında olunan sürenin azalmasıdır. Böylece dar tanımlı işsizlik sınırlı kalırken geniş tanımlı işsizlik fırlamıştır. İstihdam verileri güvensiz TÜİK’in istihdam verilerinde Temmuz, Ağustos ve Eylül 2021 aylarında büyük dalgalanmalar yaşandı. Eylül 2021’de istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre toplam olarak 426 bin kişi arttı. İstihdamda tarım sektöründe 21 bin kişi, sanayi sektöründe 218 bin kişi, inşaat sektöründe 13 bin kişi ve hizmet sektöründe ise 175 bin kişilik artış yaşandı. Ağustos 2021’de istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre toplam olarak 16 bin azalmıştı. Temmuz ayında istihdam edilenlerin sayısında bir önceki aya göre tarım sektöründe 23 bin kişi, sanayi sektöründe 221 bin kişi, inşaat sektöründe 83 bin kişilik artış ve hizmet sektöründe 341 bin kişilik azalış. Temmuz 2021’de ise istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre toplam 160 bin artmıştı. Sektörel olarak tarımda 16 bin ve hizmetlerde 480 bin kişilik artış, sanayide 278 bin ve inşaatta 59 bin kişilik azalış yaşanmıştı. Temmuz 2021’de 160 bin artan istihdamın Ağustos 2021’de 15 bin azalması ve Eylül 2021’de 426 bin artması; Temmuz 2021’de 278 bin azalan sanayi istihdamının Ağustos 2021’de 221 bin ve Eylül 2021’de 218 bin artması; Temmuz 2021’de 480 bin artan hizmetler istihdamının Ağustos 2021’de 341 bin kişi azalış yaşayıp Eylül 2021’de 175 bin kişi artması izahı zor bir dalgalanmadır. Bir ayda işgücü piyasalarında bu kadar zıt gelişmeler yaşanması olağan değil. TÜİK’in aylık hanehalkı işgücü verilerinden işgücü piyasasındaki gelişmelerin izlenmesi zorlaşmaktadır.  
tüik resmi işsizlik rakamlarını açıkladı
TÜİK'e göre, işsiz sayısı Eylül ayında bir önceki aya göre 70 bin kişi azalarak 3 milyon 794 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 11,5 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Eylül ayı işgücü istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre 70 bin kişi azalarak 3 milyon 794 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 11,5 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam oranı yüzde 45,8 İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre 426 bin kişi artarak 29 milyon 254 bin kişi, istihdam oranı ise 0,6 puanlık artış ile yüzde 45,8 oldu. İşgücü 2021 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre 356 bin kişi artarak 33 milyon 48 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,5 puanlık artış ile yüzde 51,7 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdamın yüzde 54,9'u hizmet sektöründe yer aldı. Eylül ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre tarım sektöründe 21 bin kişi, sanayi sektöründe 218 bin kişi, inşaat sektöründe 13 bin kişi, hizmet sektöründe 175 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 17,0'ı tarım, yüzde 21,9'u sanayi, yüzde 6,2'si inşaat, yüzde 54,9'u ise hizmet sektöründe yer aldı. Genç nüfusta durum Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 21,5, istihdam oranı yüzde 32,7 oldu. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,9 puan azalarak yüzde 21,5, istihdam oranı 0,3 puanlık artışla yüzde 32,7 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 41,7 seviyesinde gerçekleşti. Geniş işsizlik yüzde 21,9 Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 21,9 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,2 iken, potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,5 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1,3 puan azalarak yüzde 11,1 oldu. İşsiz sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 147 bin kişi azalarak 3 milyon 754 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 3,2 puan artarak yüzde 47,2 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 2 milyon 499 bin kişi artarak 30 milyon 144 bin kişi oldu. İşgücüne katılma oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 2,8 puan artarak yüzde 53,0 oldu. İşgücüne katılan sayısı 2 milyon 352 bin kişi artarak 33 milyon 898 bin kişi olarak gerçekleşti. Kayıt dışı Eylül ayında sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,0 puan azalarak yüzde 30,5 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1,9 puan azalarak yüzde 18,6 oldu.  
ekim ayı enflasyon rakamları açıklandı
Tüketici fiyatları, Ekim ayında aylık bazda yüzde 2,39 artarken, yıllık enflasyon yüzde 19,58'den yüzde 19,89'a yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim ayına ilişkin tüketici ve üretici fiyat endekslerini yayımladı. Tüketici fiyatları, Ekim ayında aylık bazda 2,39 yüzde artarken, yıllık enflasyon yüzde 19,58'den yüzde 19,89'a yüksedi. Enflasyonun gıda fiyatları, sigara ve yakıt fiyatlarına gelen zam ve TL'deki devam eden değer kaybı etkisi ile Ekimde aylık bazda yüzde 2,6, yıllık ise yüzde 20,2 artması bekleniyordu. Nisan ayına kadar 7 aylık yükselişin ardından tüketici enflasyonu Mayısta tam kapanma tedbirlerinin etkisiyle yüzde 16,59'a düşmüştü. Ardından yükselişe geçen enflasyon, Eylül ayında yüzde 19,58'e yükselerek politika faizini aşmış ve Mart 2019'dan beri en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Yüksek artış gösteren gruplar Yıllık bazda en yüksek artış yüzde 27,41 ile gıda ve alkolsüz içeceklerde yaşanırken, bu grubu yüzde 25,23 ile lokanta ve oteller ve yüzde 23,03 ile ev eşyası takip etti. En az artış gösteren gruplar Ekimde aylık bazda bakıldığında; en az artış gösteren ana gruplar yüzde 0,17 ile eğitim, yüzde 0,51 ile eğlence ve kültür ile haberleşme olarak kaydedildi. Buna karşılık, 2021 yılı ekim ayında artışın yüksek olduğu gruplar ise sırasıyla, yüzde 7,56 ile giyim ve ayakkabı, yüzde 5,97 ile alkollü içecekler ve tütün ve yüzde 2,43 ile ulaştırma olarak gerçekleşti. Düşük artış gösteren gruplar Yıllık bazda bakıldığında; en düşük artış yüzde 5,29 ile haberleşme grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, yüzde 7,88 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 8,08 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 13,12 ile eğlence ve kültür olarak gerçekleşti.    
tüik'in gıda raporu yeni krizin habercisi
TÜİK bitkisel ürünler ve sebze üretiminin azalacağını açıkladı TÜİK, 2021 yılı bitkisel üretimine ilişkin tahminini açıkladı. TÜİK'e göre, tahıllar ve diğer bitkisel ürünler ile sebzelerin bir önceki yıla göre azalacağı tahmin edildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2021 yılı bitkisel üretim ikinci tahminini açıkladı. Üretim miktarlarının, 2021 yılının ikinci tahmininde bir önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 12, sebzelerde yüzde 0.2 azalacağı tahmin edilirken, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 4.6 artacağı tahmin edildi. Buna göre üretim miktarlarının 2021 yılında yaklaşık olarak tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 62.7 milyon ton, sebzelerde 31.1 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde 24.7 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edildi. Tahıl ürünleri üretim miktarlarının 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 15 azalarak yaklaşık 31.6 milyon ton olacağı tahmin edildi. Bir önceki yıla göre buğday üretiminin yüzde 13,9 azalarak yaklaşık 17.7 milyon ton, mısır üretiminin değişmeyerek 6.5 milyon ton, arpa üretiminin yüzde 30.7 azalarak yaklaşık 5.8 milyon ton, çavdar üretiminin yüzde 32.4 azalarak 200 bin ton, yulaf üretiminin yüzde 9.1 azalarak 286 bin ton olacağı öngörüldü. Baklagiller Baklagillerin önemli ürünlerinden nohut, yüzde 24.6 azalarak 475 bin ton, kuru fasulyenin yüzde8 artarak 302 bin ton, kırmızı mercimeğin yüzde 30 azalarak 230 bin ton, yumru bitkilerden patatesin ise yüzde 1,9 azalarak 5,1 milyon ton olacağı tahmin edildi. Yağlı tohumlardan soya üretiminin yüzde 16 artarak 180 bin ton, ayçiçeği üretiminin yüzde 15.6 artarak yaklaşık 2.4 milyon ton olacağı öngörüldü. Susam üretiminin yüzde 5.1 azalarak 17 bin 700 ton olacağı tahmin edildi. Tütün üretiminin yüzde 7.7 azalarak 73 bin ton, şeker pancarı üretiminin ise yüzde 15.3 azalarak 19.5 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edildi. Sebze üretimi Sebze ürünleri üretim miktarının 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 0.2 azalarak yaklaşık 31.1 milyon ton olacağı tahmin edildi. Sebze ürünleri alt gruplarında üretim miktarları incelendiğinde, yumru ve kök sebzelerde yüzde 2.1, başka yerde sınıflandırılmamış diğer sebzelerde ise yüzde 2.5 artış olurken, meyvesi için yetiştirilen sebzelerde ise yüzde 0.8 azalış olacağı öngörüldü. Sebzeler grubunun önemli ürünlerinden biber (salçalık, kapya) üretiminde yüzde 13.6, kuru soğanda yüzde 5.3, sakız kabakta yüzde 10.9 artış olurken, domateste yüzde 2.9, karpuzda yüzde 1.6, salatalıkta yüzde 2 azalış olacağı tahmin edildi. Meyve üretimi Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarının 2021 yılında bir önceki yıla göre %4,6 oranında artarak yaklaşık 24,7 milyon ton olacağı tahmin edildi. Meyveler içinde önemli ürünlerin üretim miktarlarına bakıldığında, bir önceki yıla göre elmada yüzde 0.3, üzümde yüzde 12.8, kirazda yüzde 6.8 oranında azalış olacağı tahmin edilirken, şeftalide yüzde 1.1, çilekte yüzde 20.3, zeytinde yüzde 35.4 oranında artış olacağı öngörüldü. Turunçgil meyvelerinden mandalinada yüzde 14.7, portakalda yüzde 30.6, limonda yüzde 30.4, sert kabuklu meyvelerden fındıkta yüzde 2.9 oranında artış olurken antep fıstığında yüzde 59.7 oranında azalış olacağı tahmin edildi. Muz üretiminin yüzde 19.1 oranında artacağı, incir üretiminin ise değişim göstermeyerek 320 bin ton olacağı tahmin edildi.  
TÜİK'in gübre hesabını GÜBRETAŞ bozdu
TÜİK'in gübredeki fiyat artış verileri yine düşük çıktı. TÜİK, Ağustos ayına göre son bir yıllık gübre fiyat artışını yüzde 66.71 olarak açıklarken, çiftçi iştiraki Gübretaş'ın fiyat listesi, TÜİK'in açıkladığı verilerin gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu. TÜİK, 2021 Ağustos ayına ilişkin Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) açıkladı. Buna göre yıllık en fazla artış, yüzde 66,71 ile gübre ve toprak geliştiriciler alt grubunda oldu. Ancak TÜİK'in yayınladığı veriler ile gerçekte gübre fiyatlarında yaşanan artışlar arasında büyük uçurumun bulunması dikkat çekti. 2020 Ağustos ile 2021 Ağustos arasında çiftçi iştiraki olan Gübretaş'ın gübre fiyat listesi, TÜİK verilerindeki büyük çarpıklığı ortaya koyuyor. GÜBRETAŞ'ın fiyat listesi TÜİK verilerini yalanlıyor GÜBRETAŞ'ın son bir yıllık Ağustos ayı gübre fiyat listesine göre gübre fiyatları yüzde 85 ile yüzde 140 arasında artarken, TÜİK'in 2021 Ağustos ayı verilerine göre son bir yıllık gübredeki fiyat artışının yüzde 66.71 olarak yayınlanması tepkiyle karşılandı. Çiftçinin en çok kullandığı gübre çeşitlerinde fiyat artışları GÜBRETAŞ'ın 7 Ağustos 2020 ile 7 Ağustos 2021 tarihleri arasında gübre bayilerine gönderdiği fiyat listesinde, çiftçinin en çok kullandığı gübre çeşitlerinde fiyat artışları şöyle: DAP; 2020 Ağustos ayında 2615 TL/Ton iken 2021 Ağustos ayında 6255 TL/Ton (Artış yüzde 139) ÜRE; 2020 Ağustos ayında 2025 TL/Ton iken 2021 Ağustos ayında 4500 TL/Ton (Artış yüzde 122) CAN; 2020 Ağustos ayında 1250 TL/Ton iken 2021 Ağustos ayında 2305 TL/Ton (Artış yüzde 84.4) 20.20; 2020 Ağustos ayında 1860 TL/Ton iken 2021 Ağustos ayında 4085 TL/Ton (Artış yüzde 119) Faik Toy twitter paylaşımları: Gerçekte fiyat artışları böyle iken TÜİK'in hangi hesaba göre son bir yıllık gübre fiyat artışını sadece yüzde 66.71 olarak açıkladığı bilinmezken, bu durum çiftçinin tepkisini çekti. Kaynak: Tarımdanhaber    
tüketici güvenmiyor
Tüketici güven endeksi ekimde bir önceki aya göre aylık yüzde 3,6 azaldı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayına ilişkin tüketici güven endeksi verilerini açıkladı. TÜİK ve TCMB'nin açıkladığı Tüketici Güven Endeksi, ekimde bir önceki aya göre aylık yüzde 3,6 azaldı. Eylül ayında 79,7 olan endeks, ekimde 76,8'e geriledi. Güven endeksini belirleyen alt endekslerden en çok azalan, aylık yüzde 6,4 düşüşle 'genel ekonomik durum beklentisi' oldu. Güven düşüyor TÜİK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen "Tüketici Eğilim Anketi" sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, ekimde geçen aya göre yüzde 3,6 azaldı. Eylülde 79,7 olan endeks, bu ay 76,8 oldu. Geçen 12 aylık döneme göre mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi eylülde 62,6 iken ekimde yüzde 3 azalarak 60,7'ye düştü. Gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksi geçen ay 79 iken, ekimde yüzde 4,4 azalarak 75,6'ya geriledi. Eylülde 79,3 olan gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi endeksi, ekimde yüzde 6,4 azalışla 74,2 oldu. Geçen 12 aylık döneme göre gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi eylülde 97,7 iken bu ay yüzde 1,1 gerileyerek 96,6 değerini aldı.  
üç ayda 518 bin kişi işsizlik maaşına başvurdu
Yasakların kalkması ile başlayan işten çıkarma furyasındaki ilk 3 ayda 518 bin kişi işsizlik maaşı için başvuruda bulundu. Fonun gelir gider dengesinde ise bozulma var. Pandemi sonrası uygulanan işten çıkarma yasaklarının sona ermesi ile birlikte işsizlikteki bilanço ağırlaşırken, yasağın bittiği 30 Haziran sonrası yaşanan işsizlik dalgası Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) verilerine yansıdı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) tartışmalara neden olan işsizlik verilerine karşılık İŞKUR'un açıkladığı işsizlik maaşı başvuruları son 3 ayda büyük bir dalgaya işaret ediyor. Eylül ayı istatistiklerine göre, yasakların kalkmasının ardından temmuz, ağustos ve eylül aylarını kapsayan 3 aylık dönemde 518 bin kişi işsizlik maaşı için başvuruda bulundu. İşten atmalar sürüyor Eylülde önceki dönemden ödemesi devam edenlerle birlikte 359 bin 876 kişiye 518 milyon 414 bin TL'lik ödeme yapılırken, fondaki erime de hızlandı. TÜİK verileri işsizliğin ağustosta yüzde 12.1 ile yerinde saydığını gösterirken, işsizlik maaşı başvuruları bu tabloyla çelişiyor. İŞKUR'un yayınladığı işsizlik sigortası verilerine göre, 2002 yılı ile 2021 Haziran sonunu kapsayan dönemde 14.8 milyon kişi işsizlik maaşı için başvuruda bulundu. Yasakların kalkmasının ardından geçen 3 aylık dönemi de kapsayan eylül sonu verilerine göre, bu sayı toplam 15.3 milyonu aştı. Bu veriler 3 ayda işsizlik maaşı için 518 bin başvurunun yapıldığını ve en az bu kadar çalışanın daha işten atıldığını ortaya koyarken, ağır şartlar nedeniyle başvuruların bir kısmı kabul edilerek maaş ödemelerine geçiş yapıldı. Yasağın devam ettiği haziranda 187 bin kişiye işsizlik maaşı ödemesi yapılırken, bu sayı temmuzda 248 bin 168'e, ağustosta 324 bin 372'ye, eylülde ise 359 bin 876'ya çıktı. Haziranda 260 milyon 868 bin TL'lik maaş ödemesi yapılırken, bu tutar eylül sonu itibarıyla 518 milyon 414 bini buldu. İşsizlik Sigortası Fonu eriyor İşsizlik Sigortası Fonu'ndaki gelir gider dengesinde bozulma söz konusu. Eylülde 3.5 milyar TL'lik gelir akışı olan fonda giderler ise 4.7 milyar TL'ye çıktı. 2019'da 131.5 milyar TL olan menkul kıymet ve fon varlığı, 2020'de 103.2 milyara gerilerken, 2021 Eylül ayı itibarıyla 87.1 milyar TL'ye düştü. Fondan 2019 sonunda 7.9 milyar TL'lik ödeme yapılırken, 2020'de kısmi yasaklara rağmen 6.2 milyar ödendi. Bu yılın ilk 9 ayında ödenen işsizlik maaşı yaklaşık 3 milyar TL oldu, toplam giderler ise 48.7 milyar TL'ye ulaştı.  
işsizlikte büyük resim ne söylüyor
✔ Son yedi yılda çalışma yaşına gelen her 100 kişiden 36'sı "Ben çalışmak istemiyorum" diyerek işgücüne dahil olmadı. ✔ Çalışmak istemeyenlerin sayısı 2.4 milyon. Eğer bu kişiler de işgücüne katılsaydı şu an işsiz sayımız yaklaşık 6.5 milyona ulaşacaktı. İşsizlikte büyük fotoğraf bize hiç de iyi şeyler söylemiyor Önemli olan tabii ki ormanı gözden kaçırmamak; ama önce ağaca, yani son aydaki duruma da bakalım. İşgücü istatistikleri genelinde ağustos ayında önemli bir hareket gözlenmedi. İşsizlik oranı yüzde 12.1 ve temmuza göre değişiklik olmadı, istihdam ve işsiz sayılarında da fazla önemsenecek hareketler yaşanmadı. Ancak ağustosta her ne kadar toplam istihdam yalnızca 14 bin azalmışsa da sektörlere göre dağılımda çok büyük oynamalar yaşandı. Ağustostaki istihdam temmuza göre sanayide 217 bin, inşaatta 83 bin, tarımda ise 26 bin kişi arttı. Buna karşılık hizmetler sektörü istihdamında 341 bin kişilik çok keskin bir düşüş kaydedildi. Bunlar, mevsim etkisinden arındırılmış veriler. Doğrusu hizmetler sektöründeki 341 binlik istihdam kaybına anlam vermek çok güç. Özellikle turizmin zirve yaptığı ve çok canlı seyrettiği bir ayda hizmetler sektörü istihdamında 341 bin kişilik bir azalma var. Bu biraz da temmuzdaki istihdamın yüksek olmasından kaynaklanıyor ama yine de bir aydaki bu düşüşü izah etmek zor. Bir kıyaslama yapabilmek için geçen yılın ağustosuna bakıyoruz, durum çok farklı. Geçen yılın ağustosundaki istihdam yine mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre bir ayda 468 bin artmış ve bu artış tümüyle hizmetlerden kaynaklanmış. Hizmetlerdeki istihdam artışı 465 bin. Tarımda 104 bin azalma, sanayi ve inşaatta 102 bin ve 4 bin artış olmuş. Geçen yıl ağustosta 465 bin artan hizmetler sektörü istihdamı bu yıl nasıl oldu da 341 bin geriledi acaba? Geçen yılki hareket mi yanıltıcıydı, bu yılki mi öyle? Büyük fotoğrafta gördüklerimiz Aydan aya olan hareketler de önemli tabii ki ama ağaca bakmaktan ormanı görememe durumuna düşmemek gerek. İşgücü istatistiklerinde veri seti 2014 yılından bu yana olan dönemi kapsıyor. Dolayısıyla son yedi yıldaki hareketi görme şansımız var. Ağustos ayları itibarıyla yaptığımız kıyaslama bize şunu gösteriyor: - Yedi yılda 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus 6.7 milyon arttı. - Çalışabilir nüfus bu kadar arttı ama bu nüfusun 2.4 milyonu işgücüne katılmadı, yani çalışmak istemedi. Oran tam yüzde 36. Çalışma çağına giren her 100 kişiden 36’sı çalışmak istememiş. - Diğer yandan 6.7 milyon kişinin 4.3 milyonu çalışmak istemiş ve işgücüne katılmış. Ancak bunların yaklaşık 3.2 milyonuna iş bulunabilmiş, böylece 1.1 milyon kişi işsiz kalmış. Yani son yedi yılda işsiz sayısı 1.1 milyona yakın artmış. - Üstelik son iki yılda işsiz sayısında belirgin bir düşüş gözleniyor. Değerlendirme 2014-2019 dönemi için yapılmış olsaydı işsiz sayısındaki artış 1.7 milyon düzeyinde hesaplanacaktı. - Peki, çeşitli nedenlerle işgücüne dahil olmayanlar çalışmak isteseydi... O durumda işsiz sayısında 2.4 milyon daha artış olacak ve yedi yıldaki artış da böylece 3.5 milyonu bulacaktı. Kaldı ki fotoğraf net değil! Büyük fotoğrafa bakalım bakmaya da, aslında bu fotoğraf da gerçek durumu çok net göstermiyor ki... İşgücüyle ilgili verileri çok sağlıklı olarak ortaya koymak hiç kolay değil. Ama açıklanan verilerin Türkiye gerçeğini yansıtmaktan çok uzak olduğu da yalın bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Sokaktaki gerçek, TÜİK’in verileriyle uyuşmuyor. Üç beş kişilik iş için binlerce başvuru yapılıyor olması herhalde bir gösterge. Üniversite mezunlarının moto kurye olarak çalışmak durumunda kaldığı bir ülkede gerçek işsiz sayısı 4 milyon, işsizlik oranı da yüzde 12 dolayında olabilir mi? İnşaat mühendisi olmuş genç moto kurye olarak çalışıyor. İktisat ya da işletme mezunu genç kızlar bir markette kasiyer olabilmeye uğraşıyor. Bazı bölümleri tercih edenler belki üniversite sınavını kazandıklarında mutlu oluyor ama daha okula adım attıkları gün mezun olduklarında ne yapacaklarının kaygısına düşüyor. En küçük ilde bile birkaç üniversite... Niteliği giderek düşen öğretim üyesi kadrosu... Bazı bölümlerin hiç tercih edilmez hale gelmesi... Ve hekimlerin bile işsiz kalacağı bir döneme doğru koşar adım ilerleyen bir sistem... Ama olsun; en azından görünürde işsiz sayımız 4 milyonun altında ya, işsizlik oranımızı da yüzde 12’lerde tutuyoruz ya, yeter! Kaynak: Alaattin Aktaş / Dünya  

Sayfalar