• TÜİK’in istihdam arttı iddiasının aksine salgın döneminde (2020-2021) yaşanan eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı oranı yüzde 13,2!
• Salgın döneminde eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı ortalama 3 milyon 613 bin!
• Salgın döneminde eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı kadınlarda yüzde 15,5, erkeklerde 12,4!
• Türkiye’de eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı, yüzde 8,8 olan dünya ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleşti.
• Covid-19, 2020 yılında tüm dünyada 255 milyon eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı yarattı!
DİSK-AR salgında istihdam kaybının bilançosunu çıkardı
2020 yılı başında tüm dünyaya yayılan ve halen devam eden Covid-19 salgını tüm dünyada başta işçiler olmak üzere yurttaşların büyük istihdam ve gelir kayıpları yaşamalarına yol açıyor. Türkiye’de de salgının olumsuz sosyo-ekonomik etkileri sürüyor.
Covid-19 salgını sonrasında tüm dünyada çalışma saatlerinde düştü ve işbaşında olanların sayısında büyük azalma meydana geldi. Bu durum çok ciddi bir istihdam ve buna bağlı olarak gelir kaybına yol açtı. Aradan geçen bir buçuk yılın ardından salgının istihdamda yarattığı bilanço çok daha net olarak ortaya çıktı.
Bu raporda Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından dünya ölçeğinde hesaplanan salgının yarattığı istihdam kayıpları ve DİSK-AR tarafından Türkiye için yapılan tahminler bir arada ele alınıyor ve salgının istihdam bilançosu çıkarılmaya çalışılıyor.
Salgının küresel bilançosu: 2020’de 255 milyon istihdam kaybı
ILO Monitor raporlarına göre 2020’de, 2019 4. çeyreğe göre küresel olarak çalışma süreleri yüzde 8,8 oranında azaldı. ILO çalışma sürelerindeki bu düşüşün 255 milyon eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybınakarşılık geldiğini hesapladı. ILO, bu kaybın 2008/2009 ekonomik krizinin yaklaşık 4 katı düzeyinde olduğunu belirtiyor. 2008/2009 ekonomik krizinin son derece büyük bir durgunluk ve iş kaybı yarattığı ve salgın öncesinde etkilerinin hala sürdüğü düşünülecek olursa Covid-19 salgının yarattığı istihdam kaybının boyutları ve etkisi daha iyi anlaşılabilir.
Eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybının sebeplerini çalışma sürelerinin kısalması ile Covid-19 sebebiyle işsiz kalanlar, daha az süreli çalışanlar ve işgücünden çekilenlerdeki artıştır. Bilindiği gibi salgın nedeniyle alınan önlemler çalışma biçimini de ciddi biçimde etkiledi. İş saatleri kısaldı, kısa çalışma ve izin uygulamaları ile uzaktan çalışma ve işten çıkarmalar yaygınlaştı.
ILO raporlarına göre Covid-19’un yarattığı eşdeğer tam zamanlı istihdam kayıpları ülke gruplarına göre büyük farklılıklar gösteriyor. Bu farklar ülkelerde Covid-19’un yaygınlığına ve alınan önlemlere göre değişiklik gösterebiliyor.
2020’de, 2019 4. çeyreğine göre eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı oranı düşük gelirli ülkelerde yüzde 6,7, orta-yüksek gelirli ülkelerde yüzde 7,3, yüksek gelirli ülkelerde yüzde 8,3 ve düşük-orta gelirli ülkelerde yüzde 11,3 olarak gerçekleşti. ILO metodolojisi kullanılarak gerçekleştirilen DİSK-AR hesaplamalarına göre ise Türkiye’de bu oran 2020 yılı için oldukça yüksek bir düzeyde yüzde 15,8 olarak gerçekleşti.
ILO’nun dünya için yaptığı hesaplamalar sadece 2020 yılını kapsıyor ve 2021 yılı verilerini kapsamıyor. DİSK-AR ILO metodunu kullanarak ve Türkiye’de TÜİK Hanehalkı İşgücü Araştırmalarının verilerinden yararlanarak tüm salgın dönemi için (2020 başından 2021 Haziran ayına kadar 18 aylık dönem) bir tahmin oluşturdu. Aşağıda Türkiye’de salgının istihdamda yarattığı kayba ilişkin tahminimiz yer alıyor.
Salgının Türkiye bilançosu: Ortalama 3 milyon 613 bin eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı (yüzde 13,2)
DİSK-AR Covid-19 salgınının başlangıcından (2020 1. çeyrek) salgın kısıtlamalarının azaldığı ve ekonominin açıldığı dönem olan Haziran 2021 (2021 2. çeyrek) arasındaki 1,5 yıllık dönemde Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı metodolojisini kullanarak Covid-19’un yarattığı istihdam kaybını hesapladı.
Bilindiği gibi TÜİK, kullandığı işsizlik hesaplama yönteminin yetersizliği nedeniyle salgının işgücü piyasalarındaki etkilerini yansıtamadı. DİSK-AR ise İşsizlik ve İstihdamın Görünümü-Haziran 2020 Raporundan başlayarak ILO’nun eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı yöntemini kullanarak Covid-19 salgının işgücü piyasaları üzerindeki etkisini hesaplamaya çalıştı.
TÜİK’in salgın öncesi ve sonrasına ait çeyrek dönemlik mevsim etkisinden arındırılmış ham verilerinden yararlanarak ve ILO’nun eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı yöntemini esas alarak hem 2020 yılı için (4 çeyrek) hem de 2020 1. çeyreği ile 2021 2. çeyreğini kapsayan salgın dönemindeki (6 çeyrek yıl, 1,5 yıl) toplam eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybını hesapladık. Hesaplama yöntemine ilişkin metodolojik bilgi bu raporun sonunda yer almaktadır.
Covid-19’un görülmeye başlamasından önceki çeyrek olan 2019 4. çeyreği baz alarak yaptığımız ve mevsim etkisinden arındırılmış verilere dayalı hesaplamaya göre eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı sayısı 2020 1. çeyrekte 2 milyon 117 bin (yüzde 7,8), 2020 2. çeyrekte 8 milyon 942 bin (yüzde 32,8), 2020 3. çeyrekte 3 milyon 307 bin (yüzde 12,1) ve 2020 4. çeyrekte 2 milyon 862 bin (yüzde 10,5) olarak gerçekleşti. Böylece 2020 yılı için eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı 4 milyon 307 bin oldu. Eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı oranı ise 2020 yılında yüzde 15,8 olarak hesaplandı. Salgının etkisinin en yoğun yaşadığı 2020 2. çeyrekte en büyük kayıp yaşandı.
2021 yılının ilk çeyreğinde ekonominin kısmen açılmasıyla çalışma süreleri yeniden arttı. Böylece 2021 1. çeyrekte istihdam kaybı 2019 4. çeyreğe göre yüzde 8 ve 2021 2. çeyrekte ise yüzde 8,3 olarak gerçekleşti. Böylece salgının 6 çeyreklik döneminde (2020 başı-2021 Haziran ayı) toplam istihdam kaybı oranı yüzde 13,2 ve sayısı ise 3 milyon 613 bin oldu.
Türkiye’de salgın sırasında yaşanan eşdeğer istihdam kaybı dünya ve çeşitli bölge ortalamaları ile karşılaştırıldığında daha yüksek olduğu görülecektir.
Kadın istihdamında büyük kayıp
Salgın döneminde tüm dünyada kadınların istihdam kayıpları erkeklerden daha fazla yaşanıyor. ILO’ya göre Covid-19 nedeniyle kadınların istihdam kaybı 2020’de yüzde 5 iken erkeklerde yüzde 3,9’dur.
Salgın döneminde eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybına cinsiyetlere bakıldığında kadınlarda istihdam kaybının erkeklerden daha fazla yaşandığı görülüyor. 2020 yılında kadınların eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı 2019 4. çeyreğine göre yüzde 18,3 olarak gerçekleşti. Bu da sayısal olarak 1 milyon 408 bin istihdam kaybına karşılık geldi. Aynı dönemde erkeklerde eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı ise kadınlardan 4,5 puan az olarak yüzde 14,8 (2 milyon 899 bin) oldu.
2020 1. çeyrek ile 2021 2. çeyrek arasındaki 6 çeyreklik dönemde ise ortalama eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı erkeklerde yüzde 12,5 (2 milyon 422 bin) ve kadınlarda yüzde 15,5 (1 milyon 191 bin) olarak gerçekleşti. İşgücü piyasalarında zaten var olan toplumsal cinsiyet eşitsizliği salgının etkisiyle daha da derinleşti.
Kadınların büyük bir bölümünün salgından ağır bir biçimde etkilenen sektörlerde çalışması iş kayıplarının kadınlarda daha fazla gerçekleşmesinin sebeplerinden biridir. Konaklama ve yiyecek hizmetleri, toptan perakende ve ticaret ve eğitim başta olmak üzere salgından ağır zarar görmüş sektörlerde kadın istihdamının yoğun olduğu biliniyor.
İkinci önemli husus ise salgın boyunca ev içi bakım yüklerindeki eşitsiz dağılımıdır. Normal zamanlarda tüm ücretsiz bakım hizmetlerinin yaklaşık dörtte üçü kadınlar tarafından sağlanmaktadır. Kadınlar özellikle ev içi bakım yüklerinin artması nedeniyle istihdamdan daha fazla çekilmek zorunda kaldı. Salgın döneminde kadınların ev içi bakım yüklerinin daha fazla arttığı görüldü. ILO’ya göre kadınlar üzerindeki bu etkiler işgücü piyasalarındaki kimi cinsiyet eşitliği kazanımlarının bir kısmını geriye götürebilir ve eşitsizlikleri ağırlaştırabilir.
İşbaşında olmayanların sayısında büyük artış
Salgının istihdam üzerindeki etkisini ortaya koyan bir başka gösterge ise TÜİK’in ham verilerinden yararlanarak hesapladığımız işbaşında olmayanların sayısındaki artış ile haftalık ortalama fiili çalışma sürelerindeki düşüştür. Salgının istihdam üzerindeki olumsuz etkisi buralarda daha açık görülmektedir. Bilindiği gibi Covid-19 döneminde çalışma şekillerinde değişiklikler yaşandı. Salgın döneminde dönüşümlü çalışma, uzaktan çalışma, kısa çalışma, ücretli/ücretsiz/idari izin uygulamaları yaygınlaştı. Bu değişiklikler işbaşında olmayanların sayısında ciddi artışlara, çalışma saatlerinde ise ciddi düşüşlere sebep oldu.
2014 ve 2021 yılları arasındaki 2. çeyrek dönemlerini esas alarak yaptığımız hesaplamaya göre işbaşında olmayanların oranında 2020 2. çeyrekte beklendiği gibi devasa bir artış yaşandı. 2014 2. çeyrekte işbaşında olmayanların oranı yüzde 4 iken ve bu oran yıllar boyunca yüzde 3-4 bandında seyrederken 2019 2. çeyrekte yüzde 6,2’ye yükseldi ve salgının etkisinin zirve yaptığı 2020 2. çeyrekte yüzde 21’e ulaştı. İşbaşında olmayanların oranı 2021 2. çeyrekte ekonominin açılmasıyla yüzde 7,5’e gerilemesine rağmen önceki dönem ortalamalarına göre oldukça yüksek durumdadır. Bu durum salgının istihdam üzerindeki olumsuz etkisinin 2021 2. çeyrekte de devam ettiğini göstermektedir.
Öte yandan Covid-19’un görülmesiyle birlikte haftalık fiili çalışma saati de 2020 2. çeyreğinde ciddi biçimde geriledi. 2014 2. çeyrekte 47,4 olan haftalık fiili çalışma saati Covid-19’un Türkiye’de yeni görülmeye başladığı zamanları kapsayan 2020 2. çeyrekte 40,5’e geriledi. Böylece çalışma saatlerinde 2014’e göre yüzde 14,6 oranında düşüş yaşandı. Ekonominin açılmasıyla 2021 2. çeyrekte haftalık ortalama fiili çalışma saati 43,1’e yükseldi (Grafik 4). Böylece haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2020’nin aynı dönemine göre yüzde 6,4 oranında artarken, 2014’ün aynı dönemine göre yüzde 9,1 oranında düştü.
Sonuç: Salgında istihdam artmadı tersine ciddi biçimde azaldı
TÜİK’in salgının etkilerini dikkate almayan hesaplama yöntemine göre salgın döneminde işsizlik düşerken istihdamda da büyük artışlar yaşandı. TÜİK’in işsizlik ve istihdam hesaplamasındaki soru işaretlerini DİSK-AR’ın 10 Ağustos 2021 tarihli bülteninde ortaya koymuştuk.
ILO metodunu esas alarak yaptığımız hesaplama da salgın döneminde yaşanan ciddi istihdam kaybını ortaya koyuyor. Araştırmanın ortaya koyduğu sonuç 2020 yılında istihdamda yüzde 15,8 kayıp yaşandı bunun sayısal karşılığı ise 4,3 milyon oldu.
Tüm salgın dönemini dikkate alacak olursak ise eş değer istihdam kaybı oranı ise 13,2 ve eş değer istihdam kaybı toplamı ise 3,6 milyon oldu. Bunun anlamı salgın dönemdeki her bir dönemde 2019 yılının son çeyreğine göre ortalama 3,6 milyon kayıp yaşandı. Diğer bir anlatımda 3,6 milyon kişilik daha az çalışma söz konusu oldu. Gerçek istihdam bilançosu, günlük yaşamda hissedilen, çalışanlar tarafından hissedilen istihdam kaybı budur.
tüik
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, uydu görüntülerinden elde edilen veriler doğrultusunda, ABD Tarım Bakanlığı’nın bu yıl 16,5 milyon ton olarak hesapladığı Türkiye’deki buğday rekoltesinin, TÜİK tarafından kuraklığa rağmen sınırlı oranda düşük göstermesini eleştirdi.
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “TÜİK işsizlik rakamını 2,5 puan düşürdü. Enflasyon verileri çarşı pazarla örtüşmüyor. TÜİK, kuraklıktan dolayı oluşacak tahmini buğday rekolte kaybı miktarını 1 milyon ton olarak öngördü. ABD’nin uydu verileri ise TÜİK’in öngördüğü miktarın neredeyse 4 katı oranda fazla kayıp olacağı yönünde. TÜİK, kamuoyuna uluslararası değerlendirme kriterlerine göre çalıştıklarını açıklıyor. Kurum itibarının korunması gerektiğini belirtiyor. Bu kadar tutarsız ve verilerinde ciddi tartışmalara neden olan kurum doğal olarak eleştirilecektir. TÜİK devlet kurumu olarak iktidara şirin görünme derdinden vazgeçip işini inandırıcı şekilde yapmalıdır” diye konuştu.
Kurumlararası rekolte tahminindeki farklılıklar
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer yaptığı açıklamada, kuraklığın etkisiyle büyük oranda verim kaybı yaşanması beklenen hububat üretiminde, ABD Tarım Bakanlığı ile ülkemizdeki bazı kurum ve kuruluşların rekolte tahminleri arasındaki farklılığa dikkat çekti.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mayıs ayı kuraklık tahminindeki verileri de paylaşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “TÜİK’in tahminlerine bakıldığında, bir önceki yıla göre buğday üretimi yüzde 7,3 oranında azalarak 19 milyon ton, mısır üretimi yüzde 1,5 oranında azalarak 6,4 milyon ton, arpa üretimi yüzde 6 oranında azalarak 7,8 milyon ton ve çavdar üretimi de yüzde 3,6 oranında azalarak 285 bin ton olarak öngörüyor. Aynı dönemde kuraklık için farklı kurumlar tarafından açıklanan veriler ile TÜİK verileri arasında önemli fark var” dedi.
Geçen yıl 20,5 milyon ton buğday üretiminin gerçekleştiği ülkemizde, bu yıl 41 ilde yoğun hissedilen kuraklık nedeniyle üretici kesim tarafından ciddi verim kaybı olacağının söylediğine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye Ziraat Odaları Birliği verim kaybının 2 milyon ton, Ziraatçılar Derneği Şanlıurfa Temsilciliği 4 milyon ton, Ziraat Fakülteleri öğretim üyeleri 3 milyon tona yakın olabileceğini öngördüler. ABD Tarım Bakanlığı ise uydu görüntülerinden elde ettiği veriler üzerinden yaptığı hesaplamada, Türkiye’deki buğday rekoltesinin bu yıl 16,5 milyon ton olabileceği tahmininde bulundu. Fakat Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tıpkı işsizlik oranları ve enflasyon rakamlarında olduğu gibi yine sorunu minimize etmek için rakamsal tahminlerde bulunarak, rekoltenin 19 milyon ton olacağını savundu. Susuzluktan kuruyan, kuraklık nedeniyle daha baş vermeden sürülmek zorunda kalan buğday ve arpa tarlalarının varlığı bilinmesine rağmen, TÜİK bu hesaplamaları neye göre yapıyor? diye sordu.
İthalat beklenti raporu
ABD Tarım Bakanlığının tahminlerine göre Türkiye’deki buğday tüketim tahmini, geçen yıla göre 1.4 milyon ton artışla 22 milyon ton olduğu, buğday için ihracatın tahmini 6 milyon ton, ithalatın ise tahmini 11.5 milyon ton olduğu ifade edildiğine dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, geçtiğimiz yıllara göre ithalat oranındaki artışın önemli seviyelere ulaşacağı görülüyor” diye konuştu.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO), 1. Sınıf ekmeklik buğdayın tonuna 2 bin 250 TL fiyat verdiğini belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ancak aynı TMO yurtdışından 2 bin 500 TL’nin üzerinde fiyatla buğday ithal edip bir de , ‘çiftçiye iyi fiyat verdik’ açıklaması yaptı. Arpa için, kamu tarafından 450 bin ton kuraklık kaybı belirlenirken TMO 24 Haziran'da 320 bin ton arpa, 12 Temmuz 2021’de 440 bin ton arpa ithalat ihalesi yaptı. Ağustos’ta 550 bin ton ihale ise fiyat nedeni ile iptal edilse de yeni ihaleler de devam ediyor” hatırlatmasında bulundu.
Liyakat yok oldu
Devletin güvenilir kurumlarının, AKP döneminde kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda tartışılır konuma getirildiğini işaret eden CHP Milletvekili Gürer, “Bazı kurumlar ne yazık ki inandırıcılıklarını yitirdi. Bunlardan biri de TÜİK’tir. Kısa bir süre önce işsizlik oranını 2.5 puan birden düşürmeyi başaran (!) TÜİK’in enflasyon rakamları da çarşı ve pazardaki fiyat artışlarına göre çok düşük kalıyor.
Son olarak hububat rekoltesi tahmini de TÜİK’in öngörü yetersizliğini göz önüne serdi. Kuraklık nedeniyle kuruyan ve yanan tarlalarda, çiftçiler daha buğdaylar baş vermeden tarlaları sürmek zorunda kaldı, hasat yapılmadan tarla sürülüp saplar saman yapıldı.
Ancak TÜİK’in hesaplamalarına göre verim kaybı düşük tutuldu. ABD Tarım Bakanlığı, teknolojiyi kullanarak uydu görüntülerinden elde ettiği verilere göre hesap yaparak ülkemizde 16.5 milyon ton buğday üretimi olacağını öngörüyor ama TÜİK bu rakamı 19 milyon ton olarak hesaplıyor. Aradaki fark 2.5 milyon ton. Şimdi biz hangi kuruma inanalım? Ülkemizdeki kurumlara inanalım ama teknoloji çağında verilen bilgiler de gerçekle örtüşsün. ABD’den görüleni Türkiye’den göremeyen kurum nasıl inandırıcı olacak?” diye sordu.
TÜİK’in gübre artışı da şaşırttı
CHP’li vekil Ömer Fethi Gürer, TÜİK’e göre yıllık en fazla artışın yüzde 52,86 ile gübre ve toprak geliştiriciler alt grubunda olduğunu açıkladı. Bu kalemde yıllık artış mayısta yüzde 45,90 olmuştu. Gübredeki fiyat artışı çiftçinin belini bükerken bu veriler de şaşırttı. 1.800 lira olan üre gübresi 4.200 liraya, 2.200 lira olan DAP gübresi ise 6.200 liraya çıktı. Göz önündeki duruma rağmen TÜİK verileri nasıl düşük tutturuyor? Zirai ilaçlarda %75 olan yıllık artışın, süt yeminde %65, besi yeminde %62, elektrik maliyetinde %57’ye ulaştığı bir ortamda çiftçi ve besici yaşadığını biliyor. Aldığı fiyatı görüyor. Gerçeği yaşıyor. TÜİK verilerini duyan çiftçi ise doğal olarak tepki gösteriyor ve olan kurumun güvenine oluyor” diye konuştu.
DİSK-AR İşsizlik ve İstihdamın Görünümü (2021 2. Çeyrek) Araştırma Bülteni yayımlandı. Bültene göre;
• 2021 2. çeyreğinde geniş tanımlı işsiz sayısı 9 milyonu aştı!
• Çalışma çağındaki 63,6 milyon yurttaşın sadece 19,5 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda (KATİ)!
• Her 100 kadından sadece 17’si kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda!
• Gençlerde geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 45!
• Genç kadınlarda geniş tanımlı işsizlik yüzde 55’e dayandı!
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2021 2. çeyrek dönemine ait Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) 16 Ağustos 2021 tarihinde yayımlandı. 2021 2. çeyrek dönemi Nisan, Mayıs ile Haziran aylarını kapsıyor ve TÜİK’in yeni metodolojisine dayanıyor. Bilindiği gibi TÜİK, Mart 2021’den beri aylık ve üç aylık verileri ayrı ayrı açıklıyor. Aylık veriler daha sınırlı iken üç aylık veriler daha geniş bir kapsama sahip.
TÜİK’e göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı 2021 2. çeyrekte, 2020 2. çeyreğe göre 184 bin kişi azalarak 3 milyon 989 bin olarak gerçekleşti. DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak hesaplanan geniş tanımlı işsiz sayısı ise 2021 2. çeyrekte 9 milyon 38 bin oldu.
TÜİK tarafından 2020 2. çeyrekte yüzde 13,4 olarak açıklanan mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı 1 yılda 1 puan azalarak yüzde 12,4 olarak, mevsim etkisinden arındırılmış âtıl işgücü (geniş tanımlı işsizlik) oranı ise 2020 2. çeyreğine göre 2,2 puan azalarak yüzde 25,4 olarak açıklandı.
Böylece 2021 2. çeyreğinde (mevsim etkisinden arındırılmış) dar tanımlı işsizlik oranı ile mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı arasında 13 puanlık, mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı ile geniş tanımlı işsiz sayısı arasında ise 5 milyon 49 bin kişilik bir fark ortaya çıkmış oldu.
TÜİK’in Haziran 2021 dönemi aylık verilerine ilişkin değerlendirmemizde de vurguladığımız gibi TÜİK’in dar tanımlı işsizlik verileri salgın dönemine özgü koşulları dikkate almayan ve işgücü piyasasının gerçekleri ile bağlantısı kopmuş verilerdir. Bu nedenle alternatif işsizlik ve istihdam hesaplamalarına kulak vermek yararlı olacaktır.
TÜİK, mevsim etkisinden arındırılmış istihdamda 2020 2. çeyrek ile 2021 2. çeyrek arasındaki bir yıllık dönemde 2 milyon 595 bin kişilik bir artış olduğunu açıkladı. Böylece 2020 2. çeyreğinde 25 milyon 790 bin olan mevsim etkisinden arındırılmış istihdam sayısı 2021 2. çeyreğinde 28 milyon 234 bin olarak açıklandı. 2020 2. çeyreğinde yüzde 41,4 olan mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranını ise 3 puanlık artışla yüzde 44,7 olarak açıkladı. Aynı şekilde TÜİK’in resmi istihdam verileri de tartışmalı ve izaha muhtaçtır. Bu konudaki değerlendirmemizi aylık (Ağustos 2021) raporumuzda yapmıştık.
DİSK-AR, TÜİK’in dar tanımlı işsizlik hesaplamasının yetersizliği nedeniyle 2010 yılından bu yana alternatif geniş tanımlı işsizlik hesaplaması yapmaktaydı. Aynı şekilde resmi istihdam verilerinin yetersizliği nedeniyle alternatif istihdam hesaplaması yapmaya başladık: Kayıtlı ve Tam Zamanlı İstihdam (KATİ). 2021 2. çeyrekte Kayıtlı ve Tam Zamanlı İstihdam oranı resmi istihdam oranının 14 puan altında, yüzde 30,7 olarak gerçekleşti.
Geniş tanımlı işsizlik kadınlarda yüzde 32,4!
Covid-19 döneminde tüm dünyada yaşanan iş kayıplarından kadınlar erkeklere göre orantısız bir biçimde olumsuz etkileniyor. ILO’ya göre kadın istihdamının yüzde 4,2’si, erkek stihdamının ise yüzde 3’ü salgın nedeniyle azaldı. Öte yandan Covid-19’un kadınlar üzerindeki daha derin tahribatı sebebiyle 2021’in salgın öncesi kadın istihdamı seviyelerine ulaşmak için yetersiz kalacağı öngörülüyor.
TÜİK’in 2021 2. üç aylık verilerine göre hem dar hem geniş tanımlı işsizliğin cinsiyete göre dağılımına bakıldığında kadınlarda işsizliğin erkeklerden daha fazla olduğu görülüyor. 2021 2. çeyreğinde dar tanımlı işsizlik erkeklerde yüzde 11,2 ve kadınlarda ise yüzde 15 olarak açıklandı. Geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) oranı ise erkeklerde yüzde 21,8 ve kadınlarda yüzde 32,4 olarak gerçekleşti. Böylece kadınlarda dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerden 3,8 ve geniş tanımlı işsizlik oranı ise 10,6 puan yüksek seyrediyor. Kadınlar, Covid-19’un yarattığı işsizlikten erkeklerden daha fazla etkileniyor.
TÜİK tarafından dar tanımlı kadın işsizliği 1 milyon 530 bin ve erkek işsizliği ise 2 milyon 458 bin olarak açıklandı. TÜİK verilerinden yararlanarak hesapladığımız geniş tanımlı işsiz sayısı ise kadınlarda 3 milyon 931 bin ve erkeklerde ise 5 milyon 107 bin olarak gerçekleşti. Böylece kadınlarda geniş tanımlı işsiz sayısı dar tanımlı işsiz sayısından yüzde 257 ve erkeklerde yüzde 208 oranında daha yüksek hesaplandı.
Kadın geniş tanımlı işsizliğinin dar tanımlı kadın işsizliğine göre yüksek olmasının sebebi kadınlar arasında zamana bağlı eksik istihdam edilenler ile ümitsizler, iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar ve iş arayıp işbaşı yapamayacak olanları içeren potansiyel işgücünün yüksekliğidir.
Çalışabilir her 10 kişiden sadece 3’ü kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda
DİSK-AR yıllardır yaptığı alternatif geniş tanımlı işsizlik hesaplamasının ardından alternatif istihdam hesaplamasına da başladı. Kayıtlı ve Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) olarak adlandırdığımız alternatif istihdam hesaplamasının ilkini “İşsizlik ve İstihdamın Görünümü-Haziran 2021” isimli raporda, 2021 ilk çeyreği için gerçekleştirmiştik.
İşsizlik ve istihdam verileri bir bütün oluşturuyor. Sadece işsizliğe bakmak işgücü piyasalarından yaşanan gelişmeleri tam olarak anlamaya yetmiyor. Bilindiği gibi TÜİK düzenli olarak istihdam sayısını ve istihdam oranlarını açıklıyor. Ancak açıklanan istihdam oranları istihdamın niteliğine ilişkin yeterli bilgi vermekten oldukça uzak. DİSK-AR istihdamın niteliğine göre bir ayrıma giderek yeni bir istihdam verisi hesaplamaya başladı. DİSK-AR’ın yeni hesaplamaya başladığı istihdam verisinin adı: Kayıtlı ve Tam Zamanlı İstihdam (KATİ).
KATİ istihdamın ne kadarının sigortalı ve tam zamanlı çalıştığını ortaya koymayı amaçlıyor. Böylece kayıtsız istihdam ile kısmi ve eksik istihdam dışında kalan tam zamanlı ve sigortalı olarak çalışanların sayısı ve oranı ortaya çıkıyor. KATİ oranı kayıtlı tam zamanlı istihdamın 15+ yaş kurumsal olmayan nüfusa bölünmesiyle hesaplanıyor.
TÜİK’in resmi istihdam oranı 2021 2. çeyrekte yüzde 44,7 olarak açıklanırken, DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden hareketle hesaplanan Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) oranı yüzde 30,7 olarak gerçekleşti. Kadınlarda resmi istihdam oranı yüzde 27 olarak açıklanmışken KATİ oranı yüzde 16,6 ve erkeklerde resmi istihdam oranı yüzde 62,1 olarak açıklanmışken KATİ oranı yüzde 45 olarak hesaplandı. Böylece KATİ oranı resmi istihdam oranından genelde 14 puan, kadınlarda 10,4 ve erkeklerde ise 17,1 puan düşük olarak gerçekleşti.
DİSK-AR tarafından gerçekleştirilen KATİ hesaplamasıyla çalışma çağındaki (15+ yaş) 63,6 milyon kişinin sadece 19,5 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdam (KATİ) kapsamında çalıştığı ortaya çıktı. Çalışma çağındaki 32 milyon kadının ise sadece 5,3 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istidamda (KATİ) yer alıyor (Grafik 5). Bu durum kayıtsız, kısmi ve eksik istihdamın yüksekliğini gösteriyor.
Gençlerde geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 45!
Covid-19 döneminin işgücü piyasalarında yarattığı tahribattan gençler daha fazla etkileniyor. Salgın döneminde gençler işgücü piyasasından daha hızlı çekildi. İşi olmayan milyonlarca genç ya iş aramayı bıraktı ya da işgücü piyasasına girişlerini geciktirdi.
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Covid-19 nedeniyle genç işsizliği oldukça yükseldi. TÜİK genç işsizliğini 2021 2. çeyreğinde yüzde 23,2 olarak açıkladı. Ancak TÜİK verileri genelde olduğu gibi gençlerde de gerçek durumu yansıtmaktan uzak.
TÜİK verilerinden yararlanarak hesapladığımız 15-24 yaş arası genç nüfusta geniş tanımlı işsizlik oranı 2021 2. çeyreğinde yüzde 44,6 olarak gerçekleşti (Grafik 6). Böylece geniş tanımlı genç işsizliği dar tanımlı genç işsizliğinden 21,4 puan fazla olarak hesaplandı.
Genç kadınlarda gerçek işsizlik ise daha da vahim durumdadır. 15-24 yaş arası erkeklerde dar tanımlı işsizlik yüzde 21,8 ve geniş tanımlı işsizlik yüzde 38,8 olarak gerçekleşti. 15-24 yaş arası genç kadınlarda ise dar tanımlı işsizlik TÜİK tarafından yüzde 27,8 olarak açıklanmışken geniş tanımlı işsizlik yüzde 54,8 olarak hesaplandı. Böylece dar tanımlı işsizlik geniş tanımlı işsizlikten erkeklerde 17 puan ve kadınlarda ise 27 puan yüksek seyretmektedir.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık 'TÜİK’i işsizliği ve enflasyonu düşürmek için rakamlara takla attırmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz' dedi.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, “TÜİK, emekçi halkın yaşadığı işsizlik ve enflasyon gerçeklerinden kopmuştur. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; TÜİK’i işsizliği ve enflasyonu düşürmek için rakamlara takla attırmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz” açıklamasını yaptı.
Birleşik Kamu İş Genel Başkanı Mehmet Balık, yaptığı yazılı açıklama ile TÜİK’in haziran ayı işsizlik verilerini değerlendirdi. Balık’ın açıklaması şöyle:
“TÜİK, haziran ayında işsizliğin yüzde 13,1’den yüzde 10,6’ya düştüğünü açıklamakta ve 3 milyon 399 kişi işsiz demektedir. TÜİK rakamlarında 309 bin kişi iş gücünden çekildiği, aynı şekilde 602 bin kişilik istihdam artışı olduğunu ve 823 bin kişi işe girdiği belirtilmektedir. 602 istihdam yaratıp 823 bin işsizlik azalmasının anlaşılır tarafı yoktur.
TÜİK verilerinde ise daha dikkat çekici bir veri karşımıza çıkıyor. Çalışabilir çağda yer alan nüfusun bir ay öncesine göre 87 bin kişi artmasına rağmen, toplam 222 bin kişi ise iş gücünden çekiliyor. Yani bir başka deyişle en az 222 bin kişi bir şekliyle iş bulmaktan ümidini kesip iş gücünden çekilirken; TÜİK işsizliğin azaldığını, istihdamın arttığını tuhaf bir şekilde öne sürüyor.
“İşsizlik ve enflasyon gizleniyor”
2019 yılının 6-7-8 aylarına baktığımızda yüzde 13’lerde gezen işsizlik 2020 yılının mart ayında pandeminin etkisiyle de işsizlik yüzde 13’lerde bulunmaktaydı. Bugün açıklanan 10,6 oranındaki işsizlik pandemi, ekonomik kriz gibi etkilerden arınması imkansızdır. Ülke 2019 yılının çok gerisinde pandemi ve ekonomik krizin etkileri daha da ağırlaşmıştır.
Devletin bir diğer kurumu İŞKUR verileri ise artan işsizlik oranlarını göstermektedir. TÜİK verilerini adeta yalanlar niteliktedir. TÜİK istatistiklerinin aksine İŞKUR verileri ise haziran ve temmuz aylarında işsizliğin düzenli olarak arttığını açıklamaktadır. İŞKUR’a kayıtlı işsizlerin sayısı mayıs ayında 2 milyon 893 bin kişi iken bu sayı haziran ayında 2 milyon 950 bin kişiye, temmuz ayında ise 2 milyon 995 bin kişiye yükselmiştir.
Bunun yanı sıra İŞKUR verilerine göre 2020-2021 Haziran ayları arasında işsiz kaldıkları için işsizlik ödeneğine başvuruda bulunanların sayısı ise tamı tamına 1 milyon 49 bin kişidir.
Resmi işsizlik oranları ile ekonomide yaşanan sıkıntılar bilinmektedir. Bu gerçeklere rağmen işsizliğin düşmesi inandırıcı değildir. AKP iktidarı; TÜİK başta olmak üzere, resmi kurumların verilerini kullanarak gerçek işsizliği ve enflasyonu gizlemektedir.
“TÜİK rakamları aldatmacadır”
TÜİK, emekçi halkın yaşadığı işsizlik ve enflasyon gerçeklerinden kopmuştur. TÜİK istediği kadar enflasyonun yüzde 15'te veya 19’da olduğunu; işsizliğin de yüzde 10’da, 13’te olduğunu açıklasın toplumsal karşılığı ne piyasalarda ne de emekçilerde yoktur. TÜİK’in açıkladığı işsizlik rakamlarının aldatmaca olduğunu belirtiyoruz. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; TÜİK’i işsizliği ve enflasyonu düşürmek için rakamlara takla attırmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz.”
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın Nisan-Haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. Verilere göre ikinci çeyrekte işsizlik oranının 0,6 puanlık azalış ile yüzde 12,4 olarak gerçekleştiği açıklandı. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 12,4 seviyesinde gerçekleşti.
TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 184 bin kişi azalarak 3 milyon 989 bin kişi oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ise 0,6 puanlık azalış ile yüzde 12,4 seviyesinde gerçekleşti.
TÜİK verileri:
- Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 379 bin kişi artarak 28 milyon 234 bin kişi, mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı ise 0,4 puanlık artış ile yüzde 44,4 oldu.
- Mevsim etkisinden arındırılmış işgücü 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 194 bin kişi artarak 32 milyon 222 bin kişi, mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 50,7 olarak gerçekleşti.
- 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 1,5 puanlık azalışla yüzde 23,2, mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı 1,6 puanlık artışla yüzde 32,3 oldu. Bu yaş grubunda mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı ise bir önceki çeyreğe göre 1,3 puan artarak yüzde 42,1 seviyesinde gerçekleşti.
- Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre tarım sektöründe 21 bin kişi azalırken, sanayi sektöründe 143 bin kişi, inşaat sektöründe 99 bin kişi, hizmet sektöründe 160 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 17,2'si tarım, yüzde 21,5'i sanayi, yüzde 6,5'i inşaat, yüzde 54,8'i ise hizmet sektöründe yer aldı.
- Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış istihdam edilenlerden işbaşında olanların sayısı 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 259 bin kişi azalarak 26 milyon 107 bin kişi oldu. İşbaşında olanların haftalık ortalama fiili çalışma saati bir önceki çeyreğe göre 0,3 saat artarak 43,1 saat olurken haftalık çalışılan toplam saat ise bir önceki çeyreğe göre 4 milyon 501 bin saat azalarak 1 milyar 124 milyon 722 bin saat olarak gerçekleşti.
- Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 2,4 puan azalarak yüzde 25,4 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 17,6 iken, potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti.
- İşsizlik oranı 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre 1,0 puan azalarak yüzde 11,8 oldu. İşsiz sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre 11 bin kişi azalarak 3 milyon 795 bin kişi olarak gerçekleşti.
- İstihdam oranı 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre 3,3 puan artarak yüzde 44,7 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 2 milyon 595 bin kişi artarak 28 milyon 448 bin kişi oldu.
- İşgücüne katılma oranı 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre 3,2 puan artarak yüzde 50,7 oldu. İşgücüne katılan sayısı 2 milyon 584 bin kişi artarak 32 milyon 243 bin kişi olarak gerçekleşti.
- Sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre 1,5 puan azalarak yüzde 28,7 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre 1,4 puan azalarak yüzde 16,5 oldu.
- İstihdamın yüzde 70'ini ücretli, maaşlı veya yevmiyeli çalışanlar, yüzde 4,7'sini işverenler, yüzde 15,8'ini kendi hesabına çalışanlar, yüzde 9,6'sını ücretsiz aile işçileri oluşturdu.
- Ne eğitimde ne istihdamda olan 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun oranı 2021 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 23,5 oldu. Ne eğitimde ne istihdamda olan genç nüfusun sayısı ise 2 milyon 805 bin kişi olarak gerçekleşti.
- Bir yıl ve daha fazla süreli işsizlerin (uzun süreli işsizler) sayısı 2021 yılı ikinci çeyreğinde 1 milyon 312 bin kişi oldu. İşsiz sayısının yüzde 34,6'sını uzun süreli işsizler oluşturdu.
DİSK-AR, "İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Araştırma Bülteni" yayımlandı. Bültene göre:
• TÜİK’e göre Mayıs 2021 ve Haziran 2021 arasındaki bir aylık dönemde işsiz sayısı 823 bin kişi azalırken istihdam 602 bin arttı. Bu veriler izaha muhtaçtır.
• İstihdam artışının gerçek sebebinin yeni istihdam yaratılmasından daha çok pandemi ödeneklerinden yararlananların (kısa çalışma, nakdi ücret desteği) bir bölümünün Haziran 2021’de işlerine dönmeleri veya tam çalışmaya başlamaları olduğu söylenebilir.
• Kayıtlı işsiz sayısı ve işsizlik ödeneği başvuruları artarken işsiz sayısının azalması tartışmalıdır.
• Ekonominin tam olarak açıldığı Haziran 2021’de işgücünde 222 bin kişilik azalma hayatın olağan akışına aykırı gözükmektedir.
Verilerle ilgili ciddi soru işaretleri var
Haziran 2021 dönemine ait TÜİK Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları yayımlandı. TÜİK’e göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı Mayıs 2021’den Haziran 2021’e 823 bin kişi azalarak 3 milyon 399 bin olarak gerçekleşti. Haziran 2020 döneminde 4 milyon 59 bin kişi olarak açıklanan mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı 1 yılda 660 bin kişi azaldı. Böylece Haziran 2020’de yüzde 13,3 olan mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı Haziran 2021’de 2,7 puan azalarak yüzde 10,6’ya geriledi. Aynı şekilde TÜİK, Mayıs 2021’de yüzde 13,1 olan mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranının da bir ayda 2,5 puan azaldığını açıkladı. Ancak TÜİK’in dar tanımlı işsizlik verileri ciddi soru işaretleri taşımaktadır.
TÜİK verileri gerçeği yansıtmıyor
Haziran 2021 dönemine ait mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) oranı TÜİK tarafından yüzde 22,4 olarak açıklandı. TÜİK’in bu oranına karşılık gelen mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise DİSK-AR tarafından 7 milyon 889 bin olarak hesaplandı.
Böylece mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı ile mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı arasında 11,8 puanlık, mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı ile mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı arasında ise 4 milyon 490 bin kişilik bir fark ortaya çıkmış oldu.
TÜİK, mevsim etkisinden arındırılmış istihdamda Mayıs 2021 ile Haziran 2021 arasındaki bir aylık dönemde 602 bin kişilik, Haziran 2020 ve Haziran 2021 arasındaki son 1 yıllık dönemde ise 2 milyon 105 bin kişilik bir artış olduğunu açıkladı. İstihdamdaki gerek aylık gerek yıllık artışların net yeni istihdam artışı mı yoksa zaten istihdamda olan zamana bağlı eksik istihdam kapsamındakilerin veya pandemi ödeneği alanların sayısındaki azalmadan mı kaynaklı (sanal bir istihdam artışı) olduğu belirsizdir.
Bu nedenle her ay hazırlamış olduğumuz kapsamlı İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu yerine bu ay TÜİK verilerindeki tartışmalı ve izaha muhtaç konuları ele alan bir değerlendirme yayımlamayı tercih ettik. TÜİK’in dar tanımlı işsizlik ve istihdam verileri gerçeği yansıtmaktan uzaktır ve çeşitli soru işaretleri barındırmaktadır.
Soru işaretleri ve tartışmalı noktalar şöyle sıralanabilir:
1 - Haziran 2021’de salgın kısıtlamalarının kalkması ve ekonominin tam olarak açılması nedeniyle işbaşında olanların sayısının artması beklenir bir durumdur. Ancak buna rağmen TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı işsizlik ile istihdam verileri izaha muhtaçtır. TÜİK salgın döneminde uygulanan işten çıkarma yasağı, kısa çalışma ödeneği ve nakdi ücret desteği gibi faktörleri hesaba katmaksızın dar tanımlı işsizlik ve istihdam hesaplaması yapmaya devam etmektedir.
2 - Haziran 2021’de ekonominin açılmasıyla birlikte zamana bağlı eksik istihdam sayısında bir azalma olması olağandır. Nitekim Mayıs 2021’de 1 milyon 962 bin olan mevsim etkisinden arındırılmış zamana bağlı eksik istihdam sayısı Haziran 2021’de 691 bin kişi azalarak 1 milyon 271 bine gerilemiştir. Ancak zamana bağlı eksik istihdamdaki bu azalma yeni istihdam yaratılması ve dar tanımlı işsizliğin düşmesi anlamına gelmemektedir. Zaten bu durum halihazırda istihdamda olan kişilerin tam zamanlı çalışmaya başlamasıdır.
3 - TÜİK’e göre Haziran 2021’de, yaz mevsiminde ve ekonominin tam açıldığı bir dönemde, mevsim etkisinden arındırılmış işgücünde 222 bin kişilik bir azalma yaşanmıştır. Oysa beklenen, ekonomideki açılma nedeniyle insanların işgücü piyasasına daha fazla girmesidir. İşgücündeki azalma izaha muhtaçtır ve gerçekçi değildir.
4 - TÜİK verilerinden yararlanarak yaptığımız hesaplamaya göre Mayıs 2021 ve Haziran 2021 arasındaki bir aylık dönemde mevsim etkisinden arındırılmış zamana bağlı eksik istihdamdaki azalma 691 bin kişidir. Bu kişilerin Haziran 2021’deki tam açılmayla birlikte tam zamanlı çalışmaya döndüklerini söylemek mümkündür. TÜİK’e göre Mayıs 2021 ile Haziran 2021 arasındaki bir aylık dönemde mevsim etkisinden arındırılmış istihdam artışı 602 bin kişi olarak gerçekleşmiştir. Bu iki veri oldukça birbirine yakındır. Ancak zamana bağlı eksik istihdam kapsamındakiler zaten istihdamda kabul edilmektedir. Zamana bağlı eksik istihdamdaki azalma istihdamda bir artış anlamına gelmeyecektir. İstihdamdaki artışın sebebi zaman bağlı eksik istihdamdaki azalış olamaz. Ancak TÜİK verilerinden bu sonuca varıldığını söylemek mümkündür.
5 - Öte yandan Mayıs 2021’de pandemi ödeneklerinden yararlananların (kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği ve işsizlik ödeneği) sayısı 2 milyon 502 bin kişiyken, Haziran 2021’de bu sayı 552 bin kişi azalarak 1 milyon 950 bin kişiye düşmüştür. Dolayısıyla 552 bin kişi pandemi ödenekleri almayarak muhtemelen işbaşına dönmüş veya tam zamanlı çalışmaya başlamıştır. Öyle anlaşılmaktadır ki istihdamdaki artış ve işsizlikteki azalış yeni yaratılan işlerden kaynaklanmamaktadır. İstihdam artışının sebebi daha çok Haziran’da ekonominin açılması sebebiyle daha önce zamana bağlı olarak eksik çalışan veya pandemi ödeneği alanların işbaşına geri dönmesinin yanlış bir biçimde yeni istihdam olarak değerlendirilmesidir. Dolayısıyla istihdamda net bir artıştan ve yeni işler yaratılmasından söz etmek güçtür. TÜİK’in sorduğu sorular veya katılımcıların bu sorulara verdiği yanıtlarda istihdamda olma, işbaşında olma, işsiz olma ve iş arama gibi konuların birbirine karışmış olması güçlü bir ihtimaldir.
6 - Diğer yandan son 1 yılda (Haziran 2020-Haziran 2021) işten çıkarma yasağına rağmen 1 milyon 49 bin kişinin işsizlik ödeneğine başvurduğu ve bunlardan 337 bin kişinin ödenek almaya hak kazandığı İŞKUR verilerinden görülmektedir. Aynı şekilde İŞKUR’da kayıtlı işsiz sayısı Mayıs 2021’de 2 milyon 893 bin iken Haziran 2021’de 2 milyon 950 bin kişiye yükselmiştir. Dolayısıyla veriler bize Mayıs 2021’e göre ve son 1 yılda kayıtlı işsiz sayısının artmakta olduğunu gösteriyor. Bilindiği gibi İŞKUR aktif iş arama kanallarından birisidir. Kayıtlı verilerde aktif iş arama kanallarındaki işsiz sayısı artarken TÜİK’e göre işsiz sayısının (aktif iş arama kanallarından birine başvuranlar) 823 bin kişi azalması da ayrıca izaha muhtaçtır.
Özetle TÜİK’in pandemi döneminde ısrarla kullanmış olduğu yöntem salgın dönemine özgü çalışma hayatı düzenlemelerini (işten çıkarma yasağı, ücretsiz izin ödeneği, kısa çalışma vb) dikkate almadığı için işgücü piyasasına ilişkin gerçek durumu yansıtmaktan uzaktır ve tartışmalıdır. TÜİK tarafından açıklanan istihdam artışı ve işsizlik azalışının yeni istihdam yaratılmasından daha çok pandemi nedeniyle işbaşında olmayan veya kısa çalışanların Haziran 2021’de ekonominin tam açılmasıyla birlikte işlerine dönmelerinden kaynaklı olduğunu söylemek mümkündür.
TÜİK Haziran dönemi işgücü istatistiklerini açıkladı. İşsizlik yüzde 10,6 oldu, Mayıs ayı işsizlik oranı yüzde 13,2 olarak gerçekleşmişti.
Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı, Haziran'da bir önceki aya göre 823 bin kişi azalarak 3 milyon 399 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 2,5 puan azalışla yüzde 10,6 seviyesinde gerçekleşti.
Tarım dışı işsizlik oranı haziranda bir önceki aya göre 2,7 puan azalarak yüzde 12,3 olarak hesaplandı.
İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre 602 bin kişi artarak 28 milyon 586 bin kişi, istihdam oranı ise 0,9 puanlık artış ile yüzde 44,9 oldu.
İşgücü 2021 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre 222 bin kişi azalarak 31 milyon 984 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,5 puanlık azalış ile yüzde 50,2 olarak açıklandı.
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,2 puanlık azalışla yüzde 22,7, istihdam oranı 0,4 puanlık artışla yüzde 32,6 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,6 puan artarak yüzde 42,3 seviyesinde gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'in açıkladığı Temmuz ayı enflasyon rakamlarına göre, yıllık enflasyon yüzde 18.95'le son 18 yılın en yükseği.
Temmuz enflasyonu, piyasa beklentilerinin üzerinde artış gösterdi. Tüketici fiyatları, Temmuz ayında aylık bazda yüzde 1.80 arttı.
Bir önceki ay yüzde 17.53 olan yıllık enflasyon yüzde 18.95'e çıktı. Ekonomistler, TÜFE'nin yüzde 1.62 artacağını ve yıllık TÜFE'nin yüzde 18.74'e çıkacağını hesaplıyordu.
2003 yılında kaydedilen yüzde 23.59'luk enflasyonun ardından en yüksek temmuz enflasyonu gerçekleşmiş oldu. Üretici fiyatları aylık bazda yüzde 2.46 artarken, yıllık Yİ-ÜFE 44.92'e yükseldi.
İstanbul enflasyonu
Enflasyon verileri için öncü göstergelerden biri olarak İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre İstanbul'da perakende fiyatlardaki yıllık enflasyon Temmuz'da yüzde 17'nin üzerine çıkmıştı.
İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) 1995 bazlı verilerine göre, Temmuz 2021 itibarıyla İstanbul'da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme indeksi aylık yüzde 1,52 artış kaydetti. Bu dönemde toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 3,12 yükseldi.
Söz konusu verilere yıllık bazda bakıldığında ise artış oranı perakende fiyatlarda yüzde 17,38, toptan fiyatlarda yüzde 27,63 düzeyinde gerçekleşti.
DİSK-AR "İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Mayıs 2021" raporunu yayımladı. Rapora göre:
• İşsizlik ciddiyetini koruyor!
• Dar tanımlı işsiz sayısı Mayıs 2021’de 4 milyon 237 bine yükseldi.
• Geniş tanımlı işsiz sayısı 9,7 milyon!
• Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 33,7
• 15-34 yaş grubu genç işsizliği yüzde 34,7
• 15-24 yaş grubu genç işsizliği yüzde 42,4
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 12 Temmuz 2021 tarihinde Mayıs 2021 dönemine ait "Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA)" sonuçlarını açıkladı. Covid-19 salgınının en yoğun hissedildiği Mayıs 2020’ye göre Mayıs 2021 döneminde de işsizlik tablosu ciddiyetini koruyor. Mayıs 2020’de 3 milyon 983 bin olan dar tanımlı işsiz sayısı Mayıs 2021’de 4 milyon 237 bine yükseldi.
TÜİK Mayıs 2021 dönemi gösterge işsizlik oranı olarak ifade ettiği mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranını yüzde 13,2 ve TÜİK’in âtıl işgücü olarak adlandırdığı, DİSK-AR’ın ise geniş tanımlı işsizlik olarak ifade ettiği oranı ise yüzde 27,2 olarak açıkladı. Mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) oranı ise son bir yılda 2,1 puan, son bir aylık dönemde ise 0,2 puan azaldı. Ancak geniş tanımlı işsizlik Mayıs 2019’dan Mayıs 3 milyon 283 bin kişi artarak 9 milyon 671 bine yükseldi.
TÜİK verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı Mayıs 2021 döneminde bir önceki yıla göre 254 bin kişi artarak 4 milyon 237 bin olarak gerçekleşti. TÜİK Mayıs 2021 döneminde 4 ayrı işsizlik oranı açıkladı:
• İşsizlik 1: Gösterge işsizlik oranı (mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı) yüzde 13,2
• İşsizlik 2: Zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,3
• İşsizlik 3: İşsiz ile potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 21,7
• İşsizlik 4: Âtıl işgücü (geniş tanımlı işsizlik) oranı yüzde 27,2
TÜİK’in yeni kullanmaya başladığı metodolojiye göre açıklanan aylık veriler oldukça sınırlı bir kapsama sahip. Aylık verilerde daha önceki TÜİK metodolojisinde yer alan pek çok ayrıntı yer almıyor. Örneğin istihdam olup çalışmayanlar aylık verilerde yok. Bu nedenle salgın döneminde istihdamda görünüp işbaşında olmayanların sayıları TÜİK verilerinde yer almıyor. Yine iş aramayıp çalışmaya hazır olanların sayısı, ümidini kaybeden işsizlerin sayısı ve genç işsizliğe ilişkin ayrıntılar TÜİK’in aylık verilerinde yer almıyor. Bu veriler TÜİK tarafından çeyrek dönemlerde açıklanan verilerde yer alıyor.
İşsizlik salgının ilk ayları kadar vahim durumda
İşsizlik oranlarının yıllık değişimine bakıldığında Mayıs 2020 dönemine göre dar tanımlı işsizliğin (işsizlik 1) yüzde 13,2, zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranının (işsizlik 2) yüzde 9,3; işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranının (işsizlik 3) yüzde 21,7 ve âtıl işgücü oranının (işsizlik 4, geniş tanımlı işsizlik) ise yüzde 27,2 olarak gerçekleştiği görülüyor.
Mevsim etkisinden arındırılmış zamana bağlı eksik istihdam sayısı Mayıs 2020’de 1 milyon 692 bin, Mayıs 2021’de ise 1 milyon 954 bin kişiye yükseldi. Böylece zamana bağlı eksik istihdam son bir yılda yüzde 15,4 oranında arttı.
TÜİK verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı Mayıs 2021 döneminde bir önceki yıla göre 254 bin kişi artarak 4 milyon 237 bine yükseldi. Dar tanımlı işsiz son bir ayda ise 265 bin kişi azaldı.
TÜİK’in atıl işgücü oranından hareketle yaptığımız hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı Mayıs 2021’de 9 milyon 671 bin olarak gerçekleşti. Mayıs 2019’da 6 milyon 388 bin mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı Mayıs 2020’de 9 milyon 976 bin, Mayıs 2021’de ise 9 milyon 671 olarak gerçekleşti. Geniş tanımlı işsizlikte tepe noktası olan Mayıs 2020'ye göre kısmi bir azalma olsa da Mayıs 2019’dan bu yana ı 3 milyon 283 bin kişilik artış yaşandı.
Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 34
Mayıs 2021 HİA verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı toplamda 4 milyon 237 bin kişi iken, DİSK-AR tarafından yapılan hesaplamaya göre geniş tanımlı işsiz sayısı 9 milyon 671 bin olarak gerçekleşti. Cinsiyete göre işsizlik oranlarına bakıldığında kadın işsizliğinin tüm türlerde erkeklerden yüksek olduğu görülüyor. Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 12,2 iken kadınlarda yüzde 15,5’tir. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı erkeklerde yüzde 18,7 iken kadınlarda yüzde 20,5’tir. İşsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı erkeklerde yüzde 17,7 iken kadınlarda yüzde 29,5 seviyesindedir. Geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) ise erkeklerde yüzde 23,9 ve kadınlarda yüzde 33,7 düzeyindedir. Geniş tanımlı kadın işsizliği ile geniş tanımlı erkek işsizliği arasındaki fark 9,8 puandır.
Mayıs 2021 itibariyle kadınlarda mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 551 bin ve geniş tanımlı işsiz sayısı 4 milyon 37 bindir. Erkeklerde ise dar tanımlı işsiz sayısı 2 milyon 685 bin ve geniş tanımlı işsiz sayısı ise 5 milyon 613 bindir.
Geniş tanımlı genç işsizliği yüzde 40’ın üzerinde!
Covid-19 salgınının yarattığı tahribattan kadınların ve gençlerin daha fazla etkilendiği biliniyor. Tüm dünyada ve Türkiye’de gençler salgın nedeniyle iş kayıpları yaşadı. Salgın öncesinde önde gelen sanayileşmiş ülkelerde yüzde 17 seviyesinde olan genç işsizliği, salgın döneminde yüzde 27’ye yükseldi. TÜİK, Mayıs 2021 dönemi için 15-24 yaş arası genç işsizlik oranı yüzde 24’tür. Ancak DİSK-AR tarafından geniş tanımlı genç işsizliği Mayıs 2021’de yüzde 42,4 olarak hesapladı. Genel geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 27,2 iken, kadınlarda yüzde 33,7, erkeklerde ise kadınlarından 9,8 puan daha düşük olarak yüzde 23,9 olarak hesaplandı.
Geniş tanımlı ve dar tanımlı işsizlik arasındaki fark 14 puan
Türkiye’de 2018 Eylül’de başlayan ekonomik kriz ve 2020 Mart ayından bu yana yaşanan salgınının da etkisiyle işgücü piyasası dışına çıkış eğilimi artıyor. Zamana bağlı eksik istihdamda artış ve iş bulma ümidinin kaybedilmesine paralel olarak dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki fark giderek açılıyor. Örneğin, Mayıs 2019’da dar tanımlı işsizlik yüzde 13,7 iken geniş tanımlı işsizlik yüzde 18,6 olarak gerçekleşmişti. Bu dönemde geniş tanımlı işsizlik dar tanımlı işsizlikten 4,9 puan yüksekti.
Mayıs 2021’de ise dar tanımlı işsizlik yüzde 13,2 iken geniş tanımlı işsizlik yüzde 27,2 olarak gerçekleşti. Dar ve geniş işsizlik arasındaki fark 14 puana yükseldi. Dar ve geniş işsizlik arasındaki makasın bu denli açılmasının en önemli nedeni salgın dönemindeki işten çıkarma yasağının dar tanımlı işsizliği sınırlı düzeyde tutmuş olması ve işbaşında olunan sürenin azalmasıdır. Böylece dar tanımlı işsizlik sınırlı kalırken geniş tanımlı işsizlik fırlamıştır.
İşsizlikle mücadele önerileri
- İşten çıkarmalar Covid-19 pandemisi süresince kesin olarak yasaklanmalıdır.
- İş Yasasının 25/II. Maddesi yeniden düzenlenmeli ve keyfi işten çıkarmalar sona ermelidir.
- İşsizlik sigortası ödeneğinden yararlanma koşulları ve ödenek miktarı iyileştirilmelidir.
- Covid-19 koşullarında İşsizlik Sigortası Fonu ödeneklerinden yararlanmada ön koşul aranmamalıdır.
- İşsizlik Sigortası Fonu’nun amaç dışı kullanımına son verilmelidir. Fon’dan işverenlere dönük teşvik ve destekler sona erdirilmelidir.
- “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
- İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
- İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
- Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
- Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
- Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
- Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
- Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mayıs 2021 işsizlik verilerini açıkladı. TÜİK verilerine göre, Mayıs ayında işsizlik oranı 0,6 puan azalış ile yüzde 13,2 seviyesinde gerçekleşti. Buna göre 'atıl işgücü' olarak tanımlanan gerçek işsizlik yüzde 27,2 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı da yüzde 24 seviyesinde gerçekleşti.
TÜİK verilerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 13,2 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı mayıs ayında bir önceki aya göre 265 bin kişi azalarak 4 milyon 237 bin kişi oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre 216 bin kişi azalarak 27 milyon 844 bin kişi, istihdam oranı ise 0,4 puanlık azalış ile %43,8 oldu.
Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılı mayıs ayında bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 27,2 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,3 iken, potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 21,7 olarak gerçekleşti.
İşgücü 2021 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre 481 bin kişi azalarak 32 milyon 81 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,8 puanlık azalış ile %50,5 olarak gerçekleşti.
Genç nüfus işsiz
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 2 puanlık azalışla %24,0, istihdam oranı 0,1 puanlık artışla %31,9 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak %41,9 seviyesinde gerçekleşti.
Kayıt dışında azalma eğilimi
Mayıs ayında sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 1,6 puan azalarak %27,9 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1,6 puan azalarak %15,6 oldu.










