TÜİK’e göre 15-17 yaş grubundaki çocukların çalıştırılma oranı yüzde 16,2 oldu. Çalışan erkek çocukların oranı 23,4, kız çocuklarının ise 8,6. 16-17 yaş kız çocuklarının resmi evlilik oranı yüzde 2,7 oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılına dair ‘İstatistiklerle Çocuk’ raporunu yayımladı. Ülkede 83 milyon 614 binlik nüfusun 22 milyon 750 binini çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfusun yüzde 51,3’ü erkek çocuklar, yüzde 48,7’si kız çocuklar. Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun yüzde 48,5’ini oluştururken bu oran 1990 yılında yüzde 41,8 ve 2020 yılında yüzde 27,2 oldu.
TÜİK’in sunduğu resmi verilere göre 15-17 yaş grubundaki çocukların çalıştırılma oranı yüzde 16,2 oldu. Bu oranın erkek çocuklar için yüzde 23,4 kız çocuklar için yüzde 8,6 olduğu belirtildi.
Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women), Türkiye’de erkeklerin çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklere yönelik algı ve tutumlarını ortaya koyan yeni bir rapor yayımladı. Rapora göre, araştırmaya katılan 227 erkekten yüzde 25’i kız çocuklarının en fazla 15 yaşına kadar çocuk sayıldığını düşünüyor.
TÜİK verilerine göre çocuklarla ilgili bazı sonuçlar şöyle:
- Beş yaşındaki çocukların net okullulaşma oranı yüzde 75,1 oldu. Milli Eğitim Bakanlığı örgün eğitim istatistiklerine göre; beş yaş net okullulaşma oranı, 2015/'16 öğretim yılında %67,2 iken 2019/'20 öğretim yılında yüzde 75,1 olarak gerçekleşti.
- Ortaokul seviyesinde net okullulaşma oranı yüzde 95,9 oldu. Milli Eğitim Bakanlığı örgün eğitim istatistiklerine göre; ortaokul seviyesinde net okullaşma oranı, 2019/'20 öğretim yılında yüzde 95,9 oldu. Ortaokul seviyesinde net okullulaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, oğlan çocuklar için yüzde 95,7, kız çocuklar için yüzde 96,1 olduğu görüldü.
- Evlenme istatistiklerine göre; 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin oranı 2002 yılında yüzde 7,3 iken bu oran 2020 yılında yüzde 2,7’ye düştü.
- Sağlık Araştırması 2019 sonuçlarına göre 0-6 yaş grubunda yüzde 35,9 ile en çok üst solunum yolu enfeksiyonu görüldü. Bunu ishal, alt solunum yolu enfeksiyonu, kansızlık izledi.
- 2020 yılında doğan bebeklere konulan en popüler erkek bebek isimleri, Yusuf, Eymen ve Mustafa; en popüler kız bebek isimleri ise Zeynep, Asel ve Elif oldu.
- En yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, Urfa oldu. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu üç il ise sırasıyla; Dersim, Edirne ve Kırklareli oldu.
Hanehalkı İşgücü Araştırması 2020 yılı sonuçlarına göre; 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı yüzde 16,2 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde; bu oranın oğlan çocukları için yüzde 23,4 kız çocuklar için yüzde 8,6 olduğu görüldü.
- Boşanma davaları sonucu velayeti anneye verilen çocukların oranı yüzde 75,8 oldu
Boşanma istatistiklerine göre; 2020 yılında boşanan çiftlerin sayısı 135 bin 22 oldu. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 124 bin 742 çocuk velayete verildi. Çocukların velayetinin yüzde 75,8'inin anneye, yüzde 24,2'sinin ise babaya verildiği görüldü
- Çocuklar en fazla dışsal yaralanma ve zehirlenmeler sonucu hayatını kaybetti. Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre; 2019 yılında 1-17 yaş grubunda en fazla çocuk ölümleri, dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle gerçekleşti. Söz konusu nedenle hayatını kaybeden, 1-17 yaş grubundaki çocuk ölüm sayısı 2019 yılında bin 326 oldu. Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları nedeniyle 877 çocuk, iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle 684 çocuk, konjenital bozukluk ve kromozomla ilgili anomaliler nedeniyle 509 çocuk hayatını kaybetti.
- Erkeklerin yüzde 10’u ergenliğe giren kız çocuklarının evliliğe hazır olduğunu düşünürken, yalnızca yüzde 2.5’i bunun erkek çocukları için geçerli olduğunu düşünüyor.
- Katılımcıların yüzde 18.1’i ÇEZE’nin bir cezası olmaması gerektiğini düşünüyor.
- ÇEZE’ye şahit olduğunda ‘doğru bulmuyorum ama bununla ilgilenecek kişi ben değilim’ diyenlerin oranı yüzde 36.8.
- Annesinin çocuk yaşta evlendiğini söyleyenlerin oranı %26.7 iken babasının çocuk yaşta evlendiğini söyleyenlerin oranı %7.18.
tüik
Tarım ürünleri üretici fiyatlarında artış son 20 ayın zirvesine ulaştı
TÜİK’in tarımla ilgili dün açıkladığı bir dizi veri, bu alanda hem fiyat artışlarının devam ettiğini hem üretimde çeşitli sorunlar olduğunu ortaya koydu.
“Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi, Mart 2021” raporuna göre, Tarım-ÜFE’de artış bir önceki aya (aylık) göre yüzde 2.52, Aralık ayına (3 aylık) göre yüzde 8.39, 2020’nin aynı ayına (yıllık) göre yüzde 22.06 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 17.68 oldu. Ana ürün grubu bazında yıllık en fazla artış ise yüzde 38.68 ile lifli bitkiler, yüzde 38.65 ile turunçgiller ve yüzde 30.62 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar izliyor. Tarım-ÜFE’deki bu artışların önümüzdeki dönemde TÜFE’yi de etkilemesi bekleniyor.
Üretim azalıyor
Yine TÜİK’in “Süt ve Süt Ürünleri Üretimi, Şubat 2021” raporuna göre, ticari süt işletmelerince şubat ayında 780 bin 524 ton inek sütü toplandı. 2020’nin aynı ayına göre toplanan inek sütü miktarı yüzde 1.5 azaldı. Bu kapsamda şubat ayında içme sütü üretimi yüzde 1.5, yoğurt üretimi yüzde 13.3, ayran üretimi yüzde 23.7, tereyağ üretimi yüzde 1.2 azaldı. İnek sütünden peynir üretimi ise yüzde 3 arttı. Ayrıca “Kümes Hayvancılığı Üretimi, Şubat 2021” raporuna göre şubat ayında tavuk eti üretimi 158 bin 715 ton, tavuk yumurtası üretimi 1,6 milyar adet oldu. Şubatta 2020’nin aynı ayına göre tavuk yumurtası yüzde 7.3, tavuk eti yüzde 8.2 azaldı.
Kaynak: Cumhuriyet
• Hem dar hem geniş tanımlı işsizlikte artış devam ediyor!
• Geniş tanımlı işsiz sayısı (atıl işgücü) 10 milyon 20 bin!
• Geniş tanımlı işsiz sayısı son bir yılda yaklaşık 3 milyon kişi arttı!
• Geniş tanımlı işsizlik (atıl işgücü) oranı yüzde 28,3!
• Kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 35,6!
• Dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki fark yaklaşık 6 milyon!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 12 Nisan 2021 tarihinde Şubat 2021 dönemine ait Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarını açıkladı. Şubat 2021 dönemi verileri TÜİK’in yeni metodolojisine dayanıyor.
TÜİK Şubat 2021 dönemi gösterge işsizlik oranı olarak ifade ettiği mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranını yüzde 13,4 ve TÜİK’in atıl işgücü olarak adlandırdığı, DİSK-AR’ın ise geniş tanımlı işsizlik olarak ifade ettiği oran yüzde 28,3 olarak açıklandı. Böylece mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı son bir yılda 0,8 puan ve bir aylık dönemde ise 0,7 puan arttı. Mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik (atıl işgücü) oranı ise son bir yılda 7,5 puan arttı ve son bir aylık dönemde ise 1,2 puan azaldı.
TÜİK verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı Şubat 2021 döneminde 4 milyon 236 bin olarak gerçekleşti. Böylece Şubat 2020’de 4 milyon 22 bin ve Ocak 2021’de 3 milyon 986 bin olan mevsim etkilerinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı bir yılda 214 bin kişi ve bir ayda 250 bin kişi arttı.
TÜİK verilerinden hareketle yaptığımız hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı Şubat 2021’de 10 milyon 20 bin olarak gerçekleşti. Şubat 2020’de 7 milyon 70 bin ve Ocak 2021’de 10 milyon 511 bin olan mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 2 milyon 950 bin kişi arttı; son bir ayda ise 491 bin kişilik bir azalış yaşandı.
Rapordan özet bulgular şöyle:
• Salgın işsizliği artırmaya devam ediyor.
• Kadın işsizliği salgında yüksek seyrediyor.
• Dar ve geniş işsizlik arasındaki makas açılıyor.
• İşgücüne katılma oranı düşüyor.
Cinsiyete göre işsizlik oranlarına bakıldığında kadın işsizliğinin tüm türlerde erkeklerden yüksek olduğu görülüyor. Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 12,3 iken kadınlarda yüzde 15,6’dır.Dar işsizlikte kadınlar erkeklerden 3,3 puan yüksek iken, geniş tanımlı işsizlikte kadınlar erkeklerden 11,2 puan daha yüksektir. Tüm işsizlik türlerinde kadın işsizliğinin çok daha yüksek olduğu dikkat çekmektedir.
TÜİK verilerine göre enflasyon martta yüzde 1.08 artarken, yıllık bazda yüzde 16.19'a yükseldi. Verilere göre tüketici fiyatlarında yıllık enflasyon 6. ayda da yükselişini sürdürdü ve 2019 Temmuz ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, mart ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 13.18, yurt içi üretici fiyatları yüzde 17.04 arttı.
Aylık bazda TÜFE yüzde 1.08, Yİ-ÜFE yüzde 4.13 artış kaydetti. TÜFE, martta geçen yılın aralık ayına göre yüzde 3.71, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16.19 yükseldi.
Yİ-ÜFE ise Aralık 2020'ye göre yüzde 8.21, geçen yılın mart ayına göre yüzde 31.2 artış gösterdi. Mart 2021'de, endekste kapsanan 415 maddeden 93 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 35 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 287 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.
Ana harcama grupları itibarıyla Mart ayında artışın yüksek olduğu gruplar %3.7 ile sağlık, %2.77 ile eğitim ve %2.6 ile lokanta ve oteller oldu. Diğer gruplardan ev eşyası %0.54 konut %0.7 oldu. Mart'ta ulaştırma grubunda değişim gerçekleşmedi.
Yıllık bazda bakıldığında bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar %24.85 ile ulaştırma, %23.64 ile ev eşyası ve %21.49 ile çeşitli mal ve hizmetler oldu. Artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, %7.43 ile giyim ve ayakkabı, %8.01 ile haberleşme ve %8.33 ile eğitim oldu.
Türkiye, 2018’den beri giderek kronikleşen bir istihdam krizi yaşıyor. 2020 yılında buna bir de salgın faktörü eklenince kriz iyice derinleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bölgesel işgücü verileri, yaşanan istihdam krizinin ne kadar derin ve yaygın olduğunu gözler önüne seriyor. Rakamlar gösteriyor ki istihdam krizi, Doğu ve Güneydoğu kadar Ege’yi de, Karadeniz kadar Akdeniz’i de, Marmara kadar İç Anadolu’yu da vurmuş.
Sayfadaki tabloda TÜİK’in Düzey-2 sınıflamasına göre 26 bölgelerin istihdam miktarı, istihdam oranları ve işsizlik oranlarının 2020 yılı düzeyi ile bunların bir yıl öncesine göre farkı veya değişimi yer alıyor. Tablomuzdaki işsizlik oranı hesabında, TÜİK’in yeni metodolojisinde kullanmaya başladığı potansiyel işgücü yaklaşımına paralel bir yaklaşımla, iş bulma ümidi olmadığı için veya başka nedenle aktif olarak iş aramayan ama iş olsa hemen çalışmaya hazır olanları da hesaba kattık.
İstihdamdaki yaygın ve ağır tahribatın resmi şöyle:
– 26 bölgeden sadece üçünde istihdam sayısal olarak bir yıl öncesine göre azalmadı. TR22’de (Balıkesir, Çanakkale) istihdam 2019 ile aynı düzeyde kaldı. TRA1’de (Erzurum, Erzincan, Bayburt) istihdam yüzde 1.86, TRC1’de (Gaziantep, Kilis, Adıyaman) yüzde 4.50 arttı. Ancak TRC1 hariç diğer iki bölgede istihdam artışı, çalışma çağındaki nüfus artışının gerisinde kaldığı için bu bölgelerde istihdam azalmasa da istihdam oranı düştü.
– İstihdam kaybında başı Doğu ve Güneydoğu çekiyor. İlk sırada istihdam kaybı yüzde 12.69’u bulan TRC2 (Diyarbakır, Şanlıurfa) çekiyor. Bunu istihdamı yüzde 9.95 düşen TRC3 (Mardin, Batman, Siirt, Şırnak) ve yüzde 9.09 düşen TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) izliyor.
– Doğu ve Güneydoğu illerinin hemen ardından Batı’daki ekonomik açıdan en gelişmiş ve nüfus yoğunluğu yüksek illerin gelmesi, istihdam krizinin boyutunu bizatihi artıran bir faktör. İstihdam kaybında yüzde 7.96 ile TR31 (İzmir), yüzde 7.77 ile TR32 (Aydın, Denizli, Muğla) ve yüzde 7.18 ile TR10 (İstanbul) da Doğu ve Güneydoğu illeri gibi üst sıralarda yer alıyor.
– Bu konuda en iyi ölçüt olan istihdam oranına (istihdamın çalışma çağındaki nüfusa oranı) baktığımızda tahribatın ne kadar derin olduğu daha çarpıcı şekilde ortaya çıkıyor. 2020 yılı toplam istihdam oranı yüzde 42.85 ile sadece geçen yılın değil, 2011’de yüzde 43.10 olan istihdam oranının bile gerisinde. Nüfusa oranla istihdamda son 10 yılda yerinde saymayı bile başaramamışız. 2020 yılında pandemiye bağlı olarak istihdamda gözükmesine karşın fiilen işbaşında olmayanların sayısındaki olağanüstü artışı da hesaba katarsak gerçek istihdam oranının daha da kötü olduğunu söyleyebiliriz.
– İstihdam oranındaki kayıpların da Doğu’dan Batı’ya, Güney’den Kuzey’e, en geri illerden en gelişmiş illere her bölgeyi sarstığı tabloda görülüyor.
– Tablonun ortaya koyduğu bir çarpıcı gerçek de bölgeler arasında istihdam oranı uçurumu. Güneydoğu’da istihdam oranının yüzde 25-30 gibi korkunç derecede düşük olması, bölgeye yönelik ekonomik ve sosyal politikaları derinden sorgulatıyor.
Sonuç olarak; istihdam ve istihdam oranının arttığı tek bölge olan TRC1 (Gaziantep, Kilis, Adıyaman) dahil tüm bölgelerde işsizlik oranı ciddi şekilde arttı. Krizin en sert vurduğu TRC3 (Mardin, Batman, Siirt, Şırnak) bölgesinde işsizlik oranı yüzde 51 gibi felaket düzeyine ulaşmış durumda.
Kaynak: İsmet ÖZKUL / Dünya
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye'de işsizlik oranının 2020'de bir önceki yıla göre 0,5 puan azalarak yüzde 13,2 olarak gerçekleştiğini açıkladı.
TÜİK, 2020 yılına dair işgücü istatistiklerini yayınladı. İlk kez 2021 Ocak ayında kullanmaya başladığı ve gerçek işsizliği gözler önüne seren yöntemi 2020 yılı verileri için kullanmadı. Eski yöntemle açıklanan veriler nedeniyle işsizlik 2019 yılına göre 2020’de yüzde 0,5 düştü.
İstihdamda durum
İstihdam edilenlerin sayısı 2020 yılında bir önceki yıla göre 1 milyon 268 bin kişi azalarak 26 milyon 812 bin kişi, istihdam oranı ise 2,9 puanlık azalış ile yüzde 42,8 oldu.
İşgücüne katılım
İşgücü 2020 yılında bir önceki yıla göre 1 milyon 676 bin kişi azalarak 30 milyon 873 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 3,7 puanlık azalış ile yüzde 49,3 olarak gerçekleşti.
15-64 yaş gurubu
5-64 yaş grubunda işsizlik oranı yüzde 13,4, istihdam oranı yüzde 47,5 oldu. Aynı yaş grubunda işsizlik oranı bir önceki yıla göre 0,6 puan azalışla yüzde 13,4, tarım dışı işsizlik oranı ise 0,7 puanlık azalışla yüzde 15,4 oldu. Bu yaş grubunda istihdam oranı 2,8 puanlık azalışla yüzde 47,5, işgücüne katılma oranı ise 3,6 puanlık azalışla yüzde 54,9 oldu.
15-24 yaş gurubu
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki yıla göre 0,1 puan azalarak yüzde 25,3, istihdam oranı ise 3,9 puan azalarak yüzde 29,2 oldu. Aynı dönemde işgücüne katılma oranı 5,3 puanlık azalışla yüzde 39,1 seviyesinde gerçekleşti. Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yıla göre 2,3 puanlık artışla yüzde 28,3 seviyesinde gerçekleşti.
Hizmet sektörü istihdamda önde
2020 yılında, istihdam edilenlerin yüzde 17,6’sı tarım, yüzde 20,5’i sanayi, yüzde 5,7’si inşaat, yüzde 56,2’si ise hizmet sektöründe yer aldı. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında sanayi sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,7 puan, inşaat sektörünün payı 0,2 puan artarken, tarım sektörünün payı 0,6 puan, hizmet sektörünün payı 0,3 puan azaldı.
2020 yılında 4 milyon 716 bin kişi tarım sektöründe, 5 milyon 497 bin kişi sanayi sektöründe, 1 milyon 538 bin kişi inşaat sektöründe, 15 milyon 60 bin kişi hizmet sektöründe istihdam edildi. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 381 bin, sanayi sektöründe 64 bin, inşaat sektöründe 12 bin, hizmet sektöründe 812 bin kişi azaldı.
İllere göre durum
İşsizlik oranı en yüksek bölge TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) oldu.
İşsizlik oranı en yüksek bölge yüzde 33,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) iken, işsizlik oranı en düşük bölge yüzde 6,6 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu.
En yüksek istihdam oranı TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) Bölgesi’ne ait oldu.
En yüksek istihdam oranı yüzde 50,9 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) Bölgesi’nde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise yüzde 26,0 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) Bölgesi’nde oldu.
En yüksek işgücüne katılma oranı yüzde 55,9 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) Bölgesi’nde gerçekleşti. En düşük işgücüne katılma oranı ise yüzde 38,4 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) Bölgesi’nde oldu.
9 kişilik temizlik görevlisi alımına 5 bin 217 başvuru
Ülkedeki işsizliğin ulaştığı boyut iş başvurularında kendini gösteriyor. Adıyaman’da 9 kişilik temizlik görevlisi alımı için 4 günde 5 bin 217 kişi başvuruda bulundu.
Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre, Adalet Bakanlığı’nın Türkiye İş Kurumu üzerinden Adıyaman’da açtığı 9 kişilik temizlik görevlisi kadrosuna dört günde rekor başvuru yapıldı. TBMM Başkanlık Divanı üyesi, CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere, iktidarın gündemi ne kadar değiştirmeye çalışırsa çalışsın, Türkiye’de ve Adıyaman’da milletin tek gündeminin işsizlik ve yoksulluk olduğunu vurguladı. Tutdere, “İşte, AKP’nin 18 yılda Adıyaman’ı ve Türkiye’yi getirdiği tablo bu. Listeye baktığımızda başvurucuların 156’sı lisans, 987’si ön lisans olmak üzere 1143 kişi üniversite mezunu” dedi.
İşsizler derneği
Adıyaman’daki ağır işsizlik tablosuna dikkat çeken Tutdere, “TÜİK’in verilerine göre ülkemizde azalmış haliyle işsiz sayısı 3 milyon 861 bin kişi. Kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği alanlar işsiz sayılmıyor. TÜİK’in verileri pembe dizi gibi” dedi. Tutdere, Türkiye’de ilk ve tek olarak trajikomik bir şekilde Adıyaman’da “İşsizler Derneği” olduğuna da dikkat çekti.
Geniş tanımlı işsizlik oranı ortalama yüzde 29,1, kadınlarda yüzde 37,3!
Biz 10 yıldır hesaplıyorduk: TÜİK nihayet geniş tanımlı işsizliği gördü!
• Ocak 2019’da yüzde 19,6 olan geniş tanımlı işsizlik oranı Ocak 2021’de yüzde 29,1’e yükseldi. Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 37,3’e yükseldi.
• DİSK-AR’ın 10 yıldır ILO metodolojisine dayanarak hesapladığı geniş tanımlı işsizlik hesaplaması nihayet TÜİK tarafından da kullanılmaya başlandı.
TÜİK bugün (10 Mart 2021) açıkladığı Hanehalkı İşgücü Araştırmasında (HİA) 2021 Ocak ayından itibaren, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 19. Çalışma İstatistikçileri Konferansı kararlarına ve ilgili AB tüzüğüne uyum sağlamak amacıyla yeni düzenlemelere geçti.
TÜİK bu çerçevede “işgücüne ilişkin tamamlayıcı göstergeler” adı altında ILO’nun 2013 yılında benimsediği kriterleri esas alan yeni işsizlik türlerini de ek olarak açıklamaya başladı. Böylece TÜİK tarihinde ilk kez âtıl işsizlik (geniş tanımlı işsizlik) türünü açıklamış oldu.
Bilindiği gibi DİSK-AR yaklaşık 10 yıldır geniş tanımlı işsizlik hesaplamaları yapıyor. TÜİK ise yıllardır ısrarla geniş tanımlı işsizlik hesaplamalarını açıklamaktan kaçınıyordu. TÜİK’in dar tanımlı işsizlik verileri ciddi eleştirilere uğruyordu. Bu çerçevede TÜİK’in yapmış olduğu yöntem değişikliği DİSK-AR olarak yıllardır yaptığımız geniş tanımlı işsizlik hesaplamalarının önemini ortaya koymuş oluyor. TÜİK tarafından kullanılan metodolojinin ayrıntıları bir yana ilke olarak geniş tanımlı işsizlik türlerinin açıklanmaya başlanmasını önemli buluyoruz.
Yeni TÜİK verileri, eski TÜİK verilerin ve dar tanımlı işsizlik oranlarının ne kadar gerçek durumu açıklamaktan uzak olduğunu da ortaya koymuş oldu.
TÜİK tarafından açıklanan Ocak 2021 dönemi mevsim etkilerinden arındırılmış dar tanımlı işsizliği yüzde 12,2 olarak gerçekleşirken, âtıl işgücü oranı (DİSK-AR tarafından geniş tanımlı işsizlik olarak hesaplanan oran) yüzde 29,1 oldu. Kadınlarda dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 14,1 olarak açıklanırken, geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 36 olarak gerçekleşti. Böylece Ocak 2020’de yüzde 12,8 olan dar tanımlı işsizlik Ocak 2021’de yüzde 12,2’ye gerilerken, yüzde 21,2 olan geniş tanımlı işsizlik yüzde 29,1’e yükselmiş oldu. Ocak 2020’de yüzde 27,4 olan geniş tanımlı kadın işsizlik oranı ise Ocak 2021’de yüzde 36’ya yükselmiş oldu.
Dar tanımlı işsizlik oranının düşüyor gözükmesinin temel nedeni bu hesaplama yönteminin eksikliğinden kaynaklanıyor. Dar tanımlı işsizlik hesaplama yöntemi zamana bağlı eksik istihdamı, ümitsiz işsizleri ve iş aramayıp çalışmaya hazır olanları kapsamıyor. Oysa geniş tanımlı işgücü hesaplaması (atıl işgücü oranı) zamana bağlı eksik istihdamı, ümitsiz işsizleri ve iş aramayıp çalışmaya hazır olanları kapsıyor. Bu yüzden dar tanımlı işsizlik düşüyor gözükürken geniş tanımlı işsizlik yüzde 30’a dayanmış durumda.
TÜİK’in bugün açıklamaya başladığı yeni metodolojiye dayalı veri setinin ayrıntılı dökümleri henüz yayımlanmadı. Bu ayrıntılar yayımlanınca TÜİK’in yeni HİA işgücü veri setine ilişkin kapsamlı raporumuzu açıklayacağız.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım 2020 dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. İşsizlik oranı yüzde 12,9 seviyesinde gerçekleşti.
Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı Ocak ayında bir önceki aya göre bin kişi azalarak 3 milyon 861 bin kişi oldu. Tarım dışı işsizlik oranı yüzde 14,2 olarak açıklandı.
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,7 puanlık azalışla yüzde 24,7, istihdam oranı 0,5 puan artarak yüzde 30,1 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 39,9 seviyesinde gerçekleşti.
İşgücüne katılma oranı % 49,3
İşgücü 2020 yılı Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 406 bin kişi azalarak 31 milyon 71 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 3,2 puanlık azalış ile %49,3 olarak gerçekleşti.
İki kişiden biri hizmet sektöründe
Ocak ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre tarım sektöründe 366 bin kişi, sanayi sektöründe 14 bin kişi, hizmet sektöründe 451 bin kişi artarken inşaat sektöründe 9 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 18,6'sı tarım, yüzde 21,1'i sanayi, yüzde 5,8'i inşaat, yüzde 54,5'i ise hizmet sektöründe yer aldı.
Kayıt dışı çalışanların oranı % 29,7
Kasım 2020 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,1 puan azalarak %29,7 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 3,8 puan azalarak %19,0 oldu.
Kamu istihdamı % 3,2 arttı
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın derlediği verilere göre, 2020 yılı IV. döneminde toplam kamu istihdamı 2019 yılının aynı dönemine göre %3,2 oranında artarak 4 milyon 792 bin kişi oldu.
15-64 yaş grubunda işsizlik oranı % 13,1, istihdam oranı % 47,7 oldu
15-64 yaş grubunda işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,5 puanlık azalışla %13,1, tarım dışı işsizlik oranı ise 0,6 puanlık azalışla %14,9 oldu. Bu yaş grubunda istihdam oranı 2,5 puanlık azalışla %47,7, işgücüne katılma oranı ise 3,1 puanlık azalışla %55,0 oldu.
Genç nüfusta işsizlik oranı % 25,4, istihdam oranı % 29,6
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,9 puanlık artışla %25,4, istihdam oranı ise 3,0 puan azalarak %29,6 oldu. Aynı dönemde işgücüne katılma oranı 3,6 puanlık azalışla %39,6 seviyesinde gerçekleşti. Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,9 puanlık artışla %27,1 seviyesinde gerçekleşti.
TÜİK’in “Yaşam Memnuniyeti” çalışmasının sonuçları açıklandı. Buna göre halk, son 18 yılda en çok 2020 yılında mutsuz oldu. Sorunların başında ise ekonomi geliyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2020 yılına ilişkin “Yaşam Memnuniyeti” araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. 2003’ten bu yana yıllık olarak açıklanan veriler ilk kez bu kadar kötü durumda. Verilere göre 2003’te çok mutlu ve mutlu olduğunu söyleyenler yüzde 59,6 iken, bu oran 2020’de yüzde 48,2’ye geriledi. Mutsuz ve çok mutsuz olanların oranı ise 2003’te yüzde 7,25 iken bu oran 2020’de yüzde 14,5’e yükseldi. Geri kalanların mutluluk durumu “orta” olarak ölçüldü.
Toplumun yarısı mutsuz
2003’ten beri yayımlanan çalışmada mutlu veya çok mutluyum diyenler ilk kez yarıdan aza düşerek çoğunluğu kaybettiler. Verilere göre her 100 kişiden 8,8’i çok mutlu, 39,4’ü mutlu, 37,3’ü orta, 10’u mutsuz, 4,5’i de çok mutsuz olarak kayıtlara geçti. Mutlu ve çok mutlu olduğunu söyleyenlerin sayısı ilk kez bu kadar azaldı. Öte yandan mutlu ve çok mutlu olduğunu söyleyenler 2016’da zirveyi görmüştü. 2016 itibariyle her 100 kişiden 61,3’ü çok mutlu veya mutlu olarak tanımlanırken, bu sayı izleyen 4 yıl içinde sert şekilde düştü ve 2020’de 48,2’ye geriledi.
Gençlerde mutsuzluk artıyor
TÜİK’in verilerine göre yaş gençleştikçe mutsuzluk da artıyor. 2003’ten 2016’ya kadar yatay seyir izleyen genç mutsuzluğu 2016’dan sonra sert bir kırılım yaşıyor. 2016’da 18-24 yaş arasında her 100 gençten 52,1’i mutluyum derken, bu sayı 2020’de 37’ye, çok mutluyum diyenler 10,8’den 10’a geriledi. Mutsuzların sayısı ise artıyor. 2016’da her 100 gençten 7,2’si mutsuzum derken, 2020’de bu sayı 9,2’ye, çok mutsuzum diyenler ise 1,3’ten 5’e yükseldi.
TÜİK’in “Yaşam Memnuniyeti” araştırmasında ölçümlediği bir diğer gösterge de ülkenin umutluluk seviyesi. Buna göre 2016’dan beri umutluların oranında sert şekilde gerileme var. 2016’da her 100 kişiden 5,6 olan “çok umutsuzum” diyenler 2020’de 11,6’ya yükseldi. Çok umutsuzum diyenlerin oranında sadece 4 yılda yüzde 100’ün üzerinde artış görüldü.
Bunun yanı sıra Türkiye ekonomisinin geleceğine ilişkin beklentiler konusunda üniversite mezunları daha karamsar. Toplumun yüzde 40,3’ü gelecek sene ekonomik olarak daha kötü gidecek derken, bu oran üniversite mezunları arasında yüzde 53,2 olarak ölçüldü. Üniversite mezunlarının bu cevabı 2016 yılında yüzde 37,5’di.
Ekonomik durum mutsuzluğu belirliyor
TÜİK’in araştırmasında kişilere durumlarını 5 yıl önceyle kıyaslaması da istendi. Buna göre 2016’da 5 yıl önceye göre durumun kötüleşti diyen yüzde 24,8’den yüzde 37,8’e yükselirken, durumu iyileşti diyenler yüzde 42,8’den yüzde 28,5’e düştü.
Yaşam memnuniyeti çalışması kişilerin ekonomik beklentilerini de ölçümledi. Yurttaşların önemli bir çoğunluğu 2020’nin en kötü yıl olmadığı, ekonominin gelecekte daha kötü olacağını düşünüyor.
Gelecek bir yıl içinde Türkiye ekonomisi daha iyiye mi yoksa daha kötüye mi gidecek sorusuna 2016’da toplumun yüzde 23,1’i “daha kötü gidecek” derken, bu oran 2020’de yüzde 40,3’e yükseldi.
Türkiye ekonomisi uçurumun kenarında
Halkın elinden ise marketlerde daha ucuz ürünleri aramaktan başka bir şey gelmiyor. Yaşam memnuniyeti araştırmasına göre 2020’de “Daha ucuz ürünlere yöneldiniz mi” sorusuna “evet, yöneldim” cevabını verenler yüzde 71,2’yle rekor kırdı. Bu oran 2016’da yüzde 54,5’ti.
Yıl yıl mutsuzluk artıyor










