tüik

kasım ayı tüketici güven endeksi açıklandı
Tüketici güven endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 2,2 azalarak 80,1 puan olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Kasım’da önceki aya göre yüzde 2,2 azaldı. Ekim’de 81,9 olan endeks, Kasım’da 80,1'e geriledi. Hanenin maddi durumunda azalma Hanenin maddi durumu endeksi Ekim’de 69,4 iken, Kasım’da yüzde 4,1 azalışla 66,6'ya düştü. Hanenin maddi durum beklentisi endeksi Ekim’de 79,5 iken, Kasım’da yüzde 0,6 gerileyerek 79 olarak kayıtlara geçti. Ekonomik durum beklentisi düştü Genel ekonomik durum beklentisi endeksi Ekim’de 81,4 iken, Kasım’da 3,3 azalarak 78,7'ye geriledi. Dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi Ekim’de 97,4 iken, Kasım’da yüzde 1,2 düşerek 96,2 oldu.  
 4 kişilik ailenin asgari geçim sınırı 7 bin 625 lira
Türkiye Kamu-Sen, geçen ay çalışan tek kişinin yoksulluk sınırını 3 bin 743 lira, 4 kişilik ailenin asgari geçim haddini ise 7 bin 625 lira olarak hesapladı. Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi, bu yılın Ekim ayına ait “Asgari Geçim Endeksi” sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 3 bin 743 lira 67 kuruş, dört kişilik ailenin asgari geçim haddi 7 bin 625 lira 85 kuruş olarak belirlendi. Sonuçlar, 4 kişilik ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre 58 lirayla yüzde 0.78 oranında arttığını gösterdi. Çalışan tek kişinin açlık sınırı ise bir önceki aya göre yüzde 0.93 oranında yükselerek 2 bin 892 lira 24 kuruş olarak hesaplandı. Türkiye'de 4 kişilik ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı geçen ay 2 bin 849 lira 69 kuruş oldu. TÜİK verilerinde 1103 lira olarak belirlenen kira gideri Ekim’de ortalama maaşının yüzde 24.64'üne denk geldi. Buna göre bir memur, ortalama maaşının yüzde 63.63'ünü yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak durumunda kaldı. Ortalama ücretle geçinen bir memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için geçen ay maaşından geriye 1628 lira kaldı.  
disk-ar mızrak çuvala sığmıyor işsizlik artıyor istihdam azalıyor                        !”
- Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 9,6 Milyon - Covid-19 Etkisiyle İşsizlik ve İş Kaybı Toplamı 10,5 Milyon - İstihdam 975 Bin Azaldı - Ümitsiz İşsiz Sayısı Yüzde 117 Arttı - Zamana Bağlı Eksik İstihdam Yüzde 267 Arttı DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR) “Kasım 2020 İşsizlik ve istihdam raporu” açıklandı. Rapora göre, TÜİK Ağustos 2020 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarını 10 Kasım 2020’de açıkladı. Ağustos 2020 verileri salgının en yoğun geçtiği Nisan ve Mayıs aylarından sonra kısmi bir gerilemenin görüldüğü ve ekonominin açıldığı dönemi yansıtıyor. Ancak istihdam ve işsizlikteki vahim tablo sürüyor. TÜİK’e göre dar işsizlik oranı (standart işsizlik oranı) 0,8 puanlık azalış ile yüzde 13,2 seviyesinde gerçekleşti. Yine TÜİK’e göre Türkiye genelinde işsiz sayısı 2020 Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 456 bin kişi azalarak 4 milyon 194 bin kişi oldu. TÜİK açıkladığı dar tanımlı işsizlik oranı ve işsiz sayısı ile Covid-19’un istihdam üzerinde yarattığı tahribatı yansıtmıyor, tersine saklıyor. Nisan 2020’den bu yana uygulanan işten çıkarma yasağı nedeniyle TÜİK’in dar tanımlı/standart işsizlik verileri işgücü piyasalarındaki gerçek tabloyu yansıtmıyor. TÜİK’in Ağustos 2020 dönemine ait sonuçlarında yer alan dar tanımlı (resmî) işsizlik oranı ve işsiz sayısı Covid-19 döneminde yaşanan istihdam ve iş kaybını yansıtmayan ve tamamen TÜİK’in işsizlik hesaplama tekniğinin yetersizliğinden kaynaklanan bir sonuçtur. TÜİK’in işsizlik hesaplama tekniği Covid-19 gibi bir salgının etkilerini yansıtmaktan uzaktır. TÜİK, sadece araştırmanın yapıldığı referans haftasından geriye doğru 4 hafta içinde iş arayanları işsiz sayıyor. Oysa Covid-19 döneminde işten çıkarma yerine yaygın olarak kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği uygulanması nedeniyle milyonlarca işçi çalışmadığı halde istihdamda gözükmektedir. TÜİK’in yöntemine göre, kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği alan işçiler iş aramadıkları için işsiz sayılmıyor. İŞKUR’a göre bugüne kadar yaklaşık 3,5 milyon işçi kısa çalışma ödeneği ve 2 milyon 45 bin işçi de ücretsiz izin ödeneği (nakdi ücret desteği) aldı. Ancak TÜİK bu işçileri istihdamda kabul ediyor. Öte yandan kısa çalışma ödeneği alamayan, kayıt dışı veya kendi hesabına çalışıp işsiz kalanların önemli bir bölümü ise Covid-19 nedeniyle iş arama eğiliminde olmadığından işgücü piyasası dışına çıktılar. TÜİK onları da işsiz saymadı. DİSK-AR tarafından hazırlanan raporda yer alan özet bulgular şöyle: - Ağustos 2020’de de Covid-19 ve ekonomik krizin işgücü piyasaları üzerindeki tahribatı sürüyor. - DİSK-AR, ILO’nun yöntemini esas alarak Covid-19’un yarattığı gerçek istihdam kaybını ve işsizliği hesapladı. - Covid-19 etkisiyle revize edilmiş geniş tanımlı işsiz sayısı ve iş kaybı Ağustos 2020’de 10,5 milyon olarak gerçekleşti! - Revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı yüzde 29,3 olarak hesaplandı. - Covid-19 Ağustos 2020’de en az 2 milyon 159 bin yeni eşdeğer istihdam kaybına yol açtı. - Geniş tanımlı işsiz sayısı 9,6 milyona yükseldi. - Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 26,7 olarak gerçekleşti. - İstihdam bir yılda 975 bin kişi azaldı. - İstihdam oranı yüzde 43,9’a geriledi. - İşbaşında olanların sayısı son bir yılda 1 milyon 471 bin kişi azaldı. - Ümitsiz işsizlerin sayısı bir yılda 613 binden 1 milyon 331 bine yükseldi. - Kadınlar Covid-19’dan daha fazla etkileniyor: Kadın işgücü yüzde 7, kadın istihdamı yüzde 5,1 azaldı.  
ağustos ayı resmi işsizlik rakamları açıklandı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 Ağustos dönemine ait işgücü istatistiklerini yayımladı. TÜİK verilerine göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 456 bin kişi azalarak 4 milyon 194 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,8 puanlık azalış ile yüzde 13,2 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısı 2020 yılı Ağustos döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 975 bin kişi azalarak 27 milyon 554 bin kişi, istihdam oranı ise 2,4 puanlık azalış ile yüzde 43,9 oldu. Tarım dışı işsizlik oranı 1,0 puanlık azalış ile yüzde 15,7 oldu. İstihdam azaldı, işgücüne katılım düştü İstihdam edilenlerin sayısı 2020 yılı Ağustos döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 975 bin kişi azalarak 27 milyon 554 bin kişi, istihdam oranı ise 2,4 puanlık azalış ile yüzde 43,9 oldu. Bu dönemde, istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 314 bin, sanayi sektöründe 91 bin, hizmet sektöründe 717 bin kişi azalırken inşaat sektöründe ise 147 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 19,2'si tarım, yüzde 19,8'i sanayi, yüzde 6,2'si inşaat, yüzde 54,7'si ise hizmet sektöründe yer aldı. İşgücü 2020 yılı Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 431 bin kişi azalarak 31 milyon 749 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 3,3 puanlık azalış ile yüzde 50,6 olarak gerçekleşti. Kayıt dışı çalışma düştü Ağustos 2020 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 3,2 puan azalarak yüzde 32,9 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 2,8 puan azalarak yüzde 20,6 oldu.    
turizm gelirlerinde büyük düşüş
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz - Eylül 2020 (III. çeyrek) dönemi turizm istatistiklerini açıkladı. Turizm geliri geçen yılın aynı çeyreğine göre % 71.2 oranında azaldı. Yurt dışını ziyaret eden vatandaşlar % 93.1 azaldı. Mali azalma 4 milyar 44 milyon 356 bin dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre turizm geliri Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarından oluşan III. çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre % 71.2 azalarak 4 milyar 44 milyon 356 bin $ oldu. Turizm gelirinin (cep telefonu dolaşım ve marina hizmet harcamaları hariç) % 71.6’sı yabancı ziyaretçilerden, %28.4’ü ise yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi. Paket turlarda azalma yüksek Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. Bu çeyrekte yapılan harcamaların 3 milyar 97 milyon 691 bin $’ını kişisel harcamalar, 946 milyon 665 bin $’ını ise paket tur harcamaları oluşturdu. Bu çeyrekte tüm harcama türleri geçen yılın aynı çeyreğine göre azaldı. Spor, eğitim, kültür harcaması % 82.6, tur hizmetleri harcaması %78.8 ve paket tur harcamaları (ülkemize kalan pay) %77.2 azaldı. Bu çeyrekte geceleme yapan yabancıların ortalama gecelik harcaması 70 $, yurt dışında ikamet eden vatandaşların ortalama gecelik harcaması ise 46 $ oldu. Ziyaretçi sayısı düştü Ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı çeyreğine göre % 74.1 azaldı. Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2020 yılı III. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre % 74.1 azalarak 5 milyon 604 bin 155 kişi oldu. Bunların % 79’unu 4 milyon 430 bin 53 kişi ile yabancılar, %21’ini ise 1 milyon 174 bin 102 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu. Bu çeyrekte yabancı ziyaretçiler ülkemizi % 74.9 ile en çok “gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler” amacıyla ziyaret etti İkinci sırada % 15.8 ile “akraba ve arkadaş ziyareti”, üçüncü sırada ise ile % 3.3 ile “iş amaçlı (konferans, seminer, görev vb)” yer aldı. Yurt dışı ikametli vatandaşlar ise ülkemize % 65.4 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi. Yurtdışı ziyaretlerde büyük düşüş Yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşan turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre % 89.8 azalarak 126 milyon 79 bin $ oldu. Bunun 119 milyon 604 bin $’ını kişisel, 6 milyon 476 bin $’ını ise paket tur harcamaları oluşturdu. III. çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre % 93.1 azalarak 203 bin 223 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 620 $ olarak gerçekleşti.  
DİSK-AR, TÜİK tarafından açıklanan işsizlik rakamlarını değerlendiren bir rapor açıkladı. Raporda yer alan değerlendirmeye göre; "İşsizlik düşmüyor, artıyor." TÜİK Temmuz 2020 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarını 12 Ekim 2020’de açıkladı. Temmuz 2020 verileri salgının en yoğun geçtiği nisan ve mayıs aylarından sonra kısmi bir gerilemenin görüldüğü ve ekonominin açıldığı dönemi yansıtıyor. Ancak istihdam ve işsizlikteki vahim tablo sürüyor. TÜİK’e göre dar işsizlik oranı 0,5 puanlık azalış ile yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti ve Türkiye genelinde işsiz sayısı 2020 Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 369 bin kişi azalarak 4 milyon 227 bin kişi oldu. TÜİK açıkladığı dar tanımlı işsizlik oranı ve işsiz sayısı Covid-19’un yarattığı tahribatı yansıtmaktan oldukça uzaktır. Nisan 2020’den bu yana uygulanan işten çıkarma yasağı nedeniyle dar tanımlı işsizlik verileri işgücü piyasalarındaki gerçek tabloyu yansıtmıyor. Kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz ödeneği alanlar dikkate alınmıyor. TÜİK’in Temmuz 2020 dönemine ait sonuçlarında yer alan dar tanımlı (resmî) işsizlik oranı ve işsiz sayısı Covid-19 döneminde yaşanan istihdam ve iş kaybını yansıtmayan ve tamamen TÜİK’in işsizlik hesaplama tekniğinin yetersizliğinden kaynaklanan yetersiz verilerdir. O nedenle DİSK-AR geniş tanımlı işsizliği ve Covid-19 nedeniyle yaşanan istihdam kaybını hesaplıyor. DİSK-AR tarafından hazırlanan raporda yer alan özet bulgular şöyle:     • Temmuz 2020’de de Covid-19 ve ekonomik krizin işgücü piyasaları üzerindeki tahribatı sürüyor.     • Covid-19 etkisiyle revize edilmiş geniş tanımlı işsiz sayısı ve iş kaybı Temmuz 2020’de 10,4 milyon olarak gerçekleşti!     • Revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı yüzde 29,1 olarak hesaplandı.     • Covid-19 Temmuz 2020’de en az 1 milyon 879 bin yeni eşdeğer istihdam kaybına yol açtı.     • Geniş tanımlı işsiz sayısı 9,8 milyona yükseldi.     • Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 27,3 olarak gerçekleşti.     • İstihdam bir yılda 1 milyon 254 bin kişi azaldı.     • İstihdam oranı yüzde 43,5’e geriledi.     • İşbaşında olanların sayısı son bir yılda 1 milyon 333 bin kişi azaldı.     • Ümitsiz işsizlerin sayısı bir yılda 614 binden 1 milyon 335 bine yükseldi.     • Kadınlar Covid-19’dan daha fazla etkileniyor: Kadın işgücü yüzde 7,5, kadın istihdamı yüzde 6,3 azaldı.  
sayıştay tüik hesapları hatalı
Sayıştay, açıkladığı ekonomiye ilişkin veriler kamuoyunda tartışma yaratan TÜİK’in kendi hesabında hatalı işlem yaptığını belirledi. TÜİK’in gelir- gider işlemlerinin yanlışlığı nedeniyle 4.7 milyon liralık hata oluştu. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) son aylarda açıkladığı enflasyon, istihdam gibi resmi ekonomi verileri başta muhalefet olmak üzere kamuoyunda güvenilmez bulunuyor. Muhalefet sözcüleri, söz konusu verilerin yanlış ve makyajlanmış olduğunu dile getirirken Sayıştay'ın TBMM'ye sunduğu TÜİK'in 2019 yılı raporunda kurumun kendi hesaplarını da hatalı tuttuğu ortaya çıktı. Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberine göre, raporda, TÜİK'in taşınırlara ilişkin düzeltme kayıtlarını hatalı yaptığı belirlendi. Raporda, TÜİK'in taşra teşkilatı olan Adana, Antalya, Bursa, İzmir, Kastamonu ve Konya bölge müdürlüklerinde tesis, makine ve cihazlar ile demirbaşların “maddi duran varlıklar” hesabına borç, “gelirler hesabına” ise alacak kaydı yapılarak muhasebe kayıtlarına hatalı olarak alındığına dikkat çekildi. Raporda, söz konusu hatayı düzeltmek için yapılan işlemde ise “gelirler hesabına borç kaydı” yapılması gerekirken “giderler hesabına” işlem yapıldığı belirlendi. Raporda, ilgili mevzuata atıf yapılarak söz konusu işlem nedeniyle 4 milyon 705 bin 623 TL tutarında hataya sebebiyet verildiği belirlendi. Raporda, “Bu itibarla, taşınmazlara ilişkin düzeltme kayıtlarının Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri çerçevesinde yapılmaması sonucu 2019 yılı mali tablolarında yer alan gelirler ve giderler hesaplarında hataya sebep olunmuştur” denildi.  
döviz kurlarındaki artış halka enflasyon olarak döndü
- Yoksulların aile bütçesinin yüzde 30,7’sini ayırmak zorunda kaldığı gıda harcamaları Eylül’de bir önceki aya göre yüzde 3,8 oranında arttı. - Birleşik Kamu-İş’in, en çok tüketilen 77 gıda maddesini esas alarak yaptığı çalışmaya göre gıda harcamalarında Ocak-Eylül dönemindeki toplam artış yüzde 19,5 oldu. - Gıda fiyatlarında son bir yıllık artış da yüzde 29,2’yi buldu. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR’ın, fiyatlarını Ankara’daki pazar ve marketlerden her ay düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 77 gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının Eylül ayı sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre söz konusu sepet için harcanan para son bir yılda (Eylül 2019’a göre) ise yüzde 29,2 oranında arttı. 12 aylık ortalama fiyatlara göre artış ise yüzde 31,5 olarak gerçekleşti. Araştırmayla, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun ortaya konulması amaçlanıyor. Gıda fiyatları bütçede gedik açtı Döviz kurlarında Ağustos ayında başlayan yüksek oranlı artışlar, Eylül’de halka enflasyon olarak döndü. Türkiye’nin en yoksul kesiminin aile bütçesinin çok büyük bir bölümünü ayırmak zorunda bulunduğu gıda fiyatları Eylül’de bir önceki aya göre yüzde 3,8 oranında artarken aile bütçelerinde de büyük bir gedik açtı. Gıda harcamalarında, yılın ilk dokuz aylık döneminde fiyat artışı da yüzde 19,5’i buldu. TÜİK’in en son açıkladığı Hanehalkı Tüketim Harcaması araştırması, son yıllarda diğer harcama gruplarına göre daha yüksek oranda artış gösteren gıda fiyatlarının, özellikle yoksulların aile bütçesini oldukça olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor, Gıda fiyatlarının diğer harcamalara göre daha yüksek oranda arttığı 2019 yılında en yoksul yüzde 20’lik kesimin aile bütçesinden gıda için yapmak zorunda olduğu harcamanın payı yüzde 28,7’den yüzde 30,7’ye yükseldi. En zengin yüzde 20’lik kesimin gıda harcamalarının toplam aile harcamaları içerisindeki payı ise yüzde 15,4’ten yüzde 15,3’e indi. Türkiye’deki aileler gıda için harcadıkları her 100 liranın 17,8 lirasını pirinç, ekmek, bulgur, buğday unu, makarna ve şehriye gibi ürünlere harcıyor. Diğer ülkelere göre miktar olarak çok az tüketilmesine rağmen, dünyanın belki de en yüksek fiyatlarının geçerli olması nedeniyle et ve balık için yapılan harcamalar ise gıda harcamalarının yüzde 19,4’ünü oluşturuyor. Süt, peynir, tereyağı ve diğer süt ürünleri ile yumurtanın gıda harcamaları içerisindeki payı ise yüzde 13,9’u buluyor. Türkiye’de gıda için harcanan her 100 liranın 5,4 lirası tereyağı dışındaki yağlara,11,5 lirası meyveye, 16,6 lirası sebzeye, 6 lirası şeker, reçel, bal gibi gıda ürünlerine, 3,2 lirası çay ve kahveye, 3,8 lirası alkolsüz içeceklere, 2,3 lirası ise diğer gıda maddelerine ayrılıyor. Bu arada araştırmalara göre yoksullar gıda harcamalarının büyük bölümünü ekmek, tahıl ve sebzeye ayırırken, zenginlerin gıda harcamalarının büyük bölümünü et balık ve deniz ürünleri meydana getiriyor. Aylık fiyat artışı Eylül’de, ekmek, un, bulgur, pirinç, makarna fiyatları bir önceki aya göre, yüzde 2,5 oranında artarken, et-balık harcamalarında ise balık ve tavuk eti fiyatlarındaki azalışın etkisiyle yüzde 0,7 oranında düşüş yaşandı. Süt ve süt ürünleri ile yumurta harcamalarında yüzde 3,4 oranında artış kaydedilen eylül ayında katı ve sıvı yağ fiyatlarında ise yüzde 4,3 oranında artış oldu. Meyve harcamalarının yüzde 1,4 oranında azaldığı Eylül ayında sebze harcamalarında ise bir önceki aya göre yüzde 17,7 gibi oldukça yüksek oranda bir yükseliş yaşandı. Bakliyat fiyatlarının yüzde 2,9 oranında arttığı eylül ayında, salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri gıda maddelerinden oluşan diğer işlenmiş gıda fiyatlarında yüzde 3,3 oranında yükseliş oldu. Böylece gıda fiyatlarında Eylül’de Ağustos ayına göre yüzde 3,8 oranında yükseliş yaşanmış oldu. Aralık 2019’a göre değişim Ocak-eylül döneminde gıda harcamalarındaki artış ise yüzde 19,5 olarak hesaplandı. Bu dönemde ekmek, un, bulgur grubunda yüzde 7,5, et-balık harcamalarında yüzde 19,2 oranında, süt ve süt ürünleri ile yumurta harcamalarında yüzde 8,4 oranında artış oldu. Yağ fiyatları yüzde 21,2, meyve fiyatları yüzde 39,3 artarken, sebze fiyatlarında yüzde 40,3 oranında yükseliş gözlendi. Bakliyat fiyatlarında yüzde 9,8 oranında artış yaşanırken diğer gıda maddelerine ilişkin harcamalar ise yüzde 3,4 oranında zamlandı. Son bir yıl Gıda harcamalarında yıllık olarak ise (Eylül 2019’a göre) yüzde 29,2 oranında artış kaydedildi. Son bir yılda ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 5,8, et-balık fiyatlarında 22,3, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 25,8 oranında artış yaşandı.  Bir yıl öncesine göre katı ve sıvı yağ fiyatları yüzde 23 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 78,9 oranında, sebze fiyatları ise yüzde 57,4 oranında artış gösterdi.  Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 26,8, diğer gıda fiyatları ise yüzde 3,4 oranında zamlandı. Yıllık ortalama Sepete dahil edilen ürünlerin son 12 aylık ortalama fiyatlarının bir önceki 12 aylık dönemdeki ortalama fiyatlarıyla karşılaştırılmasıyla hesaplanan 12 aylık ortalamalara göre de gıda fiyatlarında yüzde 31,5 oranında artış yaşandı. Yıllık ortalamalara göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları yüzde 10,7, et ve balık fiyatları yüzde 16,4 süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatları yüzde 28,5, yağ fiyatları yüzde 19,2, meyve fiyatları yüzde 70,4, sebze fiyatları yüzde 45,8, bakliyat fiyatları yüzde 23,3, diğer gıda maddelerinin fiyatları da yüzde 24,9 oranında artış kaydetti.    
7 milyon işçi 2 bin 324 lira ile geçinmeye çalışıyor
Asgari ücretli ve ücretsiz izne çıkarılan emekçinin gelir kaybı tavan yaptı Türk-İş’in her ay yaptığı çalışma salgınla birlikte ülkedeki yoksulluğun da her geçen gün katlanarak büyüdüğünü ortaya koydu. Verilere göre ilk kez bir çalışanın yaşayabilmesi için aylık yapması gereken asgari harcama tutarı 3 bin liranın üzerine çıktı. Olması gereken asgari ücret ile mevcut asgari ücret arasındaki fark 680 lira. Yaklaşık 7 milyon işçi 2 bin 324 lira ile geçinmeye çalışıyor. Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre, Türkiye’de salgınla birlikte yoksulluk da her geçen gün katlanarak büyüyor. Türk-İş her ay bekâr bir çalışanın aylık yaşam maliyetini hesaplıyor. Ağustosta 2 bin 892 lira olan bir işçinin yaşayabilmesi için aylık olarak yapması gereken asgari harcama tutarı eylülde 3 bin 3 liraya çıktı. Ocak ayında bu rakam 2 bin 698 liraydı. Asgari ücret ise bu yıl için 2 bin 324 lira olarak belirlendi. Bugün bir işçinin yaşayabilmesi için yapması gereken asgari harcama ile asgari ücret arasında 679 lira fark bulunuyor. Türkiye’de toplam 14.2 milyon işçi var. Yaklaşık 7 milyon işçi asgari ücretle çalıştırılıyor. Tek bir işçinin yaşayabilmesi için aylık yapması gereken en az harcamanın 3 bin 3 lira olduğu ülkede, yaklaşık 7 milyon işçi 2 bin 324 lira ile geçinmeye çalışıyor. Yine bugün yaklaşık 2 milyona yakın işçi de ücretsiz izne çıkarılmış durumda. Bu işçilere aylık 1168 lira veriliyor. Bir işçinin yaşama maliyeti ile ücretsiz izne gönderilen işçiye verilen ücret arasında tam 1835 lira fark bulunuyor. Posta ile veri alıyor Birleşik Kamu-İş’e bağlı Büro-İş Sendikası Başkanı Alay Hamzaçebi ise farklı bir noktaya dikkat çekerek, TÜİK’in elektrik ve gaz fiyatlarını 3 ay geriden açıklamasının emekçiyi mağdur ettiğini söyledi. Ocak-Haziran döneminde konutlarda ortalama elektrik fiyatının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 32.3, doğalgazın ise yüzde 34.7 arttığını belirten Hamzaçebi, “TÜİK’in bu verileri bilgi teknolojisi ve iletişim çağında elektronik ortamda günlük alabilecek durumdayken, posta yoluyla alıp 3 ay gibi bir süre sonra açıklaması aslında emekçilerin geliri içerisinde büyük bir orana sahip bu harcama kalemlerinden kaynaklanan gerçek enflasyonu rötarlı olarak itiraf etmektedir” dedi. Hamzaçebi, böylece asgari ücret başta olmak üzere milyonlarca işçi, memur ve emekliyi ilgilendiren toplusözleşmelerin de TÜİK tarafından manipüle edildiğini dile getirdi.  
çiftçinin enflasyonu farklı
Elektrik ve mazot fiyatları çiftçinin belini büküyor Ağustosta yıllık enflasyon yüzde 11.77 olurken, çiftçinin enflasyonu yüzde 17.36 arttı. Ağustosta çiftçinin maliyeti, enflasyonu 5.5 puan geçti. Temmuzda da 4.5 puan geçmişti. Tüketicinin enflasyonu ise bazı tarım ürünlerinde yıllık yüzde 30’ları buldu. Yurttaş, çarşı pazardaki pahalılıktan yakınırken sofraya gelen her ürünün maliyeti henüz tarladayken artmaya devam ediyor. Tarımsal girdilerin yaklaşık yüzde 60’ında dışa bağımlı olunduğu için, kurdaki hemen her oynaklık maliyetleri de artırıyor. Ziraat odalarına göre bu artış, haftalık bazda yaşanmaya başladı. 2018 öncesinde en fazla birkaç ayda bir güncellenen girdi fiyatları, şimdi haftada bir zamlanıyor. Ancak hasat sonrası ürününü çoğu zaman maliyetine dahi satamayan çiftçinin kazancı günden güne erirken, tüketici ise sürekli pahalıya tüketmek zorunda kalıyor. Yıllık yüzde 17.36 arttı Ağustos ayında yıllık enflasyon yüzde 11.77 olurken, çiftçinin enflasyonu yıllık yüzde 17.36 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) 2020 Ağustos’ta on iki aylık ortalamalara göre yüzde 13.74, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17.36 yükseldi. Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Başkanı Hüseyin Demirtaş ise yalnızca tarım ilaçlarının son bir yılda yaklaşık yüzde 50 zamlandığını söyledi. Elektrik ve mazot Demirtaş, ortalama bir dekara 40 kilo civarında gübre kullanıldığını, gübre fiyatlarının da son bir yılda yüzde 30-35 civarında arttığını ifade etti. Benzer şekilde elektrik ve mazot fiyatlarının da çiftçinin belini bükmeye devam ettiğine dikkat çeken Demirtaş, “Girdilerin büyük çoğunluğu ithal. Döviz kurundaki artışa bağlı olarak bu girdiler neredeyse her hafta zamlanıyor. Tarımsal girdi maliyetlerini düşürmekle görevli regüle edici kurumların bu konuda hiçbir çabası yok. İthal girdilerle yerli üretim daha ne kadar sürdürülebilir, artık çözüm sunulması lazım” dedi. Daha pahalı et tüketiyoruz Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) verileri ise hem hayvancılıktaki maliyetlerdeki hem et fiyatlarındaki artışı gözler önüne serdi. ESK’ye göre süt yemi 2020 Ağustos’ta yıllık bazda yüzde 17, besi yemi yüzde 16.3, yemlik buğday ise yüzde 32.5 zamlandı. 2019 Ağustos’ta İstanbul’da 39.5 TL olan perakende kıyma fiyatları 2020 Ağustos’ta 48.6 TL’ye yükseldi. Aynı dönem aralıklarında kuşbaşı fiyatları ise yüzde 30.8 zamlandı. Kuzu eti fiyatındaki yıllık değişim de yüzde 17.5 oldu. Bu fiyatlarla Türkiye, İngiltere’den daha pahalıya kıyma, AB ülkelerinden daha pahalıya karkas et tüketmiş oldu.  

Sayfalar