İşsiz sayısı azalmış, işsizlik oranı düşmüş... Gel de inan!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılı Şubat ayı işsizlik rakamlarını açıkladı. Şubat ayında işsizlik oranı 13,6 oldu. Toplam işsiz sayısı ise 4 milyon 228 bin kişi oldu.
TÜİK Aralık, Ocak, Şubat aylarını kapsayan Ocak dönemi işsizlik rakamlarını açıklandı. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılı Şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 502 bin kişi azalarak 4 milyon 228 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 1,1 puanlık azalış ile yüzde 13,6 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 1,5 puanlık azalış ile yüzde 15,4 oldu. Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 24,4, istihdam oranı yüzde 29,5 oldu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Şubat ayı işsizlik rakamlarını açıkladı. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılı Şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 502 bin kişi azalarak 4 milyon 228 bin kişi oldu.
İşsizlik oranı yüzde 13,6 seviyesinde
Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılı Ocak döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 306 bin kişi azalarak 4 milyon 362 bin kişi olmuştu. İşsizlik oranı 0,9 puanlık azalış ile %13,8 seviyesinde gerçekleşmiş; tarım dışı işsizlik oranı 1,1 puanlık azalış ile %15,7 olmuştu. Genç nüfusta işsizlik oranı ise %24,5 idi.
Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılı Şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 502 bin kişi azalarak 4 milyon 228 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 1,1 puanlık azalış ile %13,6 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 1,5 puanlık azalış ile %15,4 oldu.
İstihdam oranı yüzde 43,1
İstihdam edilenlerin sayısı 2020 yılı Şubat döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 602 bin kişi azalarak 26 milyon 753 bin kişi, istihdam oranı ise 1,7 puanlık azalış ile %43,1 oldu. Bu dönemde, istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 530 bin, inşaat sektöründe 93 bin, hizmet sektöründe 183 bin kişi azalırken, sanayi sektöründe ise 205 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin %15,5'i tarım, %20,9'u sanayi, %5,2'si inşaat, %58,3'ü ise hizmet sektöründe yer aldı.
İş gücüne katılma oranı yüzde 49,9
İşgücü 2020 yılı Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 102 bin kişi azalarak 30 milyon 982 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 2,6 puanlık azalış ile %49,9 olarak gerçekleşti.
Kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 30
Şubat 2020 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 3,5 puan azalarak %30,0 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 2,6 puan azalarak %20,2 oldu.
Kamu istihdamı yüzde 4 arttı
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın derlediği verilere göre, 2020 yılı I. döneminde toplam kamu istihdamı 2019 yılının aynı dönemine göre %4,0 oranında artarak 4 milyon 699 bin kişi oldu.
15-64 yaş grubunda işsizlik oranı yüzde 13,9
15-64 yaş grubunda işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,1 puan azalışla %13,9, tarım dışı işsizlik oranı ise 1,4 puanlık azalışla %15,5 oldu. Bu yaş grubunda istihdam oranı 1,7 puanlık azalışla %47,6, işgücüne katılma oranı ise 2,6 puanlık azalışla %55,4 oldu.
Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 24,4
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,7 puan azalışla %24,4, istihdam oranı ise 2,5 puan azalarak %29,5 oldu. Aynı dönemde işgücüne katılma oranı 4,2 puanlık azalışla %39,1 seviyesinde gerçekleşti. Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,9 puanlık artışla %26,7 seviyesinde gerçekleşti.
Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 12,7
Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki döneme göre değişim göstermeyerek %12,7 oldu. İşsiz sayısı bir önceki döneme göre 67 bin kişi azalarak 3 milyon 996 bin kişi olarak gerçekleşti.
Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı bir önceki döneme göre 0,9 puan azalarak %44,3 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 495 bin kişi azalarak 27 milyon 509 bin kişi olarak tahmin edildi.
Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 1 puan azalarak %50,7 oldu. İşgücüne katılan sayısı 562 bin kişi azalarak 31 milyon 505 bin kişi olarak tahmin edildi.
Ekonomik faaliyete göre, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam, tarım sektöründe 218 bin kişi, sanayi sektöründe 56 bin kişi, inşaat sektöründe 28 bin kişi, hizmet sektöründe 194 bin kişi azaldı.
tüik
Vatandaşın markette, çarşıda, pazarda ve mutfakta yaşadığı gerçek enflasyon ile TÜİK’in resmi enflasyonu birbirini tutmuyor.
Birleşik Kamu-İş, TÜİK tarafından açıklanan Nisan ayı enflasyon oranlarının halkın enflasyonu ile ilgisi olmadığını dile getiren bir açıklama yayınladı.
“Açıklanan enflasyon rakamları ile halkın enflasyonu birbirini tutmamaktadır” başlıklı açıklamada, “AKP iktidarı ekonomik krizin ve salgının yurttaşların mutfağına etkisini yok sayan anlayışından vazgeçmelidir. TÜİK araştırması, gıda fiyatlarında yaşanan yükselişten en büyük zararı, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun ortaya koymayı amaçlamalıdır.” denildi.
Açıklama metni:
AKP iktidarının ülkeyi ağır bir ekonomik krize sürüklediği bilinmektedir ve iktidarın yurttaşları içine soktuğu gıda enflasyonu her geçen gün ağır koşullarda ilerlemektedir.
Dünya ve ülkemizi etkisi altına alan koronavirüsü hem ekonomik krizi hem de enflasyonu artırmaktadır. Koronavirüs salgını nedeniyle halkın büyük bir bölümünün sokağa çıkma yasakları, işsizlik ve diğer nedenlerle evine kapandığı nisan ayında tüketim harcamalarındaki belirgin düşüşe rağmen gıda fiyatlarında artış devam etmektedir.
Buna rağmen Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nisan ayında enflasyonun yüzde 10.94 olduğunu açıkladı. Enflasyon Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 0,85; bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 3,16; bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,94 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 12,66 artış gerçekleştirmiştir.
AKP iktidarı ekonomik krizin ve salgının yurttaşların mutfağına etkisini yok sayan anlayışından vazgeçmelidir. TÜİK, enflasyon hesaplarında kullandığı parametreleri değiştirerek gerçek enflasyonu düşüremez.
AKP iktidarı enflasyonla mücadeleyi gıdayı ucuzlatarak değil, halkın en fazla tükettiği mal ve hizmetlerin ağırlığını değiştirerek yapmaktadır.
TÜİK'in enflasyon hesaplama paketinde gıda, konut ve ulaştırma ile giyimin ağırlıkları düşürülmektedir. Hükümet, vatandaşı etkileyen ana unsurların dağılımını düşürerek enflasyonu olduğundan daha düşük göstermektedir.
TÜİK’in konut, gıda, içecek gibi kalemlerle derlediği ve enflasyonu hesaplamada kullandığı verilerde, manipülasyon yaptığı açıktır. Hükümet, enflasyon ile değil enflasyon sepetiyle mücadele ederek enflasyon rakamlarını olduğundan farklı çıkarmaktadır.
AKP iktidarının, resmi enflasyon oranlarındaki düşüş iddialarına karşılık gerçekler farklıdır. Eriyen maaşlar, artan borçlar, artan işsizlik ve gıda artışları emekçilerin gerçek gündemidir. Emekçiler; temel besin maddelerini dahi karşılayamaz duruma gelmiştir. Hayat pahalılığı yurttaşlarımızın açlık ve yoksullukla boğuşmasına neden olmaktadır.
Bugüne kadar temel tüketim maddelerine yapılan zamlar ve vergi artışları, bin bir zorlukla geçimlerini sağlayan yoksul emekçi ailelerin günlük yaşam koşullarını hiç olmadığı kadar zorlaştırmıştır. Bu durum umutsuz ve mutsuz milyonlar yaratmaktadır.
AKP iktidarı; yaşanan ağır tabloyu ve TÜİK istatistiklerini çarpıtarak, ekonomik koşulları görmezden gelmeyi sürdürmekten vazgeçmelidir.
Ekonomik kriz koşullarında günlük yaşam mücadelesi sürdüren emekçiler ve yoksullar koronavirüs nedeniyle daha da zorlu koşullar yaşamaktadır. Yurttaşlar; ekonomik krizin ve salgının etkisini alışverişin yapıldığı tüm noktalarda yaşamaktadır.
TÜİK araştırması, gıda fiyatlarında yaşanan yükselişten en büyük zararı, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun ortaya koymayı amaçlamalıdır.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; çarşıda, pazarda ve mutfakta yaşanan gerçek enflasyon ile resmi enflasyon rakamlarının birbirinden çok farklı olduğuna dikkat çekiyoruz.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜFE'de , Nisan ayında yüzde 0,85 artış yaşandı. Yıllık enflasyon ise 10,94 olarak gerçekleşti. 12 aylık ortalamalara göre ise enflasyonda yüzde 12.66 artış gerçekleşti.
Yıllık en düşük artış haberleşme grubunda
Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, %4,90 ile giyim ve ayakkabı, %4,91 ile eğlence ve kültür ve %5,54 ile ulaştırma oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, %31,32 ile alkollü içecekler ve tütün, %20,34 ile çeşitli mal ve hizmetler ve %14,52 ile konut oldu.
Aylık en yüksek azalış ulaştırma grubunda
Ana harcama grupları itibarıyla 2020 yılı Nisan ayında azalış gösteren diğer gruplar ise %1,23 ile haberleşme, %0,67 ile eğlence ve kültür ve %0,32 ile konut oldu. Buna karşılık, ana harcama grupları itibarıyla 2020 yılı Nisan ayında artışın yüksek olduğu gruplar sırasıyla, %4,66 ile çeşitli mal ve hizmetler, %4,08 ile giyim ve ayakkabı ve %2,53 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.
270 malda fiyat arttı
Nisan 2020'de, endekste kapsanan 418 maddeden, 87 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 61 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 270 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.
Tüketici fiyatları bazında Nisan’da en yüksek fiyat artışı yüzde 46.18 ile sarımsakta gerçekleşirken, en çok ucuzlayan ürün yüzde 43.57 ile patlıcan oldu. TÜİK verilerine göre, Nisan’da sarımsaktaki fiyat artışını yüzde 37.5 ile kuru soğan, yüzde 31.02 ile patates izledi.
Nisan’da fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler arasında yüzde 30.45 ile kivi, yüzde 26.66 ile portakal, yüzde 20.16 ile havuç, yüzde 17.91 ile elma, yüzde 16.86 ile limon, yüzde 14.96 ile yumurta, yüzde 14.32 mücevher (altın) ve yüzde 12.62 ile mercimek yer aldı.
Geçen ay en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 43.57 ile patlıcanda gerçekleşti. Bunu yüzde 36.99 ile salatalık, yüzde 34.23 ile kabak, yüzde 20.73 ile LPG (araba tüpü dolum) ücreti, yüzde 20.44 ile sivri biber, yüzde 14.48 ile kıvırcık, yüzde 11.5 ile tüp gaz ücreti, yüzde 10.32 ile benzin izledi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İstanbul İstatistik Ofisi, İstanbul'daki sigortasız çalıştırılan kişilerin sayısını yaptığı araştırmayla kamuoyuna duyurdu. Türkiye'de kayıt dışı çalışma şekilleri ciddi sorun olarak devam ederken İstanbul'da sigortasız çalışan kişi sayının 1 milyon 300 bin kişi olduğu ortaya çıktı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İstanbul İstatistik Ofisi 1 Mayıs vesilesiyle TÜİK ve SGK verilerinden yararlanarak şehirdeki çalışan verilerini yayımladı.
Buna göre 2020 Şubat ayı itibarıyla Türkiye’de sigortalı işçi sayısı, (4A’ya tabi zorunlu sigortalılar) 14 milyon 211 bin 588 iken, İstanbul’da 4 milyon 137 bin 618. Yani Türkiye’deki 100 işçinin 29’u İstanbul’da çalışıyor.
2019 sonu itibarıyla ise İstanbul’da çalışanların yüzde 22.2’si kayıt dışı çalışıyor. Bu oran İstanbul'da çalışan toplam 5.78 milyon kişiden 1.3 milyonunun sigortasız çalıştığı anlamına geliyor.
Erkek çalışan fazla
2019 yılsonu itibariyle İstanbul’da çalışanların yüzde 69’u erkek, yüzde 31’i kadınlardan oluşuyor. Çalışanlar içinde en yüksek paya 35-54 yaş grubu sahip. Çalışanların yüzde 4.7’si 15-19, yüzde 10.6’sı 20-24, yüzde 29.4’ü 25-34, yüzde 47.3’ü 35-54 yaş grubunda yer alırken, yüzde 8’i 55 yaş üzerinde.
Ücrette cinsiyet ayrımı sürüyor
2020 Şubat ayı verilerine göre İstanbul’da günlük ortalama kazanç ise 163.17 TL olarak tespit edildi. Yılın aynı döneminde günlük ortalama kazanç erkeklerde 165.52 TL iken, kadınlarda 158,48 TL olarak gözlendi. Kamuda yer alan işçilerde günlük ortalama kazanç 180.87 TL iken, özel sektördeki işçilerde bu rakam 162.05 TL.
Hizmet sektörü önde
İstanbul’da çalışan 100 kişiden 67’si hizmet sektöründe iken, 32’si sanayi, 1’i ise tarımda istihdam edildi. Çalışanların yüzde 81’i ücretli, maaşlı veya yevmiyeli, yüzde 17’si kendi hesabına veya işveren olarak çalışıyor. Geriye kalan yüzde 2’lik kesim ise ücretsiz aile işçisi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 Nisan ayına ilişkin sektörel bazlı güven endekslerini açıkladı. Açıklanan rakamlara göre Nisan ayında güven endeksi hizmet sektöründe yüzde 50,1, perakende ticarette yüzde 26, inşaat sektöründe ise 42,2 düşüş gösterdi. Reel kesimdeki işletmelerin yüzde 61’i Mart’a göre daha kötü durumda...
Koronavirüs salgınının yarattığı ekonomik tahribat daha net hissedilmeye başladı. Salgın sürdükçe ekonomik yıkımın boyutları derinleşiyor. Tüm sektörlerde geleceğe dönük umutsuzluk artıyor.
Tüm sektörlerde büyük düşüş
Hizmet sektörü güven endeksi Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 50,1, perakende ticarette yüzde 26, inşaat sektöründe 42,2 azalış gösterdi.
Türkiye İstatistik Kurumu, Nisan ayına ilişkin sektörel güven endekslerini açıkladı. Buna göre, mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi Mart ayında 92,5 iken bu ay yüzde 50,1 azalarak 46,1'e geriledi.
Hizmet sektöründe bir önceki aya göre, son 3 aylık dönemde iş durumu, son 3 aylık dönemde hizmetlere olan talep ve gelecek 3 aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi endeksleri sırasıyla yüzde 45,9, yüzde 47,1 ve yüzde 56,8 düşerek, 48,3 ve 47,9 ve 42,2 değerlerini aldı. Mevsim etkilerinden arındırılmış perakende ticaret sektörü güven endeksi Nisan’da yüzde 26 azalarak 75,2'ye düştü.
Perakende ticaret sektöründe mevcut mal stok seviyesi endeksi bir önceki aya göre yüzde 9,7 artarak 118,5 oldu. Son 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar ve gelecek 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi endeksleri sırayla yüzde 39,9 ve 50,8 düşerek, 56,7 ve 50,5 değerine geriledi. Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi de geçen ay 77,2 iken bu ay yüzde 42,2 azalarak 44,7'ye geriledi.
İnşaat sektöründe bir önceki aya göre alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi ve gelecek 3 aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi endeksleri sırasıyla yüzde 44,1 ve yüzde 40,9 azalarak 34,2 ve 55,1 değerlerini aldı.
İnşaat sektöründe Nisan’da girişimlerin yüzde 17,2'si faaliyetleri kısıtlayan herhangi bir faktörün olmadığını, yüzde 82,8'i ise faaliyetlerini kısıtlayan en az bir temel faktör bulunduğunu belirtti.
İnşaat sektöründe faaliyetleri kısıtlayan en önemli temel faktörlerden "diğer faktörler" Mart’ta yüzde 1,9 iken Nisan’da yüzde 50,7, "talep yetersizliği" Mart’ta yüzde 31,1 iken Nisan ayında yüzde 42,4 ve "finansman sorunları" Mart’ta yüzde 42 iken Nisan’da yüzde 39 oldu.
Reel sektör umutsuz
Reel kesimde beklenti anketine cevap veren her 100 işletmeden 73,4’ü üretimlerini kısıtlayan nedenler olduğu söylüyor. Bunlar içinde başı çeken neden yüzde 25,4 ile talep yetersizliği. Öte yandan ‘Mart ayına göre daha iyi durumdayım’ diyen işletmelerin oranı sadece yüzde 3,2. Ankete göre işletmelerin yüzde 69,2’si Mart ayına göre daha kötü durumda olduğunu söylüyor.
Tüketici güveni Nisan'da 54.9'a geriledi, bu verinin başladığı 2004'ten beri görülen en düşük seviye oldu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) iş birliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 5,8 oranında azaldı. Mart ayında 58,2 olan endeks, Nisan ayında 54,9 oldu.
Hane durumu
Gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksi Mart ayında 78.6 iken, Nisan ayında yüzde 7.8 oranında azalarak 72.5 oldu.
Ekonomik durum beklentisi
Gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi endeksi Mart ayında 75.6 iken, Nisan ayında yüzde 1.1 oranında azalarak 74.8 oldu.
İşsiz sayısı
Gelecek 12 aylık döneme ilişkin işsiz sayısı beklentisi Mart ayında 57.6 iken Nisan ayında yüzde 6.7 oranında azalarak 53.8 oldu.
Tasarruf etme ihtimali düştü
Gelecek 12 aylık döneme ilişkin tasarruf etme ihtimali endeksi Mart ayında 21.2 iken, Nisan ayında yüzde 13.1 oranında azalarak 18.4 oldu.
Bir insanın başına gelebilecek en büyük ekonomik felaket işsizliktir. İyi kötü bir işiniz ve geliriniz varsa örneğin enflasyon yüksek seyrediyor olsa bile buna ayak uydurmaya ve harcamanızı ona göre ayarlamaya çalışırsınız, ayarlarsınız da... Ama ya işiniz ve geliriniz yoksa enflasyon sıfır olsa ne fark eder ki...
* Mevcut 4.4 milyon işsize sokağa çıkmaları yasak olduğu için 1.4 milyon kişi daha eklendi.
* Kısa çalışma ödeneğinden yararlanacağı için kağıt üstünde işsiz sayılmayanların sayısı 3 milyon kişi.
* İşten atılmayacak ancak ücretsiz izne çıkarılacaklarla sayı daha da artacak.
* Şu dönem, kendi hesabına çalışmaktayken en az 300 bin kişi daha işsiz kaldı.
* Ve işsizlik oranı da görünürde değilse de gerçekte şimdiden yüzde 28'i buldu.
Türkiye diğer tüm ülkeler gibi işsizlik konusunda bir felakete gidiyor. Yaptığımız hesaplamalar, işsizlik oranının şimdiden yüzde 28’i bulduğunu gösteriyor. Ama hemen vurgulayalım; bu oranı oluşturan işsizlerin bir kısmı belirli ölçüde de olsa ücret almaya devam edecek.
TÜİK verilerine göre Ocak ayı itibarıyla toplam işsiz sayısı 4.4 milyon kişi. Ancak bu işsizlere hem korona önlemleri, hem de bu salgının yol açtığı ekonomik tahribat yüzünden yeni işsizler ekleniyor.
15-17 yaş grubunda olan ve sokağa çıkması yasaklandığı için çalışamayanların sayısı 574 bin kişi.
65 yaş üstünde bulunan ve yine sokağa çıkması yasak olduğu için çalışamayanların sayısı da 793 bin kişi.
Yani yaş kısıtlaması yüzünden iş yapamaz hale gelenlerin toplamı yaklaşık 1.4 milyon kişiyi buluyor. Bu 1.4 milyon kişi, kayıtlarda görülen çalışanlar. Bu yaş gruplarında bulunduğu halde kayıtlarda yer almayan ama çalışmakta olan, sokağa çıkma yasağı yüzünden işe gidemeyen kaç kişi daha vardır, orası meçhul.
Yine bu 1.4 milyon kişinin ne kadarı evden çalışma olanağına sahip kişilerdir, onu da bilme şansımız yok.
Yüzde 28’e nasıl ulaşıldı?
Girişte işsizlik oranının şimdiden yüzde 28’i bulduğunu söyledik. Bu oranı nasıl mı hesapladık, sayıları aktaralım.
TÜİK verilerine göre işsiz sayısını hatırlatalım, Ocak ayı itibarıyla (ki son veri) 4 milyon 362 bin kişi.
Sokağa çıkmaları yasaklandığı için işe gidemeyenlerin sayısı 1 milyon 367 bin kişi.
Kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaları için adlarına başvuru yapılanların sayısı 3 milyon 44 bin kişi.
Buna göre toplam işsiz sayısı “şimdiden” 8 milyon 773 bin kişiyi buluyor.
TÜİK’in ocak ayı verilerine göre işgücü 31 milyon 629 bin kişi. Yani şu durumda 31.6 milyon kişinin 8.8 milyonu, bir başka ifadeyle 27.7’si işsiz durumda.
Tabii ki kısa çalışma ödeneğinden yararlananların işsiz olup olmadıkları tartışılabilir; ama bu kişilerin fiilen iş görmedikleri ortada.
Sırada ücretsiz izinliler var
Hani bir süre önce işten çıkarmalar üç ay süreyle yasaklanmış ve işçilerin ücretsiz izne çıkarılabilmelerine olanak tanınmıştı ya, şimdi bir süre sonra bu durumdaki işçilerin sayısını da öğrenmeye başlayacağız.
Bu şekilde kaç işçi ücretsiz izne çıkarılacak, şimdiden bir sayı tahmininde bulunmak pek mümkün değil.
Kısa çalışma ödeneğinden yararlanacak 3 milyon çalışan gibi ücretsiz izne gönderilerek günlük yaklaşık 40 lira ödeme yapılacak işçiler de tabii ki işsiz görünmeyecek.
Bir de kendi hesabına çalışmaktayken işsiz kalanlar var. Kapalı olan işyerlerinin sayısı 300 bine yaklaştı. Bu, en az 300 bin kişinin bir süreliğine de olsa işsiz kalması anlamına geliyor.
Gerçek işsizlik oranını bir süre göremeyeceğiz
Gelin önce TÜİK’in işsiz tanımına bir göz atalım:
“Referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan (kar karşılığı, yevmiyeli, ücretli ya da ücretsiz olarak hiçbir işte çalışmamış ve böyle bir iş ile bağlantısı da olmayan) kişilerden iş aramak için son dört hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaştaki fertler işsiz nüfusa dahildirler. Ayrıca, üç ay içinde başlayabileceği bir iş bulmuş ya da kendi işini kurmuş ancak işe başlamak ya da işbaşı yapmak için çeşitli eksikliklerini tamamlamak amacıyla bekleyenler de işsiz nüfus kapsamına dahildir.”
Kısa çalışma ödeneğinden yararlanacak 3 milyon işçi bu dönemde işsiz sayılmayacak. Bu ödeneğin süresini de hatırlatalım; üç ay.
Ücretsiz izne çıkarılanlar ise tabii ki hiç işsiz sayılmayacak. Çünkü zaten onlar işten çıkarılmadılar ki, ücretsiz izindeler. Dolayısıyla bu işçileri de hiçbir zaman işsiz olarak görmeyeceğiz.
Oysa işten çıkarmayı yasaklayan ancak ücretsiz iznin yolunu açan bu uygulama sorunu yalnızca ötelemekten ibaret. Eğer koronanın ekonomik yıkımı öyle çok kısa sürede geride bırakılamazsa, ki bırakılabileceği hiç sanılmıyor, bu uygulamanın süresi üç ay daha uzatılsa bile bugünün ücretsiz izni, o dönemin işten çıkarması olacak.
Dolayısıyla işsizliğin gerçek boyutunu görmeyi yaz aylarına kadar ertelemiş oluyoruz, hepsi bu. Oysa resmi verilere tam olarak yansımasa bile işsizlik gerçeği ortada duruyor.
Kaynak: Alaattin Aktaş / Dünya
İşsizliğin daha da arttığı Mart ayında işsizlere 683 milyon lira verilirken işverene aktarılan teşvik ve destekler 1,6 milyar TL oldu. İşsizlerin yüzde 85'i ise işsizlik maaşı alamıyor
BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre, salgınla birlikte işsizler ordusuna çok sayıda yeni işsiz eklendi. Buna karşın İşsizlik Sigortası Fonu’nun işveren lehine kullanım alışkanlığı değişmedi. Fon’dan mart ayında işçilere 683 milyon lira ödeme yapılırken işverene aktarılan teşvik ve destek ödemelerinin toplamı 1,6 milyar TL oldu.
Türkiye İş Kurumu (İŞ KUR) Mart ayı İşsizlik Sigortası istatistikleri açıklandı. Buna göre, Mart 2002 tarihinden 31 Mart 2020 tarihine kadar işsizlik ödeneğine 13 milyon 298 bin 778 kişi başvurdu, bunlardan yaklaşık yarısı ödenek almaya hak kazanabildi. Bu süreçte 7 milyon 928 bin 680 kişiye 33 milyar 383 milyon 992 bin TL ödeme yapıldı.
İşsizlik arttı, ödeme azaldı
Mart ayında ise önceki dönemden ödemesi devam edenlerle birlikte 594 bin 577 kişiye, 683 milyon 678 bin TL ödendi. Şubat ayına göre ödeme yapılanların sayısı sadece bin 767 kişi artarken toplam AM ödeme 15 milyon lira azaldı. İşsizlik ödeneği alanların sayısı geçen yılın aynı dönemine göre ise 87 bin 785 kişi azaldı. 2020’nin ilk üç ayında yapılan toplam ödeme 2 milyar 94 milyon liraya ulaştı.
Patron aslan payını aldı
İşverenlere aktarılan teşvik ve ödemeler yine işçiye aktarılanın çok üzerinde gerçekleşti, işverenler Mart ayında 1 milyar 686 milyon lira aldı. 2018 yılında 10 milyar 709 milyon lira, 2019’da 16 milyar lira aktarılan işverenlerin yılın ilk üç ayında fonda aldığı tutar 5 milyar 378 milyon lira oldu.
Paranın yüzde 91’i tahvilde
2020 Mart sonu itibarıyla fonun büyüklüğü üç ayda yaklaşık 400 milyon lira artarak 131 milyar 972 milyon lira oldu. Ancak bunun sadece yüzde 8,39’u nakit olarak tutulurken yüzde 91,61’i ile devletin diğer açıklarını kapatmak için tahvil alındı.
Gelirin tamamına yakını harcanıyor
İşsizlik Sigortası Fonu’nun Mart ayı gelirleri 3 milyar 893 milyon lira oldu. Çoğu dönemlerde gelirden daha çok harcama yapılan fonda bu ay giderler, gelirin yaklaşık 300 milyon lira altında kaldı.
Gelirlerin 1 milyar 664 bin lirası işçi ve işveren primlerinden, 554 milyonu devlet katkısı, 1.5 milyar TL’si faiz, 98 milyonu da diğer kaleminden oluştu.
Fondan sigorta ödemeleri dahil 1 milyar 85 milyon lira işsizlik ödeneği, , 16 milyon 992 bin lira kısa çalışma ödeneği, 3 milyon 432 bin lira yarım çalışma ödeneği, 2 milyon lira ücret garanti fonu ödemesi yapılırken aktif işgücü programlarına 346 milyon lira, işbaşı eğitim programlarına 36 milyon lira harcandı.
Patron teşvik ediliyor ama işe yaramıyor
İşsizlik Sigortası Fonu'ndan patronlara istihdamı koruması veya yeni istihdam yaratması için 2 yılda toplam 47 milyar lira teşvik veya destek ödemesi yapıldı. Ancak para istihdamı artırmak bir yana azalmaya bile engel olamadı. 2019'da istihdam edilen kişi sayısı 2 yıl öncesinden bile daha az. Son 5 yılda istihdamdaki kişi sayısı şu şekilde;
2014: 25 milyon 933 bin
2015: 26 milyon 621 bin
2016: 27 milyon 205 bin
2017: 28 milyon 189 bin
2018: 28 milyon 738 bin
2019: 28 milyon 80 bin
Covid-19’un etkilerini henüz yansıtmayan Ocak 2020 istihdam ve işsizlik verileri iç açıcı değil:
- Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 8 Milyona Dayandı!
- Ümitsiz İşsiz Sayısı 1 Milyona Yaklaştı!
- İstihdamda Tablo Ürkütücü!
- 2018 ve 2019’da İŞKUR İstihdam İçin 43 Milyar TL Harcarken İstihdam Krizde 2 milyon kişi azaldı!
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 10 Nisan 2020 günü açıkladığı Ocak 2020 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması’nı değerlendirdi.
TÜİK tarafından açıklanan veriler Ocak 2020 Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarını yansıyor. 2018-2019 krizinin olumsuz etkilerini yansıtan verilerde henüz Covid-19’un yarattığı ciddi ekonomik etkilerin sonuçları yok. Haziran ve temmuz ayında açıklanacak TÜİK verilerinde Covid-19’un etkilerini görmek mümkün olacak. Önümüzdeki aylarda Covid-19 nedeniyle işsiz sayısının en az ikiye katlanması ve istihdamda çok ciddi bir daralma yaşanması kaçınılmaz.
15 ve daha yukarı yaştakilerde dar tanımlı işsizlerin sayısı 2020 yılı Ocak döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 306 bin kişi azalarak 4 milyon 362 bine gerilmesine rağmen, geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyona dayandı. Geniş̧ tanımlı işsiz sayısı Ocak 2019’da 7 milyon 552 bin iken Ocak 2020’de 408 bin artışla 7 milyon 960 bin kişi oldu. Geniş̧ tanımlı işsizlik oranı Ocak 2020’de yüzde 23,1 olarak hesaplandı.
İstihdamda gerileme olmasına karşın işsiz sayısında bir miktar düşüş var. Bu durumun nedeni geniş tanımlı olarak işsiz olduğu halde iş aramayanların ancak çalışmaya hazır olanların sayısındaki artış. Dolayısıyla dar tanımlı işsizlikte yaşanan düşüşün nedeni işsizlerin iş aramaktan vazgeçmeleri ve ümitlerini kaybetmeleridir.
Ümitsiz işsizler 1 milyona yaklaştı
Ocak 2019’da 618 bin olan ümitsiz işsizlerin sayısı Ocak 2020’de 328 bin artarak 946 bine yükseldi. Son 1 yılda ümitsiz işsizlerin oranı yüzde 53 arttı.
İstihdamda daralma eğilimi devam ediyor. Ocak 2018’den Ocak 2020’ye 763 bin istihdam kaybı yaşandı. Krizin başladığı Ağustos 2018’e göre istihdam kaybı 2 milyon 50 bin oldu. Son iki yılda İŞKUR işveren teşvikleri için 27 milyar olmak üzere istihdam için toplam 43 milyar TL harcadı. Ancak sonuçta istihdamın artması bir yana, Ocak 2018’e göre 763 bin, Ağustos 2018’e göre 2 milyon 50 bin istihdam kaybı var. İŞKUR devasa kaynaklar harcıyor ama istihdam azalıyor.
TÜİK’e göre çalışma çağındaki nüfusun (15+ nüfus) sadece yüzde 44’ü istihdamda. Toplam istihdam 27,3 milyon. Bu istihdam ise tümüyle düzenli ve kayıtlı değil. Geçici işler, kısmi işler, tarım işleri ve kayıt dışı işler ile ücretsiz aile işçileri de bu sayıya dahil.
Genç kadın işsizliği ve kentsel kadın işsizliği son 1 yılda en yüksek işsizlik türü olarak görülmeye devam ediyor. Ocak 2020’de de en fazla artış kentsel genç kadın işsizliğinde görüldü.
Mevsim etkisinden arındırılmamış genç işsizliği son 1 yılda 2,2 puan azalarak yüzde 24,5, mevsim etkisinden arındırılmamış kadın işsizliği 0,2 puan azalarak yüzde 16,3 oldu.
Krizde kentsel genç kadın işsizliği yüzde 36’lara ulaştı, kadın işsizliği kategorisinde en yüksek işsizlik seviyesini gördü. Ocak 2020’de de kentsel genç kadın işsizliği yine en yüksek işsizlik türü oldu.
Geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyona dayandı
Ocak 2019’da 4 milyon 668 bin olan mevsim etkisinden arındırılmamış dar tanımlı işsiz sayısı Ocak 2019’da 306 bin kişi azalarak 4 milyon 362 bin oldu (Grafik 1). Mevsim etkisinden arındırılmamış işsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 0,9 puan azalarak yüzde 13,8 olarak gerçekleşti.
Ocak 2019’da yüzde 14,7 olan mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik, Ocak 2020’de yüzde 13,8 oldu.
DİSK-AR tarafından hesaplanan geniş̧ tanımlı işsiz sayısı Ocak 2019’da 7 milyon 552 bin iken Ocak 2020’de 408 bin artışla 7 milyon 960 bin kişi oldu. Geniş̧ tanımlı işsizlik oranı Ocak 2020’de yüzde 23,1 olarak hesaplandı (Tablo 1). Dar tanımlı işsizlik azalırken geniş tanımlı işsizliğin artmasının sebeplerinden biri kriz döneminde iş aramayıp çalışmaya hazır olanların dikkat çekici artışı olarak gösterilebilir. Kriz dönemindeki uzun süreli işsizliğin sonucunda ümidini kaybeden işsizler son 1 yılda yüzde 53 oranında arttı.
2020 Ocak ayında iş bulma ümidini kaybedenlerin sayısı 946 bine ulaştı. İstihdamda gerileme olmasına karşın işsiz sayısında bir miktar düşüş var. Bu durumun nedeni geniş tanımlı olarak işsiz olduğu halde iş aramayanların ancak çalışmaya hazır olanların sayısındaki artış.
Krizden bu yana istihdam 2 milyon 52 bin azaldı
Ocak 2018’de 28 milyon 29 bin olan mevsim etkisinden arındırılmamış̧ istihdam krizin başladığı 2018 Ağustos ayında 29 bin 318’e yükseldi. Ağustos 2018’den Şubat 2019’a kadar düzenli bir azalış gösteren istihdam edilenlerin sayısı Şubat 2019’da artış eğilimi gösterse de Temmuz 2019’dan sonra tekrar azalmaya başladı. 2020 Ocak ayında istihdam edilenlerin sayısı krizin başladığı Ağustos 2018’den bu yana 2 milyon 52 bin azalarak 27 milyon 266 bine geriledi (Grafik 2). Küresel salgın COVID-19’un yıkıcı etkilerinin henüz görülmediği düşünülecek olursa istihdamdaki azalışın süreceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Genç kadın işsizliği ilk sırada
Ne eğitimde ne istihdamda olanlar (neet) artıyor
Genç kadın işsizliği ve kentsel kadın işsizliği son 1 yılda en yüksek işsizlik türü olarak görülmeye devam ediyor. Ocak 2020’de de en fazla artış kentsel genç kadın işsizliğinde görüldü.
Mevsim etkisinden arındırılmamış genç işsizliği son 1 yılda 2,2 puan azalarak yüzde 24,5, mevsim etkisinden arındırılmamış kadın işsizliği 0,2 puan azalarak yüzde 16,3 oldu.
Krizde kentsel genç kadın işsizliği yüzde 36’lara ulaştı, kadın işsizliği kategorisinde en yüksek işsizlik seviyesini gördü. Ocak 2020’de de kentsel genç kadın işsizliği yine en yüksek işsizlik türü oldu.
Ekonomik krizin etkisinin en yoğun olarak görüldüğü Ocak 2019’a göre Ocak 2020’de işsizlik türlerinde genel bir azalış görülmektedir. Ancak ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin (NEET) sayısındaki artış devam ediyor. Ocak 2020’de NEET oranı Ocak 2019’a göre 0,2 puan artarak yüzde 25,7’ye ulaştı.
İşsizlikle mücadele önerileri
- İşten çıkarmalar Covid-19 süresince kesin olarak yasaklanmalı.
- İşsizlik sigortasından yararlanma koşulları ve ödenek miktarı iyileştirilmelidir.
- Covid-19 koşullarında işsizlik ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanmada ön koşul aranmamalıdır.
- İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir.
- “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
- İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
- İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
- Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
- Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
- Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
- Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
- Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimî işçi statüsüne geçirilmelidir.
- Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.
Raporun tamamına erişim için linke tıklayınız: http://disk.org.tr/wp-content/uploads/2020/04/DISK-AR-Nisan-2020-Istihdam-Issizlik-Raporu.pdf
İşsizlik Ocak ayında yüzde 13,8 olarak gerçekleşti.
TÜİK, Aralık, Ocak, Şubat aylarını kapsayan Ocak ayı iş gücü istatistiklerini açıkladı. TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 306 bin kişi azalarak 4 milyon 362 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0.9 puanlık azalış ile yüzde 13.8 seviyesinde gerçekleşti.
İstihdam düştü
İstihdam edilenlerin sayısı 2020 yılı Ocak döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 109 bin kişi artarak 27 milyon 266 bin kişi, istihdam oranı ise 0,5 puanlık azalış ile %44,0 oldu. Bu dönemde, istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 242 bin, inşaat sektöründe 68 bin kişi azalırken, sanayi sektöründe 257 bin, hizmet sektöründe ise 161 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin %16,0'ı tarım, %20,7'si sanayi, %5,2'si inşaat, %58,1'i ise hizmet sektöründe yer aldı.
İşgücü düştü
İşgücü 2020 yılı Ocak döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 196 bin kişi azalarak 31 milyon 629 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 1,2 puanlık azalış ile %51,0 olarak gerçekleşti.
Kayıtdışı çalışma azaldı
Ocak 2020 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 2,1 puan azalarak %31,0 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,6 puan azalarak %20,9 oldu.
15-64 yaş grubu
15-64 yaş grubunda işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,9 puan azalışla %14,1, tarım dışı işsizlik oranı ise 1,1 puanlık azalışla %15,8 oldu. Bu yaş grubunda istihdam oranı 0,4 puanlık azalışla %48,6, işgücüne katılma oranı ise 1,1 puanlık azalışla %56,5 oldu.
Gençler işsiz
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 2,2 puan azalışla %24,5, istihdam oranı ise 0,2 puan azalarak %31,0 oldu. Aynı dönemde işgücüne katılma oranı 1,5 puanlık azalışla %41,1 seviyesinde gerçekleşti. Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 puanlık artışla %25,7 seviyesinde gerçekleşti.
Mevsim etkisi
Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki döneme göre 0,4 puan azalarak %12,6 oldu. İşsiz sayısı bir önceki döneme göre 155 bin kişi azalarak 4 milyon 60 bin kişi olarak gerçekleşti.
Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı bir önceki döneme göre 0,2 puan azalarak %45,3 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 101 bin kişi azalarak 28 milyon 90 bin kişi olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,5 puan azalarak %51,8 oldu. İşgücüne katılan sayısı 256 bin kişi azalarak 32 milyon 150 bin kişi olarak tahmin edildi.
Ekonomik faaliyete göre, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam, tarım sektöründe 32 bin kişi, sanayi sektöründe 50 bin kişi, hizmet sektöründe 20 bin kişi azalırken, inşaat sektöründe 2 bin kişi arttı.










