tüik

TÜİK harikalar yaratıyor hem işsiz sayısı hem istihdam azalmış
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nisan ayında işsizliğin yüzde 12.8 olduğunu duyurdu. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılı Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 427 bin kişi azalarak 3 milyon 775 bin kişi oldu. Tarım dışı işsizlik oranı 0,1 puanlık azalış ile yüzde 14,9 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 2020 yılı Nisan döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 2 milyon 585 bin kişi azalarak 25 milyon 614 bin kişi, istihdam oranı ise 4,9 puanlık azalış ile yüzde 41,1 oldu. Bu dönemde, istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 491 bin, sanayi sektöründe 209 bin, inşaat sektöründe 361 bin, hizmet sektöründe 1 milyon 524 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 17,5'i tarım, yüzde 20,9'u sanayi, yüzde 4,9'u inşaat, yüzde 56,7'si ise hizmet sektöründe yer aldı. İşgücü 2020 yılı Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 3 milyon 13 bin kişi azalarak 29 milyon 388 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 5,7 puanlık azalış ile yüzde 47,2 olarak gerçekleşti. Nisan 2020 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 5,5 puan azalarak yüzde 28,7 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 5,8 puan azalarak yüzde 17,3 oldu. 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 puan azalışla yüzde 13,1, tarım dışı işsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalışla yüzde 15,0 oldu. Bu yaş grubunda istihdam oranı 5,1 puanlık azalışla yüzde 45,5, işgücüne katılma oranı ise 6 puanlık azalışla yüzde 52,4 oldu. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,2 puanlık artışla yüzde 24,4, istihdam oranı ise 7 puan azalarak yüzde 26,1 oldu. Aynı dönemde işgücüne katılma oranı 8,6 puanlık azalışla yüzde 34,5 seviyesinde gerçekleşti. Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 5,7 puanlık artışla yüzde 29,1 seviyesinde gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki döneme göre 0,7 puan artarak yüzde 13,8 oldu. İşsiz sayısı bir önceki döneme göre 76 bin kişi artarak 4 milyon 80 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı bir önceki döneme göre 1,6 puan azalarak yüzde 41,0 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 968 bin kişi azalarak 25 milyon 541 bin kişi olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 1,5 puan azalarak yüzde 47,5 oldu. İşgücüne katılan sayısı 893 bin kişi azalarak 29 milyon 620 bin kişi olarak tahmin edildi. Ekonomik faaliyete göre, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam, tarım sektöründe 34 bin kişi, sanayi sektöründe 164 bin kişi, inşaat sektöründe 123 bin kişi, hizmet sektöründe 647 bin kişi azaldı.  
TÜİK harikalar diyarında tüketicinin güveni artmış
Tüketici güven endeksi 2020 Haziran döneminde yüzde 5.2 oranında artarak 62.6 oldu. İşsiz sayısı beklentisi endeksi bu ay, geçen aya göre yüzde 12.2 artarak 62.1 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 Haziran dönemi tüketici güven endeksi rakamlarını açıkladı. Buna göre tüketici güven endeksi, Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 5.2 oranında arttı. Mayıs ayında 59.5 olan endeks, Haziran ayında 62.6 oldu. Gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksi Mayıs ayında 79.2 iken, Haziran ayında yüzde 0.8 artarak 79.9'a yükseldi. Gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi endeksi Mayıs ayında 81.8 düzeyindeyken, Haziran ayında yüzde 4.5 artarak 85.5'e çıktı. Gelecek 12 aylık döneme ilişkin işsiz sayısı beklentisi endeksi Mayıs ayındaki 55.3 düzeyinden, Haziran ayında yüzde 12.2 artarak 62.1'e yükseldi. Gelecek 12 aylık döneme ilişkin tasarruf etme ihtimali endeksi Mayıs ayındaki 21.7 düzeyinden, Haziran ayında yüzde 6.5 artarak 23.1 düzeyine yükseldi. Güven endeksinde 100 sınırı Aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabiliyor. Tüketici güven endeksinin 100'den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100'den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu gösteriyor.  
TÜİK’e göre hem işsiz sayısı hem çalışan sayısı azaldı
Yurttaş: İşsizim! Hükümet: Hayır değilsin! Milyonlar işsizim diyor ancak TÜİK kabul etmiyor. Tüm dünyada salgınla beraber işsizlik katlanırken Türkiye’de azaldı. TÜİK’in ülke gerçeğini görmezden gelen işsizlik tanımı acı tabloyu perdeledi. Bir ayda en az 620 bin kişi işinden oldu ama TÜİK’in işsiz sayısı azaldı.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart ayına ilişkin işgücü istatistiklerini yayımladı. Verilere göre işsiz sayısı da çalışan sayısı da azaldı. BirGün’den Ozan Gündoğdu’nun haberine göre, TÜİK’in işsiz tanımının ülke gerçeğine uymaması salgın döneminde yüz binlerce insanın işsiz kalmasına rağmen işsizlik oranının düşmesine yol açtı. Şubat ayında yüzde 13,6 olan işsizlik oranı, mart ayında böylece yüzde 13,2’ye geriledi. Peki bu rakamların arkasındaki gerçek ne? Mart ayı işgücü göstergelerine mercek tuttuk. Çalışan sayısı 1 ayda 620 bin azaldı TÜİK’in verilerine göre Şubat ayı itibariyle ülkede 26 milyon 753 bin kişi istihdam ediliyordu. Mart ayında ise bu sayı 26 milyon 133 bine geriledi. Başka bir ifadeyle sadece 1 ayda en az 620 bin kişi işinden oldu. Geçen yılın mart ayıyla kıyaslandığında ise istihdam 1 milyon 662 bin azaldı. Ancak tüm bunlara rağmen işsiz sayısı azaldı. Şubatta 4 milyon 228 bin kişi işsizken bu sayı Mart’ta 3 milyon 971 bine düştü. Peki, bu nasıl oldu? Bu sorunun yanıtı TÜİK’in ülke gerçeğine denk düşmeyen dar kapsamlı işsizlik tanımında yatıyor. TÜİK’e göre kimler işsiz değil? Hem istihdam hem işsiz sayısı nasıl azalabilir? Bu sorunun yanıtı TÜİK’in gerçeği ıskalayan işsiz tanımında yatıyor. Milyonlar işsizim diyor ancak TÜİK bu kişileri işsiz saymıyor. Ücretsiz izinliler, ümitsizler, evde kalanlar TÜİK’e göre işsiz değil. TÜİK’e göre işsiz olmak için gerçekten işsiz olmak yetmiyor. Kişinin aynı zamanda iş araması da gerekiyor. Ancak pandemi sürecinde evde kalan milyonlar iş arayamayınca işsiz sayısı da gerilemiş oluyor. 83 milyon içinde kaç kişinin iş aradığı ise anketler yoluyla tahmin ediliyor. Yıllık 44 bin kişiye yapılan anketlerde kişinin çalışma hayatıyla kurduğu ilişki ölçülüyor ve bu anketlerden yola çıkarak Türkiye geneline ilişkin bir sonuç çıkarılıyor. Eğer 15 yaşın üzerinde bir kişi son “4 hafta içinde aktif biçimde iş aradım, 15 gün içinde de çalışmaya hazırdım, ancak hâlâ iş bulamadım” diyorsa bu kişi ancak bu şartlarda işsiz sayılıyor. Öte yandan “iş aramıyorum ancak iş olsa çalışırım” diyen 3 milyon 728 bin kişi, bin 277 lira harçlıkla ücretsiz izne çıkarılan 1 milyonu aşkın kişi TÜİK’e göre işsiz sayılmıyor. ►İş olsa çalışırım ama aramaktan usandım TÜİK, anket sonuçlarından yola çıkarak iş aramayıp çalışmaya hazır olanları da derliyor. Bu kategorinin içinde iş bulma ümidini kaybedenlerle bu durumda olan diğer kişiler bulunuyor. Bu kategoride son aylardaki artış salgınla beraber ivmelendi. Başka bir deyişle yurttaşlar artık iş aramaktan usanmış durumdalar. Şubat ayında bu durumda olan 3 milyon 207 bin kişi varken bu sayıya sadece bir ayda 521 bin kişi eklendi. Böylece mart ayında tam 3 milyon 728 bin kişi iş aramamakla beraber “çalışmaya hazırım” dedi. Ancak bu kişiler TÜİK’in işsiz tanımına girmiyor. ►Zaten iş yok, bari ev işleriyle uğraşayım Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı Avrupa’nın en düşüğü. İstihdamı oluşturan her 100 kişiden 69'u erkek, 31’i kadın. Mart ayı itibariyle kadın çalışan sayısı 8 milyon 122 bin. Altında sosyolojik nedenlerin de yattığı bu durum, kadınların işgücünden çok daha kolay kopmasına yol açıyor. Son 1 yılda erkek istihdamı yüzde 4,5 azalırken, kadın istihdamındaki daralma yüzde 9. İşgücünden kopan kadınlar ise TÜİK anketine “ev işleriyle uğraşıyorum” yanıtını veriyor ve bu kadınlar artık işsiz sayılmıyor. Mart ayı itibariyle toplam 10 milyon 972 bin kadın bu gerekçeyle iş gücüne dahil olmadı. Buna karşılık iş aramayıp çalışmaya hazır olan kadınların sayısında ciddi artış yaşanıyor. Ocak’ta 1 milyon 210 bin kadın iş aramayıp çalışmaya hazırken bu sayı Mart’ta 1 milyon 528 bine yükseldi. ►1 yıldan uzun süredir iş arıyordum, artık ümitsizim İş olsa çalışırım diyen ama iş aramayanlar içinde ülkenin yaşadığı sosyal krizi en açık gösteren veri ümidi olmadığı için iş aramayanlarda yaşanıyor. Her 4 işsizden 1’i 1 yıldan uzun süredir iş arıyor. Bu zorlu sürecin sonunda kişiler iş aramaktan ümidi kalmadığı için vazgeçiyor. Geçen yıl Mart ayında ümitsiz olduğu için iş aramayan 621 bin kişi varken bu sayı son 3 aydır üst üste tarihi rekorunu kırıyor. Şubat ayında 1 milyon 107 bin olan ümitsizler ordusuna Mart’ta 67 bin kişi daha eklenerek 1 milyon 174 bin kişiye yükseldi. Ancak bu kişiler TÜİK’in işsiz tanımına girmiyor. ♦İşsizlik maaşı alman işsiz olduğunu göstermez. ♦İşsizlik göstergelerine ilişki bir veri TÜİK’ten, diğeri İŞKUR’dan geliyor. TÜİK anketler yoluyla işgücü göstergelerini tahmin ediyor, İŞKUR ise kendisine kayıtlı veri tabanını kamuoyuyla paylaşıyor. İŞKUR verilerine göre Mart ve Nisan aylarında işsizlik maaşına başvuranların sayısı Ocak ve Şubat aylarının neredeyse 2 katı. Buna rağmen mart ayı işsiz sayısı şubat ayından daha az. TÜİK’in işsiz tanımı ülke gerçeğini öylesine ıskalıyor ki, işsizlik maaşı alanlar veya başvuranlar dahi işsiz sayılmayabiliyor. Çünkü bu kişilerin bir kısmı son 4 haftada iş aramamış olabiliyor. Gerçek işsizliği DİSK açıkladı: 13 milyon! Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) Mart ayına ilişkin işgücü göstergelerini derleyerek gerçek işsizlik verilerini yayımladı. TÜİK’in hesabına dahil etmediği göstergeleri de analizine dahil eden DİSK-AR gerçek işsiz sayısının 13 milyonu bulduğunu açıkladı. “Covid-19 salgını büyük bir istihdam depremine yol açmış, yüz binlerce işyeri kapanmış, devasa bir iş ve istihdam kaybı yaşanmışken TÜİK bir mucizeye imza atmış ve işsizliği düşürmüş” denerek TÜİK verilerine gönderme yapılan DİSK-AR raporunda Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) yöntemleri kullanılarak işsizlik yeniden hesaplandı. Buna göre tablo şu şekilde; ♦Covid-19 etkisiyle istihdam 6 milyon kişi azaldı. ♦Revize edilmiş geniş tanımlı işsiz sayısı 13 milyona dayandı. ♦Revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 39 oldu.  
DİSK-AR istihdamda covid-19 depremi
DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), TÜİK tarafından açıklanan Mart 2020 işsizlik rakamlarını değerlendirdiği “Haziran 2020 İşsizlik ve İstihdam Raporu”nu yayınladı. Rapora göre: - TÜİK’in Resmi İşsizlik Verileri Gerçeği Yansıtmıyor. - DİSK-AR, ILO’nun Covid-19’un Yarattığı İstihdam Kaybına İlişkin Yöntemini Kullanarak Gerçek İstihdam Kaybını Hesapladı. - Covıd-19 En Az 6 Milyon İstihdam Kaybına Yol Açtı. - Covıd-19 Etkisiyle Revize Edilmiş Geniş Tanımlı İşsizlik 13 Milyonu Aştı. - Revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik oranı (istihdam kaybı dahil) yüzde 39 olarak hesaplandı. TÜİK mucize yarattı TÜİK İşgücü İstatistikleri, Mart 2020 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarını açıkladı. İşsizlik oranı 0,9 puanlık azalış ile yüzde 13,2 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 Mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 573 bin kişi azalarak 3 milyon 971 bin kişi oldu. TÜİK’in dar tanımlı işsizlik oranı ve sayısı Covid-19’un yarattığı depremi yansıtmayacak kadar düşük açıklandı. Covid-19 salgını büyük bir istihdam depremine yol açmış, yüz binlerce işyeri kapanmış, devasa bir iş ve istihdam kaybı yaşanmışken TÜİK bir mucizeye imza atmış ve işsizliği düşürmüş! İstihdamda yaşanan büyük kayba rağmen TÜİK’in işsizliği düşürmesi sadece teknik bir konudur. Gerçekle ilgisi yoktur. Bu nedenle TÜİK yöntemiyle istihdam ve iş kaybının gerçek boyutlarını anlamak mümkün değil. TÜİK’in Mart 2020 dönemine ait Haziran 2020 HİA sonuçlarında yer alan dar tanımlı (resmî) işsizlik oranı ve işsiz sayısı yaşanan istihdam ve iş kaybını yansıtmayan ve tamamen işsizlik hesaplama tekniğinin yetersizliğinden kaynaklanan bir sonuçtur. Veriler çarpıtılıyor TÜİK’in işsizlik hesaplama tekniği Covid-19 gibi bir salgın döneminin etkilerini yansıtmaktan uzaktır. TÜİK araştırmanın yapıldığı referans haftasından geriye doğru 4 hafta içinde iş arayanları işsiz sayıyor. Oysa Covid-19 döneminde yaygın olarak işten çıkarma yerine kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği kullanılması nedeniyle milyonlarca işçi çalışmadığı halde istihdamda gözükecek. Örneğin, kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği alan işçiler iş aramadıkları için işsiz sayılmıyor. Bugüne kadar 3,5 milyon işçi için kısa çalışma ödeneği başvurusu yapıldı ve 1 milyona yakın işçi ücretsiz izin ödeneği alıyor. Öte yandan kısa çalışma ödeneği alamayan, kayıt dışı veya kendi hesabına çalışıp işsiz kalanların önemli bir bölümü ise Covid-19 nedeniyle iş arama eğiliminde olmadığından işgücü piyasası dışına çıktılar ve onlar da işsiz sayılmadı. TÜİK verilerine göre işgücü son bir yılda 2 milyon 235 bin azalarak 32 milyon 339 binden 30 milyon 104 bine geriledi. İstihdam Mart 2019’dan bu yana 1 milyon 662 bin azalarak 27 milyon 795 binden 26 milyon 133 bine geriledi. İstihdamda olup iş başında olanlar 4 milyon 502 bin  kişi azalarak 27 milyondan 22 milyon 505 bine düştü. İşbaşında olmayanların sayısı ise son 1 yılda 2 milyon 840 bin kişi arttı. ILO’nun yöntemini kullanarak istihdam kaybını yeniden hesapladık ILO tarafından da kullanılan eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı yönetimini kullanarak Covid-19 döneminde yaşanan istihdam kaybını, diğer bir ifadeyle geniş tanımlı işsizliği yeniden hesapladık. ILO tarafından kullanılan eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı yöntemini uyguladık ve Covid-19 nedeniyle yaşanan istihdam kaybını ortaya koyduk. Bilindiği gibi TÜİK istihdamda olup işbaşında olmayanların sayısını ayrıca açıklıyor. Bunlar istihdam ilişkisi devam eden ve üç ay içinde işlerine döneceklerini düşünenler ile işbaşında olmayıp gelirinin en az yarısını elde edenlerdir. Dolayısıyla kısa çalışma ödeneği ile ücretsiz izin alanlar bu kapsamdadır. ILO, Covid-19 nedeniyle çalışılmayan süreyi eşdeğer tam zamanlı istihdama dönüştürerek Covid-19 nedeniyle meydana gelen iş kaybını hesaplıyor. ILO’nun hesaplama yöntemini kullanırken Mart 2019 tarihini baz aldık. Bu tarihte işbaşında olanların sayısını haftalık ortalama fiili çalışma süresiyle çarparak toplam çalışma süresini hesapladık. Aynı işlemi Mart 2020’de için de yaptık. Böylece çalışma süresinde meydana gelen toplam kaybı ve toplam işgücü kaybını haftalık 45 saatlik çalışmaya bölerek eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybını bulduk. ILO metodolojisinden yararlanarak yaptığımız hesaplamaya göre Covid-19 nedeniyle meydana gelen eşdeğer iş kaybı 5,5 milyon olarak gerçekleşti. Mart 2019’a göre geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyon artarak revize edilmiş geniş tanımlı işsiz sayısı (tam zamanlı istihdam kaybı dahil) 13 milyon 385 bine yükseldi. 33 milyon 966 milyon olarak dikkate aldığımız geniş işgücüne göre revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik (istihdam kaybı dahil) oranı ise yüzde 39 olarak hesaplandı. DİSK-AR Haziran 2020 İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu’nun tamamına erişim için linke tıklayınız: http://disk.org.tr/wp-content/uploads/2020/06/Haziran-2020-Is%CC%A7sizlik-Istihdam-Raporu.pdf  
TÜİK enflasyondan sonra işsizliği de düşürdü
TÜİK’e göre Mart döneminde “işsizlik azalmış” TÜİK'in açıkladığı Mart dönemi işgücü istatistiklerine göre işsizlik oranı 0,9 puan azalarak 13,1 olurken istihdam oranında 3,4 puan, işgücüne katılımdaysa 4,5 puanlık düşüş kaydedildi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı işgücü istatistiklerine göre, Mart döneminde işsizlik oranı yıllık bazda 0,9 puanlık azalmayla yüzde 13,1 seviyesinde gerçekleşti. 2020 yılının Şubat, Mart ve Nisan aylarını kapsayan Mart döneminde Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre 573 bin kişi azalarak 3 milyon 971 bin kişiye gerilediği kaydedildi. TÜİK verilerine göre, istihdam edilenlerin sayısı ise 1 milyon 662 bin kişi azalarak 26 milyon 133 bin kişiye geriledi. İstihdam oranı 3,4 puanlık düşüşle yüzde 42 oldu. Bu dönemde, istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 538 bin, inşaat sektöründe 248 bin, hizmet sektöründe 903 bin kişi azalırken, sanayi sektöründe ise 26 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 16,4'ü tarım, yüzde 21,1'i sanayi, yüzde 4,9'u inşaat, yüzde 57,6'sı ise hizmet sektöründe yer aldı. İşgücüne katılım ve kayıt dışı azaldı İşgücüne katılım 2020 yılı Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 2 milyon 235 bin kişi azalarak 30 milyon 104 bine gerilerken işgücüne katılma oranı ise 4,5 puanlık düşüşle yüzde 48,4 olarak gerçekleşti. Kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 29.1 Mart 2020 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,8 puan azalarak %29,1 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,5 puan azalarak %18,6 oldu. Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 24,6 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,6 puan azalışla yüzde 24,6, istihdam oranı ise 5,1 puanlık azalmayla yüzde 27,4 oldu. Aynı dönemde işgücüne katılma oranı 7,2 puanlık azalışla yüzde 36,3 seviyesinde gerçekleşti. Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,2 puanlık artışla yüzde 27,9 seviyesinde gerçekleşti. İşsizliği düşük göstermekte kararlılar TÜİK ve İŞKUR el ele vererek işsizliği düşürme kararı almış durumda. TÜİK, salgının başladığı Mart ayında işsizliğin 13,2 ye düştüğünü iddia etti. 9 Nisan’da işten atma yasaklandı ancak aynı ay 309 bin kişi işsizlik maaşına başvurdu. Veriler işsizlik maaşına başvuranların sayısının salgın öncesine göre 2 katına çıktı. Öte yandan Mart ve Nisan’da başvuranların sadece yüzde 29’u işsizlik maaşı alabildi.  
Enflasyon artıyor TÜİK düşürüyor
TÜİK’e göre gıdada aylık artış yüzde 0.24 Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre enflasyon Mayıs’ta yüzde 1,36 artarken, yıllık bazda yüzde 11,39 oldu. Tüketici fiyatları yılın ilk beş ayında yüzde 4.57 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 12.10 yükseldi. Mayıs’ta enflasyonun yüzde 0.7; yıllık yüzde 10.66’ya gerilemesi bekleniyordu. Gıda fiyatları aylık yüzde 0.24 arttı, önceki artış yüzde 2.53’tü. Yıllık en düşük artış yüzde 2.98 ile haberleşme grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, yüzde 3,74 ile eğlence ve kültür, yüzde 6,69 ile ulaştırma ve yüzde 7,68 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 21.41 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 20.86 ile çeşitli mal ve hizmetler ve yüzde 14.45 ile konut oldu. Ana harcama grupları itibarıyla Mayıs ayında fiyatları azalan ana grup olmadı. En az artış gösteren gruplar ise yüzde 0.16 ile lokanta ve oteller, yüzde 0.22 ile sağlık ve yüzde 0.24 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu. Buna karşılık, ana harcama grupları itibarıyla 2020 yılı Mayıs ayında artışın yüksek olduğu gruplar ise sırasıyla, yüzde 6.85 ile giyim ve ayakkabı, yüzde 3.30 ile ulaştırma ve yüzde 1.92 ile çeşitli mal ve hizmetler oldu. Mayıs ayında, endekste kapsanan 418 maddeden, 66 maddenin ortalama fiyatı düşerken, 70 maddenin ortalama fiyatı değişmedi. 282 maddenin ortalama fiyatı ise yükseldi. İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’de Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1.52, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 3.79, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11.21 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 11.74 artış gerçekleşti.  
Halkın cebi küçüldü kâr faiz rant büyüdü
İlk çeyrek büyüme verileri açıklandı. Covid-19 salgınının etkisinin sınırlı olduğu ilk çeyrekte ekonomi yüzde 4,5 büyüse de bu durum halkın cebine yansımadı. Yatırımlar ise yine daraldı. Bakan Albayrak ekonominin başına geçtiğinden beri yatırımlar hiç artmadı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) merakla beklenen ve Ocak, Şubat, Mart aylarını kapsayan ilk çeyrek büyüme verilerini yayımladı. Henüz Covid-19 salgınının ekonomi üzerinde yarattığı tahribatın sınırlı olduğu dönemde büyüme baz etkisiyle beraber yıllık yüzde 4,5 olarak gerçekleşti. Dış ticarette dev açık Ekonomik büyümeyi negatif yönde baskılayan en önemli neden ilk çeyrekte yaşanan dış ticaret gelişmeleri oldu. İlk çeyreğin başında Covid-19 salgınının merkezinin Türkiye’nin en çok ithalat yaptığı Çin olması, daha sonra ise salgının merkezinin en çok ihracat yapılan Avrupa’ya kayması dış ticareti alt üst etti. İlk çeyrekte ihracat yüzde 0,96 oranında azalırken, ithalat yüzde 22,12 oranında artış gösterdi. Son açıklanan büyüme verilerine göre 2020 ilk çeyrekte yatırımlar yıllık bazda yüzde 1,41 oranında azaldı. Yatırımlardaki azalmayla beraber ekonomi istihdam yaratma yeteneğini de kaybediyor. Verilere göre büyüme yüzde 4,5 oldu ama istihdam yıllık yüzde 2,2 azaldı. Son verilerle son 7 çeyrektir yatırımlardaki azalma devam ediyor. Yatırımlardaki Covid-19 salgınının etkilerinin görüleceği ikinci ve üçüncü çeyrekte de devam edeceği muhtemel olan azalma rekora koşuyor. Son olarak 2008-2009 yıllarını kapsayan dönemde 7 çeyrek boyunca yatırımlar gerilemişti. Böylece 2018-2020 arasındaki dönemin etkileri henüz Covid-19 salgını başlamadan 2008-2009 krizinin etkilerini yakalamış oldu. Albayrak döneminde yatırımlar hep azaldı 24 Haziran seçimlerinin hemen ardından 10 Temmuz 2018’de Hazine ve Maliye Bakanı olarak atanan Berat Albayrak, göreve başladığı günden beri yatırımlarda artış görülmedi. İşte Albayrak ekonominin başına geçtikten sonra yatırımların durumu 2018 3. Çeyrek: % 4,4 daralma 2018 4. Çeyrek: % 11,6 daralma 2019 1. Çeyrek: % 12,4 daralma 2019 2. Çeyrek: % 22,8 daralma 2019 3. Çeyrek: % 12,8 daralma 2019 4. Çeyrek: % 0,6 daralma 2020 1. Çeyrek: % 1,4 daralma İşsiz bırakan büyüme Türkiye ekonomisi büyüse de istihdam yaratma özelliğini kaybetti. Ekonomi yönetiminin başındaki isim Berat Albayrak dilinden üretim ekonomisi ifadesini düşürmüyor ancak yatırımlar 7 çeyrektir azalıyor. Böylece ülkede çalışan sayısı giderek azalıyor. Albayrak’ın ekonominin başına geçtiği 2018 yılı Temmuz ayında istihdam edilen kişi sayısı 29,3 milyon kişiyken 2020 yılında bu sayı 26,8 milyona geriledi. Albayrak döneminde en az 2,5 milyon yurttaş işini kaybetti. İlk çeyrekte büyüme performansı Üretim Tarım: % 2,97 Sanayi: % 6,22 İnşaat: (-) % 1,51 Hizmetler: % 3,44 Finans: % 1,64 Tüketim Hanehalkı tüketimi: % 5,09 Kamu harcamaları: % 6,18 Yatırım harcamaları: (-) % 1,41 İhracat: (-) % 0,96 İthalat: % 22,12 Büyüme değil baz etkisi CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, 2020 yılının ilk çeyreğinde ekonominin değil, baz etkisinin büyüdüğünü belirterek, “Dolayısıyla büyüyen ekonomi değil, devlet harcamaları. Özel tüketim ve cari açık ile işsizlik büyüdü” dedi. Erdoğdu bugün açıklanan büyüme rakamlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede geçtiğimiz yılın düşük baz etkisiyle yüzde 4,5 büyüdüğünü kaydederek şunları söyledi: “2019’un ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi 2018 yılının ilk çeyreğine göre yüzde 2,9 daralmıştı. Bu daralma, 2020 yılı birinci çeyreğinde ekonomik değerin daha yüksek hızda büyümesine neden oldu. Örneğin 2018’in ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinin büyüklüğünü 100 kabul edersek, 2019’un ilk çeyreğinde bu büyüklük 97’ye gerilemişti. Bugün açıklanan yüzde 4,5’lik büyüme geçtiğimiz yıl 97 olarak varsaydığımız GSYH’nin 101,5’e çıkması anlamına geliyor.” Baz etkisi nedir? Baz etkisi iki dönem arasında bir değişim hesaplanırken, değişime referans alınan dönemde normalden önemli ölçüde düşük veya yüksek bir gerçekleşme olması durumunda değişimin hesaplandığı döneme yansıyan etkiyi ifade eder. Bu nedenle 2019’un ilk çeyreğinde olağandışı yüzde 2,9’luk küçülme nedeniyle 2020’nin ilk çeyreğindeki büyüme baz etkisinin gücüyle yüzde 4,5 çıktı. Kaynak: BirGün  
genç işsizliği resmi verilerde bile ürkütücü
İŞKUR Nisan 2020 verilerine göre, Türkiye'de 445 bin genç bir yıl ve daha uzun süredir iş bekliyor. 445 bin iş bekleyen gencin 226 bin 728’i ön lisans, lisans ve lisansüstü eğitime sahip. TÜİK verilerine göre de 15-29 yaş aralığında bulunan 17 milyon 741 bin genç arasında istihdamda yer alanların sayısı 5 milyon 37 bin kişi. Türkiye'de şu an genç işsizlerin yaş aralığına göre durumu: 15-24 yaş grubunda işsiz sayısı 1 milyon 173 bin, 15-34 yaş arası işsiz sayısı 2 milyon 540 bin, 25-34 yaş arası işsiz sayısı ise 1 milyon 367 bin kişidir. 5,5 milyon genç ne eğitimde, ne işte 25-29 yaş gurubu arasında bulunan toplam 6 milyon 93 bin kişiden istihdamda yer alanların sayısı ise 2 milyon 748 bin. TÜİK verilerine göre ne eğitimde ne de istihdamda yer alabilen gençlerin oranı ise şu şekilde: 15-19 yaş arası 1 milyon 119 bin ile yüzde 18,6 oranında, 20-24 yaş arası 1 milyon 992 bin ile yüzde 35,3 oranında, 25-29 yaş arası 2 milyon 364 bin ile yüzde 38,8 oranında. Türkiye'de 15-29 yaş arasında bulunan gençlerden 5 milyon 475 bini ise eğitim hakkından da çalışma hakkından da yararlanamıyor. Eğitimlisi de, eğitimsizi de iş bekliyor 1 yıl ve daha üzeri iş bekleyen gençlerin sayısı ise yaş aralıklarına göre: 15-19 yaş arası bin 811 kişi, 20-24 yaş arası 173 bin 248 kişi, 25-29 yaş arası 116 bin 26 kişi, 30-34 yaş arası 96 bin kişi. 1 yıl ve daha üzeri iş bekleyen yükseköğrenim mezunu gençlerin durumu: Ön lisans mezunu 103 bin, lisans mezunu 118 bin 222, yüksek lisans 5 bin 360, doktora 146 şeklinde gerçekleşti. Genç işsizliği yükseliyor 2017 yılında Avrupa Ortalaması genç işsizlik oranı yüzde 18,8 oranındayken bu oran 2020 yılı itibariyle yüzde 14,1 'e geriledi. Aynı dönemlerde Türkiye'de genç işsizlik oranı ise yüzde 20,8 oranındayken 2020 Şubat ayı iş gücü verilerine göre yüzde 24,4 seviyesine yükseldi. Türkiye yüzde 24,4 olan genç işsizlik oranıyla, Arnavutluk yüzde 21,4, Romanya yüzde 17,7, Güney Kıbrıs yüzde 15, Bulgaristan yüzde 13 gibi ülkelerin gerisinde kaldı.  
Türkiye yaşlanıyor mu
Türkiye'de genç nüfus oranı yüzde 15.6'ya düştü TÜİK açıkladı: Türkiye'de 2017 yılında yüzde 16.1, 2018 yılında yüzde 15.8 olan genç nüfusun oranı, 2019 yılında yüzde 15.6'ya düştü. Öte yandan genç nüfusun en fazla olduğu il Hakkari, en düşük olduğu il ise Muğla olarak belirlendi.  TÜİK'in geçtiğimiz günlerde açıkladığı verilere göre 2019’da doğurganlık hızı 1,88’e geriledi, 2001 yılında bu oran 2,38'di. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2019 yılı sonu itibarıyla Türkiye'nin toplam nüfusu 83 milyon 154 bin 997 kişi iken 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 955 bin 672 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, toplam nüfusun yüzde 15.6'sı düzeyinde olan genç nüfusun yüzde 51.3'ünü erkek, yüzde 48.7'sini ise kadınlar oluşturdu.  Yüzde 11.1’e düşme beklentisi Nüfus projeksiyonlarına göre genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2023 yılında yüzde 14.8, 2030 yılında yüzde 14.0, 2040 yılında yüzde 13.4, 2060 yılında yüzde 11.8 ve 2080 yılında yüzde 11.1'e düşeceği öngörüldü. Hane halkı işgücü araştırması sonuçlarına göre gençlerde işsizlik oranı, 2018 yılında yüzde 20.3 iken 2019 yılında yüzde 25.4'e yükseldi. Genç erkeklerde işsizlik oranı 2018 yılında yüzde 17.6 iken 2019 yılında yüzde 22.5'e çıkarken, genç kadınlarda bu oran yüzde 25.3'ten yüzde 30.6'ya tırmandı. "Ne eğitimde ne istihdamda" olan gençlerin oranı 2019 yılında yüzde 26'yı buldu. Bu oran genç erkeklerde yüzde 18.3 ve genç kadınlarda yüzde 34 oldu. Hane halkı işgücü araştırması sonuçlarına göre genç nüfusun istihdam oranı 2018 yılında yüzde 35.0 iken 2019 yılında yüzde 33.1 oldu. Genç erkeklerde istihdam oranı 2018 yılında yüzde 46.4 iken 2019 yılında yüzde 43.4 olurken genç kadınlarda bu oran 2018 yılında 23.4 iken 2019 yılında yüzde 22.6 oldu. Hizmet sektörünü genç nüfus emeği taşıyor Genç nüfusun istihdamı sektörlere göre incelendiğinde, istihdam edilen gençlerin 2019 yılında yüzde 17.7'sinin tarım sektöründe, yüzde 28.2'sinin sanayi sektöründe, yüzde 54.1'inin ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü. İstihdam edilen genç erkeklerin yüzde 15.7'sinin tarım sektöründe, yüzde 33.4'ünün sanayi sektöründe, yüzde 50.9'u hizmet sektöründe, genç kadınların yüzde 21.7'sinin tarım, yüzde 17.8'inin sanayi, yüzde 60.5'i hizmet sektöründe yer aldı. Genç nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması yüzde 10.7 oldu. Türkiye'nin genç nüfus oranının Avrupa Birliği üyesi 28 ülkenin genç nüfus oranlarından daha yüksek olduğu görüldü.  Avrupa Birliği üyesi 28 ülkenin genç nüfus oranları incelendiğinde, 2019 yılında en yüksek genç nüfus oranına sahip ülkenin yüzde 12.8 ile Güney Kıbrıs olduğu, en düşük genç nüfus oranına sahip olan ülkenin ise yüzde 8.9 ile Bulgaristan olduğu görüldü. En fazla Hakkari, en düşük ise Muğla'da ADNKS sonuçlarına göre 2019 yılında genç nüfus oranının en yüksek olduğu il, yüzde 23.9 ile Hakkari oldu. Bu ili yüzde 22.7 ile Şırnak ve yüzde 22.6 ile Bayburt izledi. Genç nüfus oranının en düşük olduğu iller ise sırasıyla, yüzde 12.6 ile Muğla, yüzde 12.9 ile Balıkesir ve yüzde 13.2 ile İzmir oldu. ADNKS sonuçlarına göre 2019 yılında 18-24 yaş grubunda yer alan 411 bin 818 genç ikamet ettiği ilden başka bir ile üniversite okumaya gitti. Bu gençlerin 18-24 yaş grubundaki genç nüfus içindeki oranı yüzde 4.4 oldu. Bu oran genç erkeklerde yüzde 4.2 iken genç kadınlarda yüzde 4.7 oldu. İkamet ettiği ilden başka bir ile üniversite okumaya giden gençlerin oranı illere göre incelendiğinde, bu oranın en yüksek olduğu ilin yüzde 17.7 ile Burdur olduğu görüldü. Bu ili yüzde 17.5 ile Bayburt ve yüzde 17.0 ile Isparta izledi. İkamet ettiği ilden başka bir ile üniversite okumaya giden gençlerin oranının en düşük olduğu iller ise sırasıyla, yüzde 0.4 ile Şırnak, yüzde 0.6 ile Şanlıurfa ve yüzde 0.8 ile Diyarbakır oldu. Genç erkekler bekar evli olan genç kadınların oranı, evli olan genç erkeklerin oranının 4 katı oldu. Genç nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Genç erkek nüfusun 2019 yılında yüzde 95.8'inin hiç evlenmemiş, yüzde 4.1'inin resmi nikahla evli, yüzde 0.1'inin boşanmış olduğu görülürken genç kadın nüfusun yüzde 82.7'sinin hiç evlenmemiş, yüzde 16.8'inin resmi nikahla evli, yüzde 0.5'inin ise boşanmış olduğu görüldü. ADNKS sonuçlarına göre genç nüfusun resmi evliliklerinde eşleri arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2018 yılında genç kadınların yüzde 33.6'sının kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu, yüzde 18.7'sinin ise eşlerinden daha yüksek eğitim seviyesine sahip olduğu görüldü. Eğitim seviyeleri aynı olan genç çiftlerin oranı yüzde 45.8 oldu. Türkiye'de 2017/'18 öğretim yılında yüzde 45.6 olan yükseköğretim net okullaşma oranı, 2018/'19 öğretim yılında yüzde 44.1'e düştü. Yükseköğretim net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerde bu oran yüzde 44.0'dan yüzde 41.9'a düşerken kadınlarda yüzde 47.4'den yüzde 46.4'e düştü.  Sağlıkta memnuniyetsizlik yükseliyor Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin genel sağlık durumlarından memnuniyet oranı 2018 yılında yüzde 70.3 iken 2019 yılında yüzde 68.3'e düştü. Genç nüfusun genel sağlık durumundan memnuniyet oranı ise 2018 yılında yüzde 85.5 iken 2019 yılında yüzde 88.0'a yükseldi. Bu oran 2019 yılında genç erkeklerde yüzde 89.6. genç kadınlarda ise yüzde 86.4 oldu. Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre İnternet kullanım oranı, 16-24 yaş grubundaki genç nüfusta 2018 yılında yüzde 93.0 iken 2019 yılında yüzde 92.4 oldu. İnternet kullanım oranı, genç erkeklerde 2018 yılında yüzde 96.9 iken 2019 yılında yüzde 96.1 olurken genç kadınlarda 2018 yılında yüzde 89.0 iken 2019 yılında yüzde 88.6 oldu. Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre 18-24 yaş grubundaki genç nüfus içinde kendini mutlu olarak beyan edenlerin oranı 2018 yılında yüzde 55.4 iken 2019 yılında yüzde 56.7 oldu. Mutluluk oranı, 2019 yılında genç erkeklerde yüzde 50.0. genç kadınlarda ise yüzde 63.4 olarak gerçekleşti. Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre 2019 yılında gençlerin mutluluk kaynağı olan değerler arasında yüzde 52.3 ile sağlık, ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 24.2 ile başarı, yüzde 15.1 ile sevgi izledi. Mutluluk kaynağı cinsiyete göre incelendiğinde, genç erkeklerde yüzde 50.1 ile ilk sırayı sağlık alırken bunu yüzde 28.3 ile başarı ve yüzde 11.4 ile sevgi takip etti. Genç kadınlarda ise yüzde 54.5 ile ilk sırayı sağlık alırken bunu yüzde 19.9 ile başarı ve yüzde 18.8 ile sevgi takip etti.  Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre 2019 yılında gençlerin yüzde 73.0'ı çalıştığı işinden memnun olduğunu, yüzde 49.8'i elde ettiği kazançtan memnun olduğunu belirtti. Genç erkeklerde çalışılan işten duyulan memnuniyet oranı yüzde 76.2. elde edilen kazançtan memnuniyet oranı yüzde 51.2 olurken genç kadınlarda ise bu oranlar yüzde 66.7 ve yüzde 46.8 olarak gerçekleşti. Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre 2019 yılında gençlerin yüzde 62.0'ı şimdiye kadar almış olduğu eğitimden memnun olduğunu belirtti. Bu oran genç erkeklerde yüzde 62.2 iken genç kadınlarda yüzde 61.9 oldu.   
kısa çalışma ödeneği patladı
Mart ayında 96 bin 636 olan kısa çalışma ödeneği alan çalışanların sayısı 2 milyon 590 bin 589’a, ödeme tutarı da 4 milyar 95 milyon liraya çıktı. İşçiler, bu dönemi kendi primleri ile oluşan fondan ödünç para alarak geçirirken işverenler istihdamı artırma gerekçesiyle bu dönemde de 11 milyar TL destek aldı  BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre, salgın dolayısıyla işsizliği önleme iddiasıyla çıkartılan, ancak emekçileri ortalama bin 580 TL’lik ücrete mahkûm ederken işverenlerin yükünü azaltan kısa çalışma ödeneği, bir ayda görülmemiş bir seviyeye ulaştı. Mart ayında işçi ve işveren kesintilerinden oluşan İşsizlik Sigortası Fonu’ndan ödeme yapılanların sayısı 96 bin 636’dan 2 milyon 590 bin 589 kişiye çıktı. Ancak işveren bu dönemde de fondan 1,1 milyar TL destek aldı. Türkiye İş Kurumu, Nisan Ayı İşsizlik Sigortası Fonu istatistiklerini açıkladı. Geçen yılın aynı döneminde 657 bin 387 olan işsizlik sigortası ödemesi yapılanların sayısı bu yıl salgın dolayısıyla işten çıkarma yasağı olmasına karşın sadece 592 bin 130’a geriledi. Geçen ay içinde yapılan 730 milyon liralık ödeme ile ilk dört aylık ödeme tutarı 2,8 milyara çıktı. 96 binden 2,5 milyona Salgınla birlikte iktidarın gündeme getirdiği ancak çalışanların daha az ücretle çalışmak zorunda kalmalarına, sosyal hak kayıplarına neden olan kısa çalışma ödeneğinden yararlananların sayısında büyük artış meydana geldi. Mart ayında 96 bin 636 kişiye 32 milyon 232 bin lira kısa çalışma ödeneği verilirken bu rakam bir ayda 2 milyon 590 bin 589 kişiye, ödeme tutarı da 4 milyar 95 milyon liraya fırladı. 2018 yılı aynı döneminde 17 kişiye, 2019’da da 23 bin 259 kişiye ödeme yapılıyordu. Ücret garanti fonu İşverenin, konkordato ilan etmesi, aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi nedenleri ile ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde, çalışanlarının hizmet akdinden kaynaklanan ve ödenmeyen üç aylık ücret alacaklarının ödendiği Ücret Garanti Fonu’ndan Nisan ayında 232 kişiye toplam 1 milyon 323 bin TL ödeme yapıldı. Gelirin büyük bölümü harcandı İşsizlik Sigortası Fonu’nun Mart ayında 3 milyar 893 milyon lira olan gelirleri Nisan ayında 5 milyar 458 milyon liraya çıktı. Genellikle gelirin tamamına yakınını harcayan fonun bu ayki harcamaları gelirin 1,2 milyar TL altında kaldı. Önceki ay 1,6 milyar TL olan işçi ve işveren primleri Nisan ayında 1,4 milyara, devlet katkısı da 554 milyondan 498 milyona geriledi. Ancak faiz geliri 1,5 milyar TL’den 3,3 milyar TL’ye çıktı. Patronlara 1,1 milyar liralık destek İşsizlik Sigortası Fonu'ndan patronlara istihdamı koruması veya yeni istihdam yaratması için 2 yılda toplam 47 milyar lira teşvik veya destek ödemesi yapıldı. Mart ayında 1,6 milyar TL olan ödeme, işsizliğin artmasına, devletin işverenlerin çalışanlardan kaynaklanan yükünü azaltma uygulamalarına karşın Nisan ayında da 1,1 milyar TL oldu.  

Sayfalar