tüik

en zengin yüzde 20 toplam gelirin yüzde 46’sına sahip
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2019 yılı gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarını açıkladı. Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 46,3 oldu. Son yapılan araştırma sonuçlarına göre; en yüksek eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 1,3 puan azalarak yüzde 46,3'e düşerken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay 0,1 puan artarak yüzde 6,2'ye yükseldi. Araştırma sonuçlarına göre Gini katsayısı bir önceki yıla göre 0,013 puan azalış ile 0,395 olarak tahmin edildi. Toplumun gelirden en fazla pay alan yüzde 20'sinin elde ettiği gelirin en az pay alan yüzde 20'sinin elde ettiği gelire oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı 7,8'den 7,4'e, gelirden en fazla pay alan yüzde 10'unun elde ettiği gelirin en az pay alan yüzde 10'unun elde ettiği gelire oranı şeklinde hesaplanan P90/P10 oranı ise 13,7'den 13,0'a düştü. Yıllık ortalama hane halkı kullanılabilir geliri 59 bin 873 TL Türkiye'de yıllık ortalama hane halkı kullanılabilir geliri yüzde 16,5 artarak 2019 yılı anket sonuçlarına göre 59 bin 873 TL oldu. Yıllık ortalama eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert geliri ise bir önceki yıla göre yüzde 17,9 artarak 24 bin 199 TL'den 28 bin 522 TL'ye yükseldi. Yıllık ortalama eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert gelirlerinde en yüksek gelir geçen yıla göre 4 bin 616 TL artarak 37 bin 262 TL ile tek kişilik hanehalklarının oldu. Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hane halklarının yıllık ortalama eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert geliri 32 bin 941 TL iken tek çekirdek aileden oluşan hane halklarında bu değer 29 bin 449 oldu. En düşük yıllık ortalama eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert gelirine sahip hane halkı tipi ise 22 bin 794 TL ile en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hane halkları oldu. Toplam gelir içerisinde en yüksek payı, yüzde 46,7 ile bir önceki yıla göre 1,8 puan azalan maaş ve ücret geliri aldı. İkinci sırayı yüzde 21,9 ile önceki yıla göre 1,8 puanlık artış gösteren sosyal transfer geliri alırken üçüncü sırayı yüzde 17,7 ile 2018 yılı anket sonuçlarına göre 1,1 puan azalan müteşebbis geliri aldı. Tarım gelirinin müteşebbis geliri içindeki payı 2018 yılı anket sonuçlarına göre 0,3 puan azalarak yüzde 22,6 olurken, emekli ve dul-yetim aylıklarının sosyal transferler içindeki payı 0,8 puan artarak yüzde 91,8 olarak gerçekleşti. En yüksek yıllık ortalama esas iş geliri yükseköğretim mezunlarının Yıllık ortalama esas iş gelirleri sırasıyla yükseköğretim mezunlarında 51 bin 888 TL, lise ve dengi okul mezunlarında 34 bin 115 TL, lise altı eğitimlilerde 26 bin 833 TL, bir okul bitirmeyenlerde 18 bin 279 TL ve okur-yazar olmayan fertlerde 14 bin 129 TL olarak hesaplandı. Geçen yıla göre yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış yüzde 17,3 ile okur-yazar olmayan en düşük artış ise yüzde 8,6 ile bir okul bitirmeyen fertlerde oldu. Esas iş gelirleri sektörel ayrımda incelendiğinde; en yüksek yıllık ortalama gelirin 37 bin 169 TL ile hizmet sektöründe, en düşük yıllık ortalama gelirin ise 21 bin 807 TL ile tarım sektöründe olduğu görüldü. Bir önceki yıla göre; yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış yüzde 18,9 ile inşaat sektöründe gözlenirken, bunu yüzde 14,8 ile tarım sektörü izledi. Diğer taraftan hizmet sektöründe yüzde 12,5, sanayi sektöründe ise yüzde 12,0 artış gözlendi. En yüksek yıllık ortalama esas iş geliri işverenlerin Yıllık ortalama esas iş gelirleri sırasıyla işverenlerde 95 bin 495 TL, ücretli maaşlılarda 34 bin 286 TL, kendi hesabına çalışanlarda 27 bin 127 TL ve yevmiyelilerde 14 bin 769 TL olarak hesaplandı. Geçen yıla göre en yüksek artış yüzde 13,9 ile ücretli, maaşlı çalışanlarda en düşük artış ise yüzde 8,2 ile işverenlerde oldu. Göreli yoksulluk oranı yüzde 14 Eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50'si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2019 yılında 0,5 puan artarak yüzde 14,4 oldu. Medyan gelirin yüzde 60'ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre yoksulluk oranı ise son yılda 0,1 puan artarak yüzde 21,3 olarak gerçekleşti. Eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 40'ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,4 puanlık artış ile yüzde 8,3 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 70'i dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre ise yoksulluk oranı bir önceki yıla göre değişmeyerek yüzde 28,5 oldu. Hane halkı tipine göre eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50'si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında; tek kişilik hane halklarında yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,4 puan azalarak yüzde 9,2, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hane halklarında bu oran 1,5 puan artarak yine yüzde 9,2 olmuştur. En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hane halklarının yoksulluk oranının 0,6 puan azalarak yüzde 18,2, tek çekirdek aileden oluşan hane halklarının yoksulluk oranının ise 0,9 puan artarak yüzde 13,8 olduğu görüldü. En yüksek yoksulluk oranı okur yazar olmayan fertlerde Eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50'si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; okur-yazar olmayan fertlerin yüzde 26,1'i, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 22,4'ü yoksul iken, bu oran lise altı eğitimlilerde yüzde 13,4, lise ve dengi okul mezunlarında ise yüzde 6,9 oldu. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 2,5 ile en düşük yoksulluk oranının gözlendiği grup oldu. Maddi yoksunluk oranı yüzde 26,3 Finansal sıkıntıda olma durumunu ifade eden maddi yoksunluk; çamaşır makinasi, renkli televizyon, telefon ve otomobil sahipliği ile ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme ve evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme durumu ile ilgili hanehalklarının algılarını yansıtmaktadır. Yukarıda belirtilen dokuz maddenin en az dördünü karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan ciddi maddi yoksunluk oranı 2018 yılında yüzde 26,5 iken 2019 yılı anket sonuçlarında 0,2 puan azalarak yüzde 26,3 olarak gerçekleşti. Sürekli, yoksulluk oranı yüzde 12,7 Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60'ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2019 yılı anket sonuçlarında sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre değişmeyerek yüzde 12,7 oldu. Kendi konutunda oturanların oranı yüzde, 14,3 Oturulan konuta sahip olanlar geçen yıla göre 0,2 puan azalarak 2019 yılında yüzde 58,8 hesaplanırken, kirada oturanların oranı yüzde 25,6, lojmanda oturanların oranı yüzde 1,3, kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenler oranı ise yüzde 14,3 olarak gerçekleşti. Kurumsal olmayan nüfusun yüzde 39,3'ü konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu, yüzde 36,9'u sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri vb. problemleri yaşarken yüzde 26,1'i trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlarla karşılaştı. Borç ve taksit ödemeleri arttı Geçen yıla göre nüfusun konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemeleri 0,7 puan artarak yüzde 71,1 oldu. Nüfusun yüzde 9,6'sına bu ödemeler yük getirmezken yüzde 19,0'ına çok yük getirdi. Hanelerin yüzde 58,7'si evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını, yüzde 33,6'sı iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 29,7'si beklenmedik harcamaları, yüzde 19,2'si evin ısınma ihtiyacını, yüzde 56,6'sı eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını beyan etti. Türkiye'de en yüksek gelir İstanbul'da Türkiye'de geçen yıl itibarıyla en yüksek gelir "İstanbul" bölgesinde görüldü. Gelir eşitsizliğinin en düşük tespit edildiği bölge "Doğu Marmara", göreli yoksulluk oranının en yüksek belirlendiği bölge ise "Akdeniz" oldu. Türkiye'de ortalama yıllık eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert geliri, 2019'da 28 bin 522 lira olarak hesaplandı. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey Bölgeleri itibarıyla söz konusu geliri en yüksek olan bölge, 40 bin 749 lirayla "İstanbul" oldu. Bu bölgeyi 32 bin 384 lirayla "Batı Anadolu", 30 bin 337 lirayla "Ege" izledi. Ortalama yıllık eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert gelirinin en düşük olduğu bölgeler ise 13 bin 441 lirayla "Mardin, Batman, Şırnak, Siirt" oldu.    
DİSK-AR gerçek işsiz sayısı 14,2 milyon
DİSK-AR Eylül 2020 İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu yayımlandı. Rapora göre Covid-19’un istihdam ve işsizlik üzerindeki olumsuz etkisi devam ederken, geniş tanımlı işsiz sayısı ve iş kaybı Haziran 2020’de 14,2 milyona yükseldi. TÜİK Haziran 2020 Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarını 10 Eylül 2020 günü açıkladı. “Haziran 2020 Hanehalkı İşgücü Araştırması” sonuçları ekonominin yeniden açıldığı haziran ayı verilerini yansıtması açısından son derece önemli. Haziran 2020 verileri salgının en yoğun geçtiği nisan ve mayıs aylarından sonra salgında kısmi bir gerilemenin görüldüğü ve ekonominin açıldığı dönemi yansıtıyor. Ancak istihdam ve işsizlikteki vahim tablo sürüyor. TÜİK’e göre dar tanımlı işsizlik oranı 0,4 puanlık artış ile yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti. TÜİK’e göre Türkiye genelinde işsiz sayısı 2020 Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 152 bin kişi azalarak 4 milyon 101 bin kişi oldu. TÜİK açıkladığı dar tanımlı işsizlik oranı ve işsiz sayısı ile Covid-19’un yarattığı depremi yansıtmaktan oldukça uzaktır. İşten çıkarma yasağı nedeniyle dar tanımlı işsizlik verileri işgücü piyasalarındaki gerçek tabloyu yansıtmıyor. DİSK-AR raporunun özet bulguları aşağıdadır Haziran ayında ekonomi açılmasına rağmen istihdam ve işsizlikte Covid-19’un olumsuz etkisi sürüyor. TÜİK’in dar tanımlı (resmi) işsizlik oranı ve sayısı Covid-19’un etkisini açıklamaktan uzak. DİSK-AR, ILO’nun yöntemini esas alarak Covid-19’un yarattığı gerçek istihdam kaybını ve işsizliği hesapladı. Covid-19 etkisiyle revize edilmiş geniş tanımlı işsiz sayısı ve iş kaybı Haziran 2020’de 14,2 milyona yükseldi! Revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı yüzde 40,4 olarak hesaplandı. Covid-19 Haziran 2020’de en az 5 milyon 484 bin yeni eşdeğer istihdam kaybına yol açtı. Geniş tanımlı işsiz sayısı 10,2 milyona yükseldi. Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 28,9 olarak gerçekleşti. İstihdam bir yılda 1 milyon 981 bin kişi azaldı. İstihdam oranı yüzde 42,4’e geriledi. İşbaşında olanların sayısı son bir yılda 3 milyon 830 bin kişi azaldı. Ümitsiz işsizlerin sayısı bir yılda 583 binden 1 milyon 377 bine yükseldi. Kadınlar Covid-19’dan daha fazla etkileniyor: Kadın işgücü yüzde 9,9, kadın istihdamı yüzde 8,7 azaldı.  
tüik'e göre işsizlik yüzde 13,4 oldu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Haziran ayı işsizlik rakamlarını açıkladı. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılı Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 152 bin kişi azalarak 4 milyon 101 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,4 puanlık artış ile yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,6 puanlık artış ile yüzde 15,9 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 2020 yılı Haziran döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 981 bin kişi azalarak 26 milyon 531 bin kişi, istihdam oranı ise 4,0 puanlık azalış ile yüzde 42,4 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı %13,4 Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılı Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 152 bin kişi azalarak 4 milyon 101 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,4 puanlık artış ile %13,4 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,6 puanlık artış ile %15,9 oldu. İstihdam oranı %42,4 İstihdam edilenlerin sayısı 2020 yılı Haziran döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 981 bin kişi azalarak 26 milyon 531 bin kişi, istihdam oranı ise 4,0 puanlık azalış ile %42,4 oldu. Bu dönemde, istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 274 bin, sanayi sektöründe 319 bin, inşaat sektöründe 91 bin, hizmet sektöründe 1 milyon 298 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin %19,3'ü tarım, %20,0'ı sanayi, %5,8'i inşaat, %55,0'ı ise hizmet sektöründe yer aldı. İşgücüne katılma oranı %49,0 İşgücü 2020 yılı Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 2 milyon 134 bin kişi azalarak 30 milyon 632 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 4,3 puanlık azalış ile %49,0 olarak gerçekleşti. Kayıt dışı çalışanların oranı %31,3 Haziran 2020 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 3,9 puan azalarak %31,3 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,3 puan azalarak %18,9 oldu. 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı %13,7, istihdam oranı %47,1 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,4 puanlık artışla %13,7, tarım dışı işsizlik oranı ise 0,6 puanlık artışla %16,0 oldu. Bu yaş grubunda istihdam oranı 4,0 puanlık azalışla %47,1, işgücüne katılma oranı ise 4,4 puanlık azalışla %54,5 oldu. Genç nüfusta işsizlik oranı %26,1, istihdam oranı %28,2 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,3 puanlık artışla %26,1, istihdam oranı ise 6,0 puan azalarak %28,2 oldu. Aynı dönemde işgücüne katılma oranı 7,4 puanlık azalışla %38,1 seviyesinde gerçekleşti. Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 3,1 puanlık artışla %29,3 seviyesinde gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %14,3, istihdam oranı %41,6 Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki döneme göre 0,2 puan artarak %14,3 oldu. İşsiz sayısı bir önceki döneme göre 136 bin kişi artarak 4 milyon 330 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı bir önceki döneme göre 0,6 puan artarak %41,6 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 431 bin kişi artarak 26 milyon 36 bin kişi olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,9 puan artarak %48,6 oldu. İşgücüne katılan sayısı 567 bin kişi artarak 30 milyon 366 bin kişi olarak tahmin edildi. Ekonomik faaliyete göre, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam, tarım sektöründe 36 bin kişi, sanayi sektöründe 25 bin kişi, inşaat sektöründe 141 bin kişi, hizmet sektöründe 230 bin kişi arttı.    
ağustos ayı enflasyon rakamları açıklandı
Enflasyon Ağustos ayında TÜFE'de yüzde 0,86 arttı. Yıllık enflasyon aynı ayda yüzde 11,77 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ağustosta aylık bazda yüzde 0.86, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2.35 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 11.77, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 11.53 oldu. Yıllık en düşük artış %2,44 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, %6,37 ile haberleşme, %6,61 ile eğlence ve kültür ve %8,50 ile eğitim oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, %26,99 ile çeşitli mal ve hizmetler, %14,68 ile sağlık ve %13,51 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu. Fiyatı en fazla artan ürün salatalık, en çok düşen erik Öte yandan, Ağustosta fiyat artışında salatalığı yüzde 21.86 ile limon, yüzde 18.64 ile yurtiçi bir hafta ve daha fazla süreli turlar izledi. Ağustosta fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler, yüzde 14.83 ile patlıcan, yüzde 14.65 ile mücevher (altın), yüzde 11.81 ile kabak, yüzde 8.45 ile şans oyunları, yüzde 7.60 ile fasulye, yüzde 5.75 ile sarımsak, yüzde 5.41 ile bira ve yüzde 5.05 ile kıvırcık oldu. Geçen ay en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 19.63 ile erikte gerçekleşti. Bunu yüzde 17.38 ile patates, yüzde 16.07 ile armut, yüzde 14.11 ile domates, yüzde 9.06 ile dolmalık biber, yüzde 8.46 ile üzüm, yüzde 7.49 ile kavun, yüzde 7.25 ile karpuz izledi.  
ekonomide alarm zilleri çalıyor
Türkiye yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9.9 küçüldü. Türkiye ekonomisi bir önceki çeyreğe göre ise yüzde 11 daraldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre Türkiye ekonomisi Nisan-Haziran aylarını kapsayan dönemde yüzde 9,9 daraldı. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) 2020 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,9 azaldı. GSYH'yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, 2020 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak tarım yüzde 4,0; bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 11,0; finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 27,8; gayrimenkul faaliyetleri yüzde 1,7 arttı. Sanayide daralma TÜİK'in verilerine göre, yılın ikinci çeyreğinde sanayi yüzde 16,5 daraldı. TÜİK'in açıklamasına göre, inşaat sektörü yüzde 2,7; hizmetler yüzde 25,0; mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 16,5; kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 2,4 ve diğer hizmet faaliyetleri de yüzde 18,0 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 11 azaldı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2020 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 10 azaldı. Üretim yöntemiyle GSYH tahmini, 2020 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,3 artarak 1 trilyon 041 milyar 643 milyon TL oldu. GSYH'nin ikinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 153 milyar 180 milyon olarak gerçekleşti. Devlet harcamaları düştü Devletin nihai tüketim harcamaları, 2020 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 0,8 azaldı. Yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları yüzde 8,6; gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 6,1 azaldı. İşgücü ödemeleri ise 2020 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 0,5 artarken net işletme artığı/karma gelir yüzde 2,4 azaldı. İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın ikinci çeyreğinde yüzde 36,7 iken bu oran 2020 yılında yüzde 36,8 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 45,0'dan yüzde 43,9'a düştü.  
TÜİK'e göre işsizlik mayıs ayında yüzde 12,9 oldu İşsizlik oranı, mayıs ayında yüzde 12,9 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki ayda işsizlik oranı yüzde 12,8 idi. İşgücüne katılma oranı ise 5,3 puanlık azalış ile yüzde 47,6 oldu. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılı Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 331 bin kişi azalarak 3 milyon 826 bin kişi oldu. İstihdam oranı yüzde 41,4 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2020 yılı mayıs döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 2 milyon 411 bin kişi azalarak 25 milyon 858 bin kişi, istihdam oranı ise 4,7 puanlık azalış ile yüzde 41,4 oldu. Bu dönemde, istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 308 bin, sanayi sektöründe 274 bin, inşaat sektöründe 206 bin, hizmet sektöründe 1 milyon 622 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 18,8'i tarım, yüzde 20,4'ü sanayi, yüzde 5,2'si inşaat, yüzde 55,6'sı ise hizmet sektöründe yer aldı. İşgücüne katılma oranı yüzde 47,9 İşgücü 2020 yılı Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 2 milyon 742 bin kişi azalarak 29 milyon 684 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 5,3 puanlık azalış ile yüzde 47,6 olarak gerçekleşti. Kayıt dışı çalışma yüzde 14,7 Mayıs 2020 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,7 puan azalarak yüzde 29,7 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 5,4 puan azalarak yüzde 17,4 oldu. Kamu istihdamı arttı Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın derlediği verilere göre, 2020 yılı II. döneminde toplam kamu istihdamı 2019 yılının aynı dönemine göre yüzde 4,3 oranında artarak 4 milyon 767 bin kişi oldu. Genç işsizlik yüzde 13,2 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,1 puanlık artışla yüzde 13,2, tarım dışı işsizlik oranı ise 0,2 puanlık artışla yüzde 15,3 oldu. Bu yaş grubunda istihdam oranı 4,8 puanlık azalışla yüzde 45,9, işgücüne katılma oranı ise 5,4 puanlık azalışla yüzde 52,9 oldu.  
emekliler bayrama mutsuz ve yoksul giriyor
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerinden yararlanarak hazırlanan emeklilerin durumu araştırması yayımlandı. DİSK-AR tarafından yapılan araştırma emeklilerin ve emeklilikte yaşa takılanların yaşadığı mağduriyeti ortaya koymayı amaçlıyor. Araştırmaya göre: Milyonlarca emekli asgari ücretin altında aylık alıyor Emekli bayram ikramiyeleri 2020’de yaklaşık 900 TL eridi Hazine destekli en düşük emekli aylık seviyesi 1.500 TL, ortalama işçi emekli aylığı 2.088 TL Emekli aylıkları düşmeye devam ediyor SGK’ya göre en düşük emekli aylığı 2.030 TL, Hükümet’e göre 1.500 TL. İkisi de doğru değil Türkiye’de 13 milyonu aşkın emekli ve hak sahibi var. Emekliler Türkiye’nin en büyük toplumsal gruplarından birini oluşturuyor. Ancak 13 milyon emekli bayrama mutsuz ve yoksul olarak giriyor. Bayram emekliler için ikramiye demek ancak fiyatlar başını alıp giderken 1000 TL bayram ikramiyesi iki yıldır yerinde sayıyor.2020’de emeklilerin ikramiye kaybı 900 TL’ye yaklaştı. Emekli Bayram İkramiyesinde Yaşanan Kayıplar Emekli aylıkları giderek düşüyor. Yeni emekliler arasında asgari ücretin altında aylık alanların sayısı giderek çoğalıyor. Bilindiği gibi 2008’de AKP Hükümeti tarafından “reform” adı altında sosyal güvenlik mevzuatında yapılan değişiklikler emeklilik aylıklarının düşmesine neden oldu. Emeklilik yaşı yükseltilirken, emekliliği hak ediş koşulları zorlaştı ve emekli aylıklarını düşüren yeni bir hesaplama yöntemi uygulanmaya başladı. Bu sistem nedeniyle emekli aylıklarının asgari ücrete oranı hızla gerilemeye başladı. Nitekim Mart 2020’de emekli aylıklarının 1500 TL’ye tamamlanması kararı alındı. Ancak emekli aylıklarının 1500 TL’ye tamamlanması emekli aylıklarının alt sınırının 1500 TL’ye yükselmesi anlamına gelmiyor. 1500 TL’nin altında emekli aylığı alanların emekli aylıkları korunuyor ancak 1500 TL ile olan fark Hazine tarafından ödeniyor. Bu nedenle Temmuz 2020’de emekli aylıkları 1500 TL’nin altında olan emekliler zam alamadı. Araştırmanın özet sonuçları aşağıdaki linkte yer almaktadır: https://bit.ly/3faShto    
en çok kiraya harcıyoruz
Hanehalkı Tüketim Harcaması raporuna göre 2019’da hanehalkı bütçesinden en fazla pay konut ve kira harcamasına ayrıldı. TÜİK’in Hanehalkı Tüketim Harcaması 2019 raporuna göre, Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı %24,1 ile konut ve kira harcamaları alırken, ikinci sırayı %20,8 ile gıda ve alkolsüz içecek harcamaları, üçüncü sırayı ise %16,5 ile ulaştırma harcamaları aldı. - Eşdeğer fert başına aylık ortalama tüketim harcaması 2 465 TL oldu. - Toplam harcamalardaki payı en fazla artan grup gıda ve alkolsüz içecekler oldu. - Gıda harcaması içerisinde en fazla payı et, balık ve deniz ürünleri aldı. - Düşük gelirli haneler, yüksek gelirlilere göre gıdaya iki kat daha fazla pay ayırdı. Eğlence ve kültüre harcamıyoruz Hanehalkı bütçe araştırmasının 2019 yılı sonuçlarına göre; Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı %24,1 ile konut ve kira harcamaları alırken, ikinci sırayı %20,8 ile gıda ve alkolsüz içecek harcamaları, üçüncü sırayı ise %16,5 ile ulaştırma harcamaları aldı. Toplam tüketim harcamalarında en düşük payı alan harcama türleri ise %2,2 ile sağlık, %2,5 ile eğitim hizmetleri ve %3,1 ile eğlence ve kültür harcamaları oldu. Hanelerin tüketim harcamalarını karşılaştırılabilir hale getirmek amacıyla hanehalkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak elde edilen eşdeğer fert başına tüketim harcaması kullanılmaktadır. Eşdeğer fert başına aylık ortalama tüketim harcaması 2018 yılında 2 181 TL iken 2019 yılında 2 465 TL olarak tahmin edildi. Araştırma sonuçlarına göre, gıda ve alkolsüz içeceklerin payı bir önceki yıla göre 0,5 puanlık artışla %20,3'ten %20,8'e yükseldi. Alkollü içecek, sigara ve tütün harcamalarının payı %4,0'dan %4,3'e, giyim ve ayakkabı harcamalarının payı %4,8'den %5,0'a, konut ve kira harcamalarının payı %23,7'den %24,1'e, eğlence ve kültür harcamalarının payı %2,9'dan %3,1'e, eğitim hizmetlerinin payı %2,3'ten %2,5'e ve çeşitli mal ve hizmetlerin payı ise %4,9'dan %5,1'e yükseldi. Diğer taraftan, mobilya ve ev eşyaları harcamalarının payı %6,5'ten %6,4'e, ulaştırma harcamalarının payı ise bir önceki yıla göre 1,8 puanlık düşüşle %18,3'ten %16,5'e geriledi. Ayrıca haberleşme harcamalarının payı %3,8'den %3,6'ya düştü. Sağlık harcamalarının payı %2,2 ve lokanta ve otel harcamalarının payı %6,5 ile 2019 yılında değişmeyerek aynı kaldı. Gıdaya harcama düşük Gıda ve alkolsüz içeceklere yapılan harcamalarda en büyük payı %19,4 ile et, balık ve deniz ürünleri alırken, bunu %17,8 ile ekmek ve tahıllar, %16,6 ile sebzeler, %13,9 ile süt, peynir ve yumurta izledi. En düşük paya sahip harcama grupları ise, %2,3 ile diğer gıda ürünleri, %3,2 ile kahve, çay ve kakao, %3,8 ile alkolsüz içecekler olarak sıralandı. Gelire göre sıralı %20'lik gruplar itibarıyla tüketim harcamalarının 2019 yılındaki dağılımına bakıldığında; en düşük gelir grubu olan birinci %20'lik grupta yer alan hanehalkları, konut ve kira harcamalarına %31,2, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına %30,7, ulaştırma harcamalarına %9,0 ve mobilya ve ev eşyası harcamalarına %5,3 pay ayırdı. En yüksek gelir grubu olan beşinci %20'lik grupta yer alan hanehalkları ise, konut ve kira harcamalarına %20,1, ulaştırma harcamalarına %20,0, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına %15,3 ve lokanta ve otel harcamalarına %8,1 pay ayırdı. Temel gelir kaynağı maaş, ücret, yevmiye geliri olan hanehalkları; konut ve kira harcamalarına %22,4, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına %19,0 ve ulaştırma harcamalarına %17,7 pay ayırırken, müteşebbis geliri olan hanehalkları; konut ve kira harcamalarına %20,4, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına %19,8 ve ulaştırma harcamalarına ise %19,2 pay ayırdı.    
TÜİK’e göre salgın işsizliğe iyi geldi
Son 1 yılda istihdam edilenlerin sayısı 2,5 milyon azaldı. Ancak TÜİK’e göre işsiz sayısı da azalıyor. Çünkü ümidi olmadığı iş aramayanlar yüzde 136, iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar yüzde 100 arttı. Uzmanlar dinlenmedi, TÜİK verilerini revize etmedi. Sonuç; Covid-19 depremi işsizliğe iyi gelmiş gibi gösterildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nisan ayına ilişkin işgücü göstergelerini yayımladı. Bu göstergeler işsizlik oranı ve işsiz sayısını da kapsıyor ve önce bu iki göstergeye bakılıyor. Buna göre işsiz sayısı 3 milyon 77 bin, işsizlik oranı ise yüzde 12,8 olarak açıklandı. Fakat veriler uzmanlar tarafından sert tepkiyle karşılandı. Çünkü TÜİK’e göre Covid-19 salgınının ülke ekonomisinin temel gündemi olduğu Nisan ayında işsiz sayısı 2 ay öncekinden 382 bin daha azdı. İşsizlik oranı ise şubatta yüzde 13,6 iken nisanda yüzde 12,8 olarak açıklandı. TÜİK’in öne çıkardığı verilere göre Covid-19 işsizliğe “iyi” geldi. Peki, bu trajikomik durum neden yaşandı? Nasıl oldu da TÜİK salgın döneminde işsizliği düşürebildi? Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Covid-19 salgını sürecinde istatistik verileri yayımlayan kurumlar için bir yönerge hazırladı. Yönergede özetle işsizlik hesabı yapılırken iş başında bulunulan saati ciddiye alın ve işsizlik tanımını genişletin dendi. Uzmanlara göreyse ILO revizyonuyla ikinci bir işsizlik hesabı yapılmalı ve kamuoyuna açıklanmalıydı. TÜİK bu yönergeyi ve uyarıları ciddiye almadı ve 1 yıl önce işsizliği nasıl hesaplıyorsa aynen hesaplamaya devam etti. Peki, TÜİK manipülasyonu nasıl yaptı? Dün kamuoyuna açıklanan verilerin arka planına mercek tuttuk. İşsiz sayısı nasıl düştü? TÜİK’e göre işsiz sayılmak için iş aramak gerekiyor. Kurum kendi sitesinde işsiz kişiyi şöyle tanımlıyor; “Kâr karşılığı, yevmiyeli, ücretli ya da ücretsiz olarak hiç bir işte çalışmamış ve böyle bir iş ile bağlantısı da olmayan kişilerden iş aramak için son 4 hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaştaki fertler işsiz nüfusa dahildirler” Bu tanıma göre işsiz sayılabilmek için son 4 hafta içinde herhangi bir kanaldan iş başvurusu yapmak gerekiyor. Yine de iş bulunamıyorsa bu kişi işsiz sayılıyor. TÜİK bu kişileri kendi yaptığı anketlerden yola çıkarak tahmin ediyor. İnsanların tokalaşmadığı, sokağa dahi çıkamadığı nisanda iş arayanların sayısı azaldığı için işsiz sayısı da azalmış görünüyor. Buna rağmen Nisan ayı itibariyle bu kişilerin sayısı 3 milyon 775 bin olarak tahmin edildi. Kayıt dışı istihdam oranı nasıl azaldı? TÜİK’in haber bülteninde öne çıkan bir diğer gelişme ise kayıt dışı istihdamın azalması oldu. Verilerin arka planı incelendiğinde işten atılanların büyük çoğunluğunun sigortasız çalışanlar olduğu görülüyor. Buna bir de sigortalı çalışanlar için “işten atma yasağı” eklenince istihdamın içinde sigortasız çalışanların payı azalıyor. TÜİK verilerine göre şubat ile nisan arasında geçen 2 ay içinde toplam istihdam yüzde 4 azaldı. Ancak sigortalı çalışanlardaki azalma yüzde 2 iken sigortasız çalışanlardaki azalma yüzde 8 oldu. İstihdam azalırken işsizlik nasıl artmadı? 2018’in Nisan ayında ülkede 29 milyon kişi istihdam ediliyordu. Bu sayı 15 yaş üstü nüfus yaklaşık 700 bin kişi artmasına rağmen 2019’un Nisan ayında 28 milyon 199 bine düştü. 1 yılda işinden olan 800 bin kişi 2019’da iş aramaya koyuldu ve işsiz sayısı rekor kırdı. 2018’in nisanında 3 milyon 86 bin kişi işsizdi. Bu sayı işinden olanların iş aramaya koyulduğu 2019’un Nisan ayında 4 milyon 202 bine yükseldi. Ancak sürekli iş başvurusu yapıp olumsuz yanıtlar alan milyonlar bir süre sonra iş aramaktan vazgeçmeye başladı. Böylece bu kişiler TÜİK’in haber bülteninde doğrudan bahsetmediği “iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar” grubuna eklendiler. Geçen yıl Nisan ayında bu grubun sayısı 2 milyon 285 bindi. Bu sayı bu yıl 4 milyon 460 bine yükseldi. Ancak bu kişiler aktif olarak iş aramadıkları için TÜİK tarafından işsiz sayılmıyorlar. Kaynak: BirGün  
iş bulma umudu olmayanlar artıyor
İş umudu tükendi İşgücü yüzde 9 azalışla 29.4 milyon, istihdam yüzde 9 azalışla 25.6 milyona inerken iş bulma ümidi olmayanlar yüzde 137 artarak 1.3 milyon kişi oldu. TÜİK’in dün açıkladığı “İşgücü İstatistikleri, Nisan 2020” raporu, ülkedeki ekonomik krize eklenen Covid-19 salgının çalışma hayatını nasıl yıkıma uğrattığını bir kez daha gösterdi. Nisan 2020’de, Nisan 2019’a kıyasla istihdam edilenlerin sayısı 2 milyon 585 bin kişi azalarak (yüzde 9.2) 25 milyon 614 bin kişi, istihdam oranı ise 4.9 puanlık azalış ile yüzde 41.1 oldu. İşgücü de 3 milyon 13 bin kişi azalarak (yüzde 9.3) 29 milyon 388 bin kişi, işgücüne katılma oranı 5.7 puanlık azalış ile yüzde 47.2 oldu. Bu dönemde, istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 491 bin, sanayi sektöründe 209 bin, inşaat sektöründe 361 bin, hizmet sektöründe 1 milyon 524 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 17.5'i tarım, yüzde 20.9'u sanayi, yüzde 4.9'u inşaat, yüzde 56.7'si ise hizmet sektöründe yer aldı. Bunlara karşın işgücüne dahil olmayanların sayısı 4 milyon 72 bin artarak (yüzde 14.1) 32 milyon 932 bin kişiye çıktı. İşgücüne dahil olmayanlar kapsamında, “iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar” 2 milyon 285 binden 4 milyon 460 bine, bunun içindeki “iş bulma ümidi olmayanlar” ise 553 binden 1 milyon 310 bine yükseldi. Bu kapsamda dikkat çekici bir diğer veri ise sayıları 3 milyon 939 binden 4 milyon 901 bine çıkan “çalışamaz halde”ki kişiler oldu. Hizmetler çöktü Bütün bu veriler ışığında ülke genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 427 bin kişi azalarak 3 milyon 775 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0.2 puan azalışla yüzde 12.8 oldu. Tarım dışı işsizlik de 0.1 puan azalışla yüzde 14.9. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ise bir önceki Mart 2020’ye göre 0.7 puan artarak yüzde 13.8 oldu. Ayrıca Nisan 2020’de, tarımda çalışan 491 bin kişi azalarak 4 milyon 485 bin, sanayide çalışan 209 bin azalarak 5 milyon 344 bin, inşaatta çalışan 361 bin azalarak 1 milyon 250 bin ve hizmetlerde çalışan 1 milyon 524 bin azalarak 14 milyon 535 bin kişiye indi. Kayıt dışı çalışma bile düştü İşgücü Nisan'da bir önceki yılın aynı dönemine göre 3 milyon 13 bin kişi azalarak 29 milyon 388 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 5.7 puanlık azalış ile yüzde 47.2 olarak gerçekleşti. Nisan 2020 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 5.5 puan azalarak yüzde 28.7 oldu. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 5.8 puan azalarak yüzde 17.3’e geriledi. 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0.2 puan azalışla yüzde 13.1, tarım dışı işsizlik oranı ise 0.1 puanlık azalışla yüzde 15.0 oldu. Bu yaş grubunda istihdam oranı 5.1 puanlık azalışla yüzde 45.5, işgücüne katılma oranı ise 6 puanlık azalışla yüzde 52.4 oldu. 4 gençten biri işsiz 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1.2 puanlık artışla yüzde 24.4, istihdam oranı ise 7 puan azalarak yüzde 26.1 oldu. Aynı dönemde işgücüne katılma oranı 8.6 puanlık azalışla yüzde 34.5 seviyesinde gerçekleşti. Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 5.7 puanlık artışla yüzde 29.1 seviyesinde gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki döneme göre 0.7 puan artarak yüzde 13.8 oldu. İşsiz sayısı bir önceki döneme göre 76 bin kişi artarak 4 milyon 80 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı bir önceki döneme göre 1.6 puan azalarak yüzde 41.0 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 968 bin kişi azalarak 25 milyon 541 bin kişi olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 1.5 puan azalarak yüzde 47.5 oldu. İşgücüne katılan sayısı 893 bin kişi azalarak 29 milyon 620 bin kişi olarak tahmin edildi.  

Sayfalar