tüik

haziran enflasyon rakamları açıklandı
TÜİK rakamlarına göre yıllık enflasyon yüzde 17,53, aylık enflasyon ise yüzde 1,94 oldu Türkiye İstatistik Kurumu haziran ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Tüketici fiyatları Haziran'da bir önceki aya göre yüzde 1.94 ile beklentilerin üzerinde artarken, yıllık bazda yüzde 17.53'e yükseldi. Açıklanan enflasyon rakamıyla birlikte milyonlarca memur, sözleşmeli personel ve emeklinin alacağı zam oranları da belli oldu. Üretici fiyatlarındaki Haziran'da bir önceki aya göre yüzde 4.01 artarken, geçen yılın aynı ayına göre artış oranı yüzde 42.89'a yükseldi. Böylelikle yıllık enflasyon Mayıs 2019'dan bu yana en yüksek seviyeye yükseldi. Son iki yılın en yükseği Açıklanan rakamlar sonrasında tüketici enflasyonunun 2 yılın zirvesine çıktığı, tüketici enflasyonu ile üretici enflasyonu arasındaki farkın ise tüm zamanların en yüksek seviyesini gördüğü izlendi. Böylelikle yıllık enflasyon Mayıs 2019'dan bu yana en yüksek seviyeye yükseldi. Yıllık en düşük artış yüzde 2,01 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, yüzde 6,13 ile haberleşme, yüzde 7,05 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 10,86 ile eğitim oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 26,29 ile ulaştırma, yüzde 25,69 ile ev eşyası ve yüzde 19,99 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu. Aylık düşüş gösteren tek grup yüzde 0,01 ile alkollü içecekler ve tütün oldu. Ana harcama grupları itibarıyla 2021 yılı Haziran ayında en az artış gösteren ana gruplar yüzde 0,35 ile haberleşme, yüzde 0,80 ile sağlık ve yüzde 0,88 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu. Buna karşılık, 2021 yılı Haziran ayında artışın yüksek olduğu gruplar ise sırasıyla, yüzde 4,50 ile ev eşyası, yüzde 4,46 ile eğlence ve kültür ve yüzde 3,82 ile lokanta ve oteller oldu. Emekli maaşlarına nasıl yansıyacak? Açıklanan enflasyon rakamıyla birlikte milyonlarca memur, sözleşmeli personel ve emeklinin alacağı zam oranları da belli oldu. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, 5. Dönem Toplu Sözleşmesi'nde 3 milyon 200 bin memur ile 2 milyona yakın memur emeklisi için 2021 yılında 3+3 zam kararı vermişti. Memurlar ve memur emeklileri Temmuz ayında maaşlarına yüzde 3'lük sözleşme zammına ek olarak yüzde 5.45 enflasyon farkı alacak. Yaklaşık 8.5 milyon işçi emeklisi ve hak sahibinin aylıkları da bu yılın ilk 6 aylık enflasyon rakamıyla belirlenecek. İşçi emeklilerinin aylıkları, 6 aylık enflasyon oranında zamlanacak. Buna göre, SSK ve Bağ-Kur emeklisinin zam oranı yüzde 8.45 olacak.        
TÜİK’ten itiraf gibi eğitim giderleri verisi yoksul eğitime para harcayamıyor
TÜİK’in son verilerine göre eğitime ülkede yapılan masrafın yüzde 64’ü en zengin yüzde 20’lik kesimden geliyor. En yoksul yüzde 20’lik kesimde bu oran sadece yüzde 3,2. Yoksullar en çok barınmaya harcama yapıyor. Ülkedeki gelir adaletsizliği eğitim harcamalarına da yansıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son yayımladığı verilere göre ülkedeki eğitim harcamasının büyük kesimini en zengin yüzde 20’lik kesim gerçekleştiriyor. Eğitim harcamalarının yalnızca yüzde 3,2’si ise en yoksul yüzde 20’lik kesim tarafından yapılıyor. Öte yandan en zengin yüzde 20’lik kesim gelirinin yüzde 4,4’ünü eğitime harcarken bu oran en yoksul yüzde 20’lik kesimde yüzde 1 bile değil. Bu kesim eğitime gelirinin yalnızca yüzde 0,9’unu ayırabildi. Yoksul gıda ve barınma derdinde TÜİK verilerine göre en yoksul yüzde 20’lik kesim gelirinin yüzde 60’ından fazlasını barınma ve beslenme için harcıyor. Gelirinin yüzde 31,2’sini konut ve kira masrafı için ayıran en yoksul yüzde 20’lik kesim yüzde 30,7’sini ise gıda ve alkolsüz içecekler için harcadı. Eğitime yüzde 0,9 gibi oldukça düşük bir oran ayırabilen bu kesim benzer şekilde sağlığa da gelirinin sadece yüzde 2’sini ayırdı. En zengin yüzde 20’lik kesim ise gelirinin yüzde 35’ini barınma ve beslenme için harcıyor. Bu kesim, gelirinin yüzde 20,1’i konut ve kira için ayırırken gıda ve alkolsüz içecekler için ise yüzde 15,3’ünü harcadı. Bu kesim gelirinin yüzde 4,4’ünü eğitime, yüzde 20’sini ise ulaştırmaya ayırdı. Eğitim harcamalarının yüzde 64’ünü en zengin kesim gerçekleştirdi. En yoksuldan en zengine doğru eğitim harcama oranları yüzde bazında şöyle oldu: - En yoksul: 3,2 - En yoksulun üstü: 5,4 - Orta: 9,3 - En zenginin altı: 17,7 - En zengin: 64,5    
tarımsal girdi fiyatlarında yüksek artış
Türkiye İstatistik Kurumu, nisan ayına ilişkin Tarım-GFE verilerini açıkladı. Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE), nisanda yıllık bazda yüzde 22,15, aylık bazda yüzde 1,71 artış gösterdi. Buna göre, endeks nisanda bir önceki aya göre yüzde 1,71, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 6,55, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,15 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 13,92 yükseldi. Ana gruplar itibarıyla nisanda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksi yüzde 1,69, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksi yüzde 1,85 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksi yüzde 21,89, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksi yüzde 23,72 artış gösterdi. En yüksek artış gübre ürünlerinde Yıllık en fazla artış yüzde 41,78 ile gübre ve toprak geliştiriciler alt grubunda görüldü. Bunu yüzde 36,54 ile çiftlik binaları (ikamet amaçlı olmayanlar) ve yüzde 32,68 ile bina bakım masrafları izledi. Buna karşılık, nisanda geçen yılın aynı ayına göre en az artış gösteren alt gruplar ise sırasıyla yüzde 5,85 ile tohum ve dikim materyali, yüzde 11,09 ile tarımsal ilaçlar ve yüzde 16,10 ile diğer mal ve hizmetler oldu. Aylık en fazla artış yüzde 5,73 ile gübre ve toprak geliştiriciler alt grubunda görüldü. Bir önceki aya göre en fazla artış gösteren diğer alt gruplar ise yüzde 4,29 ile makine bakım masrafları ve yüzde 4,19 ile çiftlik binaları (ikamet amaçlı olmayanlar) oldu. Buna karşılık, aylık en az artış gösteren alt gruplar ise sırasıyla yüzde 0,83 ile tarımsal ilaçlar ve yüzde 0,84 ile malzemeler olarak kayıtlara geçti. Bir önceki aya göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 0,94 ile enerji ve yağlar oldu.  
Türkiye gerçeği zengin daha zengin yoksul daha yoksul
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılına ilişkin Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarını açıkladı. En zengin yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay artarken göreli yoksulluk oranında artış gözlendi. TÜİK, araştırması sonuçlarına göre, Türkiye'de en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay, geçen yıl bir önceki yıla göre 1,2 puan artışla yüzde 47,5'e yükselirken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay 0.3 puan azalarak yüzde 5.9'a geriledi. Toplumun en zengin yüzde 20'sinin gelirinin, en yoksul yüzde 20'sinin gelirine oranı 7.4'den 8'e yükseldi. TÜİK araştırması verileri; finansal sıkıntıda olma durumunu ifade eden maddi yoksunluk; çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon ve otomobil sahipliği ile ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme durumu ile ilgili hane halklarının algılarını yansıtıyor. TÜİK verilerine göre, toplumun genel düzeyine göre belli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler "göreli anlamda yoksul sayılıyor." Rapordan başlıklar: - Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60'ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2020 yılı anket sonuçlarında sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 1,0 puan artarak yüzde 13,7 oldu. - Konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemesi olanların oranı yüzde 58,3 oldu. Nüfusun yüzde 7,0'ına bu ödemeler yük getirmezken yüzde 18,8'ine çok yük getirdi. Hanelerin yüzde 59,3'ü evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını, yüzde 37,3'ü iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 32,2'si beklenmedik harcamaları, yüzde 20,3'ü evin ısınma ihtiyacını, yüzde 58,0'ı eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını beyan etti. - Toplumun en zengin yüzde 20'sinin gelirinin en yoksul yüzde 20'sinin gelirine oranı 7,4'den 8'e yükseldi. Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan ve sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1'e yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade eden Gini katsayısı, 2020'de bir önceki yıla göre 0,015 puan artışla 0,410 olarak tahmin edildi. 2014'te 0,391 seviyesine kadar gerileyen Gini katsayısı, 2009'da bu yana en kötü seviyesini gördü. - Yıllık ortalama hanehalkı kullanılabilir geliri yüzde 15,8 artarak 2020 yılı anket sonuçlarına göre 69 bin 349 TL oldu. Yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri bir önceki yıla göre yüzde 17,2 artışla 28 bin 522 TL'den 33 bin 428 TL'ye yükseldi. Yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirlerinde en yüksek gelir, geçen yıla göre 5 bin 450 TL artarak 42 bin 712 TL ile tek kişilik hanehalklarının oldu. Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 38 bin 141 TL iken tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarında bu değer 34 bin 577 oldu. En düşük yıllık ortalama eşdeğer kullanılabilir hanehalkı fert gelirine sahip hanehalkı tipi ise 25 bin 889 TL ile en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalkları oldu. - Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50'si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; - Okur-yazar olmayan bireylerin yüzde 26.7'si, - Bir okul bitirmeyenlerin yüzde 25.7'si yoksul iken, bu oran - Lise altı eğitimlilerde yüzde 14, - Lise ve dengi okul mezunlarında ise yüzde 8.3 oldu. - Yükseköğretim mezunları ise yüzde 3.2 ile en düşük yoksulluk oranının gözlendiği grup oldu.  
bir milyon emekçiye günlük 50 lira
TÜİK'in "İşgücü İstatistikleri, Nisan 2021" raporu, işsizliğin yeniden hızlandığını gösterdi. İŞKUR'un "İşsizlik Sigortası Fonu Bülteni"ne göre ücretsiz izne çıkarılanlara ödenen ve günlüğü 50 lira olan nakdi ücret desteğini alanlar da 862 bin 895 kişiden 996 bin 727'ye yükseldi. İŞKUR'un "İşsizlik Sigortası Fonu Bülteni'ne göre mayıs ayı itibarıyla nisana kıyasla işsizlik ödeneği alanlar 201 bin 242 kişiden 190 bin 962'ye düştü. Kısa çalışma ödeneği alanlar 1 milyon 86 bin 830'dan 1 milyon 176 bin 817'ye çıktı. Ücretsiz izne çıkarılanlara ödenen ve günlüğü 50 lira olan nakdi ücret desteğini alanlar da 862 bin 895 kişiden 996 bin 727'ye yükseldi. 2020 sonunda 103.2 milyar lira olan toplam fon varlığı ise 9 Haziran itibarıyla 87 milyar liraya geriledi.    
DİSK-AR işsizlik salgının ilk aylarından daha kötü
- Hem dar hem geniş tanımlı işsizlikte artış devam ediyor - Geniş tanımlı işsizlik yüzde 27,4 oldu - DİSK-AR’dan yeni alternatif istihdam hesaplaması: Kayıtlı ve Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) - Çalışma çağındaki 63,5 milyon kişinin sadece 18,8 milyonu kayıtlı tam zamanlı çalışıyor - Her 100 kadının sadece 16’sı kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 10 Haziran 2021 tarihinde Nisan 2021 dönemine ait Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarını açıkladı. TÜİK Nisan 2021 dönemi gösterge işsizlik oranı olarak ifade ettiği mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranını yüzde 13,9 ve TÜİK’in âtıl işgücü olarak adlandırdığı, DİSK-AR’ın ise geniş tanımlı işsizlik olarak ifade ettiği oranı yüzde 27,4 olarak açıkladı. Böylece mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı son bir yılda 0,2 puan, bir aylık dönemde ise 0,9 puan arttı. Mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) oranı ise son bir yılda 0,6 puan azaldı ve son bir aylık dönemde ise 0,9 puan arttı. TÜİK verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı Nisan 2021 döneminde bir önceki yıla göre 531 bin kişi artarak 4 milyon 511 bin olarak gerçekleşti. Dar tanımlı işsiz son bir ayda ise 275 bin kişi arttı. TÜİK verilerinden hareketle yaptığımız hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı Nisan 2021’de 9 milyon 837 bin olarak gerçekleşti. Nisan 2020’de 9 milyon 187 bin mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 650 bin kişi arttı. TÜİK’in yeni kullanmaya başladığı metodolojiye göre açıklanan aylık veriler oldukça sınırlı bir kapsama sahip. Aylık verilerde daha önceki TÜİK metodolojisinde yer alan pek çok ayrıntı yer almıyor. Örneğin istihdam olup çalışmayanlar aylık verilerde yok. Bu nedenle salgın döneminde istihdamda görünüp işbaşında olmayanların sayıları TÜİK verilerinde yer almıyor. Yine iş aramayıp çalışmaya hazır olanların sayısı, ümidini kaybeden işsizlerin sayısı ve genç işsizliğe ilişkin ayrıntılar TÜİK’in aylık verilerinde yer almıyor. TÜİK ayrıca üç aylık veriler açıklayacağını ve ayrıntıların burada yer alacağını açıkladı. O nedenle aylık veriler detaylı analiz yapmak için yeterli değil. İstihdam düştü İşsizlik oranlarının yıllık değişimine bakıldığında Nisan 2020 dönemine göre dar tanımlı işsizliğin yüzde 13,9, zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranının yüzde 19,9; işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranının yüzde 21,9 ve âtıl işgücü oranının ise yüzde 27,4 olarak gerçekleştiği görülüyor. Mevsim etkisinden arındırılmış zamana bağlı eksik istihdam sayısı Nisan 2020’de 1 milyon 412 bin, Nisan 2021’de ise 1 milyon 970 bin kişi olarak hesaplandı. Böylece zamana bağlı eksik istihdam son bir yılda yüzde 39,5 oranında yükselmiş oldu. TÜİK verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı Nisan 2021 döneminde bir önceki yıla göre 531 bin kişi artarak 4 milyon 511 bin olarak gerçekleşti. Dar tanımlı işsiz son bir ayda ise 275 bin kişi arttı. TÜİK verilerinden hareketle yaptığımız hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı Nisan 2021’de 9 milyon 837 bin olarak gerçekleşti. Nisan 2020’de 9 milyon 187 bin mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 650 bin kişi arttı. Kadın işsizliği yükseldi Nisan 2021 HİA verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı toplamda 4 milyon 511 bin kişi iken, DİSK-AR tarafından yapılan hesaplamaya göre geniş tanımlı işsiz sayısı 9 milyon 837 bin olarak gerçekleşti. Cinsiyete göre işsizlik oranlarına bakıldığında kadın işsizliğinin tüm türlerde erkeklerden yüksek olduğu görülüyor. Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 12,9 iken kadınlarda yüzde 15,9’dur. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı erkeklerde yüzde 19,2 iken kadınlarda yüzde 21,6’dır. İşsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı erkeklerde yüzde 18,6 iken kadınlarda yüzde 28,5 seviyesindedir. Geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) ise erkeklerde yüzde 24,4 ve kadınlarda yüzde 33,3 düzeyindedir. Dar tanımlı işsizlik kadınlarda erkeklerden 3 puan yüksek iken, geniş tanımlı işsizlik kadınlarda erkeklerden 8,9 puan daha yüksektir. Tüm işsizlik türlerinde kadın işsizliğinin çok daha yüksek olduğu dikkat çekmektedir. Kadınlarda mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 661 bin ve geniş tanımlı işsiz sayısı 4 milyon 101 bindir. Erkeklerde ise dar tanımlı işsiz sayısı 2 milyon 850 bin ve geniş tanımlı işsiz sayısı ise 5 milyon 798 bindir. DİSK-AR’dan yeni istihdam hesaplaması: Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) DİSK-AR yıllardır yaptığı alternatif geniş tanımlı işsizlik hesaplamasının ardından bu kez de alternatif istihdam hesaplamasına başladı. TÜİK’in resmi istihdam oranı 2021 1. çeyrekte yüzde 43,3 olarak gerçekleşirken DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden hareketle hesaplanan Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) oranı yüzde 29,7 olarak gerçekleşti. İşsizlik ve istihdam verileri bir bütün oluşturuyor. Sadece işsizliğe bakmak işgücü piyasalarından yaşanan gelişmeleri tam olarak anlamaya yetmiyor. Bilindiği gibi TÜİK düzenli olarak istihdam sayısını ve istihdam oranlarını açıklıyor. Ancak açıklanan istihdam oranları istihdamın niteliğine ilişkin yeterli bilgi vermekten oldukça uzak. DİSK-AR istihdamın niteliğine göre bir ayrıma giderek yeni bir istihdam verisi hesaplamaya başladı. DİSK-AR’ın yeni hesaplamaya başladığı istihdam verisinin adı Kayıtlı ve Tam Zamanlı İstihdam (KATİ). KATİ istihdamın ne kadarının sigortalı ve tam zamanlı çalıştığını ortaya koymayı amaçlıyor. Böylece kayıtsız istihdam ile eksik istihdam dışında kalan tam zamanlı ve sigortalı olarak çalışanların sayısı ortaya çıkıyor. KATİ oranı kayıtlı tam zamanlı istihdamın 15+ yaş kurumsal olmayan nüfusa bölünmesiyle hesaplanıyor. TÜİK 2021 1. çeyreğinde toplam istihdam oranını yüzde ??,? olarak açıklarken, DİSK-AR tarafından hesaplanan KATİ oranı 13,6 puan daha düşük olarak yüzde 29,7 oldu. Kadınlarda resmi istihdam oranı yüzde 26,3 iken, KATİ oranı yüzde 16 olarak hesaplandı. Erkeklerde resmi istihdam oranı yüzde 60,5 olarak açıklanırken KATİ yüzde 43,6 olarak gerçekleşti. Çalışma çağındaki 63,5 milyona yakın kişinin sadece 18,8 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdam (KATİ) kapsamında çalıştığı ortaya çıktı. Çalışma çağındaki 32 milyon kadının ise sadece 5,1 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istidamda (KATİ) yer alıyor. Bu durum kayıtsız ve eksik istihdamın yüksekliğini gösteriyor. 2018 Ağustos ayında başlayan ekonomik kriz ve 2020 Mart ayında başlayan salgın KATİ oranının önemli ölçüde düşürdü. 2018 Ağustos ayında yüzde 18 olan KATİ oranı ekonomik krizin etkisiyle Şubat 2019’da yüzde 28,7’ye geriledi. Salgının etkisiyle Mayıs 2021’de yüzde 27,7’ye gerileyen KATİ oranı 2021 1. çeyrekte yüzde 29,7’ye yükseldi. Ancak istihdam oranlarında salgın öncesine göre yaşanan yükselmede işten çıkarma yasağının etkisini dikkate almak gerekiyor. İşten çıkarma yasağının kalkmasıyla birlikte KATİ oranının tekrar düşeceğini tahmin ediyoruz.    
TÜİK resmi işsizlik rakamlarını açıkladı
TÜİK verilerine göre Türkiye'de işsizlik oranı, nisanda bir önceki yılın aynı ayına göre 0.9 puan artarak yüzde 13.9 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan 2021 işgücü istatistiklerini açıkladı. Buna göre, istihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 193 bin kişi azalarak 28 milyon 56 bin kişi, istihdam oranı ise 0,4 puanlık azalış ile %44,2 oldu. İşgücü 2021 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 83 bin kişi artarak 32 milyon 567 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puanlık artış ile %51,3 olarak gerçekleşti. Gençlik işsiz TÜİK'in verilerine göre 15-24 yaş aralığına denk gelen genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 0.1 arttı ve yüzde 25.6'ya yükseldi. Gençlerdeki istihdam oranı ise yüzde 32'de kaldı. Bu verilere bakıldığında Türkiye'de her dört gençten birinin işsiz olduğu ortaya çıkıyor. Öte yandan bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,8 puan artarak %43,0 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam düştü Nisan ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre tarım sektöründe 62 bin kişi, inşaat sektöründe 9.0 bin kişi artarken, sanayi sektöründe 212 bin kişi, hizmet sektöründe 52 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 18'i tarım, yüzde 21.3'ü sanayi, yüzde 6.4'ü inşaat, yüzde 54.2'si ise hizmet sektöründe yer aldı. Nisan ayında sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 0.8 puan azalarak yüzde 28.4'e ve tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 0.7 puan azalarak yüzde 16.4'e geriledi. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 1,7 puan artarak %27,4 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %19,9 iken, potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı %21,9 olarak gerçekleşti.        
tüik manipülasyon yapmaktan vazgeçmelidir
Birleşik Kamu-İş Araştırma Merkezi (KAMU-AR), TÜİK’in parametreleri değiştirerek açıkladığı enflasyon rakamlarının halkın gerçeğini yansıtmadığını açıkladı. KAMU-AR, tarafından yapılan açıklamada ise, halkın gerçek enflasyonu ilk beş aylık döneminde % 13,7 olarak hesaplandı. TÜİK’in Mayıs enflasyonunda bir önceki aya göre yüzde 0,89, bir önceki yılın aynı ayına göre %16,59'luk artış dediği dönemde Birleşik Kamu-İş KAMU-AR’ın Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,8 artış, Mayıs enflasyonu yılın ilk beş aylık döneminde yüzde 13,7 son bir yılda ise yüzde 32,5 oranında artış yaşandı. Ülkemizde enflasyon yangını büyümeye devam etmektedir. TÜİK rakamlarına göre 5 aylık enflasyon; Ocak % 1,68 Şubat % 0,91 Mart % 1,08 Nisan % 1,68 Mayıs % 0,89 İlk 5 aylık enflasyon % 6, 39 oldu. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu halkın enflasyonu Ocak % 4.60 Şubat % 2.8 Mart % 2.5 Nisan % 2.4 Mayıs % 1.8 İlk beş aylık döneminde % 13,7 oldu. Açıklamada; “AKP iktidarı enflasyonu gıdayı ucuzlatarak değil, halkın en fazla tükettiği mal ve hizmetlerin ağırlığını değiştirerek yapmaktadır. TÜİK, enflasyon hesaplarında kullandığı parametreleri değiştirerek gerçek enflasyonu dediğimiz gibi hesaplamalı ve açıklamalıdır. Halkın enflasyonu olan yüzde 30 oranında zam istiyoruz. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; çarşıda, pazarda ve mutfakta yaşanan gerçek enflasyon ile resmi enflasyon rakamlarının birbirinden çok farklı olduğuna bir kez daha dikkat çekiyoruz.” denildi.    
DİSK-AR işçiler büyümeden pay alamadı
- 2021’in ilk çeyreği için açıklanan yüzde 7’lik büyüme oranı ücretlere yansımadı! - İşgücü ödemeleri yüzde 16 artarken enflasyon ve büyüme oranlarının toplamı yüzde 24,1 oldu. - GSYH içinde işgücü ödemelerinin payı yüzde 39’dan yüzde 35,5’e gerilerken sermaye gelirleri yüzde 41,9’dan yüzde 45,8’e yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 31 Mayıs 2021’de Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla 1. Çeyrek (Ocak-Mart 2021) sonuçlarını açıkladı. GSYH 2021’in birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yıllık bazda yüzde 7 arttı. Ancak 2021’in ilk çeyreğindeki yaşanan yüzde 7’lik büyüme ücretlilere yansımadı. Bunu anlamak için dönemin enflasyonunu ve büyümeyi birlikte ele almak gerekiyor. Büyüme ekonomideki reel mal ve hizmet artışı anlamına geliyor. Dönemin büyüme oranı ile enflasyon oranı toplamı ile karşılaştırıldığında işgücü ödemelerindeki artış oldukça sınırlı kaldı. İşgücü ödemeleri yıllık yüzde 16 artarken, resmi enflasyon (yüzde 17,1) ve büyüme (yüzde 7) oranlarının toplamı yüzde 24,1 oldu. Diğer bir ifadeyle işçi ücretleri bırakın büyümeden pay almayı, enflasyonun dahi altında kaldı. Enflasyon ve büyüme oranları karşısında işgücü ödemelerinin sınırlı kalması büyüme artışının ücretlilere yansıtılmadığını gösteriyor. Büyümenin ücretlere yansımasından söz etmek için ücretlerin genel olarak en az yüzde 24,1, sanayide ise yüzde 28,8 artması gerekiyordu. TÜİK, GSYH 2021 1. çeyrek dönemine ilişkin bültende yer alan işgücü ödemelerine ilişkin oranlar da büyümenin ücretlere yansımadığını göstermektedir. TÜİK bültenine göre, emeğin (işgücü ödemelerinin) ulusal gelirden aldığı pay 2021’in ilk çeyreğinde 2020 ilk çeyreğine göre yüzde 39’dan yüzde 35,5’e gerilerken, aynı dönemde net işletme artığının payı yüzde 41,9’dan yüzde 45,8’e yükselmiştir (Grafik 2). Net işletme artığı sermaye gelirlerini ifade etmektedir. Böylece sermaye gelirleri artarken işgücü ödemeleri gerilemiştir. İşçiler daha fazla üretirken, büyüme pay alamamıştır.  
çarşıda pazarda markette halkın enflasyonu artıyor TÜİK’in yalanları sürüyor
TÜİK’in enflasyonu: Nisan ayında 17,14 Mayıs ayında 16,59 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 0.89 arttı. Nisanda yüzde 17.14'e yükselen yıllık TÜFE, Mayıs'ta yüzde 16.59 oldu. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mayıs'ta aylık bazda yüzde 0.89, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 3.92 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 16.59, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 38.33 oldu. TÜİK verilerine göre, mayıs ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 14,13, yurt içi üretici fiyatları yüzde 22,24 arttı. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 16,59, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 38,33 oldu. TÜFE, mayısta geçen yılın aralık ayına göre yüzde 6,39, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16,59 yükseldi. Yİ-ÜFE ise Aralık 2020'ye göre yüzde 17,34, geçen yılın mayıs ayına göre yüzde 38,33 artış gösterdi. Sektörel bazda enflasyon Sanayinin 4 sektörünün mayısta yıllık bazda değişimleri, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 32,88, imalatta yüzde 41,27, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 6,64, su temininde yüzde 29,72 artış olarak gerçekleşti. Bu grupların aylık değişimlerine bakıldığında ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,76, imalatta yüzde 3,94, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 4,55, su temininde yüzde 0,47 artış görüldü. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri incelendiğinde, ara malında yüzde 47,76, dayanıklı tüketim malında yüzde 29,18, dayanıksız tüketim malında yüzde 25,22, enerjide yüzde 43,33, sermaye malında yüzde 29,49 artış yaşandı. Yıllık en düşük artış, yüzde 6,64 ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı, yüzde 8,58 ile giyim eşyası, yüzde 12,64 ile deri ve ilgili ürünlerde gerçekleşti. Buna karşılık ham petrol ve doğal gaz yüzde 217,86, kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 167,09, ana metaller yüzde 84,66 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu. Ürün bazında Tüketici fiyatları bazında mayısta en yüksek fiyat artışı yüzde 41,57 ile patateste yaşanırken en çok ucuzlayan ürün yüzde 50,94 ile sivri biber oldu. Geçen ay patatesteki fiyat artışını yüzde 36,37 ile havuç, yüzde 29,46 ile şehirler arası otobüs ücreti izledi. Mayısta fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler arasında yüzde 17,48 ile yurt içi bir hafta ve daha fazla süreli turlar, yüzde 16,63 ile limon, yüzde 8,99 ile mücevher (altın) yer aldı. Geçen ay en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 50,94 ile sivri biberde oldu. Bunu yüzde 45,52 ile çarliston biber, yüzde 34,90 ile taze fasulye, yüzde 27,44 ile domates, yüzde 25,22 ile salatalık, yüzde 21,20 ile sarımsak takip etti. Bu grupların aylık değişimlerine bakıldığında ise ara malında yüzde 5,2, dayanıklı tüketim malında yüzde 2,4, dayanıksız tüketim malında yüzde 1,65, enerjide yüzde 5,17, sermaye malında yüzde 3,14 artış kayıtlara geçti. Aylık tek azalış, yüzde 0,22 ile temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları alt sektöründe gerçekleşti. Buna karşılık ana metaller yüzde 8,97, ağaç ve mantar ürünleri (mobilya hariç) yüzde 8,41, kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 7,99 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler olarak kayda geçti. Yıllık en düşük artış yüzde 2.90 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, yüzde 5.75 ile giyim ve ayakkabı, yüzde 8.07 ile haberleşme ve yüzde 10,05 ile eğlence ve kültür oldu. Yıllık bazda yüzde 28.39 ile ulaştırma, yüzde 21.79 ile ev eşyası ve yüzde 19.30 ile sağlık en yüksek artışın yaşandığı gruplar oldu.  

Sayfalar