Trendyol Go kurye işçilerin Ankara, İstanbul ve İzmir’de yakıt giderlerinin karşılanması, paket başı ücret artışı, mola hakkı gibi talepleri için başlattıkları eylemler kazanımla sonuçlandı.
Şirket tarafından açıklanan zam miktarını kabul etmeyerek 16 Ocak'ta iş bırakan Trendyol GO çalışanı kurye işçiler, 17 Ocak’ta İstanbul’da yaptıkları eylemin ardından şirket yöneticileriyle yapılan görüşmede 22 maddeden oluşan taleplerini ilettiler.
Trendyol yönetimi ile yeniden bir araya gelen işçi temsilcileri, görüşmelerde anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Eylemler yeni kazanımlar getirdi
Temsilciler, şirketin bu toplantı sonrasında kuryelere açıklama yaptığını aktardı.
Şirketten yapılan açıklamada anlaşma şöyle duyuruldu:
"Yeni faaliyet döneminde, Trendyol Go taşıyıcı iş ortaklarımızın hakedişleri, bir önceki yıla göre yüzde 120 artmıştır. Ocak 2022 döneminde bir saat taşıma faaliyeti gösteren bir iş ortağının hakedişi 45 TL iken, Ocak 2023 döneminde bir saat taşıma faaliyeti gösteren bir iş ortağının hakedişi yapılan yüzde 120 senelik artış oranı ile birlikte 100 TL seviyesine gelmiştir.
Bir önceki artış dönemi olan Temmuz 2022 ile kıyasladığımızda ise, hakedişlerde yüzde 60 oranında artış gerçekleşmiştir. Ayrıca dün akşam gerçekleşen görüşmeler sonrasında yapılan artışla birlikte günde ortalama 8 saat faaliyet gösteren bir taşıyıcı iş ortağımızın aylık net kazancı 11,400 TL’ye yükselmiştir.
Ayrıca, iş ortaklarımızın açıklanan faaliyet modeline ilişkin görüşleri ve talepleri de kendileriyle bir araya gelerek hassasiyetle değerlendirilmiş ve gereken tüm aksiyonlar alınmıştır.
Trendyol Go taşıyıcı iş ortaklarımızın yanında olmaya devam edeceğiz."
Kuryeler işçiler kararlı
Yeni düzenlemelerin tüm sorunlarını çözmediğinin altını çizen kurye işçiler, yine de önemli bir deneyim yaşadıklarını, birlikte direnmeleri sonucu kazanım sağladıklarını anlattı ve açıklamalarında “Zam süreçlerinde şeffaflıkla örgütleneceğiz, zaferleri birliğimizle kazanacağız” ifadelerine yer verdi.
direniş
Direnince oluyor: Zam oranı yüzde 34'ü buldu
Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Özçelik-İş'in MESS ile yürüttüğü Grup Toplu İş Sözleşmesi'nde yeni düzenlemeye gidildi. Yapılan ek zamla birlikte elde edilen toplam zam oranı yüzde 34'e ulaştı. Anlaşma, MESS’e üye iş yerlerinde yaklaşık 180 bin işçiyi kapsıyor.
Birleşik Metal-İş Sendikası, Türk Metal Sendikası ve Özçelik-İş Sendikası'nın, Metal Sanayicileri İşveren Sendikası (MESS) ile yürüttüğü Toplu İş Sözleşmesi'nde (TİS) ek zam için mutabakat sağlandı.
Bir süredir devam eden müzakerelerde bugün uzlaşma sağlandı. Yapılan anlaşma ile elde edilen toplam zam oranı yüzde 34 oldu. İşçilere 2023 yılı Mart ayında verilmesi gereken dördüncü dilim ücret zammının da mart ayı beklenmeden, düzenlemenin ardından yüzde 15 olarak uygulanması kararı alındı. Söz konusu ek zam kararı toplu sözleşmeler için ilk kez alındı.
Ekzam, Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak ve Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci imzasıyla yapılan yazılı açıklama ile kamuoyuna duyuruldu.
Ücret kayıplarına düzenleme
Yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Ülkemizde başta işçiler olmak üzere, emeği ile geçinen bütün kesimler, olumsuz ekonomik koşulların ve yüksek enflasyonun neden olduğu hayat pahalılığı ve ortaya çıkan geçim sıkıntısı ile mücadele etmektedir. Buna ek olarak asgari ücrete gelen zam da, örgütlü olduğumuz işyerlerinde ücretler arasında yakınlaşmaya ve ücret dengesinin bozulmasına neden olmuştur.
Bu durum, Sendikalarımız Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş’in, Metal Sanayicileri İşveren Sendikası MESS ile 12 Ocak 2022 günü imzaladığı ve 1 Eylül 2021-31 Ağustos 2023 tarihleri arasında geçerli olan Grup Toplu İş Sözleşmesinde kıdem zammına dayalı yeni bir düzenlemeyi zorunlu kılmıştır.
Bu amaçla, bir süredir devam eden müzakerelerin sonuncusu bugün (17 Ocak 2023 Salı günü) MESS Genel Merkezinde yapılmış ve taraflar aşağıdaki mutabakatın kamuoyuna duyurulması kararı almıştır.
Yeni kazanımlar yeni TİS’de
Buna göre;
►İşçilerin 31 Aralık 2022 günkü saat ücretleri önce 48,04 TL’ye çekilecektir. Daha sonra, yürürlükteki toplu iş sözleşmesi gereğince, 2023 yılı Mart ayında verilmesi gereken dördüncü dilim ücret zammı, Mart ayını beklemeden, yukarıda belirtilen düzenlemenin ardından yüzde 15 olarak uygulanacaktır. Ancak Mart ayındaki son altı aylık enflasyon oranının yüzde 15’i aşması halinde, aşan kısmın tamamı 28 Şubat’taki ücretlere yansıtılacaktır.
►Bu düzenlemeden sonra her kıdem yılı için saat ücretlerine, 10,5 TL’yi geçmemek üzere, 70 kuruş eklenecektir.
►Böylece anlaşmayla birlikte elde edilen toplam zam oranı yüzde 34 olmuştur.
Sendikalarımız tarafından yapılan bu iyileştirmenin, MESS’e bağlı işyerlerinde çalışan üyelerimizin yaşadığı reel ücret kayıplarını bir nebze olsun azaltacağına ve 2023-2025 dönemi MESS Grup Toplu İş Sözleşmesinde kayıplarımızı telafi edeceğimize inanıyoruz."
Metal işçileri iş bıraktı kazandı
Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlü metal işçileri bugün (17 Ocak) ek zam talebiyle fabrikalarda iş bıraktı.
Birleşik Metal-İş üyesi işçiler ek zam talebiyle, MESS’e bağlı fabrikalarda 1 saat üretimi durdurdu.
İşyerlerinde açıklamalar yapıldı, sloganlar atıldı.
İşçiler, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “İş ekmek yoksa barış da yok”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Yalancı TÜİK gerçekleri söyle” sloganlarını attı.
‘Ortada kalmayan fabrikanın direnişi’
Uzel Makina işçileri, 20 yılı aşkın süredir çalıştıkları fabrikadan alamadıkları tazminat hakları için Nakliyat-İş öncülüğünde Rami'deki Uzel Makina Fabrikası önünde süren direnişi tüm taleplerinin kabul edilmesi üzerine sonlandırdı.
1960’lı yıllarda yerli traktör üretmeye başlayan Türkiye’deki ilk büyük sanayi işletmelerinden biri olan İstanbul Edirnekapı’daki Uzel Fabrikası, 2008 yılından itibaren adım adım iflasa sürüklendi. 2013 sonunda resmen iflas kararı verildikten sonra tasfiye işlemleri başlayan fabrikada çalışan 2200 işçinin 5 aylık maaşı ve tazminatları 15 yıldır ödemiyordu.
‘Bu direniş, emekçilerin her koşulda kazanabileceğini gösterdi’
Tazminatları verilmeden işten çıkarılan 2200 işçiden geriye kalan 150'e yakın işçinin sürdükleri mücadele kazanımla sonuçlandı. Nakliyat İş öncülüğünde başlatılan direnişin tüm taleplerinin kabul edildiğini Başkan Ali Rıza Küçükosmanoğlu duyurdu.
Küçükosmanoğlu açıklamasında, “Uzel Makine büyük bir işletme. Ancak, fabrika zamanla büyük tekellere ve aile içindeki miras kavgalarına direnemedi ve 2 bin 200 emekçi 5 aylık maaşları, kıdem ve ihbar tazminatları verilmeden ortada bırakıldı. Arazi, 223 milyon 700 bin gibi rakama peşkeş çekildi. Biz bu kararı bozdurduk. Vera Varlık ipotekli borçları için ihaleye çıktı. Bu ihaleye giren KİPTAŞ 320 milyon 150 bin teklif verdiğinde Vera Varlık ihaleyi geri çekti. Bu yaşananların ardından 2 bin 200 emekçi işsiz kaldı. Başlangıçta Türk Metal Sendikası’nda örgütlenen emekçiler sendikadan haklarını alacağına dair söz aldı. Gelgelelim sendika emekçilere verdiği sözü tutmadı. Bu mücadele hem sarı sendikaya hem de sermayeye karşı verildi. Bu direniş, ‘olmayacak’ denilenin bile olabileceğini gösterdi. Kâğıt üzerinde Uzel diye bir fabrika bile kalmadı. Emekçiler Vera Varlık, Boğaziçi ve Rams gibi firmalarla mücadele etti. Bu direniş, emekçilerin her koşulda kazanabileceğini gösterdi. Sendikal mücadeleye örnek bir mücadele sergiledik” dedi.
Karaosmanoğlu, “Ödemelerin önümüzdeki günlerde nakit ve tek seferde ödeneceğinin sözünü aldıklarını” belirtirken, “direnişin simgesi çadırın da ödemeler yapıldıktan sonra kaldırılacağını” dile getirdi.
Filistin direniş grupları ortak 'Cezayir Bildirisi'ni imzaladı
Cezayir'de bir araya gelen Filistinli gruplar, ülkedeki bölünmeyi sonlandırmak için "Cezayir Bildirisi" üzerinde uzlaştı. Filistin Kurtuluş Örgütü’nün tüm direniş hareketlerini kapsayarak yegâne Filistin temsilcisi olması kabul edildi. Bir yıl içerisinde seçimler yapılması konusunda anlaşıldı.
Cezayir’de 11-13 Ekim’de yapılan Filistin Ulusal Uzlaşı Konferansı’nda bir araya gelen Filistin direniş örgütleri, mücadeleyi birleştirme kararlarını Cezayir Bildirisi’yle ilan etti. Cezayir başkentindeki Kongre Sarayı’nda düzenlenen imza törenine 14 farklı Filistin örgütünün temsilcisi ile Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun katıldı.
Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Mahinur Özdemir Göktaş'da töreni izledi.
Arafat’a selam!
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, başkent Cezayir’in batısındaki Kongre Sarayı'nda gerçekleştirilen imza töreninde yaptığı kısa konuşmada, 40 yıl önce Cezayir’de Filistin Bağımsızlık Bildirisi'nin Filistin Lideri Yaser Arafat tarafından ilan edilmesini hatırlattı.
Filistinli grupların, davetine icabet ederek Cezayir’e gelmesini takdir eden Tebbun, üzerinde anlaşmaya varılan bu Cezayir Bildirisi'nin de başkenti Kudüs olan 1967 sınırları üzerinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına vesile olması temennisinde bulundu.
FKÖ etkinleştirilecek
Cezayir'de bir araya gelen Filistinli gruplar, üç gün süren toplantılar sonunda uzlaşı anlaşmasını imzalamıştı. Filistin’deki siyasi bölünmenin sona erdirilmesi için imzalanan Cezayir Bildirisi'nde, işgale karşı direnişin temeli olarak ulusal birliğin önemi vurgulandı. Bildirinin maddeleri arasında, Filistin ulusal güçleri arasında, seçimler kanalıyla siyasi ortaklık ilkesinin temellendirilmesi, ulusal uzlaşının gerçekleşmesi için fiili adımlar atılması, Filistin halkının meşru ve tek temsilcisi olması hasebiyle Filistin Kurtuluş Örgütünün (FKÖ) rolünün ve ona bağlı kurumların etkinleştirilmesi yer aldı.
Her biçimde direnme hakkına bağlılık
Bildirinin sonuç bölümünde, geniş bir siyasi birliğin sağlandığını vurgulayan şu cümleler öne çıktı: “Katılımcılar, Kudüs, Batı Şeria ve Gazze direniş hattında, Filistin içinde olduğu kadar dışarıda diasporada da işgale, zulüm ve ırksal ayrımcılık (apartheid) rejimine karşı mücadele eden Filistinlileri selamlarlar. İmzacı örgütler, Filistin ulusal birliğini sağlayacaklarını ve Filistin halkının tüm bileşenlerini birleştiren bir ulusal mücadele programı etrafında kenetleneceklerini taahhüt ederler. Filistinli güçler, gelişen ve genişleyen halk direnişine ve Filistin halkının her biçimde direnme hakkına bağlılıklarını teyit ederler.”
Suudi sermayeli şirkete tepki
Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde bulunan ve Suudi Arabistan sermayeli elektrik iletim ve dağıtım fabrikası Elimsan işçileri, 3,5 aydır maaş alamamaları ve 4 aydır fabrikada üretim yapılmamasına karşı eylem yaptı.
İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu önünde bir araya gelen işçiler, "Elimsan işçileri sahipsiz değildir" pankartı açarak, "işçiyiz, haklıyız, kazanacağız" ve "insanca yaşamak istiyoruz" sloganları attı.
Birleşik Metal-İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Talat Çelik, konsolosluktan randevu talep ettiklerini ancak verilmediğini söyledi. Çelik, "Aylardır maaşımızı alamıyoruz. Bu durumu ortaya koymak, meramımızı anlatmak mağduriyetimiz için konuşacak yetkili bulamıyoruz. Suud sermayeli bu şirket kör, sağır ve dilsiz. Hiçbir talebi, hiçbir iradeyi tanımıyor. Hiçbir talebimizi dikkate almıyor. Sesimizi duymuyorlar" dedi.
‘Milli güvenliğe üretim yapılıyor’
DİSK Genel Sekreteri ve Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu ise bugünlerde 12 Eylül'ün yeni versiyonlarının yaşandığını dile getirdi: "Türkiye'de iyi gitmeyen şeyler var. İşçiler için bir cehenneme dönüşen çalışma ortamı düzeltilmedi. Eğer bugün 300'e yakın işçi Kocaeli'den İstanbul'a gelmiş, Suudi Arabistan Konsolosluğu önünde haklarını arama çabası içerisinde mücadelesini sürdürüyorsa, demek ki 42 yıldan bugüne kadar bu ülkede hiçbir şey değişmemiş. Günlerdir Suudi Konsolosluğundan randevu talebinde bulunduk. Biz buraya son aşamaya gelindiği için geldik. Arkadaşlarımız Konsolosluğu buradan uyarıyor. 1980’den bugüne kadar faaliyet sürdüren bir fabrika. Türkiye’de yüksek ve orta gerilimli şarj cihazları üreten ve dünyanın birçok yerine ihracat yapan bir fabrikadır. Şimdi bu fabrikada aynı zamanda askeri malzemeler üretme durumu da söz konusu olmuştur. Yani sadece enerji alanına üretim yapan değil, milli güvenliğe de üretim yapan bir fabrika durumundadır.”
Mücadele Ankara’ya taşınacak
Serdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu fabrikada 35 yıl sendikasız çalışma söz konusu oldu. Arkadaşlarımız buraya birkaç yıl önce sendikayı getirirken ne önemli sıkıntılar yaşadılar. Binlerce işçi baskıya uğradı, işten atıldı ve sendikalaşmanın önüne geçildi ama en son kararlı bir şekilde işçi arkadaşlarımızın mücadelesiyle burada DİSK Birleşik Metal- İş Sendikası yetkili hâle dönüştü. Yetkili hâle dönüştükten sonra da iş yerinde muhatap alınacak bir işverenin olmamasından kaynaklı olarak bizler, Suudi şirketin yöneticilerine ulaşmak için Suudi Arabistan’daki sendikalarla da iletişim kurarak görüşme çabalarımızı sürdürdük. O zaman maaşlar aksıyordu ama bugün gelinen noktada aylar bulan bir gecikme yaşamak durumunda kaldık. Ülkemizde faaliyet gösteren Suudi şirketin sorunlarının çözümü konusunda müdahalede bulunun. Suudi yetkililerinin ve şirket yöneticilerinin bir girişimi olmadığı takdirde eylemlerimizi gerekirse Ankara'ya taşıyacağımızı buradan dile getiriyorum. Bizim ülkemizdeki yetkililerin bu işe müdahale etmesi gerekiyor, bununla ilgili de girişimlerimizi başlatıyoruz."
Dilovası Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu Asen Metal fabrikasında çalışan işçilerin Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenme mücadelesi Mayıs ayında yasal çoğunluğu sağladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yapılan yetki başvurusu, bakanlıkça belgelendi.
Örgütlenmeyi kırmak isteyen Asen Metal işvereni 84 işçiyi hukuksuz bir biçimde işten çıkarttı. İşten çıkartılan 84 işçi 100 gündür Dilovası’nda Anayasal hakları için fabrikanın önünde direnişini sürdürüyor.
‘Biz kazanacağız’
Asen Metal işçileri direnişinin 100. günü ile ilgili Birleşik Metal-İş bir açıklama yaptı.
“Asen işçileri, kölelik koşullarında çalışmaya, işverenin keyfi tutumlarına, işçiyi hor gören ve insan yerine koymayan tavırlarına, yaptığı haksızlıklara artık yeter diyerek sendikalaştılar.
Asen işçileri, sefalet düzeyindeki ücretlerini sendikalaşarak iyileştirmek istediler.
İşçilerin de fabrikada temsiliyeti olsun, işverenin iki dudağı arasında güvencesiz çalışmak yerine işten atılma korkusu yaşamadan çalışmak istedikleri için sendikalaştılar.
Asen işçileri işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alındığı bir işyerinde çalışmak istedikleri, çalışırken ölmek istemedikleri için sendikalaştılar.
Asen işçileri, işverenleri için fabrikaya emek veren, alın teri döken işçilerin ne şartlarda çalıştığının da, canlarının da bir önemi olmadığını biliyordu.
Öyle ki, işçileri sendika hakkını engellemek için her türlü hukuksuzluğa başvuran Asen işvereni bir işçi kardeşimizin canına mal oldu. Direnişin 86. Gününde işten atılan işçilerin yerine bir buçuk ay önce işe alınan işçi kardeşimiz, preste sıkışarak can verdi.
Sırf sendikalaşan işçilerin haklarını tanımamak, sendikayı kabul etmemek adına işbaşı eğitimleri verilmeden, sağlık ve güvenlik tedbirleri alınmadan işçiler çalıştırıldı.
İşverenin sendikasızlaştırma inadı, Asen Metal’de iş cinayeti getirdi.
Patronların işçilere karşı işlediği tüm suçlar cezasız kalıyor. Elbette, Asen işvereni işçileri değil patronları koruyan yasalardan güç alıyor.
İşten atmalar, baskılar, sendikanın yetkisine itirazlar, sağlıksız koşullarda işçi çalıştırmak işverenler için kural haline geliyor. Kural tanımazlık kural haline geldikçe patronlar daha da pervasızlaşıyor, hukuk ayaklar altına alınıyor. Yetkililer ise işçilerin haklarının ayaklar altına alınmasını sadece seyrediyor.
Asen işçileri fabrikanın içinde ve önünde onuruyla oynanmasına asla izin vermedi, haksızlıkların önünde eğilmedi. Tek istedikleri sendika haklarının tanınması. Toplu sözleşmeli, güvenceli ve sağlıklı bir çalışma ortamına sahip olmak.
Asen işçileri inatla ve inançla sürdürdüğü haklı mücadelesinde 100 günü devirdi.
Birleşik Metal İşçileri Sendikası olarak, Asen Metal işçilerinin insanca bir yaşam ve sendika hakkı için 100 günü deviren mücadelesi zaferle sonuçlanana dek yanlarında olmayı sürdüreceğiz.
Ve biz kazanacağız!”
Direniş sonucu işten atılanlar geri alındı
Gebze'de Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Smart Solar'da çalışan yaklaşık 250 işçi, sendika temsilcisinin işten atılması üzerine iş durdurarak kendini fabrikaya kilitledi.
Üretimi durdurma ve fabrika işgaline dönüşen direnişle işçiler, işten atılan arkadaşlarının işe geri alınmasını sağladı.
Smart Solar işçileri Birleşik Metal-İş’te örgütlenmiş ve çoğunluğu sağlamıştı. İşveren yetki kararına itiraz etti ve bir öncü işçiyi işten attı.
İşçiler, işverenin sendika karşıtı tutumuna üretimi durdurarak cevap vermişti. İşveren ile yapılan görüşmelerin sonucunda işgal dün akşam saatlerinde sona erdirildi. Yapılan görüşmede işten atılan işçilerin alınması ve sendikanın tanınması yönlü talepler kabul edildi. Yaklaşık 23 saat süren direniş, işçilerin ortak kararıyla sonlandırıldı.
Smart Solar işçileri, önceki gece tüm vardiyalar birden fabrikaya kapanmıştı. Sabah vardiyaya gelen işçiler önce sloganlarla fabrika girişine geldi, ardından fabrika içerisinde bekleyen arkadaşlarının yanına katıldı. Diğer fabrikalardan Birleşik Metal-İş üyesi işçilerde fabrika kapısında toplanıp desteğe gelmişlerdi.
Gelişmeler üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından müfettişler fabrikaya gelerek yaşanan süreci incelemeye aldı.
Gebze'de Birleşik Metal-İş Sendikası'nda örgütlü Smart Solar işçileri, sendikal faaliyetlerinden dolayı işten çıkarıldıkları ve mobbinge uğradıkları için nedeniyle önceki gece fabrikayı işgal etti. Üretimi durduran yaklaşık 250 işçi dün gün boyu fabrikadaydı. Eylemin işçilerin talepleri karşılanana kadar süreceği ifade edildi.
Birleşik Metal-İş Sendikası’nın örgütlendiği, Kocaeli Gebze’de, güneş enerjisi panelleri üreten Smart Solar fabrikasında sendika üyesi işçiler işine son verildi.
Birleşik Metal-İş Sendikası’nın geçen aralık ayından toplu sözleşme yetkisi hakkını kazandığı fabrikanın yöneticileri sendikanın bu yetkisine itiraz etti. Bu sürede sendikal örgütlenmeye öncülük eden bir işçi işten çıkarıldı. Daha önce de fabrikada birçok işçi çeşitli bahanelerle işten atıldı. Bu süreçte işçilere yönelik işvereni mobbing ve baskı artırdı.
Bunun üzerine akşam vardiyası üretimi anında durdurarak işgal eylemi başlattı. Geceyi fabrikada geçiren işçilere sabah saatlerinde fabrikaya gelen diğer vardiyalar da katıldı. 3 vardiyadan yüzlerce işçi ise anında iş bırakarak kendilerini fabrikaya kapattı.
Anayasal hakkımız engelleniyor
Fabrikada sendikanın 2 yıldır örgütlenme çalışması yürüttüğünü söyleyen Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze Şubesi Başkanı Selçuk Çifçi şu açıklamayı yaptı: “Geçen aralık ayında yasanın aradığı çoğunluğu sağladık ve yetki müracaatımızı yaptık. Yetki tespitini aldıktan sonra işçiler sendikadan istifa etmesi yönünde mobbinge uğramaya başladı. Sendikanın bu yetkisine itiraz edildi” dedi.
Çiftçi, Türkiye’de bu davaların uzun sürdüğünü ve bu süreçte işçilerin mağdur olduğunu altını çizerek şu ifadeleri kullandı: Buna güvenerek hem davayı uzatmak hem de işçileri sendikadan istifa ettirmeye yönelik bir çaba içindeydiler. İstediklerini başaramayınca işten çıkarmalar başladı. Önceki gün gece vardiyasıyla beraber işçiler üretim yapmayı durdurdu. Demokratik ve barışçıl yöntemlerle, işten atılan arkadaşlarımızın işbaşı yaptırılması ve anayasal hakları olan sendikal haklarının tanınması için bu direnişi devam ettireceğiz. Patron, sendikanın yetkisine itiraz ederek toplu sözleşme sürecini engellemeye çalışıyor. Smart Solar’da sendikalaşma üzerindeki tüm baskılar kaldırılmalıdır. İşten atılan işçiler derhal işbaşı yapmalıdır. Sendikamız ile işverenlik arasında toplu iş sözleşmesi görüşmeleri başlamalıdır.
Sınıf kardeşlerinden dayanışma
İşçilerin önceki gece kendilerini fabrikaya kapatması üzerine Smart Solar’ın önüne diğer fabrikalardan birçok işçi gelerek dayanışma gösterdi. İçerideki direnişe destek için sloganlar atıldı. Sık sık “Direnen işçiler yenilmezler”, “Patronların kölesi olmayacağız”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Direne direne direnişten zafere” ve “İşgal, grev, direniş” sloganları atıldı. Asen Metal fabrikası işçileri de kalabalık şekilde Smart Solar’ın önüne geldi.
Smart işçileri ise içeride sloganlar, alkışlar ve ıslıklarla eylemlerini sürdürdü. Fabrika dışından içeriye arkadaşlarına destek veren bir işçi şöyle konuştu: “Herkes çok motive. Yapılan haksızlıklara karşı direncimizi koruyoruz. Çok sayıda çevik kuvvet polisi var ancak biz korkmuyoruz.”
“Taleplerimiz basit, karşılanana kadar direniş sürecek”
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu şöyle konuştu: “İşgal devam ediyor. Tüm vardiyalar, bütün üyelerimiz içeride. İşveren birkaç kez işçilerin belirlediği temsilcilerle görüşmeler yaptı. Bizimle ısrarla görüşmek istemiyorlar, bizi muhatap alarak resmi bir şey geliştirmek istemiyorlar sanırım. Yaklaşık 6 aydır süreç devam ediyor. İşverenler zamlar, sosyal haklar teklif etti ama arkadaşlarımız kabul etmedi. İşveren mahkeme süreçlerini uzatmak, fabrikayı kapatmakla tehdit ediyor. Mahkeme süreçlerinin uzunluğu arkadaşlarımızın canını yakıyor. Bizler bu sürecin farkındayız. Borsaya yeni giren bir fabrika burası. Sendikaya karşı tehditlerde bulunan işverenin ders alması için yaptık. Arkadaşlarımız kararlı. Emniyet güçlerinin müdahalesini de göze aldık. Günlerce burada durmayı da. Taleplerimiz basit. Karşılanana kadar direniş sürecek.”
Yemek Sepeti kuryelerin eylemlerini engellemek için disiplin yönetmeliğini değiştirdi
Yemek Sepeti kuryelerinin eylemleri yaklaşık 2 aydır devam ederken firma yönetimi disiplin yönetmeliğini değiştirerek cezaları artırdı. Kuryeler yeni değişikliklerle işten çıkarmanın kolaylaştığını ifade ediyor.
BirGün’den Umut Serdaroğlu’nun haberine göre, Yemeksepeti motokuryelerinin yılın ilk ayında başlayan eylemleri kontak kapatma ya da iş yavaşlatma şeklinde devam ediyor. Kuryeler firmanın İstanbul Şişli’de bulunan genel merkezi önünde de sık sık basın açıklamaları yapıyor. Firmaya yönelik örgütlenen boykot kampanyasına ise toplumun desteği büyük. Ancak firma talepleri karşılamak yerine direnişi bitirmeye, çalışanlarını sindirmeye yönelik adımlar atıyor. Yemek Sepeti çalışanları firma yönetiminin disiplin yönetmeliğini değiştirdiğini ve neredeyse konuşmanın dahi yasaklandığını belirtiyor. Basınla iletişime geçmek ise işten çıkarma nedeni.
Nefes almak bile suç
Yemek Sepeti çalışanlarından Barış Yoldaş işçileri nefes bile aldırmamaya yönelik önlemler alınmaya başladığını belirtti. Kendileri hakkında tutanak tutulmaya başlandığını aktaran Yoldaş, disiplin yönetmeliğinde çok sıkı değişikliklere gidildiğini dile getirdi.
İsmini vermek istemeyen bir diğer Yemeksepeti çalışanı ise disiplin yönetmeliği değişikliğini şu şekilde açıkladı: “Değişiklik 1 Mart 2022 tarihiyle beraber gerçekleştirildi. İçerisinde yüzlerce madde barındıran yönetmeliğe göre bordrolu çalışanların artık nefes alması bile suç sayılmaya başlandı. Örneğin herhangi bir yayın organına bile şirket hakkında bilgi veya demeç vermek fesih sebebi sayılamaya başlandı. Disiplin yönetmeliği içerisinde uyarı, kınama ve iş akdi feshi olmak üzere üç ana başlık varken, 1 Mart’tan itibaren iş akdinin feshine giden yol çok kısaltıldı. Ayrıca yöneticilerin inisiyatifine bırakılan birçok konu başlığı mevcut.”
Kaybedecek bir şey yok
Yemek Sepeti Banabi çalışanı Can Yaşar eylemlere başlama nedenlerini hatırlatırken şu sözleri söyledi: “Biz hâlâ asgari ücret alıyoruz. İster soruşturma açsınlar, isterse işten atsınlar bizi hakkımızı alana kadar susturamayacaklar. Onlar itibarını ve güvenilirliğini kaybederken bizim kaybedeceğimiz tek şey asgari ücret olur.”
Ücret iyileştirmesi için şu ana kadar hiçbir sorumlunun kendileriyle iletişime geçmediğini dile getiren Yaşar diğer bölgelerde de eylemlere devam eden birçok arkadaşlarının olduğunu aktardı. Ayrıca boykota katılan bütün vatandaşlara da teşekkürlerini ileten Yaşar şu şekilde konuştu: “Boykot ile beraber Yemek Sepeti üzerinden verilen siparişlerde yüzde 80’lere varan bir düşüş yaşandı. Aynı zamanda Yemek Sepeti’nin ödeme yöntemlerinde değişikliğe gitmesi siparişlerin daha da azalmasına yol açtı.”
Eylemler devam ediyor
Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu son zamanlarda etkisi azalmış görünse de hatırı sayılır birçok Yemek Sepeti çalışanıyla beraber eylemlerine devam ettiklerini söyledi. Yurttaşlar tarafından başlatılan Yemek Sepeti boykotunu hatırlatan Küçükosmanoğlu “Türkiye genelinde başlatılan boykotlar çok etkili oldu ve hâlâ etkisini devam ettiriyor. Özellikle Kütahya, Eskişehir, İzmir ve Ankara’dan büyük destek var” açıklamasında bulundu.
Direnişi daha etkili hale getirebilmek için her şeyi yapacaklarını söyleyen Küçükosmanoğlu, “Önemli sayıda arkadaşımız siparişe çıkmamaya devam ediyor. Örgütlü bir direniş mücadelesi devam ettiği sürece biz de sonuna kadar bunu sürdüreceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
Krom Evye’de işten atılan işçiler işe geri dönüyor
Birleşik Metal-İş, Krom Evye Sanayi ve Ticaret A.Ş. işyerinde işten atılan üyeleriyle birlikte bir aydan fazla süredir devam eden direnişi bugün itibarıyla sona erdi.
Sendika seçme hakkına saygı
Birleşik Metal-İş’ten konu ile ilgili şu açıklama yapıldı:
“Sendikamız ve işyeri yönetimi arasında yapılan görüşmeler sonucunda bu süreçte işten atılan tüm üyelerimizin işbaşı yapmaları konusunda mutabakata varıldı.
Buna göre üyelerimiz herhangi bir hak kaybı yaşamadan işlerinin başına dönecekler. İşyerinde üyelerimizin sendikal tercihlerine saygı gösterilecek ve karşılıklı iyi niyet çerçevesinde iş barışı yeniden tesis edilecek.
Bu süreçte Krom Evye işçilerinin yanında olan, dayanışma gösteren, mücadelemize destek veren tüm emek dostlarına teşekkür ediyoruz.
Üyelerimizin işbaşı yapması nedeniyle bugün fabrika önünde yapacağımız basın açıklaması iptal edilmiştir.”










