Mayıs-Haziran 2013 Büyük Halk Direnişi'ne kitlesel katılımı ve coşkusuyla dikkat çeken Çarşı Grubu üyelerine dönük iddianame kabul edildi. Savcılık, Çarşı liderlerinin de aralarında bulunduğu 35 kişi hakkında ‘hükümeti yıkmaya teşebbüs’le suçlayarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi.
İddianamede “silahlı örgüt kurarak Türkiye’de Arap Baharı imajı oluşturarak hükümeti devirmeye çalışmak”la suçlaması da yer aldı.
Silahlı örgüt?
Çarşı Grubu liderleri Erol Özdil, Cem Yakışkan, Numan Bülent Ergenç, “silahlı suç örgüt kurmak” ile de suçlanarak gözaltına alınmışlardı. Yapılan itirazlar sonucu serbest kalan grup liderleri ve diğer Çarşı taraftarları için ise hükümeti yıkmaya teşebbüs suçlaması ile birlikte, “Çarşı grubunun liderlerinin kurduğu silahlı örgütün üyesi olmak”, “kamu görevlisine direnmek, “kanuna aykırı toplantı ve gösteri düzenlemek”, “ruhsatsız silah bulundurmak” gibi suçlardan ceza isteniyor.
Savcılık iddianamede “Şüphelilerin telefon kayıtlarından da anlaşılacağı üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin yasal olarak kurulmuş hükümetini gayrı yasal yollardan devirmeye amaçladıkları, bu sonucu kolaylaştırmak içinde ülkede kaos ve otorite boşluğu oluşturmaya çalıştıkları özellikle eşgüdümlü olarak Ankara ve İstanbul’daki Başbakanlık ofislerini ele geçirmeye çalıştıkları” değerlendirilmesi yer aldı.
Dijital kayıtlardan delil
İddianamede Çarşı grubunun aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinde: “Park mark benim umrumda değil”, “Bana ne yemişim AVM’sini de, Gezi Parkı’nı da ağacını da, ihtilal başladı”, “Bu hükümeti düşüreceğiz”, “Başbakanlık konutuna saldırı olacak bugün”, “Bu bir iç savaşa dönüşebilir”, “Polise güçlü saldıralım, gösterilerde ölen kişi olursa toplumsal refleks daha çok artar” şeklinde konuşmalar olduğu ifadeleri bulunuyor.
Çarşı Grubu tribün liderlerinden Cem Yakışkan’ın Twitter hesabından yazdıklarıyla kitleleri eyleme katılmak için teşvik ettiği belirtilirken, “Hatta bir kısım söylemlerinde meselenin ağaç meselesi olmadığını belirtti” denildi.
Savcılık, yabancı basının eylem yerlerine çağrılmasını ise:“Yabancı basın mensupları tarafından olay yerlerinde elde edilecek görüntüleri dünya medya kuruluşlarına servis yaparak kamuyonda ‘Arap Baharı’ diye adlandırılan bir kısım Ortadoğu ülkelerindeki yönetim değişikliklerini çağrıştırır şekilde imaj oluşturup Türkiye Cumhuriyeti’nin yasal olarak kurulan hükümetini yasal olmayan yöntemlerle ortadan kaldırmayı amaçladıkları belirlenmiştir.” olark değerlendirdi.
direniş
Mayıs-Haziran 2013 Büyük Halk Direnişi'nin başından beri iktidarın oyunlarına karşı muhalif sesini yükselten Kocamustafapaşa Dayanışması kentsel dönüşüm adı altında gerçekleştirilen talana karşı halk şenliği düzenledi.
Ermeni ve Rum yurttaşların da yoğun olarak yaşadığı İstanbul'un Samatya semtinde bir dizi konser ile gerçekleştirilen şenlikte kentsel dönüşüm talanına ve halklar arası kardeşliği bozmaya dönük politikalara karşı konuşmalar gerçekleştirildi.
Maske, Karmete, Adalılar ve Kocamustafapaşa halkının oluşturduğu müzik gruplarının sahne aldığı şenlik coşku içinde geçti.
İsrail saldırılarının noktalanıp noktalanmadığı belli değil. Çünkü İsrail ile Filistinli direnişçi örgütler arasında devam eden ateşkes görüşmelerinden kesin bir sonuç çıkmış değil. En son yapılan 72 saatlik geçici ateşkesin süresi de bugün dolarken, ateşkesin uzayıp uzamayacağı ise belli değil.
Dün açıklamalarda bulunan İsrail Savunma Bakanı Moşe Yalon, Aşdod'daki İsrail donanmasını teftişi sırasında söylediği "Çarşambayı perşembeye bağlayan gece yarısı ateşkes anlaşmasının geçerliliği sona erecek. Kalıcı anlaşmanın bu tarihe kadar sağlanıp sağlanmayacağı ve ateşkesin uzatılıp uzatılmayacağı konuları henüz net değil" diyerek belirsizliğin sürdüğünü ifade etti. Öte yandan hükümetin İsrail Ordusuna da "hazır olamaları" çağrısında bulunduğu biliniyor.
İsrail'in 7 Temmuz'dan bu yana düzenlediği saldırılarda yaklaşık iki bin Filistinli hayatını kaybederken resmi rakamlara göre en az 9 bin 886 kişi yaralandı.
Sütaş'ın Bursa Karacabey'de bulunan fabrikası önünde, sendikalı oldukları için işten atılan ve bu yüzden direnişe geçen, işçilere dün sabah (12 Ağustos 2014) yine jandarma saldırdı. Jandarma saldırsında işçiler darbedilirken Tek Gıda-İş Örgütlenme Uzmanı Suat Karlıkaya da elleri kelepçelenerek gözaltına alındı.
Dün sabah saatlerinde jandarma komutanının direnişçi işçilerin astığı pankartı indirmek istemesi gerilime neden oldu. Fabrika önünde bekleyişlerini sürdüren işçiler, jandarmanın “pankartı kaldırın” uyarısına direnişle yanıt vediler. İşçileri ablukaya alan jandarma ise saldırarak Karlıkaya'yı gözaltına aldı.
Bir önceki gün de Sütaş'ın Aksaray fabrikası önünde benzer bir jandarma saldırısı yaşanmıştı. Demokratik haklarını kullanmakta kararlı olan işçilere, Jandarma komutanı "Ben devletim, istediğime müdahale ederim, siz kim oluyorsunuz?" sözleriyle saldırmıştı.
Yaşanan tüm hukuksuzluklara rağmen Sütaş'ta sendikalı oldukları için işten atılan 42 işçinin Karacabey ve Aksaray'daki bekleyişi sürüyor.
Maraş Afşin Elbistan B Termik Santralı'nın kömür ihtiyacını karşılayan Çöllolar Kömür İşletmesi çalışanı 300 işçi, Bakanlar Kurulu'nun grev erteleme kararına rağmen greve devam ediyor.
Bugün (13 Ağustos 2014) 6. güne giren grevde işçilerin şantiye dışına çıkmalarına izin verilmiyor. Desteğe gelen işçi yakınları da şantiyeye sokulmuyor.
Türkiye Maden-İş Sendikası, Çöllolar'da ücretlerde iyileştirme yapılmaması üzerine grev kararı almıştı. Grev ertelemeyi tarz hâline getiren Bakanlar Kurulu ise yine 12 Eylül artığı antidemokratik grev yasasının "milli güvenlik ve genel sağlığı bozucu nitelikte görüldüğünden" ibaresine yaslanarak 60 gün süreyle erteleme kararı vermişti.
Dün de işçi yakınları, maden ocağını işleten Ciner Grubu'na bağlı Park Teknik firmasının önünde eylem yaptı.
Ali İsmail Korkmaz davasında her gün yeni bir skandal ortaya çıkıyor. Mayıs Haziran 2013 Büyük Halk Direnişi günlerinde Eskişehir’de polisler ve polislerin kontrolündeki bir grup tarafından dövülerek öldürülen Korkmaz cinayetinde yeni ve önemli bir gelişme yaşandı.
Olay yerindeki kamera kayıtlarını inceleyen TÜBİTAK BİLGEM'in hazırladığı teknik bilirkişi raporuna göre, olay günü 00.16’da Ali İsmail Korkmaz’ın dövüldüğü Sanayi Sokak’a giren ve elinde cop olan bir kişi kameraların kayıt yapıp yapmadıklarını sorduktan sonra kapatılmalarını istiyor. Otel çalışanlarına talimat veren aynı polis, görüntülerin bir kısmını da sildiriyor.
Delil kalmasın istemişler
Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen raporda saldırganlar ve saldırıya uğrayanlar tek tek incelendi. Görüntülerden elde edilen ve iyileştirilen resim karelerinde, sanıklar ve Ali İsmail Korkmaz net bir şekilde görülebiliyor. Beşik Otel’e ait güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi neticesinde, otele giren polisin çalışanlara verdiği talimatlar da yer aldı. Buna göre saat 00.16 sularında otele giren polis ile çalışanlar arasında şu diyalog geçiyor:
Polis: Kameralar kayıt yapıyor mu?
Otel çalışanları: Kameralar kayıt yapıyor efendim.
Polis: Onları kapatabilirsiniz.
Otel çalışanları: Kapatalım mı?
Polis: Kapatabilirsiniz, kapat.
Böylece polisin bilinçli ve tasarlayarak Ali İsmail'i öldürdüğü bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Şimdi mahkemenin sanıklar hakkında vereceği ceza bekleniyor.
Türk-İş'e bağlı Tek Gıda-İş Sendikası'nda örgütlü olan Kent Gıda işçileri Toplu İş Sözleşmesi TİS görüşmelerinde anlaşma sağlanamayınca 15 Temmuz'da greve çıkmıştı. Sendika referandum sonucu 800 işçi ile greve devam kararı almıştı.
Kocaeli Gebze'de kurulu fabrika önünde greve başlayan 800 işçinin kararlı tutumu sonucu patron masaya oturdu. 7 Ağustos günü yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlandı.
İmzalanan TİS'e göre birinci 6 ay'da 1500 liranın altında ücret alanlara 50 lira iyileştirme zammı uygulanacak ve daha sonra tüm işçilere seyyanen ayda 200 lira, ikinci 6 ayda ise ayda 130 lira seyyanen zam yapılacak.
Böylelikle 1500 liranın altında ücret alan işçiler ilk yıl toplam 380 lira, 1500 liranın üstünde ücret alanlar ise toplam 330 lira ücret zammı almış olacak. İkinci yılda ise yıllık enflasyon oranına 1 puan ilavesiyle bulunacak oranda zam uygulanacak.
TİS, 1 Ocak 2014-31 Aralık 2015 tarihleri arasında yürürlükte olacak.
İsrail'in, Çarşamba günü (30 Temmuz) sınırda bulunan Shejaiya'da alışveriş bölgesine düzenlediği saldırıda en az 15 Filistinli öldü, 150 kişi de yaralandı. İsrail'in 4 saatlik, insani yardım amaçlı ateşkes öngöreceği, ancak ateşkesin Haması'ın etkin olduğu bölgeleri kapsamayacağını duyurmasından hemen sonra gerçekleşen saldırıda ölen ve yaralananların çoğunluğunun siviller olduğu belirtildi.
Son saldırıyla birlikte İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinliler'in sayısının 1.300 kişiyi geçtiği kaydediliyor. Ağır bombardımana rağmen Filistinli direniş örgütlerinin yaptığı müdafaa eylemlerinde ise 100 civarında İsrail askerinin öldüğü, yüzlercesinin de yaralandığı bildiriliyor.
Filistin'in kurtuluşu ve özgürlüğü için on yıllardır militan bir mücadele veren Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC), İsrail'in 24 saatlik ateşkes taktiğini değerlendirdi.
FHKC'nin internet sitesinde Siyasi Büro üyesi Jamir imzasıyla yayınlanan açıklamada, "Siyonist işgalin önce 4, ardından 24 saatlik ateşkes kararının perde arkasında, İsrail'in Filistin'den gelecek saldırıların önünü keserek işgali daha fazla genişletmeyi amaçladığı" ifade ediliyor. Abluka kaldırılmadan ve diğer talepler karşılanmadan barışın gelmeyeceğini belirten Jamir, İsrail'in Filistin direniş örgütlerinin mücadelesini kırmak istediğini de söylüyor. Jamir, enternasyonal dayanışmanın sürdürülmesi gerektiğini belirterek insanların Gazze'de neler olup bittiğini sormaya devam etmesi durumunda siyonist işgalin hiçbir amacına ulaşamayacağına da vurgu yapıyor.
İsrail'in saldırıları sonucu Hamas'ın başlattığı misilleme eylemlerinin en büyüğü bugün (24 Temmuz) gerçekleşti.
Demir Kubbe adı verilen füze savunma sistemini aşan Hamas füzelerinin, başkent Tel Aviv'de bulunan Uluslararası Ben Gurion Havalimanı'nı İran yapımı M75 füzeleriyle vurduğu duyuruldu. Bölgedeki yabancı basın mensuplarınca da doğrulanan haberlere göre Tel Aviv'de aynı dakikalarda kuvvetli başka patlamaların da meydana geldiği söyleniyor.
İsrail tarafı ise henüz bombalama ile ilgili resmî açıklama yapmadı.










