direniş

Karşıyaka Halk Forumu Rojava ve Filistin'deki katliamlara duyarsız kalmadı. Karşıyaka Halk Forumu'nun "Gazze ve Rojava'daki katliamlara dur de" çağrısıyla bir araya gelen İzmir halkı, Karşıyaka Belediyesi'nin önünden iskeleye kadar, ellerindeki dövizlerle ve attıkları sloganlarla Rojava ve Filistin'deki katliamları kınayan haykırışlarla yürüdüler. "Katil ABD Ortadoğu'dan Defol", "Diren Rojava, Diren Gazze Seninleyiz", "Biji Berxwedana Rojava" sloganlarıyla yapılan yürüyüş iskele karşısındaki çarşı girişinde sona erdi. Karşıyaka Halk Forumu adına Müge Olçum, neden bu eylemi gerçekleştirdiklerini söyleyerek: "Emperyalizm, dünyanın her yerinde olduğu gibi Ortadoğu’da da farklı inançları, farklı kültürleri, farklı dilleri olan toplumları birbirine kırdırarak dayanılmaz travmalar yaşatarak bölme, parçalama ve teslim alma projelerini uyguluyor" dedi. Olçum ayrıca: "Küba İsrail’i tanımıyor, Venezüella ve Şili tüm ilişkilerini kesmişken biz de ise büyük laflar edilip emperyalizmin bütün katliamlarına ortak olunuyor. Çünkü bu devletin fıtratında var” dedi. Olçum, Ortadoğu halklarının yanında olduklarını ifade ettikten sonra açıklamasını “Yaşasın halkların kardeşliği” sözleriyle tamamladı.
Gebze'de bulunan Kent Gıda İşletmesinde dün (15 Temmuz 2014, Salı) 800 kadar işçi greve çıktı. Tek Gıda-İş Sendikası'nın sunuğu teklifi kabul etmeyen Kent Gıda patronu, 21. dönem toplu sözleşme görüşmelerini sonuçsuz bıraktı. Bunun üzerine yüzlerce işçi sendikanın çağrısıyla “İş, ekmek yoksa barış da yok!”, “Direne, direne kazanacağız!” sloganlarıyla grevi başlattı. Tek Gıda-İş Sendikası Genel Merkez yöneticileri ile Gebze Şube yöneticilerinin de hazır bulunduğu ilk gün işçilerin son derece coşkulu ve kararlı oldukları gözlendi. Tek Gıda-İş Genel Sekreteri Mustafa Akyürek de yaptığı açıklamada "işçilere sorulmadan sözleşmenin imzalanmayacağını, 1 liranın dahi işçiler için önemi olduğunu" belirtti. Daha sonra söz alan Genel Başkan Mustafa Türkel ise Şişe-Cam grevinin ertelenmesini hatırlatarak işçi sınıfının yaşadığı hak kayıplarından hükümetin sorumlu olduğuna değindi. Türkel ayrıca hükümetin sermayeyle işbirliği yaptığını da vurguladı. Şimdi gözler Kent Gıda patronunun işçilerin haklı ve yasal taleplerine vereceği yanıta çevrildi.  
Geçtiğimiz aylarda Suriye'yedeki katillere sevk edilen silahların İHH tırlarıyla taşındığının ortaya çıkmasından sonra ikinci tır vakası Hopa'da yaşandı. Ancak bu sefer çok farklı bir şekilde. Ramazan bahanesiyle Hopa'ya gelen tırlar Hopa halkı tarafından kovalandı Meydanda toplaan halk önce İHH tarafından meydana kurulan iftar çadırının kaldırılmasını ve katillere aş ve silah götüren İHH’nin Hopa’yı terk etmesini istedi. Tartışma büyüyünce polis de tırları savunmak için halka gaz ve coplarla saldırdı. Saldırı sırasında polisin yer yer havaya ateş açtığı da görüldü. Sert müdahale sonucunda halktan yaralananlar olurken, Hopa halkının saldırıya rağmen geri adım atmaması sonucu İHH tırları ilçeden ayrımak zorunda kaldı. Hopa halkı İHH'nın boşalttığı alanda akşam saatlerinde yeniden bir araya gelerek "Yeryüzü Sofrası" kurma ve hep birlikte yemek yeme kararı aldı.
PTT işçisi maaşlarını alamadığı için direnişe başladı. Gebze, Dilovası, Körfez, Darıca, Kartepe, Gölcük ve İzmit bölgesi PTT’de, posta dağıtım ve kargo işinde çalışan çok sayıda işçi bir süredir maaşlarını alamıyordu. DİSK/Nakliyat-İş Sendikası'nın örgütlü olduğu işyerinde işçiler, maaşlarının bir an önce ödenmesi ve aksatılmaması talebiyle iş bıraktılar. Postacılar: Taşeron işçisi köle değildir Dün de Kandıra PTT Posta Toplama ve Dağıtım Merkezi önünde toplanan ve sayıları 150'yi geçen işçiler buradan İzmit Merkez PTT'ye yürüdü. "Taşeron işçisi köle değildir", 'Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Direne direne kazanacağız" sloganlarını attı. İşçilerin ellinde taşıdığı "PTT'de taşeron cehennemine son, maaşlarımız ödensin" pankartı ise dikkat çekti. Merkez PTT önünde bir süre oturma eylemi yapan işçiler, maaşlarının ödenmemesi durumunda eylemlerine devam edeceklerini duyurdu. Nakliyat-İş Sendikası Örgütlenme Daire Başkanı Erdal Kopal da yaptığı açıklamada: "Yaklaşık 20 yıldır taşeronda çalışan işçiler var. Taşeron işçileri sefalet ücretiyle yaşamaya mahkum edildiği gibi, bu ücretleri de zamanında ödenmemektedir. Yeter artık diyoruz ve ölmek istemiyoruz. Yasal haklarımızı alana kadar ne gerekiyorsa yapacağız." dedi. Kaynak: ETHA  
Mayıs Haziran 2013 Büyük Halk Direnişi’nde Eskişehir’de uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın katillerinin yargılandığı davanın üçüncü duruşması 14 Temmuz Pazartesi günü Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Daha önce Eskişehir'de "güvenlik önlemlerinin yetersiz kalacağı" gerekçesiyle adeta kaçırılarak Kayseriye taşınan dava öncesinde il genelinde olağanüstü hali andıran hazırlıklar görülüyor.   Yazılı bir açıklama yayınlayan Kayseri Emniyet Müdürlüğü, duruşmanın görüleceği saatlerde bazı cadde ve sokaklarda trafik akışının kesileceğini, bazı nokalarda da yaya olarak girişin engelleneceğini duyurdu. Emniyet açıklamasında "tedbirlerin" duruşma başlamadan saatler önce, sabaha karşı 04.00'ten duruşma sonlanıncaya kadar, süreceğini de ekledi.  İstanbul'dan otobüs kaldırılıyor Öte yandan müşteki yakınları ve demokratik kitle örgütleri sabahın erken saatlerinden itibaren Kayseri Adliyesi önünde olacaklar. Taksim Dayanışması da davaya katılmak için İstanbul’un iki farklı noktasından otobüs kaldıracak. Otobüsler 13 Temmuz gecesi Saat 21.00’de Taksim’den ve saat 22.00’de de Kadıköy’den kaldırılacak.  
Mayıs Haziran 2013 Büyük Halk Direnişi şehitlerinden Ali İsmail Korkmaz’ın aramızdan ayrılmasının üstünden tam bir yıl geçti. Ali İsmail direnişin ilk günlerinde Eskişehir’de aralarında polislerin de olduğu bir grup tarafından darp edilmiş ve günlerce yaşam mücadelesi verdikten sonra 10 Temmuz 2013 günü hayata gözlerini yummuştu. Bu sebeple 10 Temmuz 2014 günü başta İstanbul, Ankara, Eskişehir olmak üzer yurdun çok sayıda yerinde anma etkinlikleri düzenlendi. Kadıköy'de kitlesel eylem Kadıköy ve Fenerbahçe Forumları'nın ortak çağrısıyla Kızıltoprak'ta stad önünde buluşan binlerce kişilik kalabalık, sloganlar eşliğinde Ali İsmail Korkmaz Parkı’na yürüdü. Yürüyüşe Berkin Elvan’ın ve Mehmet Ayvalıtaş’ın aileleri de katıldı. Kalabalığın en önünde yürüyen Berkin'in annesi Gülsüm Elvan, Ali İsmail’in resminin olduğu pankartı tutarken, parkta konuşma yapan Muharrem Ayvalıtaş da, mahkeme önlerinde kalabalık olma, davalara sahip çıkma çağrısı yaptı. Anma eyleminde taraftarların bestelediği Ali İsmail Korkmaz Marşı okundu. Fotoğraf: DHA
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek Haziran ayı başında Tuzluçayır’da bir otobüsün tahrip edildiği iddiasıyla Mamak’ta, on binlerce insanın oturduğu mahallelere belediye otobüsü göndermeyi kesmişti. Bunun üzerine yurttaşların başlattığı kararlı mücadele TOMA'lı, coplu, gazlı bütün saldırıları boşa çıkarttı.  Önce hakaret sonra çark etti Toplu ulaşım hakkını kullanmak isteyen Mamak halkının üzerine günlerdir polisi salan Gökçek, geri adım attığını ve otobüslerin yasal güzergahına döndüğünü Twitter’dan 04.30 sularında duyurdu. Ancak Gökçek, Twitter’daki mesajlarında alışıldık saldırgan dilinden yine vazgeçemedi. Ulaşım hakkını kullanan yurttaşların bir dizi suç işlediğini ileri süren ve çeşitli yasa maddeleri sıralayan Gökçek, twitlerinin devamında da bölge halkının eylemlere katılmadığı iddiasını yineledi. Gökçek son twitinde ise beyaz bayrağı nihayet çekti: “UKOME yarın toplanıyor. Yarından itibaren iptal edilen hatlarda tekrar otobüsler çalışmaya başlayacak.”
İsrail Gazze'ye yönelik saldırının dozunu arttırıyor. Dün gece (9 Temmuz 2014 Çarşamba) İsrail Ordusu 4 noktadan işgal altında tuttuğu Gazze Şeridi'ni bombaladı. Bomabalama sabaha kadar sürerken İsrail'in deniz, hava ve karadan ateş açtığı ve ağır silahlar kulladığı gözleniyor. Saldırılarda Gazze Şeridi'nin yanı sıra Han Yunus şehrinin de bombalandığı bildiriliyor. Son iki gün boyunca yapılan bombardımanda 100'e yakın Filistinli'nin hayatını kaybettiği, yüzlerce de yaralı olduğu öğrenildi. Ateşkes için öneri geldi Bombalama sürerken İzzeddin el-Kassam Tugayları da İsrail'in Gazze’ye yönelik saldırılarına son vermemesi halinde güvenliği ve huzuru rüyasında bile göremeyeceklerini ifade etti. İzzeddin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde İsrail’in saldırılarına karşı, onlarca füze fırlatarak cevap verildiğini belirterek İsrail'in Gazze’ye saldırmakla aptalca bir karar aldığını ve bunun bedelini ağır ödeyeceğini söyledi. Sözcü ateşkesin halen mümkün olduğunu belirterek, şartlarını da şöyle sıraladı: Hava saldırılarının ve Gazze üzerindeki uçuşların durdurulması, 2012 yılındaki ateşkes şartlarına bağlı kalınması, anlaşma çerçevesinde serbest bırakıldıkları halde tekrar tutuklanan Filistinli esirlerin serbest bırakılması, Filistin ulusal uzlaşmasına yönelik İsrail müdahalesinin durdurulması. Fotoğraf: Anadolu Ajansı
Bursa Karacabey ilçesinde Sütaş işçilerinin direnişine jandarma ve polis engel olmak istedi. Sabah saatlerinde yaşanan saldırıda 11 işçi gözaltına alındı. Tek Gıda İş Bursa Şube Başkanı Suat Karlıkaya jandarmanın saldırılarına karşı; “Eğer burada oturmamız suçsa 3 aydır suç işliyoruz” diyerek eyleme devam edeceklerini söyledi. Tek Gıda İş Sendikası’ndan yapılan açıklamada ise; “Karacabey İşletmesi karşısında Anayasal ve demokratik haklarını kullanarak bekleyen TEKGIDA-İŞ üyesi işçilere Jandarma-Polis müdahalesi başladı. Üyelerimizin tamamen yasal ve meşru hak ve özgürlüklerine jandarma güçlerinin yaptığı bu kanunsuz müdahaleyi kınıyoruz. Müdahalenin durdurulmasını ve üyelerimizin haklarına saygılı olunmasını talep ediyoruz. Güvenlik güçlerini sermayenin bekçiliğini yapmak yerine hukukun, kanunların ve özgürlüklerin adil bekçisi olmaya çağırıyoruz. Sütaş mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz!” denildi. Tek Gıda İş Sendikası’na bağlı Sütaş işçileri, 29 işçi işten atıldığı için 3 aydır fabrika önünde oturma eylemi yapıyorlardı. Ayrıca saldırıya Sütaş patronunun ihbarının neden olduğu öğrenildi.
Vurulduğu yerde buluştular Lice anlamlı bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Mayıs Haziran 2013 büyük halk direnişi sırasında yaşamını yitiren Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük ve Ahmet Atakan'ın anneleri, geçen sene Lice'de kalekol inşaatlarına karşı yapılan eylemde askerler tarafından öldürülen Medeni Yıldırım'ın ailesini ziyaret etti. Aileler Medeni'nin vurulduğu noktada buluştular. Medeni Yıldırım'ın annesi Fahriye Yıldırım tarafından karşılanan aileler, Medeni Yıldırım'ın vurulduğu yerde anma düzenledi. Devrim ve direniş şehitleri için yapılan saygı duruşunun ardından söz alan Yıldırım, "Biz tüm Kürdistan ve Türkiye şehitlerine sahip çıkmalıyız. Şehit aileleri olarak katiller bulununcaya kadar mücadelemizi devam ettireceğiz" dedi. Eskişehir'de dövülerek katledilen Ali İsmail Korkmaz’ın, annesi Emel Korkmaz, "Ali İsmail hayatta kalsın diye 38 gün boyunca hastane kapılarında bekledik ama kurtaramadık. Düşmanın darbesi ağır gelmişti oğluma. Daha sonra Berkin için mücadele ettik, onu hayata bağlamaya çalıştık ama başaramadık" dedi. Direniş şehitleri aileleri daha sonra, kalekol inşaatlarını protesto edenlerin kaldığı çadırları ziyaret etti Kaynak: etha

Sayfalar