Eylemlerin ardından ücretlerine artış yapılmasını sağlayan Trendyol kuryeleri biriken öfkenin patladığını söyledi. Sendikasız kuryeler “Herkes tanıdığına haber verdi. Bir anda kar topu gibi büyüdük” dedi.
Trendyol kuryeleri ücretlerine yapılan yüzde 11 zamma karşı 3 gün iş bırakma eylemi yaparak firmayı yüzde 39 zam yapmaya zorladı. İstanbul ve İzmir dahil olmak üzere birçok ilde eylem yapan kuryeler, süreci kısa sürede kazanımla noktaladı. Kuryelere toplumdan ve Trendyol müşterilerinden destek gelirken eylemler medyada da geniş yer buldu. Sendikalı olmayan ve birbiriyle zaman geçirme imkanları bulunmayan kuryelerin kısa sürede örgütlenerek birlikte hareket etmeyi başarmaları da dikkat çekti. Kuryelerle eyleme giden süreci ve sonrasını konuştuk.
BirGün’den Deniz Güngör ve Berkay Dündar’ın haberine göre, kontak kapatarak iş bırakma eylemine katılan bir kurye yapılan ilk zammın benzin fiyatlarına gelen artışların yaşattığı kayıpları gidermeyeceğini söyledi. Son birkaç aydır kuryeler arasında benzin fiyatlarından kaynaklanan bir huzursuzluğun olduğunu ve herkesin yapılacak zammı beklediğini aktaran kurye şöyle konuştu: “Yüzde 11’i duyunca herkes sinirlendi, kimse bunu beklemiyordu” dedi. Bir öfke birikmesi olduğunu aktaran kurye şöyle konuştu: “Zaten bir süredir yapılacak zammı bekliyorduk. Herkesin aklında bir rakam vardı. Kimisi yüzde 40 tahmin ediyordu, yüzde 50 olmalı diyen vardı. Ancak ilk açıkladıkları yüzde 11 rakamını kimse beklemiyor. Bu nedenle herkes kızdı. Biz yüzde 11’i öğrenir öğrenmez birbirimizle irtibat kurduk zaten. Herkes bir başka arkadaşını aradı ve duruma karşı tepkiler dile getirildi. Çok hızlı şekilde telegram grubu kuruldu. Kim kurdu, nasıl oldu bilmiyorum. Beni de bilmediğim bir numara gruba ekledi. Bu telegram grubu 1 saat içinde bin 500 kişinin üzerine çıktı. Herkes bir arkadaşını gruba ekledi. Sosyal medyada çalışmalar başladı.”
Herkes tanıdığına haber verdi, sayımız arttı
Kısa sürede kendilerine olan desteğin büyüdüğünü aktaran kurye “Herkes elinden bir şekilde ne geliyorsa yaptı. Ben seni tanıyordum mesela, sana ulaşıp haber yapmanı istedim. Bir başkası arkadaşlarını sosyal medyada desteğe çağırdı. İstanbul’da, İzmir’de yapılan eylemlerde zaten sadece biz yoktuk. Bize destek olmak isteyen insanlar da geldi” dedi.
Trendyol’dan alışveriş yapan yurttaşların desteğinin öneli olduğunun altını çizen kurye “Bir de kış koşulları olunca herkes bizimle empati kurdu. Yine sosyal medyada boykot yapalım diyenler oldu. Kargo bekleyenler şikâyet etmediler, bu bile bize destek oldu” diye konuştu.
Çalışma şartları gün içerisinde hep yalnız olduklarını söyleyen kurye bir günün şöyle anlattı: “Biz birbirimizi çok göremiyoruz zaten. Sabah depoda toplandığımızda yükleme yapmadan önce 1 saat kadar görüşme imkanımız oluyor. Sonra dağıtıma çıkıyoruz, dağıtım bitince evlere dağılıyoruz. Ertesi gün tekrar depoya gittiğimizde görüyoruz birbirimizi. Yani bizim birbirimizle irtibatımız sabahları 1 saat kadar oluyor.”
Yaptıkları eylem sayesinde aldıkları zamdan memnun olduklarını da belirten kurye şu an için kaygılarının işten çıkarmalar olduğuna değinerek “Eyleme katılanlara yönelik işten çıkarmalar olursa tekrar iş bırakırız” şeklinde konuştu.
Herkes şikâyetçiydi, patlama sürpriz olmadı
Eylemlere katılan bir başka Trendyol çalışanı ise “Bizi birleştiren şey ortak sorunlarımızın olması. Yani herkes zaten artan benzin fiyatlarından, masraflardan şikâyetçiydi. Bu işi yapmanın bir anlamı kalmamaya başlıyordu. Kolay bir iş değil. Sorumluluğu çok, uzun saatler çalışıyoruz. Trafikle uğraşıyoruz ayrı dert, hızlı da olmamız lazım. Yani bu kadar stres üzerine yüzde 11 zam yapılmaya kalkılırsa herkes de patlar” diye konuştu.
Müdürleri tarafından çok baskı görmediklerinin altını çizen kurye şunları söyledi: “Biz zaten hızlı şekilde teslimat yapmaya çalışıyoruz. Paketleri hızlıca ve sağlıklı şekilde dağıtmamız gerekiyor. Bir de şöyle bir şey var; paketleri ne kadar hızlı dağıtırsak eve o kadar erken döneriz. Paketler bitmeden eve dönemeyiz zaten. Biz zaten hızlı olduğumuz için bu açıdan baskı görmüyoruz. Bize sadece paketleri doğru adrese ve hasarsız teslim etmemiz gerektiği yönünde uyarılar yapılıyor. Zaten hepimiz de ona dikkat ediyoruz. Bu nedenle bir mobbing olduğunu söyleyemem. Bizim başımızda bir müdür oluyor. Trendyol’un sigortalı çalışanları. Ben müdürümden yana bir sıkıntı yaşamadım, bizim kurduğumuz ilişki zaten öyle astık kestik değil, gerçekten iyi bir müdürümüz var. Diğer yerlerde de bundan çok farklı değil. Bizim müdürümüz zammı duyduğu zaman zaten kendisi mahcup oldu.”
Eyleme sıcak bakmayanlar da direndi
Trendyol kuryelerinde eylemlere katılan Cem Kavruk ise “Başta birbirimizden habersiz başladığımız bu yolda güçlenen dayanışmamız ile birlikte başardık” dedi.
Eskişehir’de Trendyol’un kendilerine önerdiği zamma karşı birbirlerinden habersiz direnişe geçtiklerini söyleyen Kavruk, “Yüzde 11’lik zam duyurulduktan sonra hiçbir şube birbiriyle haberleşmeden anlık bir refleks olarak şubeden çıktı ve bir eylemlilik kararı aldı. Ardındansa sosyal medya üzerinden açılan hesaplar ve hashtagler sayesinde birbirimizle bağlantı kurmaya başladık” diye konuştu. Sosyal medyada başlatılan dayanışmanın önemli rol oynadığını aktaran Kavruk, “Bizim bu kararlılığımızla birlikte başlattığımız direnişte en önemli etkenlerden biri ülkenin her yerinde direnişe geçen arkadaşlarımızın kararlılığı oldu. Bu nedenle biz hem sosyal medya sayesinde birbirimizle iletişime geçerken aynı zamanda verilen destek çok yardımcı oldu” ifadelerini kullandı.
Kavruk, eyleme sıcak bakmayanların da önemli roller aldığını söyleyerek: “Biz herhangi bir sendika olmadan bu yola çıktık. Daha önceden de böyle bir deneyimi olmayan çok fazla arkadaşımız vardı. Direnişin doğru olmadığını düşünenler de vardı. Ancak bu şekilde düşünen arkadaşlarımız bu süreç içerisinde çok önemli roller aldı ve asla vazgeçmediler” ifadelerini kullandı. Kavruk son olarak şunları söyledi: “Bizim hem bir sendikamız yoktu hem de biz işçi olarak değil esnaf kurye olarak geçiyoruz. Trendyol bizim sözleşmelerimizi tek taraflı feshedebilirdi. Ancak, birlik olduğumuz sürece bunu yapamayacaklarının bilincindeydik. Zaten farklı şubelere ya da bölgesel küçük çaplı firmalara paketlerimizi dağıttırmaya çalıştılar. Biz Trendyol işçileri olarak başlattığımız dayanışmamızı sürdürmeye devam ediyoruz. Bölgesel olarak temsilcilerin oluşturduğu bir Twitter hesabımız var. Bundan sonra yaşanabilecek herhangi bir durumda daha birlikte hareket etme kararı aldık.”
Düşük zam fitili ateşledi
İstanbul’da Trendyol kuryeliği yapan Bilal Kızılarslan ise süreci şöyle anlattı: “Her şubede yaklaşık 30-50 çalışan var. Şube yöneticisi bu zammı bize açıkladı, merkezin gönderdiği rakamı açıklanınca biz de sivrildik, bu rakama çalışamayacağımızı söyledik. Herkesin borcu var. Orada bir fitil ateşlendi. Tabii yöneticinin hoşuna gitmedi ama biz bir kere yola çıktık, bundan sonraki süreçte sosyal medya gibi imkânları kullanarak harekete geçtik. Zam haberini aldıktan 40 dakika sonra hiç düşünmeden yola çıktık. Firmanın genel merkezinin önüne vardığımızda yüzlerce arkadaşımızın orada olduğunu gördük, karın altında direndik. Birkaç arkadaşımıza maslağa gittiğimizi whatsapptan paylaştık. Eskiden tanıdığımız insanlar olduğu için iletişim kolaydı. Spontane gelişti, grubu, kitleyi toplayacak kimse yoktu. Oraya gittiğimiz zaman bizi görenler oldu, giderek kalabalıklaştı. Ondan sonra gazetecileri gördük, tamamen halkın içinden muhabirleri gördük. Halkın sesini duyurmak isteyen arkadaşlarımız bizim sesimizi duydu. Biz de kısa kısa videolar çekerek sesimizi duyurduk. Bir kar tanesi misali yuvarlandıkça büyük bir kar topu haline geldi ve sonunda kazandık.
HepsiJet kuryeleri de eylemde
Trendyol kuryelerinin yaptıkları eylemlerle ücret artışı sağlamalarının ardından Hepsiburada’nın iştiraki olan HepsiJet çalışanları da kendilerine paket başı 1 lira zam önerilmesine karşı Antalya’da kontak kapattı. Teslim ettikleri paket başı 3,75 liraya çalışan HepsiJet kuryelerine Trendyol çalışanlarının eylemle kazandığı 12 bin 500 lira ücret uygulanmasını istedi.
direniş
Trendyol çalışanlarının yüzde 11'lik zam oranına karşı yürüttükleri mücadele kazanımla sonuçlandı. Yönetim işçilerin sabit maaşlarına yüzde 38,8 zam yapılacağını açıkladı.
Trendyol Group firmasının dağıtım ayağı olan Trendyol Express işçilerinin, düşük maaşlara ve yetersiz zam teklifine karşı başlattıkları direniş sonuca ulaştı.
Yüzde 38,8 zam
Kurye işçiler bugün, Trendyol yetkilileriyle taleplerini görüşmek için şirketin İstanbul Maslak’taki genel merkezinin önüne gelmişti. Görüşmeler sonucu sabit maaşlara yapılması planlanan yüzde 11'lik zam oranı yüzde 38,8'e yükseltildi. Anlaşılan zam oranıyla birlikte çalışanların sabit ücretleri 9 bin liradan 12 bin 500 liraya yükselmiş olacak.
Mücadele kazandırdı
İşçiler bu kararı, “Yüzde 11’lik zammı bize dayatanlara mücadelemizle karşı koyduk, Yüzde 38.8 zam aldık. Tüm Trendyol çalışanı kardeşlerimize hayırlı, tüm işçi ve emekçilere örnek olsun” ifadeleriyle duyurdu.
Trendyol işçileri, yüzde 11’lik ücret zammı dayatmasına karşı eylemlerini büyüttü. Şirketin Maslak'taki merkez ofisinin önünde toplanan yüzlerce işçi, insanca çalışma koşulları sağlanana kadar eylemlerinden vazgeçmeyeceklerini bildirdi.
Türkiye'nin en büyük online alışveriş sitelerinden biri olan Trendyol'da 'esnaf kurye' sistemiyle çalışan işçiler, kötü çalışma koşulları ve düşük ücretlere karşı başlattıkları eylemlerini bugün şirketin önüne taşıdı.
2022 yılı için yapılan yüzde 11 zam dayatmasını kabul etmeyen işçiler, insanca yaşam koşullarını karşılayabilecek maaş ve hızlı teslimat baskısının son bulması talebiyle şirketin Maslak'taki merkez ofisinin önünde toplandı.
İstanbul'un birçok ilçesinden araçlarıyla konvoylar halinde yola çıkan işçiler, bina önünde "Emekçiler burada yönetim nerede", "Boyun eğme emeğine sahip çık" sloganları atarak taleplerini dile getirdi.
İşçiler, ekonomik krizin yükünün üstlerine yıkılmasını reddettiklerini vurgulayarak enflasyon altında kalan ücretlerini kabul etmeyeceklerinin altını çizdi.
Açıklama bekleniyor
Şirketin genel merkezi önünde toplanan işçiler adına konuşan Hüseyin isimli Trendyol çalışanı, "Mücadelemiz kazanmış gibi görünüyor. Ancak resmi bir açıklama bekliyoruz. Bu yüzden birliği bozmadan bekliyoruz. Şubelerde olan arkadaşlarımızı buraya bekliyoruz. Hak arama süreci içinde olan hiçbir arkadaşımızın iş akdinin feshedilmemesini yazılı olarak alacağız. Aynı şekilde ücret artışını da yazılı olarak istiyoruz. Bu kazanım ancak bu şekilde sonuçlanabilir" ifadelerini kullandı.
İşçilerin yaptığı açıklamaya göre Trendyol yönetimi, çalışanlara yüzde 38,8 oranın zam yapılacağını açıkladı.
Trendyol Express çalışanları, tamamlama ücretine yüzde 50 zam, ikinci slotun kaldırılması (çalışma/dağıtım zamanı), hak aramaya katılan işçilerin iş haklarının feshedilmemesi ve çalışanların üzerindeki mobbingin kaldırılmasını talep ediyordu.
Yüzde 11 sefalet ücretidir
Eylemde konuşan Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu da "Bugün dost düşman herkese Trendyol işçilerinin gücünü gösterme günüdür. O bakımdan müdürlerin yapacağı baskı, tehdit bu hak mücadelesinin karşısında kanunsuzdur, meşru değildir. Yüzde 11 gibi sefalet ücretine karşı direniş sonuna kadar haklı bir eylemdir" dedi.
Trendyol Express şubelerinde dağıtım yapan araçlı kuryeler, 2022 yılı ücret zammının yüzde 11 olarak açıklanmasının ardından Türkiye'nin dört bir yanında kontak kapattı.
E-ticaret pazarlama ağı Trendyol, 2022 yılında çalışanlarına mart ayından başlamak üzere yüzde 11 oranında zam yaptı. Yüzde 36’lık 2021 enflasyonunun çok altında olan rakamı az bulan çalışanlar, kontak kapattı.
Ücret zammına tepki gösteren kuryeler, "Araçlarımızın masraflarını karşılamak için çalışır hale geldik. Bir kargo çalışanının 10 bin TL KDV'ye çalışması mümkün değildir. Bize, hayati ihtiyaçlarımızı karşılamak için asgari ücretin bile çok çok altında bir miktar kalıyor" açıklamasını yaptı.
‘Süper Direniş Günleri başladı’
Trendyol Express'te Mart 2022'de uygulanmaya başlayacak olan ücret zammını kabul etmeyen araçlı kuryeler kontak kapattı. İzmir, Bursa, Kocaeli, Tekirdağ, Eskişehir, Rize, Kırklareli ve Diyarbakır'da kontak kapatan araçlı kuryeler, İstanbul'da Maltepe ve Yenikapı meydanlarında bir araya gelerek bir açıklama yaptı.
Trendyol'un 'Efsane İndirim Günleri' şeklinde duyurduğu kampanya dönemlerine gönderme de yapan çalışanların '24 Ocak Trendyol Süper Direniş Günleri başladı' açıklamaları dikkat çekti.
Çeşitli sosyal medya hesaplarından görüntüler de paylaşan çalışanlar, "Hakkımız olanı istiyoruz", "Hava koşulları değil, sefalet zammı kontakları kapattı" ve "Haksız zam varsa kontak açmak yok" açıklamalarını yaptı.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
"Aylık yakıt gideri 2 bin 500-3 bin TL"
"Yakıttan temel yaşam ihtiyaçlarına kadar gelen zamlar ve zorlaşan çalışma koşullarının altında ezilirken bize dayatılan bu sefalet zammını kabul etmediğimiz için buradayız. Gerçekleri, bu işin detaylarını bizden dinleyin istiyoruz. Biz, araçlarımızın bütün giderlerini bize verilen aylık hakedişlerimizden karşılıyoruz. Son bir yılda akaryakıta gelen zam yüzde 200'ken bizim bir çalışan arkadaşımızın aylık yakıt gideri 2 bin 500 TL ile 3 bin TL arasında değişmektedir. Vergi ve harçlara yüzde 36, araç ve araç parçalarına yüzde 100'e varan zamlar yapıldı.
"Keyfiyet için bulunmuyoruz"
Sadece çalışmanın gerekliliği olan zorunlu giderlere bakıldığında, ortalama bir Trendyol çalışanın giderleri aylık 7 bin 500 TL'ye dayanmış durumdadır. Bu hesaba, yediğimiz yemek, evimizin kirası, faturalar dahil değildir. Belki aldığımız maaşla sadece kendimizi geçindirdiğimizi düşünüyorsunuz ama bizler, araçlarımızın masraflarını karşılamak için çalışır hale geldik. Bizler bugün keyfiyet için bulunmuyoruz.
"Yüzde 11'lik trajikomik zammı kabul etmiyoruz"
Buraya gelmeyen Trendyol Express çalışanlarına sesleniyorum: Bizler, bir avuç insan olarak, hepimizin hakkı için toplandık. Korkmuyoruz, hakkımızı alacağız. Her yeni güne zamlarla uyanırken bir kargo çalışanının 10 bin TL KDV'ye çalışması mümkün değildir. Bir de işe alım yaparken verilen vaatlere güvenerek arabalarını borç ile alan çalışanların borçları da mevcuttur. Bize, hayati ihtiyaçlarımızı karşılamak için asgari ücretin bile çok çok altında bir miktar kalıyor. Yüzde 11'lik trajikomik zammı kabul etmiyoruz. Yemek, mont, tişört dahi ücretsiz verilmiyorken dışarda işe geç kaldığında arkadaşlarımız yüzlerce liralık cezalarla karşı karşıya kalmaktadırlar."
Nakliyat-İş’ten açıklama
Nakliyat-İş Sendikasından yapılan açıklamada, “İstanbul’da Trendyol’da çalışan yüzlerce moto kurye, 2022 yılı için yapılan ve mart ayından itibaren uygulanacak olan %11 oranında ki ücret artışını protesto etmek için kontak kapatıyor.” denildi.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
TÜİK’e göre yıllık enflasyonun %36,08, ENAG’a göre göre %82,65 olduğu benzin, mazot v.b. petrol ürünlerine yapılan zamların bu yılda %200’ü geçtiği bu ortamda, Trendyol’da çalışan moto kuryeler açlığa mahkum edilmek isteniyor.
Sendikamız, Trendyol, Yemeksepeti, Getir, Hepsiburada ve diger işletmelerde çalışan moto kurye kardeşlerimizle dayanışma içerisindedir. Tüm moto kuryeleri sendikamız Nakliyat-İş’te örgütlenmeye çağırıyoruz.
Trendyol’da çalışan moto kuryelerin kontak kapatma eylemi ile ilgili önümüzdeki süreçte Trendyol işyerleri önünde dayanışma eylemleri yapacaktır. Sendikamız Nakliyat-İş; Trendyol, Yemeksepeti, Getir, Hepsiburada ve tüm işletmelerde çalışan moto kuryelerin güvencesidir. Tüm moto kuryeleri örgütlenmeye çağırıyoruz.
Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın Başdanışmanı Buseyna Şaban, “ABD işgalci ve bu işgale direniş olacak” dedi. Şaban, ABD’nin ülkenin ulusal servetini yağmaladığını ve terörizmi desteklediğini açıkladı.
Bazı Çin medyasına verdiği röportajda Şaban, ABD’nin kuzey Suriye’de terörizme karşı savaşmak için değil, desteklemek için bulunduğunu ve Amerika’nın halkımıza karşı işlediği suçları ve kaynaklarının çalınmasını kınadığını söyledi.
Şaban, Suriye’nin, Amerika’nın topraklarındaki varlığının her şekilde direnilecek bir işgal olduğunu dile getirdi. Suriye’deki savaşın Batı’nın yalan ve iddialarının ortaya çıkmasına katkıda bulunduğunu da sözlerine ekleyen Şaban, “ABD’nin Çin’deki Müslümanların hakları konusunda bu kadar istekli olup olmadığını, neden Müslüman çoğunluklu Suriye halkına karşı ekonomik terörizm uygulayacağını merak ettiğini” belirtti.
Şaban, gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı temel sorunun, halkların servetini yağmalayan emperyalist ülkelerin siyasi ve ekonomik işlerine dış müdahalesi olduğunu ve en önemli insan hakkının kendi ülkesinde özgür olmak olduğunu vurguladı.
ABD’nin çağrısıyla sözde “Demokrasiler Zirvesi” ile ilgili olarak ise Şaban, “Suriye halkından petrol ve buğday çalanın demokrasiden söz etmeye hakkı yoktur ve ABD’nin huzursuzluklar çıkarmak, savaşları ateşlemek, suç işlemek, serveti yağmalamakla dolu tarihi üzerine araştırma yapılması gerekiyor” dedi.
Şaban, “Yapılan zirvenin ABD’nin dünyaya liderlik etme konusundaki başarısızlığının bir ifadesi olduğuna ve siyasi kriterlere göre ülkelerin içişlerine karışmaya çağrıldığına” dikkat çekti.
Kaynak: SANA
Bel Karper işçisi 156 gün sonra kazandı, işveren toplu sözleşme masasına oturmaya ikna oldu.
Çorlu’da Bel Karper peynir fabrikasında devam eden grevin 156. gününde patron toplu iş sözleşmesi (TİS) masasına oturmayı kabul etti.
Kararlılıkla süren mücadelenin sonucunda, Ankara’da Çalışma Bakanlığının arabuluculuğunda sendika ve fabrika yönetimi arasında yapılan toplantı sonrası, Bel Karper yönetimi Tekgıda-İş sendikasının sözleşme taslağı üzerinden TİS masasına oturmayı ve atılan işçilerin geri alınmasını kabul etti. Ancak işçiler, toplu iş sözleşmesi imzalanana kadar grevlerini sonlandırmayacak.
Bel Karper’de Tekgıda-İş’te örgütlenerek uzun süren bir hukuk mücadelesi sonrasında toplu sözleşme hakkını kazanan işçiler; bu haklarının patron tarafından yok sayılması, sendikadan istifaya direnen baş temsilcinin Kod-29’la işten atılması ve 12 işçinin ücretsiz izne çıkarılması üzerine greve çıkmışlardı.
Mücadeleye devam zafer getirdi
Tekgıda-İş Sendikası 2015 yılında, Tekirdağ Çorlu’da faaliyet gösteren, Fransız menşeli Bel Karper örgütlendi. İşveren yetki tespitine itiraz etti. Hukuki süreç 6 yıl sürdü. Yargı, Tekgıda-İş lehine toplu sözleşme yapabileceğine ilişkin karar verdi. Sendikanın toplu sözleşme masasına oturmaya yönelik çağrılarına rağmen işveren, sendikalı bazı işçileri işten çıkarma ve bazılarını ücretsiz izne göndermek dahil baskılarını sürdürdü. İŞKUR aracılığıyla toplu sözleşme taslağı işverene gönderildi ancak işveren sözleşme şartlarını ‘maliyetli’ bulduğunu beyan ederek pazarlık masasına oturmadı. Sürecin devamında Tekgıda-İş Sendikası grev kararı alarak 80 çalışandan 65’iyle 17 Mayıs 2021’de bu kararı uygulamaya koydu.
Grev esnasında grev kırıcılığı ile kararlı bir şekilde mücadele edildi. Jandarma ve kaymakamlığın bütün engellemelerine, işçilere ceza yazma tehditlerine, patronun grev kırıcılığı girişimlerine rağmen grevci işçilerde en ufak bir geri adım olmadı. En son Tekirdağ Valisine taleplerini dile getirmek isterken yaka paça gözaltına alındılar. Bütün bu zorluklara rağmen kararlılıkla grevlerine devam eden işçilerin TİS zaferi, bütün işçi sınıfına moral oldu.
İşe başlama heyecanı
Tekgıda-İş Örgütlenme Uzmanı Yunus Durdu, taraflar arasında sendikanın toplu iş sözleşme hakkını tanıyan bir protokol imzalandığı bilgisini verdi. Firma yöneticilerinin, iki gün içinde Bel Karper’in Paris’te bulunan genel merkeziyle yapacakları görüşmenin ardından toplu sözleşme görüşmelerinin de başlayacağını belirten durdu, iki ay içinde de toplu sözleşmenin sonuçlanacağını öngördüklerini kaydetti. Yunus Durdu, şunları söyledi:
“Burada bir inat vardı, yıllardır süren bir hukuk mücadelesi vardı. İşverenin geri adım atması, sağduyulu yaklaşması olumlu adım oldu. Biz kurumlara zarar vermek istemeyiz ama öbür taraftan da üyemizin hakkını korumak en önemlisi. İnşallah bundan sonra iki taraf da kazanan olur. Arkadaşlarımız heyecanla işe başlamayı bekliyor. Atışmalar oldu, olabilir bunlar tabii durumun doğası gereği. Art niyet olduğunu düşünmüyoruz. Burada sözleşme imzalandıktan sonra her şey daha güzel olacak. Keşke 10 yıl önce sendikalı olsaydık, diyeceğiz. Sendikamızın buradaki duruşu önemliydi. 6 ay boyunca buradaki üyelerimize maaş ödedik, gece gündüz çadırda kaldık, mücadele ettik. Tekgıda-İş Sendikamızın genel başkanı, yöneticilerinin çok emekleri var. Biz sahadayız ama görünmeyen kahramanlar var. Bu işin maddi boyutu, mücadele boyutu hepsi bir bütün. Desteklerinden dolayı tüm emek dostlarına teşekkür ediyoruz.”
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Birleşik Metal-İş Sendikası’na bağlı 9 işçinin sözleşmesinin feshedildiği Mitsuba Otomotiv Fabrikası’nda işçilerin 24 saat süren eylemleri kazanımla sonuçlandı.
Arkadaşlarının işe iadesi ve toplu sözleşme isteyen 120 işçiye fabrika dışından Nakliyat-İş ve onlarca emek dostu da destek verdi.
Direniş başlıyor
Japonya merkezli otomotiv yan sanayi Mitsuba’da işçiler Birleşik Metal-İş Sendikası’nda örgütlendi. Sendika’nın Çalışma Bakanlığı’na yetki başvurusu yaptığı sırada işveren 12 gün önce 5 işçiyi işten çıkardı. İşçiler fabrika önünde direnişe başladı. Çalışmaya devam eden işçiler de arkadaşlarına destek verdi. Bu kez işveren pazartesi günü 4 işçiyi daha direnişçilere destek verdiği için işten çıkardı. İşverenin bu son hamlesi 2 vardiya halinde çalışan işçilerde tepkiyle karşılandı. “Fabrika yönetimi tarafından kendilerine mobbing uygulandığını” dile getiren yaklaşık 120 işçi, toplu sözleşme ve işten çıkarılan arkadaşlarının işlerine geri dönmelerini talep etti. İşçiler pazartesi günü kendilerini fabrika içine kapatarak üretimi durdurdu. Eylem gece vardiyasıyla devam etti. Dün ise tüm vardiyalar birleşerek direniş büyüdü.
Direniş işverene geri adım attırdı
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu ve sendika yönetimi fabrikaya gelerek işveren ile görüşmeye başladı. Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, eylemler kararlılıkla devam edince fabrika önüne geldi. Yavuz, tarafların görüşmesi için arabulucu olmaya çalıştı.
Birleşik Metal-İş ve işveren tarafı arasında yapılan görüşmenin ardından fabrika önünde bir basın açıklaması yapıldı.
Sendika tanınacak
Açıklamayı Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın yaptı. Aydın yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Sayın Genel Başkanımızın ve merkez yöneticilerimizin girişimleriyle dün akşamdan bu tarafa Valilik ve emniyetle yapılan görüşmelerin sonucunda bir müdahalenin engellenmesi, arkadaşlarımızın mağdur olmaması için ve atılan arkadaşlarımızın geri alınması için önemle bir mücadele veriliyor. Ancak bu mücadele bizi yüzde yüz memnun etmese de, önemli kazanımlar elde ettiğimizi düşünüyoruz.
10 arkadaşımızı ısrarlarımıza rağmen, işveren bu konuda geri adım atmayarak tazminatsız çıkan arkadaşlarımızın tazminatlıya döndürülmesi, diğer arkadaşlarımızın da tazminatlarının verilmesi ve bundan sonraki süreçte sendikanın tanınacağı, bu fabrikada sendika ile irtibatta olunacağı, bir taslak hazırlanarak işverene sunulacağı, işverenle eğer anlaşmaya varabilirsek toplu sözleşme imzalayacağımızı eğer anlaşamazsak itirazımızı sürdüreceğimizi ve bundan sonraki süreçte yaşanan olaylarla ilgili herhangi bir arkadaşımıza herhangi bir işlem yapılmayacağına dair bir anlaşmaya vardık.”
İşçi ve sendika düşmanlarına karşı metal işçileri direniyor
Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Mitsuba fabrikasında, DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası'na üye olan 9 işçi işveren tarafından işten çıkarıldı.
Bunun üzerine işçiler vardiya çıkışında işten atmalara ve sendikasızlaştırmaya karşı direniş başlatarak, fabrikayı terk etmeme kararı aldı.
DİSK Genel Sekreteri ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, Genel Sekreter Özkan Atar, sendikanın Genel Merkez ve Şube yöneticileri ile temsilciler de işyeri önünde işçilerle birlikte direnişi sürdürürken, fabrika dışında ise çevik kuvvet polisleri TOMA aracı ile birlikte beklemeye devam ediyor.
Kolombiya'da tartışmalı vergi reformu paketi geri çekildi
Kolombiya Devlet Başkanı Ivan Duque, "Sürdürülebilir Dayanışma Yasası" adı altında çıkarmayı planladığı vergi reform paketini protestolar üzerine geri çekti.
Kolombiya’da Devlet Başkanı Ivan Duque’nin açıkladığı vergi reform paketinin ardından halk sokaklara dökülmüş, ulusal grev kararı alınan ülkede birçok kente polis ve göstericiler arasında çatışma çıkmıştı. Duque, 4 gündür ülke genelinde devam eden protestolar üzerine geri adım atarak, “Sürdürülebilir Dayanışma Yasası” adı altında çıkarmaya planladığı vergi reform paketini geri çekti. Duque, paketin yeniden hazırlanacağını ifade ederek, “Cumhuriyet Kongresi’nden, Maliye Bakanlığı tarafından sunulan projeyi geri çekmesini istedim. Yeni bir proje uzlaşma sonucu acilen işlenmeli. Böylece mali belirsizlikten kaçınılmasını rica ediyorum” ifadelerini kullandı.
Reformun bir gereklilik olduğunu ileri süren Duque, milyonlarca Kolombiyalıya fayda sağlayan sosyal programların uzatılmasının öneminin altını çizdi.
Protestolar devam ediyor
Devlet Başkanı Duque’nin tartışmalı vergi reform paketini geri çektiğini açıklamasına rağmen çok sayıda kişi protestolara devam ediyor. Birçok kentte yürüyüşlerine devam eden halk, zaman zaman polisle karşı karşıya geliyor. Ülke genelinde 4 gündür devam eden protestolarda onlarca kişi yaralanırken, en az 4 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.
Reform asgari ücretliyi nasıl etkileyecekti?
Değişikliklerle birlikte en az 3 milyon asgari ücretli işçi gelirleri nedeniyle şu anda muaf olduğu gelir beyannamesini sunmak zorunda kalacaktı. Reform ile çok düşük ücret aldıkları için vergiden muaf olan milyonlarca işçinin vergi ödemek zorunda kalması bekleniyordu. Asgari ücretin aylık 250 dolar olduğu ülkede, tasarının kabul edilmesi ile aylık 200 doların altına düşeceği öngörülüyordu.
Reform paketi ile ürün ve hizmetler için KDV'nin artırılması ve vergi mükellefi sicilinin genişletilmesi ile hükümetin 6.8 milyar dolar vergi toplaması öngörülüyordu. Toplanacak vergiler ile salgının neden olduğu ekonomik krizin etkilerinin hafifletilmesi planlanıyordu.
Çocuklar iyi yaşasın diye, babalar direniyor!
Bursa Orhangazi’de faaliyet gösteren Cargill fabrikasında çalışırken Tekgıda-İş’e üye oldukları için işten atılan ve mahkemelerden işe iade kararları çıkmasına rağmen işe alınmayan Cargill işçilerinin direnişi 1000 günü geride bırakıyor.
‘Çocuklarımız daha iyi yaşasın’
İşçiler, direnişin 1000. gününde Ankara’da Tarım ve Orman Bakanlığı önünde basın açıklaması yaparak, Bakanlığa mektup verecek. Tekgıda-İş Örgütlenme Uzmanı Suat Karlıkaya, Cargill işçilerinin eylemini sosyal medya hesabından “Direnişimizin 1000. gününde 11 Ocak Pazartesi günü Ankara’da Tarım Bakanlığı önünde yapacağımız basın açıklaması ve Bakanlığa mektup verme eylemi ile Cargill eylemlerine devam ediyoruz. Biz ‘Çocuklarımız daha iyi yaşasın’ diyerek çıktık bu yola. Bir tek vazgeçmek yok bizde” ifadeleriyle duyurdu.










