sendika

Sendika düşmanı Dora Otel protesto edildi. Tüm Emek Sen öncülüğünde bir araya gelen otel çalışanları ve siyasi parti ve kurum temsilcileri salı günü (06.10.2014) yaptıkları eylemle sendikalaştıkları için otelden atılan tüm işçilerin işe iadesini istedi. Dolapdere'deki otel önüne bir yürüyüş gerçekleştiren işçiler “Dora işçisi yalnız değildir!”, “Sendika haktır engellenemez!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!” sloganları attılar. İşçi düşmanlığını bırakın Sendika adına hazırlanan basın açıklamasını Tüm Emek Sen Genel Sekreteri İbrahim Akseloğu okudu. Akseloğlu, Dora Otel'de bir yıla yakındır süren örgütlenme sürecinin ardından, işten atma saldırısı ile karşılaşıldığını ve buna karşı iş yavaşlatma eylemi gerçekleştirildiğini ifade etti. Akseloğlu, iş durdurma sonucu işçiyi karşısına almayan otel yönetimi ile toplu görüşme görüşmesi gerçekleştirildiğini, toplu görüşmede yöneticilerin “sendikayı tanıyacağını”, “sendikalı olmanın bir hak olduğunu” söylediklerini belirtti. Bunun ardından tekrar işten çıkarmanın yaşandığını belirten Akseloğlu, tekrar görüşülen hotel yönetiminin yine “sendikaya karşı değiliz”, “elbet karşı değiliz” gibi sözleri yine tekrarladığını vurguladı.Görüşmenin ardından ise otel yöneticilerinin, Sendikalar Yasası’na sığınarak sendika ile sözleşme yapamayacaklarını dile getirdiğini ifade etti. Tüm Emek Sen: "Sendika hakkını tanıyın" Akseloğlu, süreci şu sözlerle anlattı: “Yapılan tüm görüşmelere rağmen Dora Otel yönetimi, sendikalı işçi arkadaşları görev yerlerini değiştirmekle tehdit eden, psikolojik baskı (mobbing) uygulayan tutumlar sergilemeye başladı. İşçiler iş durdurduğunda, kendilerini “işçi dostu” gibi tanıtan Dora Otel yönetimi bunlarla da yetinmeyerek 2 Ekim Perşembe 3 ve 3 Ekim Cuma 2 Tüm Emek Sen üyesi işçi  arkadaşımızı daha işten çıkardı.” Akseloğlu, Dora Otel yönetimine seslenerek, işten atılan işçilerin geri alınmasını ve sendika hakkının tanınmasını istedi. Yapılan açıklamanın ardından eylem sloganlarla sonlandırıldı.    
Anayasa'nın tanıdığı örgütlenme hakkından yararlanarak sendikalı olan Dora Otel işçileri işverenin anti demokratik, hukuk tanımaz tavrına karşı örgütlülüklerini korumaya çalışıyorlar. İstanbul Dora Otel'de Tüm Emek Sen (Turizm Otel Spor Emekçileri Sendikası) üyesi 3 işçiyi işten atan otel patronu, dün de (2 Ekim Perşembe) 3 sendikalı işçiyi hukuk dışı yöntemlerle işten çıkardı. Bugün yenidünya olarak işçilerden aldığımız bir habere göre işveren içerde kalan sendika üyesi işçilere işten atma tehdidi ile sendikadan istifaya zorluyor. Öte yandan, işten atmalara ve tehditlera karşı Tüm Emek Sen, 6 Ekim Pazartesi günü saat 9.30'da Dora Otel önünde tüm emek dostlarını baskılara karşı yapacağı basın açıklamasına dayanışmaya çağırdı.
İş cinayetlerinin ve güvencesizliğin yayıldığı günümüzde patronların sendika düşmanlığı da bitmiyor. İstanbul Dolapdere'de bulunan Dora Otel isimli iş yerinde iki gün önce patron 3'ü Tüm Emek Sen üyesi 5 işçiyi işten çıkardı. Bu otelde direniş var! İşten çıkarılan arkadaşlarına sahip çıkan Dora Otel işçileri ise sendika öncülüğünde dün Dora Otel'de iş durdurdular. İş bırakma eylemi, bir yıla yakındır sürdürülen örgütlenme sürecinde otelin farklı birimlerinde yanyana gelmeyi başaran işçilerin ortak kararı ile gerçekleşti. Bugüne kadar işçilerle yüz yüze görüşmeyen patron ile iş durdurma sonucu toplu görüşme gerçekleştirildi. İşten çıkarılan arkadaşlarının geri alınmasını talep eden otel işçileri patrona kısa bir süre tanıdılar. Daha sonra kendi aralarında toplanan Dora Otel işçileri, patronun geri adım atmaması durumunda direnişi sürdürme kararı aldılar.
Eğitim emekçileri, AKP'nin eğitim alanında yaptığı gerici ve piyasacı düzenlemeleri protesto etmek için Çarşamba günü bir günlük uyarı grevi yaptılar. Türkiye genelinde yapılan eylemlere binlerce eğitim emekçisi katılırken Sinop'ta iş bırakma eylemi yapan öğretmenlere polis, biber gazı sıktı. Birçok öğretmen gazdan etkilenirken bir kişi de başından biber gazı fişeği ile yaralandı. ANKARA Saat 10.00’dan itibaren Güvenpark’ta toplanmaya başlayan Eğitim Sen üyeleri ve çeşitli kurumlar sloganlar ve alkışlar eşliğinde bekleyişlerini sürdürdüler. Saat 10.45'te Atatürk Bulvarı’nın iki şeridi trafiğe kapatılarak Milli Eğitim Bakanlığı’na doğru yürüyüşe geçildi. Milli Eğitim Bakanlığı önünde polislerin bir toma eşliğinde hazır beklediği gözlerden kaçmadı. Bakanlık bahçesi ve etrafını kuşatma altına alan polisler, alana girişe izin vermediler. Bunun üzerine Bakanlığın demir parmaklıkları üzerine pankartlarını asan eğitim emekçileri, Bakanlığın önünü eylem alanına çevirdiler. İlk olarak Eğitim Sen adına basın açıklaması yapıldı. Bugün ülkenin dört bir yanında eğitim işkolundaki emekçilerin tüm dayatmalara ve baskılara karşın meydanlara indiği ve özellikle Suruç’ta IŞİD terörüne karşı toplanan kitlenin yürüyüşüne yönelik yasakçı tutumun ve saldırıların kınandığı söylenerek açıklamaya başlandı. Yapılan açıklamada toplumun farklı kesimlerini her gün daha fazla etkileyen yasaların fiilen hayata geçirildiği, özellikle yükseköğretim başta olmak üzere eğitim alanında hayata geçirilen gerici düzenlemelerin sadece eğitimcileri değil, öğrenciler ve veliler başta olmak üzere toplumun bütününü etkilediği söylendi. 4+4+4 ile eğitimin mevcut siyasal iktidarın ideolojisi ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirildiği, öğrencilerin imam hatiplere, meslek liselerine ve özel liselere yönlendirildiği, TEOG uygulaması ile bunların giderek zorunlu hâle getirildiği söylendi. Basın açıklamasının ardından Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu KESK MYK Üyesi Ramazan Gürbüz konuşma yaptı. Gürbüz, kamu emekçilerine yönelik saldırılar, eğitim alanındaki özelleştirme ve dinselleştirme ve baskıları teşhir ederken birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Konuşmaların ardından eylem sloganlarla bitirildi. Eyleme, birçok devrimci-ilerici kurum destek verdi. İZMİR İzmirli eğitim emekçileri Basmane meydanında buluştu. Kitle Basmane’ye gelmeden önce Ege ve Dokuz Eylül Üniversitelerinin rektörlük binaları önünde ve bulundukları okullarda basın açıklamaları gerçekleştirerek okullara “Bu işyerinde grev vardır” pankartlarını astılar. Polis, Konak-Eski Sümerbank önüne yürüyüşe izin vermeyeceğini, eğitimcilerin sadece bulundukları alanda basın açıklaması yapıp dağılmalarını istedi. Polisle yapılan görüşmeler  ve emekçilerin ısrarı sonucu barikat açıldı. Saat 12.00 civarı Çankaya Yolu’nu trafiğe kapatarak yürüyüşe başlayan emekçiler “Gerici, cinsiyetçi, piyasacı eğitime hayır/İzmir Eğitim Sen Şubeleri” , “Güvencesiz çalışmaya, performansa, kadrolaşmaya geçit vermeyeceğiz /Eğitim Sen 1 No’lu Şube”, “Eğitime yeterli bütçe Okuluma ödenek istiyorum /Eğitim-Sen 5 No’lu Şube”, “Hırsızlığa, yolsuzluğa değil emekçiye bütçe /Eğitim Sen 2 No’lu Şube”, “Eğitim Sen 4 No’lu Şube”, “Eğitim-Sen 3 No’lu Şube” pankartları arkasında sıralandılar. BURSA Eğitim Sen üyesi emekçiler Bursa’da Ünlü Cadde’de bir araya gelerek grev yürüyüşü için hazırlıklara başladı. Davul-zurna eşliğinde halaylar çekildi. Ardından yürüyüş başladı. Eğitim emekçileri “İl içi-dışı rotasyon sürgün demektir!”, “Kamu kaynakları özel okullara aktarılmasın”, “Siyasi kadrolaşmaya, gerici faşist eğitime hayır!” pankartlarını taşıdılar. İnönü Caddesi’nden trafiğin tek şeridini kapatarak Cumhuriyet Caddesi üzerinden Fomara’ya yürüyen emekçiler “Zorunlu rotasyon sürgün demektir, direneceğiz!”, “Gerici faşist kadrolara hayır!”, “Eğitim haktır engellenemez!”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam!” sloganları attı. Fomara’ya gelindiğinde Kent meydanından gelen Türk Eğitim Sen ve Eğitim-İş üyeleriyle bir araya gelindi. Burada ortak miting programı gerçekleştirildi. Şube başkanlarının konuşmalar yaptığı programda eğitim emekçilerinin karşı karşıya kaldığı sorunlara değinildi. Okul müdürlerinin AKP’nin kuklalığını yaptığı, AKP’nin listelerinin onaylandığı dile getirildi. Mücadeleye yeni başladıklarını, bu beladan kurtulana kadar mücadelenin devam edeceği söylendi. Konuşmaların ardından eylem halaylarla sona erdi. ADANA Eğitim Sen’nin grev kararı kapsamında Adana’da da kamu emekçileri iş bıraktı. Adana Büyükşehir Belediyesi önünde yapılan açıklamada Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Ahmet Karagöz açıklama yaptı. Açıklamada; “Eğitim Sen olarak, attığı her adımda tekçi, baskıcı ve dayatmacı uygulamaları ile eğitim ve bilim emekçilerini, öğrencileri ve velileri mağdur eden Milli Eğitim Bakanlığı’nı bir kez daha uyarıyor, taleplerimize kulak verilmesini, eğitimde yaşanan sorunların kalıcı olarak çözülmesini istiyoruz” denildi. Sonrasında İnönü Parkı’na doğru yürüyüşe geçildi. Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-İş ise İnönü Parkı’nda toplanarak açıklama yaptılar. Açıklamalar sonrasında her üç sendikanın üyeleri birlikte İnönü Caddesi üzerinden yürüyüşe geçerek Çakmak Caddesi’nde yürüdü. İnönü Parkı’na gelinerek eylem bitirildi. ANTALYA Antalya’da Kent Pastanesi önünde bir araya gelen yaklaşık 800 eğitim emekçisi buradan İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne bir yürüyüş gerçekleştirdi. Eğitimde gericiliğe ve kadrolaşmaya tepkinin yoğun olduğu eylem İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde ortak metnin okunmasının ardından sonlandırıldı. KAYSERİ Eğitim Sen Kayseri Şube binası önünde toplanan eğitim emekçileri kortej oluşturarak sloganlarla yürüyüşe geçtiler. Almer önüne yürüyen kitle, yürüyüş boyunca “AKP halka hesap verecek!”, “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!”, “Gün gelecek, devran dönecek AKP halka hesap verecek!”  sloganlarını haykırdı. Basın metnini Ulaş Apaydın okudu. Apaydın, eğitim ve bilim emekçilerini, velileri ve öğrencileri örgütlenmeye ve birlikte mücadele etmeye çağırdı. DENİZLİ Eğitim-İş Sendikası Denizli Şubesi üyeleri, Delikliçınar Meydanı'nda toplandı. Tiyatro gösterisiyle eğitim sistemini eleştiren eğitim emekçileri adına basın açıklamasını Eğitim-İş Şube Başkanı Kadem Özbay okudu. İş bırakan Eğitim-Sen üyeleri de aynı meydanda bir araya geldi. Basın açıklaması yapan Eğitim Sen Denizli Şube Başkanı Mehmet Dede, eğitim sistemini eleştirdi. Dede, "Sonuna kadar mücadele edeceğiz" dedi. EDİRNE Edirne’de Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarına üye eğitimciler, hükümetin eğitim politikalarına tepki gösterdi. Edirne’de, İlhan Koman Parkı’nda toplanan yaklaşık 50 kişilik grup, ellerinde taşıdıkları pankart ve dövizlerle sloganlar atarak haklarının iyileştirilmesini istedi. Öğretmenlerin taşıdıkları Trakya şivesiyle yazılmış, "Abe ayvan gibi yaşıyoz, adalet ölmüş be kızanım" dövizi dikkat çekti. Grup, burada basın açıklaması yaptıktan sonra dağıldı. KEŞAN Edirne’nin Keşan İlçesi’nde de eğitim sendikalarına üye öğretmenler tarafından yürüyüş ve basın açıklaması yapıldı. Eski itfaiye binası önünde toplanan yaklaşık 50 kişilik grup, taşıdıkları pankart ve dövizlerle sloganlar atarak Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü. Grup, burada sorunlarının çözüme kavuşması için yaptığı basın açıklamasının ardından dağıldı. MANİSA Manisa'da, Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarına üye eğitimciler, hükümetin eğitim politikalarına tepki gösterdi ve öğretmenlerin yaşam zorluklarına dikkat çekti. Yaşamlarındaki zorluklara dikkat çekmek istediklerini belirten Eğitim-Sen Manisa Şubesi'ne üye 500'e yakın öğretmen, derse girmedi. Eğitim-Sen Manisa Şubesi binası önünde bir araya gelen grup, ellerinde sendika bayraklarıyla Manolya Meydanı'na yürüyüşe geçti. Doğu Caddesi üzerinden "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek", "Bilimsel, anadilde eğitim", "Kurtuluş yok, tek başına, ya hep ya hiç birimiz" sloganları eşliğinde Manolya Meydanı'na gelen grup adına Eğitim-Sen Manisa Şube Başkanı Metin Demirel, basın açıklaması yaptı. AKP iktidarı tarafından eğitimde ve yükseköğretimde bugüne kadar yapılan tüm yasal düzenlemelerin, hayata geçirilen fiili uygulamaların sadece eğitim sistemini değil, çocukların ve veliler ile tüm toplumun geleceğini ipotek altına aldığını söyleyen Şube Başkanı Demirel, öğrencilerin ve öğretmenlerin AKP'nin siyasal-ideolojik hedeflerine kurban edilmek istendiğini kaydetti. AKP'nin eğitim ve toplumu tek tipleştirme girişimlerine izin vermeyeceklerini söyledi. GEBZE Gebze'de de eğitim emekçileri sokaktaydı. Emekçiler Gebze Trafo Meydanı’nda bir araya geldi. 12.30’da kortejin kurulmasıyla yürüyüş başladı. Sloganlarla Cuma Pazarı caddesinden geçilerek Gebze Çamlık Parkı’na kadar sloganlar ve konuşmalarla yüründü. Balkonlardan ve cadde  boyunca destek olanlara eğitim emekçilerinin yaşadığı kadro sorunu, sürgünler, zorunlu rotasyon konuları teşhir edildi. “Kahrolsun siyasi kadrolaşma!”, “Kahrolsun faşizm, yaşasın direniş!”, “Parasız eğitim, parasız sağlık!”, “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!” sloganları sıkça atıldı. Yol boyunca alkışlarla destek olanlar, sloganlara katılanlar oldu. Çamlık Parkı’na gelindiğinde basın açıklaması okundu. MARMARİS Muğla'nın Marmaris İlçesi'nde de emekçiler, iş bırakma eylemi yaptı. Son dönemde eğitimde yapılan değişiklikler, basın açıklamasıyla eleştirildi. Eylem için ilk olarak Eğitim-Sen üyesi 80 öğretmen, saat 11.00'de Atatürk Anıtı önünde toplandı. Grup adına açıklamayı yapan Eğitim-Sen Marmaris Temsilcisi Altan Kumbasar, şöyle dedi: "Eğitimdeki kaosa dikkat çekmek için 1 günlük iş bırakıyoruz. 12 yıldır, devlet okulları sorunları ile baş başa bırakılırken, her fırsatta özel okullara yönelik teşvik politikaları uygulanmıştır. Özel okulların yıllardır doğrudan kamu kaynaklarıyla desteklenmesinin arkasında, eğitimde yaşanan ticarileştirme sürecini hızlandırmak ve paralı eğitimi yaygınlaştırmak vardır. Bugüne kadar özel okullara vergi teşvikleri ve çeşitli kalemlerde indirimler yapılmış, devlet okullarının talepleri dikkate alınmazken, özel okulların istekleri hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından anında yerine getirilmiştir. Devlet kendi okullarına hizmetli bulamazken halktan toplanan vergilerin özel okullara 'öğrenim desteği' adı altında kaynak aktarılması, her şeyden önce herkese eşit ve parasız eğitim hakkının ihlali anlamına gelmektedir." Basın açıklaması sırasında "Savaşa değil, eğitime bütçe", "Torba yasa dediniz, hakkımızı yediniz" sloganları atan öğretmenler, müzik eşliğinde halay çekti. Öğretmenlerin halayına ilçede tatilini yapan bazı turistlerin de katılması ilginç görüntüler oluşturdu. Öğretmenler, halayın ardından meydandan ayrıldı. Kaynak: Kızılbayrak, Yurt Gazetesi, Birgün Gazetesi
Birleşik Metal ile MESS arasındaki TİS (Toplu İş Sözleşmesi) görüşmeleri devam ediyor. İlki 19 Eylül'de yapılan toplantıların 2.'si de dün gerçekleştirildi. Sendika'dan görüşmelerin içeriğine ilişkin yazılı bir açıklama geldi. On binlerce metal işçisini ve ailesini yakından ilgileniren görüşmeye ilişkin sandikanın açıklaması: Kamuoyuna 2014 dönemi grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin ikincisi 19 Eylül tarihinde MESS Merkez Bürosunda yapıldı. Bu görüşmeye geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi işyeri baştemsilcilerimiz de katıldılar. Görüşmeye katılan temsilcilerimiz ve işyerleri şöyledir: Hasan KEFELİ (ABB), Osman ŞAMDAN (Alstom), Fevzi YILDIZ (Anadolu Isuzu), Kadir GEDİK (Arfesan), Erdoğan KILIÇ (Arpek), Selçuk AKMAN (Bekaert), Engin ERKMEN (Cengiz Makina), Deniz ILGAN (Çimsataş), Ümit ASLANER (Delphi), Recai BÜYÜKBEYHAN (Demisaş), Tuncay ALAGÖZ (Entil), Barış BULUT (Kroman), Rıfat CODURA (Paksan), Samet YILMAZ (Schneider Elektrik- Manisa), Mehmet TURANLI (SİO), Engin ÇAĞLAR (Standart Depo), Gökhan AYDIN (Prysmian), İbrahim BULUÇ (Yücel Boru- Hatay). Bir sonraki görüşme 17 Ekim tarihinde sendikamız genel merkezinde yapılacaktır. İkinci görüşmede toplam 28 madde görüşüldü ve bu maddelerden 8′i sendikamız teklifi gibi kabul edilmiştir. Aynen kabul edilen maddeler:     Madde 32 SAAT KARTLARI VE İŞE GEÇ KALMA     Madde 36 ÇALIŞMA BELGESİ     Madde 37 İŞE ALINMA     Madde 43 HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULUK HALİ     Madde 61  GEBE VE EMZİKLİ KADINLARIN İZİN HAKKI     Madde 71  SOYUNMA YERLERİ, DOLAPLARI VE DUŞLAR     Madde 73 MAMULLERDEN YARARLANMA     Madde 75 İŞÇİLERİN EĞİTİMİ VE ÖĞRENİMİ Ertelenen maddeler:     Madde 25 DİSİPLİN KURULU     Madde 26 ÇALIŞMA SÜRELERİ     Madde 27 ARA DİNLENMESİ     Madde 28 VARDİYA ÇALIŞMALARI     Madde 29 ÇALIŞILMIŞ SAYILAN SÜRELER     Madde 30 FAZLA ÇALIŞMANIN DÜZENLENMESİ     Madde 31 HAFTA TATİLİ     Madde 33 İŞ VE İŞYERİ DEĞİŞİKLİĞİ     Madde 34 DENEME SÜRESİ     Madde 35 İŞ SÖZLEŞMELERİNİN TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İLE İLİŞKİLERİ     Madde 38 TOPLU İŞÇİ ÇIKARMA     Madde 39 ÇIKARILAN İŞÇİLERİN İŞE ÇAĞRILMASI     Madde 40 İHBAR TAZMİNATI     Madde 41 KIDEM TAZMİNATI     Madde 42 TAZMİNATLARIN HESABI VE ÖDENMESİ     Madde 52 YILLIK ÜCRETLİ İZNİN TOPLU KULLANIMI     Madde 53 YILLIK ÜCRETLİ İZİN KURULU     Madde 57 ÜCRETLERİN ÖDENME ŞEKLİ     Madde 68 MAZERET İZNİ     Madde 69 İŞÇİ SAĞLIĞI Sermaye ekonomiyi insanca yaşam ve çalışma talebinin karşısına çıkartıyor! İkinci görüşmede sendikamızın işçilerin daha insanca yaşama ve çalışma koşulları için formüle ettiği maddeler uzun boyutlu tartışılmasına rağmen, MESS tarafından rekabetçilik, ekonominin gerekleri öne sürülerek kabul edilmemiştir. MESS ayrıca sendikasız işçi ve işyeri sayısını dile getirerek, yaygın örgütsüzlüğü sendikal hakların karşısına diken klasik sermaye tavrını sürdürmüştür. Sendikamız ise eğer örgütsüz toplumdan rahatsızlık duyuyorlar ise MESS üyesi işyerlerindeki kapsam dışı çalışanların sözleşme kapsamına alınarak işe başlanabileceğini vurgulamıştır. Ertelenen maddelerin içerikleri şöyle: Disiplin Kurulu: Disiplin kurullarında işçinin yazılı savunması alınmadan ceza verilememesi ve işçileri baskılandıran yazılı ihtar cezasının disiplin kurulu kararı olmaksızın verilebilmesi uygulamasına son verilmesi talep edilmiştir. Çalışma Süreleri: Nüfusun her geçen gün daha büyük oranlarının istihdam edilemediği kapitalist sistem çalışma sürelerini insanlık dışı biçimde, toplumun sırtına yıkarak kısaltmaktadır. İşçiler ise çalışma sürelerinin toplumsal adaleti sağlayacak ve daha insani koşullarda yaşayacak biçimde, işsizlik nedeni ile yaşanan maddi ve manevi yoksullaşmanın önüne geçmek için kısaltılmasını talep ediyorlar. Teklifimiz haftada 37.5 saat çalışılmasıdır. Ara dinlenmeleri: Grup sözleşmesi kapsamındaki işyerlerinde tektip uygulamayı, haksız rekabeti önlemek ve üyeleri arasında uygulama bütünlüğünü sağlamak için savunan MESS, tüm işyerlerinde günde 15′er dakikalık çalışma süresinden sayılan iki dinlenme molasını kabul etmeye yanaşmamaktadır. Yasaya atıf yapan maddelerin ayıklanması: 2002 döneminde grup sözleşmesi metnine otomatik olarak giren …. konusunda İş Kanunu hükümleri uygulanır ifadelerinin tarafların yaptıkları sendikacılık faaliyetini zedelediği, her iki tarafın iradesini kendilerine rağmen ortadan kaldırabilme riski taşıdığı vurgulanmasına rağmen, MESS toplu iş sözleşmelerinin yasanın üzerinde olmaması tutumunu sürdürmüştür. Ücretlerin net ödenmesi sistemine geçilmesi: Gelir artmasa da artan oranlı adaletsiz vergi sistemi, siyasal iktidarların zenginlerin ve sermayenin vergilendirilmemesi sınıfsal tercihlerinin sonucudur. Sermaye vergi vb. konularda her türlü teşvik, istisna sağlanırken, işçiler hem ücretlerinden yapılan kesintiler hem de dolaylı vergiler nedeni ile elde ettikleri gelir artışlarını koruyamamakta hatta reel gelir kayıplarına uğramaktadırlar. Sendikamızın kimi işyerlerinde zaten uygulanmakta olan net ödeme sistemine geçilerek vergi oranlarındaki artışların işverenlerce karşılanmasını talep etmektedir. MESS ise rekabetçilik, hükümetin işverenler üzerinde denetim vb. yollarla baskı uygulaması vb. gerekçelerle değişiklik önerimizi kabul etmemiştir."
Beşiktaş belediyesi içileri hakları için günlerce direndiler ve nihayet kazandılar. Beşiktaş Belediyesi’ne bağlı olarak park ve çevre temizlik işlerini yapan BELTAŞ A.Ş’den bir süre önce çıkarılan ve belediye binası önündeki çadırda direnen DİSK Genel-İş üyesi 239 işçi, direnişlerini 60. günde zaferle sonuçlandırdı. Belediye yetkilileri ve işçi temsilcileri, Beşiktaş Belediyesi’nin Etiler’deki binasında bir araya geldi. Görüşmeye CHP milletvekilleri Süleyman Çelebi ve Veli Ağbaba da katıldı. Görüşme sonucunda işçilerin feshedilen iş akitleri iptal edildi. 3 ay sonra yeni ihalenin Beltaş ile yapılacağına ilişkin olarak Beşiktaş Belediye Başkanu Murat Haznedar protokol imzalarken, işçilere iş güvencesi ve sendikal örgütlenme getiren toplu iş sözleşmesi de karşılıklı olarak imzalandı. Sendika yetkilileri de zaferle sonuçlanan direnişlerini Abbasağa Parkı’nda yapacakları bir şenlikle kutlayacaklarını duyurdu. Kaynak: Sendika.org
Geçtiğimiz hafta Torunlar GYO'ya ait Mecdiyeköy'deki rezidans inşaatında meydana gelen ve 10 işçinin yaşamını yitirdiği katliamın sonrasında gözaltına alınan ve tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen 6 kişiden 4'ü tutuklandı.  Delillerin karartılmaya çalışıldığı soruşturma dosyasında, gözaltına alınan 11 kişiden asansör firması Geda Major'un ortaklarından Orhan Demirel ile Torunlar GYO Muhasebe Müdürü Metin Karakoç, Şantiye Şefi Önder Türksoy, asansör teknikerleri Adem Akyıldız ve Turgay Dalkılıç ile Murat Aytimur savcılık sorgularının ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiler. Şüphelilerin sorgulamalarını yapan nöbetçi İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği ise sorguları yapılan 6 kişiden Adem Akyıldız, Turgay Dalkılıç, Önder Türksoy ve Murat Aytimur "birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek" suçlamasıyla tutuklandı. Mahkeme ayrıca Metin Karakoç ve Orhan Demirel yurtdışı çıkış yasağı adli kontrolü uygulayarak serbest bıraktı. Tutuklananların karara itiraz ederek en geç bir hafta içinde tahliye talebinde bulunacakları öğrenildi.
Petrol-İş Sendikası SP’de yürüttükleri çadır eylemini hedeflerine ulaştığı gerekçesiyle sonlandırdı. Sendikal mücadele sürüyor. Petrol-İş, 2013 yılının başından itibaren Manisa’da kurulu Standard Profil Ege SP’de örgütlenme çalışması başlatmış ve SP yönetiminin işçi düşmanı saldırılarıyla karşılaşmıştı. Örgütlenme çalışması sırasında Anayasa ve yasalar çiğnenerek sendika üyesi üç yüzü aşkın işçi işten atılmış ve yüzlerce sendika üyesi baskılarla, tehditlerle istifa ettirilmişti. Bu saldırılar karşısında Petrol-İş yönetimi ve işçiler, iş yeri önünde direniş çadırı kurmuşlar ve bir yandan da hukuki süreci başlatmışlardı. Direnen işçi kazanıyor 475 gün boyunca yılgınlığa kapılmadan sürdürülen direniş sırasında önemli kazanımlar elde edildi. Bir yandan direniş sürerken bir yandan da Küresel Sendikalar Ağı ile birlikte pek çok ünlü araba markası için üretim yapan Standard Profil’in tedarikçileriyle, işçilerin üzerindeki sendikal baskıların kaldırılması, tekrar işbaşı yaptırılması için baskı yapıldı. İşçilerin sendikal nedenle işten atılmalarının ardından 209 işçi için sendikal tazminat ve işe iade davası açıldı. Davaları SP yönetimi kaybederek her bir işçiye 12 aylık maaş tutarı sendikal tazminat ödemeye mahkûm edildi. Ayrıca işçileri, yasalardaki boşluk nedeniyle, işe geri başlatmadığı için 4’er maaş tutarında tazminat ödemeye mahkûm edildi. Böylece SP yönetiminin her bir işçiye ödeyeceği tazminat 20 bin liranın üzerine çıkmış oldu. Patron, emrindeki yöneticileri kurban ediyor Direniş patronların en çirkin yüzlerinden birinin de ortaya çıkmasına yol açtı. Kendi emrinde çalışan ve sendikal mücadeleye karşı öne sürdüğü iki yöneticisini kurban ederek hukuki yaptırımdan kurtulmaya çalıştı. İşçilere karşı tetikçilik yapan Sebahattin Karabulut ve İK Müdürü Kadir Yalçınkaya’ya karşı yürütülen etkili kampanya yüzünden her ikisi de 30 Haziran 2014’te görevinden alındı. Kadir Yalçınkaya, sendikal hakların kullanılmasını engellemekten 6 ay hapis cezası aldı (ertelendi). Sebahattin Karabulut hakkında açılan taciz davası ile aralarında S. Karabulut ve K. Yalçınkaya’nın da olduğu on üç yönetici hakkında açılan ceza davası ise sürüyor. Zafer SP işçisinin olacak Sendika yönetimi çadır eyleminin sonlandırılması ile yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Tüm bu mücadelelerin sonucunda, 2014 Ocak ayından bugüne sendika üyesi işçilerin işten atılması durdu, işyerinde çalışmaya devam eden üyelerimizin üzerindeki baskılar büyük oranda kalktı, üyelik için elverişli koşullar tekrar oluştu. Ve yeniden sendikamıza üyelik başvuruları gelmeye başladı. Biz eminiz, Düzce’de olduğu gibi beş yıl da sürse, bu mücadeleden biz galip çıkacağız; yeni ve daha farklı yöntemleri de deneyerek Manisa SP’de de yetki alıp işvereni toplu sözleşme için masaya oturtacağız." "Bütün bu gelişmelerin ışığında Petrol-iş Merkez Yönetim Kurulu, direniş çadırının işlevini tamamladığına ve direnişteki üyelerimizin daha fazla mağduriyet yaşamamaları için direniş çadırının 1 Eylül 2014 tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verdi.” SP işçisi; sendikaya karşı çıkarak sistematik bir şekilde Anayasa ve yasaları çiğneyen, her türlü yasa dışı işini yaptırmak için kullandığı elemanlarını kurban etmekten geri durmayan patrona karşı direnişini sürdürüyor.  
Sendikal haklarını talep ettikleri için Sütaş patronu tarafından işten atılan işçiler, haksızlığa karşı direnişlerini her platformda yükseltiyorlar. Sütaş ürünlerini boykot etme çağrısı yapan işçiler, çalışmalarını bir kampanya şekline döndürmeye ve kamuoyunda daha çok yer bulmaya çalışıyorlar. Son olarak işçiler, İzmir Fuar'ına katılan Sütaş'ın masasının önünde eylem yaptılar. İşçiler boykot çağrısının yer aldığı tişörtler ve dövizleriyle Sütaş tanıtım masasının önünde toplandılar. İşçilerin toplandığını gören şirket yetkilileri ise apar topar eşyalarını toplayarak fuar alanından uzaklaştılar. Fotoğraf: Kızılbayrak
İnşaat İşçileri Sendikası üyesi işçiler Mecdiyeköy Astoria AVM önünde direnişlerini sürdürüyorlar. Gerekçe ise AVM inşaatında çalışan bir grup işçinin 5 aydır ödenmeyen ücretleri. Yaz sıcağına aldırmadan AVM önünde haklarını arayan inşaat işçileri sonuna kadar direnmekte kararlı. İşçilerin üye olduğu İnşaat İşçileri Sendikası ise yazılı bir açıklama yaparak taleperini ortaya koydu. Sendikanın direniş ile ilgili açıklaması şu şekilde: “Astoria AVM zemin altı katları havalandırma kanal sistemleri şantiyesi, Task inşaat taşeron şirketinde çalışan 10 işçi arkadaşımız, 5 aydır ücretlerini alamıyor. İş Kanunu'nun 2. Maddesi gereği ana işveren de alt işverenler kadar işçi alacaklarından sorumlu olduğu için, geçen hafta Astoria patronu ile görüşme yaparak, işçi alacaklarının ödenmesini talep ettik. Patron 12 Ağustos Salı için görüşme talep ederek ödemeleri yapacağını ifade etmiştir. Ancak dün yaptığımız görüşmede işçi arkadaşlarımızı tanımadığını dahi söyleyerek, ödeme yapmaktan vazgeçmiştir. Bu tavrı karşısında kendisine, gün içerisinde alacaklarımızı vermezse, tüm demokratik haklarımızı kullanacağımızı, gerekirse ödeme yapana kadar avm önünde yatıp kalkacağımızı ifade ettik. Bekleyişimiz neticesinde herhangi bir sonuç çıkmayınca yaptığımız toplantıda, inşaat işçisi arkadaşlarımız binanın önünde alacaklar ödenene kadar bekleme kararını kendileri almışlardır. Sendika olarak tüm gücümüzle işçi arkadaşlarımızın yanındayız. “Emekten yana tüm güçleri ve bölgede çalışan tüm işçi kardeşlerimizi eylemimize destek vermeye bekliyoruz.” İnşaat İşçileri Sendikası

Sayfalar