sendika

Tüm Emek Sen'de örgütlendikleri için işten atılan Dora Otel işçileri ve emek dostları dün (23 Kasım, Pazar) saat 09.30'da biraraya gelerek Taksim Talimhane oteller bölgesinden başlayan bir yürüyüş ile Dora Otel'in önüne yürüdüler. Tüm Emek Sen ve Dora Otel İşçileriyle Dayanışma Platformu bileşenleri, yürüyüş esnasında Talimhane oteller bölgesinde yaygın bir bildiri dağıtımı da gerçekleştirdiler. Sendika haktır engellenemez Yürüyüş boyunca, “Sendika haktır engellenemez”, “Dora Otel işçisi yalnız değildir”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganları sıkça atıldı. Talimhane oteller bölgesinde dağıtılan bildiriler, diğer otel çalışanları tarafından ilgi ile karşılandı. Otel önünne gelindiğinde bir kez daha dayanışma mesajları iletildi. Dayanışma Platformu bileşenleri tarafından gerçekleştirilen konuşmalar sonunda, her hafta eylemlerin sürdürülme kararı açıklandı. Eylem yapılan konuşmaların ardından sloganlar eşliğinde sonlandırıldı.
TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda Sağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçelerinin görüşülmesi nedeniyle TBMM önünde oturma eylemi gerçekleştiren sağlık emekçileri açıklamalarını gerçekleştiremeden polis saldırısına maruz kaldı. Çeşitli illerden gelen Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirilen protestoya yapılan saldırıda gözaltına alınanlar ve yaralananlar oldu. 17 SES üyesi ve yöneticisinin gözaltına alındığı, 4 kişinin de yaralandığı bildirildi. Sendika yürütme kurulu yaptığı açıklamada polisin sınır ve hukuk tanımaz saldırısını protesto ederek kınadı. Gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını, saldırıyı gerçekleştiren ve talimat verenler hakkında soruşturma başlatılmasını talep etti.
Birleşik Metal-İş üyesi işçiler vergi dilim artışlarını protesto etti. Metal İşçileri eylemlerini Bilecik, Mersin, İzmir, Mudanya, Gebze,Eskişehir, Kocaeli ve Trakya'da vergi daireleri önünde gerçekleştirdiler. İnsanca yaşamak, insanca çalışmak istediklerini belirten işçiler , vergi dilim artışlarını patronların yüklenmesini talep ettiler. Gelir vergisinin işçileirin, emekçilerin sırtına yıkıldığını, sermayenin vergilendirilmediğini, toplu sözleşmelerle maaşlarına yapılan zammın vergide yaşanan artışları ancak karşıladığını söylediler. TBMM’inde görüşülmekte olan Bütçe’ye yönelik taleplerini haykırarak parlamentoya ve siyasal iktidara uyarıda bulundular.
Öz Gıda-İş’ten istifa edip DİSK/Gıda-İş Sendikasına üye oldukları için 8 işçiyi işten atan Ülker'in 20 patron örgütüne üye olduğu ortaya çıktı. -Ülker firmasının üye olduğu örgütlerin listesi şöyle:  -Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği,  -İstanbul Sanayi Odası,  -Türkiye İşveren Sendikası Konfederasyonu,  -Türkiye Gıda İşveren Sendikası,  -Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu,  -Türkiye İhracatçılar Meclisi, -Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği,  -Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği,  -Türkiye Genç İş Adamları Derneği,  -Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği,  -Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu,  -Tüm Gıda Dış Ticaret Derneği,  -Şekerli Mamül Sanayicileri Derneği, Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği,  -Meyve Suyu Endüstrisi Derneği,  -Meşrubatçılar Derneği,  -Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Üreticileri Derneği,  -Bebek Besinleri Sanayicileri Derneği,  -Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği, -Diyabetik Fonksiyonel Gıda Üreticileri Derneği. İşçilerin durumu Mavi yakalı olarak adlandırılan işçiler ayda ortalama 1000 TL ücret alıyor. İşçiler zorunlu olarak mesaiye bırakılıyor ve günde ortalama 12 saat çalışıyorlar.  Beyaz yakalı işçilere ödüllendirme taahhüt eden firma, bu işçilerin çalışma saatlerini de hafta içi (Pazartesi-Cuma) olmak üzere 08.30-18.30 arasında, haftalık 45 olarak belirlemiş.  Fabrikalarda ise üretim programlarına bağlı olarak vardiyalı çalışma düzeni uygulanabileceğini belirtmiş. İşçiye asgari ücret, patrona azâmi kâr İşçilerine ortalama 1000 TL ücret veren firmanın 2014 yılı ilk 6 ayındaki hasılatı 1 milyar 450 milyon 530 bin 307 TL. Firmanın net karı ise 119 milyon 606 bin 59 TL. Bu kardan Ülker ailesinin sahibi olduğu Yıldız Holding’e aktarılan para da 56 milyon 392 bin 763 TL. Ülker ailesi firmanın kârından milyonlar alırken sayısı binleri bulan işçilere ise ücret, prim vb. için ailenin aldığı orandan bile az para harcanmış. İşçilere ve masraflarına 9 milyon 168 bin 637 TL verilirken genel yönetimin harcamalarına 48 milyon 993 bin 579 TL gitmiş.    
Neredeyse her gün madenlerden bir ölüm haberi geliyor. Bu kez üzücü haber Elazığ'dan geldi. Elazığ'ın Alacakaya İlçesi'nde krom madeni ocağında üzerine kaya parçası düşen işçilerden Hacı Aygül öldü, Ahmet Şengül ise yaralandı. Olayın dün akşam saatlerinde (7 Kasım 2014 Cuma) Elazığ'ın Alacakaya İlçesi'nin Kef mevkiinde özel bir şirkete ait krom madeni çıkarılan ocakta meydana geldiği öğrenildi. İşçilerin çalıştığı sırada düşen kaya parçasının altında kalan Hacı Aygül, olay yerinde öldü, Ahmet Şengül ise yaralandı. İşçi Şengül, ambulansla Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi'ne götürülerek tedaviye alındı. Jandarma olayla ilgili soruşturma başlattı.
Ekonomik veriler hiç de iç açıcı değil. Türk-İş'in açıkladığı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması'na göre, Ekim ayında dört kişilik bir işçi ailesinin açlık sınırı bin 205 TL, yoksulluk sınırı 3 bin 926 TL'ye yükseldi.  Lüks değil sadece zorunlu ihtiyaçlar hesaplanıyor Yapılan açıklamaya göre, Ekim ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması olarak tarif edilen Açlık Sınırı bin 205 TL'ye yükseldi. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı olan Yoksulluk Sınırı ise 3 bin 926TL oldu. Türk-İş'in verilerine göre Ekim ayı itibariyle, dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,29 oranında arttı. Yılın ilk on ayı itibariyle artış oranı yüzde 11,45 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 13,44 olarak hesaplandı.
Tüm Emek Sen'in Dora Otel direnişi devam ediyor. Sendika, yaptığı eylem ve açıklamalarla mücadeleyi sürdürüyor. 26 Ekim günü yayınladığı bir bildirgeyle direnişi ve gelinen aşamayı anlattı. Sendikanın internet sitesinden de yayınlanan açıklama direniş sürecinin de kısa bir özeti niteliğinde. Tüm Emek Sen'in basın açıklamasının tam metni: "Değerli basın emekçileri, Dora İşçileriyle Dayanışma Platformu Bileşenleri, Emek dostları ve Demokratik Kitle Örgütleri temsilcileri, Bugün bir kez daha Dora Otel önündeyiz. Dora otel patronları, antidemokratik, hukuksuz uygulamalarına her geçen gün bir yenisini ekliyor, Dora Otel işçilerinin, demokratik hak mücadelesini hukuk dışı yöntemlerle engellemeye çalışıyorlar. Dora Otel patronları, Tüm Emek Sen üyesi bir arkadaşımıza izinde ve raporlu olduğu dönemde 'işten çıkarma tebliği' yollayarak antidemokratik, hukuk dışı uygulamalarını sürdürüyorlar. Dora Otel patronlarının bu antidemokratik uygulamalarına akıl verenin, kendisinin “Çağdaş Avukatlar Grubu'na dahil olduğunu” söyleyen Avukat Muharrem Özay olduğunu biliyoruz. Türkiye işçi sınıfı mücadelesin de olanlar, Çağdaş Avukatlar Grubu'nun emek dostu tavrını uzun yıllardır sürdürdüğünü bilirler. Burdan, ÇAG'lı avukatlara sesleniyoruz, 'emek dostu' olarak, sendika ve işçi düşmanı bu avukatı tecrit ediniz. Yoksa Türkiye işçi sınıfının bir parçası olan Dora Otel işçileri, emek dostu olduğunu söyleyen bu avukatın, yöntemlerine nasıl cevap vereceğini iyi bilir. Değerli dostlar, Dora Otel işçisi 25 Eylül günü iş bıraktığında, “sendikaya karşı” olmadığını, “işçi dostu” olduğunu söyleyen Genel Müdür Hulusi Çevik, 9 Ekim 2014 Perşembe günü işçilerle yaptığı bir toplantıda aynı yalanları yine dile getirdi. Toplantıya katılan arkadaşlarımızı ikna etmek için bir yandan bu yalanları söylerken, bir yandan da “İsteyen istediği zaman iş bırakamaz, burası 'muz cumhuriyeti mi” diye de tehdit etmeye devam etti. Evet, Türkiye bir 'muz cumhuriyetidir', 'taşeron cumhuriyetidir', 'işçiler için cehennemdir'. Eyy Hulusi Çevik, işçiler direnişe geçtiğinde, nasıl dostları kesildiğini, o gün nasıl tabak topladığını unutmadık... Ancak, işçiler, sizin ne kadar 'dost' olduğunuzu otelde kullandığınız ürünlerden de iyi bilirler. Dora Otel patronları, kendileri gibi sendika ve işçi düşmanı olan Sütaş ürünlerini kullanmaktadır. Sütaş patronunun, sendika ve işçi düşmanı tavrına karşı, otel çalışanı arkadaşlarımızın uyarılarını ciddiye almayıp Sütaş ürünlerini kullanmaya devam ediyorlar. İşte, onların işçi dostluğu bu kadar sahtedir. Dora işçileri olarak turizm otel işçileri adına, insanca yaşam, güvenceli gelecek için Sütaş önünde direnen sınıf kardeşlerimizi de burdan selamlıyor, sınıf dayanışmasını sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz. Değerli dostlar, Dora Otel patronlarını, antidemokratik hukuk dışı uygulamalara son vermeye çağırıyoruz. Atılan arkadaşlarımızı geri alın, anayasal demokratik hakkımız olan örgütlenme hakkımızı tanıyın. Dora Otel patronları, antidemokratik yöntemlerini sürdürdükleri sürece, Türkiye işçi sınıfının bir parçası olan Dora Otel işçilerinin yapacağı tüm eylemler de meşru ve haklıdır... Gösterdikleri dayanışma için basın emekçilerine ve tüm katılımcılara teşekkür ederiz..."
Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi hemşireleri uzun süredir yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek için dayanışma eylemleri başlattılar. 27 Ekim günü hastane bahçesinde çadır kurmak üzere bir araya gelen hemşireler hastane yönetiminin engeliyle karşılaştılar. Başhekimliğin uyarısı hastane müdürü ve güvelik şefi tarafından SES kurum temsilcilerine “Yetkili sendika olmadığınız için hastane bahçesinde çadır ya da masa kuramazsınız” şeklinde iletildi. Ancak bu boş tehditler sağlık emekçilerini durdurmadı. SES kurum temsilcilerinin yaptığı "Sendikalar yasasına göre yetkili sendika olunmasa dahi işyerinde sendikal faaliyet engellenemez" açıklamasına rağmen çadır ya da masa kurulmasına izin verilmemesi üzerine sağlık emekçileri tutanak tuttu. Kısa bir süre sonra hastane müdürü Tevfik Esen çadıra değil, masaya izin verildiğini açıkladı. Bunun üzerine bir masa etrafında toplanan hemşireler dayanışma eylemlerini başlatmış oldular. Dokuz Eylül Üniversitesi SES işyeri temsilciliği Hemşire Komisyonu'nun öncülüğünde başlatılan hemşire sorunlarına yönelik çalışmalar sendikalı/sendikasız ya da farklı sendikalara üye olan tüm hemşireleri kapsama amacıyla DEÜTF HASTANESİ HEMŞİRE DAYANIŞMA PLATFORMU adıyla yürütülüyor. Platform kendi içinde ve hastanenin Hemşirelik Hizmetleri Müdürlüğüyle bir dizi toplantılar yaptıktan sonra hastane bahçesinde süresiz olarak kurulacak bir çadırla hem hastane çalışanlarını, hem hasta ve hasta yakınlarını bilgilendirmeyi, bu yolla kamuoyu oluşturarak Maliye Bakanlığı’nın 657/ 4A kadrolu hemşire alımı için vize vermesini sağlamayı amaçlıyor. Sorunlar çok fazla Uzun süredir artarak devam eden hemşire sıkıntısı kadrolu hemşire alımı yapılamaması, 4B'li atanan hemşirelerin yoğun çalışma temposuna dayanamayıp istifa ederek hastaneden ayrılması; hatta 4A'lı hemşirelerin de tayin/atama/istifa ile hastaneden ayrılmaya başlamasıyla giderek derinleşti. 70 civarında yatağın kapatılması ya da TSM'lerden görevlendirilen hemşire ve ebelerle sorun çözülemedi; hemşirelerin iş yükü giderek artmaya devam ediyor. Yoğun bakımlarda yatak kapatılması nedeniyle kliniklerde entübe (solunum cihazına bağlı) hasta bakılma sıklığı arttığı gibi; aylık yapılan nöbet listelerinin sık sık değişmesi, izin günlerinde nöbete çağrılma, farklı kliniklere destek verme amaçlı çekilmenin rutin hâline gelmesi, fazla çalışmaların karşılığının nöbet ücreti olarak yatırılması (ki bu ücret de tatmin edici değildir) izin olarak kullandırılamaması; yeterli dinlenememe sonucunu getirdi ve hemşireler artık çok yorulduklarını, tükenmişlik yaşadıklarını, geleceğe de umutla bakamadıklarını ifade ederek öncelikle istifaların durdurulması için çalışma koşullarının düzeltilmesini, kadrolu hemşire alımının bir an önce gerçekleşmesini talep ediyorlar. Hemşire sayısı yeterli hâle getirilmeden hemşirelerin yaşadığı sorunların çözülemeyeceğini belirten hemşireler bedensel, ruhsal ve sosyal sorunlar yaşadıklarını, aile yaşamlarını mutlu, huzurlu sürdürmekte zorlandıklarını anlatırken bu durumun hasta bakımına da yansıyabileceğini; yoğun ve motivasyonsuz çalışmanın; özellikle de farklı kliniklere destek amaçlı gidildiği durumlarda hata yapma ihtimalinin de arttığını ifade ediyorlar. Tüm hastane çalışanlarını, hasta ve hasta yakınlarını dayanışma masalarına destek vermeye çağıran hemşireler diğer hastanelerde çalışan hemşirelerin de benzer sorunlar yaşadığını bu dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini savunuyorlar. Hastane bahçesinde kurulan çadır hemşirelerin dönüşümlü nöbetleriyle sürdürülecek; sonraki günler için kitlesel basın açıklamaları, müzik, tiyatro etkinlikleri ile çadırın güçlendirilmesi planlanıyor.
Tüm Emek Sen'in Dora Otel'de sendika mücadelesi devam ediyor. Sendikadan, geçtiğimiz günlerde yeni bir çağrı geldi. İşte sendikanın çağrısı: "Dora Otel patronları, emeklerine sahip çıkarak sendikalı olan işçileri, işten çıkardılar. Dora Otel patronları, Anayasal haklarını kullananarak örgütlenen üyelerimizin işe döndürülmesi için yapılan tüm çağrıları yanıtsız bıraktılar. Tüm Emek Sen üyeleri ve aileleri, Dora Otel patronlarının bu haksız uygulamasına olan tepkimizi dile getirmek için artık “Dora Otel’de konaklamıyoruz!” diyerek aşağıdaki otel iletişim adreslerine bildiriyoruz. Tüm emek dostları ve demokratik kitle örgütlerinin bilgisine... İstanbul Dora Otel Tel : 0212 233 70 70 Fax: 0212 233 99 96 info@istanbuldora.com booking@istanbuldora.com"
İş cinayetlerinin en büyük sebebi olan taşeron sistemine dönük emekçi tepkisi dört bir yanda artıyor. Son olarak Samsun’un AKP'li Atakum İlçe Belediyesi’nde sözleşmeleri yenilenmeyerek işten çıkarılan 25 taşeron işçi, belediye binası önünde oturma eylemi yaptı.  Belediye işletmelerinde taşeron firmaya bağlı çalışan 25 işçinin sözleşmesi 1 Ekim itibariyle yenilenmedi. Kurban Bayramı’nın öncesinde işsiz kalan işçiler, dün (08.10.2014) belediye binası önünde bir basın açıklaması yapıp oturma eylemi gerçekleştirdiler. İş başı yapmak istediklerini belirten ve kendilerine "Atakum Belediyesi'nin kurbanlık işçileri" diyen emekçiler adına açıklama yapan Fatma Ayyıldız, Mart ayındaki yerel seçimlerin ardından göreve gelen AKP’li Atakum İlçe Belediye Başkanı’nın taşeron işçilerine haksızlık yaptığını, verdiği sözleri tutmadığını söyledi. Kaynak: Evrensel

Sayfalar