29 Ocak'ta MESS patronlarına karşı ülke genelindeki onlarca fabrikada greve çıkmaya hazırlanan Birleşik Metal İş Sendikası'yla dayanışma büyüyor. Hükümetin ve patronların tüm tehditlerine rağmen binlerce işçiyle greve gidecek olan sendikayı bugün (20.01.2015) Birleşik Haziran Hareketi (BHH) temsilcileri ziyaret etti.
BHH Türkiye yürütmesi adına Emekçi Hareket Partisi (EHP) siyasi büro üyesi Hakan Öztürk ve Türkiye Komünist Partisi 1920 (TKP 1920) parti sözcüsü Murat Nergiz sendika genel başkanı Adnan Serdaroğlu'nu makamında ziyaret etti.
Toplumsal mücadeleye yeni soluk
Yaklaşık bir saat süren görüşmede BHH temsilcileri 9-13 Ocak haftasında laik ve bilimsel eğitim talebiyle okullarda eylemler ve boykot yapmaya hazırlanan hareketin bu süreçte en büyük desteği işçi sınıfından ve emekçilerden görmeyi umduğunu; bu yönüyle metal işçisinin grev kararının toplumsal mücadeleye yeni bir soluk katacağını vurguladılar. BHH temsilcileri haklı kavgalarında her koşulda binlerce metal işçsinin ve Birleşik Metal İş'in yanında olacaklarını da sözlerine eklediler.
BHH'nin desteğinin binlerce metal işçisi açısından çok önemli ve değerli olduğunu söyleyen Serdaroğlu ise "metal işçisinin direnmekten başka seçeneği kalmadı; biz bu grevi Maden İş'ten bugüne MESS'le olan kavgamızın kaçınılmaz bir sonucu olarak görüyoruz, sendikal geleneğimize uygun olarak işçileri sarı sendikaya ve hükümete teslim etmeyeceğiz" dedi.
sendika
Birleşik Metal İş Sendikası'nın Toplu İş Sözleşme görüşmelerinin sonuçsuz kalmasından sonra 29 Ocak'ta greve çıkma kararı almasıyla metal sektöründe grev heyecanı yaşanıyor. En az 15 bin işçinin katılacağı büyük grev içinse pek çok fabrikada işçiler hummalı bir çalışma içinde, sendikanın örgütlü olduğu işletmelerde grev komiteleri kurmaya başlayan işçiler ilk iş olarak 'grev ilan kararlarını' astılar.
İşçi eğitimleri arttı
Sendika da ilk elden grev komitelerinde görev alacak öncü işilere dönük eğitim çalışmalarını arttırdı. Şubelerde ve fabrikalarda grev komitesi eğitimleri başladı. Sendikanın Gebze Şubesi’nin örgütlü olduğu Schneider Enerji'de grev komitesi eğitimine başlanırken; Mersin, Hatay ve Osmaniye'de bulunan Yücel Boru fabrikalarında da grev komiteleri çalışmalarına başladı. Öte yandan Mersin’de bulunan Çimsataş fabrikasında da yine grev komitesi kuruldu ve çalışmaya başladı.
Önümüzdeki günlerde Birleşik Metal'in örgütlü olduğu diğer fabrikalarda da grev komitelerinin kurulması bekleniyor.
Birleşik Metal İş binlerce üyesiyle greve hazırlanıyor. Genel Başkan Adnan Serdaroğlu, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, DİSK Yönetim Kurulu üyeleri ile Şişli'deki DİSK binasında geniş katılımlı bir toplantı yapıldı. Toplantıda gelinen süreç ve grev kararı konuşuldu.
Serdaroğlu yaptığı açıklamada: “Bu düzenin mağduru bir bütün olarak metal işçileridir ve bu düzenin değişmesi için varını yoğunu ortaya koyan tek sendika vardır: O da Birleşik Metal-İş Sendikası’dır” derken Birleşik Metal İş’in verdiği mücadelelerle metal işçilerinin hak gasplarını engellemeye çaba sarf eden ve sarı, işbirlikçi ve sermaye taşeronu sendikanın sözleşmeleri daha kötü bitirmesine engel olan tek sendika olduğunu ifade etti. Sendika’nın hedefinin metal işçilerinin işbirlikçi ve dayatmacı toplu sözleşme düzeninin yıkılması mücadelesine öncülük etmek, katkı vermek olduğunu belirten Serdaroğlu Birleşik Metal-İş Sendikası’nın yapılamaz denileni yaptığını; işçinin iradesinden başka bir irade tanımadığını belirterek devamında: “Bizim demokrasimiz sıradan bir sandık demokrasisi değil, kurullar demokrasisidir” dedi.
29 Ocak'ta grev var
Gelinen aşamada toplu sözleşme sürecinin iki yıldan üç yıla uzatılarak ucuz işçiliğin kalıcılaştırılmaya çalışıldığını söyleyen Serdaroğlu metal işçilerinin bu dayatmayı kabul etmediği için 'insanca yaşayıp insanca çalışmak' şiarıyla 29 Ocak'ta grevde olacağını belirtti.
DİSK Genel Başkanı Kani Beko da açıklamada “Bu grev yalnızca sendikamız Birleşik Metal-İş’in değil, DİSK’in ve Türkiye işçi sınıfının bir grevidir. Başarılar diliyorum, sonuna kadar direnişçilerin yanındayız” dedi.
Mersin’de DİSK Genel-İş üyesi işçiler haklarını almak için sokağa çıktı. Kent merkezindeki park yerlerinde görev yapan Parkomat işçileri bir süre önce taşeron şirket tarafından sözleşmeleri iptal edilerk işten atılmışlardı. Genel-İş sendikasında örgütlü olan işçiler patronun bu hukuksuz uygulması karşısında direnişe geçtiler.
Parkomat işçileri bugün (13 Ocak Salı) Mersin Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’nın yapıldığı yere giderek işten atılmaları protesto ettiler. Mersin Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelen DİSK Genel-İş üyesi işçiler, Mersin Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’nın yapıldığı Mersin Kongre ve Sergi Sarayı’na kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. Sergi sarayının önüne gelen işçiler burada bir süre bekledikten sonra belediye meclis toplantısına girmek istedi. Binanın kapısına doğru yönelen işçilere sivil polisler ve belediye güvenlikleri saldırdı. Saldırı sonrası kısa süreli arbede yaşandı. Arbedenin ardından Mersin Akdeniz Belediye Eşbaşkanı Yüksel Mutlu, sendika temsilcileri ve işçilerle birlikte toplantının yapıldığı salona girmek istedi. Ancak belediye görevlileri Mutlu’nun geçişini engelledi.
Eş başkan Mutlu’nun içeriye tek başına girmesinin ardından bina önüne gelen Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, sendika temsilcileri ve işçilerin taleplerini dinledikten sonra toplantıda aktarmak üzere binaya girdi. Direnişçi işçiler yapılan görüşmelerin ardından haklarını alana kadar direnişe devam edeceklerini belirterek belediye önündeki eylemi bitirdiler.
Fotoğraf: Sendika.org
Tüm Emek Sen'de örgütlenip sendikalı olmak istedikleri için işten atılan Dora Otel işçileri 2015 yılının ilk pazar eylemini gerçekleştirdi. Her pazar Dora Otel önünde buluşan işçiler bu yıl da direnişe aynı kararlılıkla devam edeceklerini ilan ettiler.
Şişli Metro İstasyonu çıkışında toplanan Dora İşçileriyle Dayanışma Platformu üyeleri “Atılan işçiler geri alınsın”, “Sendika haktır engellenemez” ve “Dora işçisi yalnız değildir” sloganlarıyla Dora Otel önüne yürüdü. Eylemde yapılan açıklamada 2014 yılında turizm ve otel işkolunda 400 bin civarında işçinin işten atıldığı belirtildi. Eyleme Dora İşçileriyle Dayanışma Platformu, Birleşik Haziran Hareketi Şişli Meclisi ve İnşaat İşçileri Sendikası üyeleri destek verdi.
Otel önünde Tüm Emek-Sen üyesi olduğu için işten atılan işçilerden Muhammed Uysal açıklama yaptı. Turizm işkolunda yaklaşık 2,5 milyon işçi bulunduğuna dikkat çeken Uysal, ancak resmi olarak 750 bin işçinin kayıtlı olduğunu belirtti. Birçok işkolunda olduğu gibi turizmde de sigortasız çalışmanın olağan hale geldiğini ifade eden Uysal, yaşadıkları sorunları örgütlenerek, sendikalaşarak aşılacağını kaydetti. Uysal, taleplerinin karşılanmasını istedi.
Türkiye yeni yıla hazılanırken emekçiler yeni yıla yine direniş ve mücadele içinde giriyor. TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) bünyesindeyken BOTAŞ’a (Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi) devredilen TPİC (Türkiye Petrolleri Uluslararası Şirketi) tarafından taşeron olarak çalıştırılan 900 işçi yeni yıla direnişle giriyor.
TPAO’nun petrol fiyatları düşünce kuleleri geri almak istemesi ve sözleşmeyi tekrar etmemesi nedeniyle işsiz kalma tehlikesiyle kalan yüzlerce işçinin 1 Ocak öğle itibarıyla işsiz kalma ihtimali var. Şirketin tutumunu protesto eden işçiler, kendilerini Batman’da bulunan kulelere kapattılar ve bu soruna bir çözüm bulunamaması halinde Adıyaman ve Diyarbakır’da bulunan kulelerde eylemler gerçekleştireceklerini belirttiler. İşçiler talepleri karşılanana kadar eylemlerine devam edeceklerini söylerken konuyla ilgili açıklama yapan Petrol-İş Genel Örgütlenme ve Eğitim Sekreteri Nimetullah Sözen, TPAO’nun devrettiği sondaj kulelerini, petrol fiyatlarının düşmesini gerekçe göstererek geri almak istediğini, bu kararın TPIC işçilerini işsiz bırakacağını söyledi.
Sondaj servislerinin 31.12.2014 itibariyle sonlandırılacağı belirtilen bir yazının işçilere tebliğ edilmesiyle ilgili Sözen, “İşçiler bu sabah itibarıyla Batman’da yer alan kulelerde beklemeye başladılar. Hem TPAO hem de BOTAŞ işvereninin bu tavrını doğru bulmuyoruz. Konuyla ilgili, TPAO ve TPIC Genel Müdürlükleri’ne görüşme talebinde bulunduk. TPIC kuleleri devrederken, işçilerin ortada bırakılmaması için hem demokratik tepkimizi koyacağız hem de hukuki süreci devam ettireceğiz. Gerekli görüşmelerin yapılmasının ardından kamuoyunu ve çalışanlarımızı bilgilendireceğiz” dedi.
Adıyaman'da açıklama
Şirkete ait Adıyaman’daki 3 sondaj kulesinde çalışan yaklaşık 100 işçi de TPIC’e bağlı Şambayat 19 Lokasyon’u önünde açıklama yaptı. İşçiler adına konuşan Petrol-İş Adıyaman Şube Başkanı Ali Tırpan, “Görüşme talebinde bulunduk. Demokratik tepkimizi koyacağız. Hukuki süreci başlatıp devam ettireceğiz.”dedi.
Sondaj sahalarındaki lokasyon girişlerine araçları park ederek kapatan işçiler, kuleleri vermeyeceklerini söylüyor. Adıyaman halkını, yerel siyasetçileri ve sendikaları dayanışmaya çağıran işçiler, yarın (1 Ocak 2015) Demokrasi Parkı’nda basın açıklaması yapacak.
Maltepe Üniversitesi Hastanesi'nde taşeron çalıştırılan 98 işçi Dev-Sağlık İş'e üye oldukları için işten atıldı.
Sendikal çalışma yaptıkları için 2 aydır baskı ve tehditlerle karşı karşıya kalan işçiler hastane idaresi tarafından 5 Aralık'ta işten çıkarıldı.
Dün itibariyle hastane önünde direnişe başlayan işçiler, direnişlerini kurdukları çadırda sürdürmeye karar verdi. İşe geri alınana kadar devam ettirme kararı aldıkları direniş bugün 2. gününde işçilerin dayanışmasıyla sürüyor.
Sendikal hakları ve güvenceli iş talepleri için direnişe geçen işçiler haklarını geri alıncaya kadar mücadeleye devam edecekler.
Petrol-İş Sendikası, Yatağan işçi direnişi ile ilgili bir bildiri yayınladı. Bugüne kadar örgütlü olduğu iş yerlerinde özelleştirmelere karşı kararlı bir duruş sergileyen sendika, Yatağan Termik Santrali'nde çalışan enerji ve maden işçilerinin özelleştirmeye karşı verdikleri emek mücadelesinde yanlarında olduklarını deklare etti.
Bugün yayınlanan Genel Başkan Mustafa Öztaşkın'ın imzasını taşıyan açıklamanın tamanı ise şu şekilde:
YATAĞAN İŞÇİSİ KAZANACAK!
Yatağan işçisi yalnızca hakları için değil, ülkemizin geleceği için direniyor. Enerji ve maden özelleştirmesine karşı mücadelesini yükselten Yatağan işçisi, yalnız değildir.
Bir yılı aşkın süredir özelleştirmeye karşı direnerek geleceklerine sahip çıktıklarını gösteren Yatağan enerji ve maden işçileri, devir sözleşmesinin imzalandığı ve özel sektöre devir işleminin nihayetlendirileceği duyumları üzerine Yatağan Termik Santrali'nde geceyarısı itibariyle işyerini terk etmeme eylemi başlattı. Enerji ve maden işçileri, Yatağan Termik Santrali'ne kapanarak özelleştirme işleminin iptali için başlattıkları direnişi yeni bir safhaya taşıdılar.
Geçtiğimiz yıllarda Türkiye sanayisinin belkemiği olan kamuya ait fabrikalar, işletmeler ve madenler bir bir satılmıştır. Ancak özelleştirmede yeni hedefler koyan hükümet, yıkım politikalarında ısrar edeceğini ve yeni özelleştirmelere imza atacağını ilan etmiştir.
Bugün enerji üretiminde devam eden özelleştirmelerin hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Ülkemiz enerjide dışa bağımlıdır. Enerji üretiminde yerli kaynaklar, halkımızın ve sanayinin güvenilir, sürekli ve ucuz enerji ihtiyacının karşılanması açısından son derece önemlidir. Kamuya ait santrallerin özelleştirilmesi ise enerji üretiminin sekteye uğraması riskini arttıracaktır.
Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrali ve bağlı maden sahalarının özelleştirilmesi derhal iptal edilmelidir. Yatağan Termik Santrali'nde özel sektöre devir işlemleri durdurulmalıdır. Bu taleplerle, termik santralde işyerini terk etmeme eylemine başlayan Yatağan işçisinin yanındayız.
Petrol-İş Sendikası olarak, enerji sektöründe özelleştirmelere karşı direnen ve ülkenin geleceğine sahip çıkan enerji ve maden işçilerinin onurlu direnişini selamlıyor ve işçilerle dayanışma içerisinde olduğumuzu duyuruyoruz.
Santraller ve maden sahası halkındır, halkın kalacaktır. Yaşasın sınıf dayanışması!
Petrol-İş Sendikası
Merkez Yönetim Kurulu Adına
Mustafa Öztaşkın
Genel Başkan
Belçika'da hükümetin ekonomik programı gereği ücretlerdeki kesintiye gitmesi binlerce işçiyi hareketlendirdi. Kesintilere karşı ülkede bölgesel grevler başladı. Avrupa'nın refah seviyesi en yüksek ülkelerinden kabul edilen Belçika'da Anvers, Limburg, Hainaut ve Lüksemburg'da ulaşım, sanayi ve diğer bir çok sektörden binlerce emekçi uyarı grevine çıktı.
Grev yapılan noktalarda tren ve otobüs seferlerinin yanı sıra Limburg ve Lüksemburg hava alanlarındaki tüm iç ve dış hat uçak seferleri de iptal edildi. Grev, sanayi bölgesi ve Anvers limanında da yapıldı. Hükümetin yaptığı kesintilere karşı işçiler, 1 ve 8 Aralık'ta da eylem yapacaklar. Ancak hükümetin somut adım atmaması durumdan sendikaların 15 Aralık'ta genel grev yapması bekleniyor.
TEZ-KOOP İŞ (Türkiye Ticaret, Kooperatif, Eğitim, Büro ve Güzel Sanatlar İşçileri Sendikası) Bursa Şubesi Başkanı Ünal Özcan Salı günü sendika binasında ölü bulundu. Özcan sabah saatlerinde sendika binasına gelen görevlilerce arşiv bölümünde iple asılmış olarak bulundu.
Sendika binasına gelerek araştırma yapan polis ekipleri, Özcan'ın cesedinin yanında bir de not buldu. Notta, "Beni seven sevmeyen bütün üyelerimden özür diliyorum. Beni iki oy için bu duruma getirdiler. Şimdi arayan soran yok. Genel yönetimden bile attılar. Sorulmadı bile. Ama olsun ben bunları hak etmedim. Herkese iyi olmaya çalıştım, başaramadım. Allah herkesin yolunu açık etsin. Hiçbir zaman kimseye şerefsizlik yapmadım" yazdığı öğrenildi.
İki çocuk babası olan Özcan'ın cesedi, incelemelerin ardından otopsi yapılmak üzere Bursa Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Polisin olayla ilgili araştırmasının sürdüğü bildirildi. Başkan Ünal'ın pazartesi günü Yalova’da yapılan sendika toplantısında görevinden alındığı ve bu sebeple bunalıma girerek intihara yöneldiği tahmin ediliyor.