Cumhuriyet

12 Kas 2020

Moskova, Bakû ve Erivan arasında imzalanan anlaşmayla çeyrek yüzyıllık Karabağ sorununa “büyük ölçüde” bir çözüm getirilmiş oldu.

Her anlaşmanın olduğu gibi bu anlaşmanın da kazananları ve kaybedenleri var elbette. İnceleyelim:

Üç kazanan

1. Azerbaycan kazandı: İşgal altındaki topraklarının yüzde 70’ini kurtardı. Anlaşmaya göre Kelbecer 15 Kasım, Agdam 20 Kasım ve Laçin 1 Aralık’ta Azerbaycan’a iade edilecek. Yine anlaşmaya göre, Azerbaycan ile Nahçıvan arasında, güvenliği Rusya’ya ait olan bir ulaşım koridoru açılacak.

2. Rusya kazandı: Anlaşmaya göre Rusya temas hattına ve Laçin koridoruna barış gücü yerleştirecek. Barış gücünün 5 yıl olan görev süresi, taraflardan birinin süre dolmasından 6 ay önce itiraz etmemesi halinde, 5 yıllık dönemler için kendiliğinden uzayacak.

19 Eki 2020

 

Ankara’nın Ukrayna’yla askeri alan da dahil çok kapsamlı işbirliği yapmasının Türkiye’ye çıkarı ne?

Ukrayna, ABD’nin Rusya’yı çevreleme stratejisi içerisinde kullandığı, AB ve NATO’ya üye yapmaya çalıştığı, Obama’nın itiraf ettiği gibi Batıcı bir iktidar için Washington’un ayaklanma kışkırttığı bir ülke. Moskova da bu hamlelere karşı Kırım’ı ilhak etti.

Türkiye ise o süreçten bu yana üç alanda Ukrayna’yla işbirliğini geliştiriyor:

Karadeniz’de NATO’culuk

1. Kırım’ın ilhakının reddi: Erdoğan 3 Şubat 2020’de “Türkiye olarak Kırım’ın yasadışı ilhakını tanımadığımızın altını bir kez daha çizmek istiyorum” dedi. Erdoğan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile 16 Ekim 2020’de yayımladığı ortak bildiride, “Kırım’ın işgalinin son bulması” için verilen çabalara desteğini kayda geçti.

08 Eki 2020

Taşı ve kâğıdı yüksekten bırakıyorsun. Aynı anda yere iniyor. Eşit hızla fırlatıyorsun, aynı ivmeyle yavaşlayıp aynı yüksekliğe çıkıyor. Bilim çözmek için çok uğraştı. Düşmenin de çıkmanın da yasası var.

Doktor Ali Edizer moda deyişle söylersek bir “hasta” değil, bir “vaka”. Yıllardır FETÖ’nün örgütlenmesine yardım edenlerin FETÖ bahanesiyle birkaç dakikada kapattığı GATA’nın başında görünce şaşırdık. Cephede bakımsızlıktan ölen askerlerin tedavileri için kurulan uzmanlık kurumunun “sivilleşme” diyerek düşürüldüğü hali görünce içimiz acıdı.

Oysa bu musibetten ders alacaksak peşine düşmemiz gereken bir soru var: Ali Edizer gibi ne doktorluktan ne ahlaktan anlayan biri nasıl oldu da bu kadar yükseldi? 2005’te bir sağlık ocağında doktorken, 2012’de Sağlık Bakanlığı’nda nasıl özel kalem müdürü oldu?

Sağlık Bakanlığı, Menzil Bakanlığı oldu

08 Eki 2020

Hürriyet’in, Türk-Rus işbirliğini hedef alarak Dağlık Karabağ sorunu için manşetten “Stalin’in Kanlı Mirası” demesine daha önce kısa bir yanıt vermiştik.

Günümüze ışık tutan yüzyıl önceki o süreci bugün biraz daha ayrıntılı aktaracağız. Hem de doğrudan Atatürk’ün telgrafıyla... 

Mustafa Kemal Atatürk’ün 5 Şubat 1920’de komutanlara gönderdiği “siyasi vaziyetin muhakemesi” belgesi, Kemalistlerle Bolşeviklerin İngiliz Kafkas Seddi’ni yıkma işbirliğinin önemini tüm boyutlarıyla sergilemektedir.

Mustafa Kemal Atatürk, stratejik analizinde, Avrupa’dan Hindistan’a uzanan hat üzerinde emperyalizmin yolunun nasıl kesileceğine dikkat çekmekte ve aynı hat üzerinde bir mazlumlar ittifakına işaret etmektedir. 

Oldukça uzun olan bu tarihi önemdeki belgenin konumuzla ilgili kısımlarını okurlarımızın dikkatine sunuyoruz:

İngilizlerin Kafkas Seddi planı

28 Eyl 2020

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Çoğu dış aktör, Libya’da seçtiği tek bir siyasi güçle işbirliği yapmaya çalıştı” diyor ve kendi pozisyonlarını şöyle tarif ediyor: “Trablus olsun, Tobruk olsun, Libya’da istisnasız tüm siyasi güçlerle çalıştık. Çeşitli grupların tüm liderleri defalarca Rusya’ya geldi” (18.9.2020).

Lavrov’un işaret ettiği bu yanlış için Türkçede güzel bir söz var: “Bütün yumurtaları aynı sepete koymamak.”

Türkiye’ye komşu kıyı Tobruk’ta

Türkiye’nin Libya’da “bütün yumurtaları aynı sepete koymasının”, yani Tobruk’a karşı Trablus’u destekleme çizgisinin iki temel sorununu yazdık:

1. Mücadeleyi Trablus’un kazanacağının garantisi yoktu, Tobruk’un kazanması durumunda Türkiye’nin Libya kazanımı sıfırlanmış olacaktı.

08 Ağu 2020

AKP için Doğu Akdeniz yıllarca -Türkiye’nin çıkarları açısından- konu olmadı. Hatta tersine konu oldu; AKP hükümeti AB’ye aday üyeliğinin içeride kendi iktidarına yarayacağı gerçeğinden hareketle Denktaş karşıtı çizgi izledi, Annan Planı’nı destekledi ve Türkiye ile KKTC’nin çıkarlarının karşısında konumlandı.

Tüm bu yıllar içerisinde Doğu Akdeniz’de yeni hidrokarbon rezervleri bulunuyor; Doğu Akdeniz ülkeleri GKRY (2005), Suriye (2009), Libya (2009) ve Lübnan (2010) münhasır ekonomik bölge (MEB) ilan ediyor; GKRY 2003’te Mısır’la, 2007’de Lübnan’la, 2010’da İsrail’le MEB sınırlandırma anlaşması yapıyor ama olanlar tüm uyarılara rağmen AKP’nin umurunda olmuyordu.

Zira AKP’nin gündemi başkaydı; davası vardı, “150 yıllık modernleşme hikâyesiyle” hesaplaşması gerekiyordu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki ulusal çıkarları ancak davasıyla örtüşürse ilgi alanına girebiliyordu.

07 Ağu 2020

ABD’li Delta Energy şirketinin Suriye’nin kuzeydoğusunda PKK’nin uzantısı PYD/YPG ile petrol anlaşması yapması, göstere göstere geldi:

ABD Başkanı Donald Trump bir yıl önce “Kürtlerin petrol bölgelerine yönelme zamanı gelmiştir” diyerek işareti vermişti (24.10.2019).

Aynı gün, ABD’li Senatör Lindsey Graham Beyaz Saray’da ABD Genelkurmay Başkanı Org. Mike Milley’den brifing aldıktan sonra gazetecilere konuşmuş ve “Pentagon, Suriye petrolü için plan hazırlıyor” demişti.

16 Tem 2020

Türkiye ile Mısır, Libya’da gittikçe daha da gergin bir saflaşmanın aktörleri haline geliyorlar. Bu gerginliği giderecek bir hamle, ne Ankara’dan ne de Kahire’den geliyor...

Ankara, Libya’nın batısına hâkim Sarraj liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni; Kahire ise Libya’nın doğrusuna hâkim Temsilciler Meclisi’ni ve meclisin destek verdiği Libya Ulusal Ordusu’nu/Hafter’i destekliyor.

Sirte-Cufra hattı ise hem bu doğu-batı bölünmesinin sınırı hem de Türkiye ile Mısır’ı askeri olarak karşı karşıya getirme potansiyeli taşıyan kırmızıçizgi haline gelmiş durumda... Öyle ki Berlin Konferansı’nın ev sahibi Almanya, Sirte-Cufra hattının “askerden arındırılmış bölge” haline getirilmesini savunmaktadır. Bunun, Libya’nın fiilen bölünmesinin kabulü anlamına geleceği açık...

09 Tem 2020
Şu olguları tarihsel sırasıyla anımsamakta yarar var:
- Erdoğan Trump’a yazdığı mektupla, Libya ve Suriye’de yeniden işbirliği yapmak istediğini ilan etti (29.4.2020).
- Trump’la telefonda görüşen ErdoğanLibya konusunda ABD-Türkiye arasında yeni bir dönem başlayabilir, bazı mutabakatlarımız oldu” dedi (8.6.2020).
- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Maliye Bakanı Berat Albayrak, MİT Başkanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Trablus’a gitti (17.6.2020).
- Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “ABD ile Libya’da ortak çalışma talimatı aldık” dedi (18.6.2020).
- Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Adnan Özbal, Trablus yakınlarındaki deniz üssünü ziyaret etti (30.6.2020).
11 Haz 2020
Tayyip Erdoğan, 8 Haziran’da ABD Başkanı Donald Trump’la görüştü. Ne görüştüğünü de aynı akşam çıktığı televizyonda açıkladı: “Bu akşam yaptığımız görüşmeden sonra ABD-Türkiye arasında süreçle ilgili yeni bir dönem başlayabilir. Yaptığımız görüşmede bazı mutabakatlarımız oldu.”
Mutabakatlar...
Nelerdir onlar, henüz bilmiyoruz. Ama bildiğimiz şu:
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu açıklıyor: “İki başkan bizleri görevlendirdiler. ‘Dışişleri bakanları, savunma bakanları ve istihbarat başkanları, güvenlik danışmanı birlikte bir çalışma yapsınlar, sonra biz bunu değerlendirelim’ dediler. Biz de önümüzdeki süreçte kendi muhataplarımızla, Libya’da barış, istikrar ve huzur için ne yapabiliriz, hangi adımları atabiliriz, bunları konuşacağız.” (Hürriyet, Abdülkadir Selvi, 10.6.2020)
Erdoğan’a Libya’da NATO desteği
Kuşkusuz bu gelişme iki nedenle sürpriz değil:

Sayfalar