Mehmet Ali Güller

12 Ağu 2021

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) ünlü savunma, ulusal güvenlik ve dış politika dergisi National Interest, Amerikan hegemonyasının durumunu inceledi.

Mark Katz imzalı inceleme, ABD’nin dünyadaki hegemonyasının sona ermekte olduğunu belirtti ve buna dair işaretleri sıraladı.

HEGEMONYA SONUNA İŞARET EDEN 6 KONU

Katz, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasının ardından ABD’nin dünyanın tek baskın gücü haline geldiğini ancak 21. yüzyılın başından beri var olan tehditlerin bu iddiayı artık şüpheli hale getirdiğini savundu.

Katz’a göre, Amerikan hegemonyasının sora ermekte olmasının işaretleri şunlar:

1) ABD, Afganistan ve Irak’taki geniş çaplı ve uzun süreli operasyonlarda üstünlük sağlayamadı. Afganistan’dan ve 2021 sonunda Irak’tan çıkmayı planlaması, ABD’nin nüfuzunun tükendiğini gösteriyor.

2) ABD, 2008’de Gürcistan’da, 2014’te Ukrayna’da Rusya’ya yanıt verebilmekte zayıf kaldı.

15 Haz 2021

Erdoğan-Biden görüşmesi öncesinde yazdıklarımda iki temel sonuç vardı:

1. Erdoğan ve Biden, Türk-Amerikan ilişkilerini “kurtarmak” için NATO’yu en uygun zemin görüyorlar.

2. Erdoğan ve Biden, sorunları paranteze alarak işbirliği alanları üzerine odaklanmak istiyorlar: Afganistan ve Ukrayna başta olmak üzere, adım adım Libya ve Suriye konuları üzerinden işbirliği yapmaya çalışacaklar.

Özetle ABD için “müttefiklerini denetleme”, Türkiye için “ABD’yle iyi ilişkilerin” aracı olan NATO ve NATO’culuk, Erdoğan ve Biden ilişkilerinin temel zemini olacak.

05 May 2021

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın ilk 100 günü, Washington’ın üç geri adımı ile tamamlandı. Kuşkusuz her üç geri adım da nihai geri adım değil; ABD uygun şartlar buldukça hamle yapmaya, kararlılık karşısında da geri adımlar atmaya devam edecek…

Hegemonyası zayıflamakta olan ABD için “ileri-geri” hareket etmek, kaçınılmaz artık…

ABD, ÇİN KARŞISINDA GERİ ADIM ATTI

Biden yönetimi işbaşı yaptıktan sonra Çin’e karşı yüksek perdeden açıklamalar yaptı. Hint-Pasifik stratejisi gereği Çin’i Hindistan’dan Japonya’ya uzanan geniş hat üzerinde çevreleme stratejisini yoğunlaştıracağını ortaya koydu. Bunun gereği olarak Asya’ya çıkarma yaptı ve Japonya’dan Avustralya’ya, Hindistan’dan Güney Kore’ye temaslarda bulunarak Çin’e karşı bir cephe inşa etmeye çalıştı. Hatta Pentagon içinde “Çin Görev Gücü” kurarak, silahlı mesaj da verdi.

21 Mar 2021

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın 609 sayfalık HDP’yi kapatma iddianamesinin en önemli savı şu: “HDP, Abdullah Öcalan’ın projesidir, PKK’nin partisidir.” 

Kuşkusuz doğru ama eksik bir doğru... 

Pek çok gazeteci yazdı: HDP, İmralı’da doğrudan Öcalan’ın talimatıyla kuruldu. Öcalan, “devlet görevlilerinin” önünde BDP yöneticilerine HDP’yi kurma talimatı verdi. Ve başta, Selahattin Demirtaş HDP projesine karşıydı.

Kuşkusuz iddianameye de giren HDP’nin İmralı’da kurulduğu olgusu, kapatılmak istenen bir partinin, iktidarın ve devletin bilgisi ve gözünün önünde kurulduğu gerçeğini ortaya koyuyor. 

HDP, HAKAN FİDAN PROJESİDİR

Ancak mesele aslında bundan öte. 2013’te yazmıştım: HDP, bir Fidan-Öcalan projesidir diye. 

18 Oca 2021

İran, Trump döneminin bitmesinden en memnun ülke. Öyle ki İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, “Trump yönetiminin olmadığı bir dünya daha güzel olacak” iddiasında.

Trump’ın ticaret savaşı açtığı Çin de “Trump döneminde ilişkilerimiz hiç ilerlemedi” diyen Rusya da tablodan memnun.

Kuşkusuz üç başkent de ABD’nin Biden döneminde de kendilerini hedef almayı sürdüreceğini iyi biliyor.

TRUMP, İSRAİL’E ÇALIŞMAYI SÜRDÜRÜYOR

Trump’ın dört yıllık başkanlığı boyunca en çok hedef aldığı ülkelerin başında İran geldi. Acımasız bir ambargo uyguladı, İran halkının ilaca erişimini bile hedef aldı. Körfez ülkelerinin silahlandırılmasından Arap-İsrail cephesi örülmesine kadar pek çok Amerikan girişimi, doğrudan İran’ı hedef alıyordu.

28 Ara 2020

Libya Ulusal Ordusu komutanı Hafter, kendisine bağlı güçlere Türk askerlerini “ülkeden kovma” çağrısı yaparak, “Topraklarımızda bir sömürgeci var olduğu sürece barış olmayacak” dedi (26.12.2020). Kuşkusuz bu tehdidin askeri bakımdan bir anlamı yok ancak Türkiye’yi barışın önündeki engel gibi gösterme genel politikasının bir parçası olarak, Dışişleri açısından bir anlamı var.

Hafter’in bu tehdidini, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Güler ve kuvvet komutanlarıyla Trablus’a yaptığı ziyaret izledi. Türk savunma heyeti, Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Halit Meşri’nin yanı sıra Ulusal Uzlaşı Hükümeti (UUH) İçişleri Bakanı Fethi Başağa ve Savunma Bakanı Selahaddin Nemruş ile ayrı ayrı görüşmeler yaptı (27.12.2020).

16 Ara 2020

AKP- AB ilişkilerini ele aldığım yazılarımda hep şu temel teze işaret ettim: AKP- AB ortaklığı, çıkar ortaklığıydı. AB, Türkiye’yi “kapıya bağlamak” için AKP’yi kullandı, AKP de uyum yasalarıyla Türk ordusunu “hizaya sokmak” ve kurumları dönüştürerek iktidarını sağlamlaştırabilmek için AB’yi kullandı.

Peki, AB’nin Türkiye’yi “kapıya bağlaması” ne demekti? Şu demekti: 28 Şubat süreci, Atlantik kampının sorgulanmaya başlandığı ve Türkiye’nin Rusya ve İran’la işbirliği yapmasının yararlarının devletin gündemine geldiği bir süreçti.

ABD - AB Atlantik kampının, Türkiye’nin Avrasya’ya yönelmesini engelleyecek formülü ise şu oldu: Türkiye 1999’da AB aday üyesi yapıldı. Böylece Türkiye AB kapısına bağlanmış oldu; ne kapıdan içeri girebilecekti ne de kapıdan ayrılabilecekti…

AB zirvesinde NATO etkisi

Bu girişi, AB yaptırımlarının anlamını daha iyi analiz edebilmek için yaptım.

12 Kas 2020

Moskova, Bakû ve Erivan arasında imzalanan anlaşmayla çeyrek yüzyıllık Karabağ sorununa “büyük ölçüde” bir çözüm getirilmiş oldu.

Her anlaşmanın olduğu gibi bu anlaşmanın da kazananları ve kaybedenleri var elbette. İnceleyelim:

Üç kazanan

1. Azerbaycan kazandı: İşgal altındaki topraklarının yüzde 70’ini kurtardı. Anlaşmaya göre Kelbecer 15 Kasım, Agdam 20 Kasım ve Laçin 1 Aralık’ta Azerbaycan’a iade edilecek. Yine anlaşmaya göre, Azerbaycan ile Nahçıvan arasında, güvenliği Rusya’ya ait olan bir ulaşım koridoru açılacak.

2. Rusya kazandı: Anlaşmaya göre Rusya temas hattına ve Laçin koridoruna barış gücü yerleştirecek. Barış gücünün 5 yıl olan görev süresi, taraflardan birinin süre dolmasından 6 ay önce itiraz etmemesi halinde, 5 yıllık dönemler için kendiliğinden uzayacak.

19 Eki 2020

 

Ankara’nın Ukrayna’yla askeri alan da dahil çok kapsamlı işbirliği yapmasının Türkiye’ye çıkarı ne?

Ukrayna, ABD’nin Rusya’yı çevreleme stratejisi içerisinde kullandığı, AB ve NATO’ya üye yapmaya çalıştığı, Obama’nın itiraf ettiği gibi Batıcı bir iktidar için Washington’un ayaklanma kışkırttığı bir ülke. Moskova da bu hamlelere karşı Kırım’ı ilhak etti.

Türkiye ise o süreçten bu yana üç alanda Ukrayna’yla işbirliğini geliştiriyor:

Karadeniz’de NATO’culuk

1. Kırım’ın ilhakının reddi: Erdoğan 3 Şubat 2020’de “Türkiye olarak Kırım’ın yasadışı ilhakını tanımadığımızın altını bir kez daha çizmek istiyorum” dedi. Erdoğan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile 16 Ekim 2020’de yayımladığı ortak bildiride, “Kırım’ın işgalinin son bulması” için verilen çabalara desteğini kayda geçti.

08 Eki 2020

Hürriyet’in, Türk-Rus işbirliğini hedef alarak Dağlık Karabağ sorunu için manşetten “Stalin’in Kanlı Mirası” demesine daha önce kısa bir yanıt vermiştik.

Günümüze ışık tutan yüzyıl önceki o süreci bugün biraz daha ayrıntılı aktaracağız. Hem de doğrudan Atatürk’ün telgrafıyla... 

Mustafa Kemal Atatürk’ün 5 Şubat 1920’de komutanlara gönderdiği “siyasi vaziyetin muhakemesi” belgesi, Kemalistlerle Bolşeviklerin İngiliz Kafkas Seddi’ni yıkma işbirliğinin önemini tüm boyutlarıyla sergilemektedir.

Mustafa Kemal Atatürk, stratejik analizinde, Avrupa’dan Hindistan’a uzanan hat üzerinde emperyalizmin yolunun nasıl kesileceğine dikkat çekmekte ve aynı hat üzerinde bir mazlumlar ittifakına işaret etmektedir. 

Oldukça uzun olan bu tarihi önemdeki belgenin konumuzla ilgili kısımlarını okurlarımızın dikkatine sunuyoruz:

İngilizlerin Kafkas Seddi planı

Sayfalar