sendika

Sendikalar ve sendika yöneticileri açısından ilginç bir dönemdeyiz. İktidarı, daha tam adıyla AKP’yi ve Erdoğan’ı destekleyenler, bu desteklerini açıktan ilan edebiliyorlar. Muhalefeti destekleyenlerin ise resmen sesi soluğu çıkmıyor, çıkamıyor. O yüzden ilginç. Bundan önceki dönemlerde, iktidar yandaşlığı ayyuka çıkmış sendikaları hariç tutarsak, neredeyse tüm emek örgütleri seçimlere doğru taraf olur, iktidarın uygulamalarını eleştirir, muhalefete destek veya iktidara köstek açıklamaları yayınlarlardı. Sonradan sendikaların büyük bir kısmında “tarafsız” görünme ihtiyacı doğdu. Tek argüman, “üyelerimiz arasında her kesimden insan var, bu nedenle taraf tutmamız yanlış olur” şeklindeydi. Yazının devamı için tıklayınız
Asgari ücret toplantısı belli oldu
2023 yılı asgari ücreti için yapılacak 3. toplantı tarihi belli oldu. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 20 Aralık Salı günü saat 14,00’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda toplanacak. Komisyon, ilk toplantısını 7 Aralık, ikinci toplantısını ise 14 Aralık'ta gerçekleştirmişti. Asgari Ücret nasıl belirleniyor? Asgari ücreti, yasa gereği işçi, işveren ve hükümetten beşer temsilci olmak üzere 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu belirliyor. Komisyon, yeni asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında teamül üzerine aralık ayında dört kez toplanıyor. Bakanlığın belirlediği üyelerden birinin başkanlık ettiği komisyon, en az 10 üyenin katılımıyla toplanıp oy çokluğuyla karar veriyor. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağladığı kabul ediliyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, “Sendikalaşmayı fevkalade önemli gördüklerini,  sendikalaşma oranının kamuda oldukça yüksek bir seviyedeyken işçilerde oldukça düşük olduğunu, ...özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde sendikalaşmaya ve işçilerin sendikal haklarına karşı bir tavrın gelişmiş olmasının, bu durumun en önemli sebebi olduğunu, ...bütün siyasi partiler ve siyasilerin buna karşı mücadele etmesi gerektiğini.” söyledi. Bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç olduğunu ifade eden Bilgin, sözlerine şöyle devam etti: "Buna karşı sendikalaşmanın önünü açacak sendikal mücadeleyi, emekçilerin sermaye karşısında örgütlenmesini sağlayacak mücadeleyi mutlaka desteklememiz lazım. Bu konuda asla geri duracak bir tavrımız yoktur." Yazının devamı için tıklayınız.
Farplas işçilerine polis baskını
Kocaeli Dilovası’nda bulunan Farplas otomotiv fabrikasında, ücret artışı talebiyle kendilerini fabrikaya kapatan işçiler polis baskınıyla gözaltına alındı. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası, 200 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Geçtiğimiz haftalarda çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve hayat pahalılığına ezilmeyecek bir ücret için tepkilerini gösteren Farplast işçileri, taleplerinin karşılanması için 19 Ocak’ta iş bıraktı. Bir gün boyunca üretimin durduğu fabrikada işveren, sorunları çözeceğini, işten atılmaların olmayacağı ve sendika ile görüşeceğini duyurdu. Tüm bu sözlere rağmen anayasal haklarını kullanan 100 işçi işten atıldı. Verilen sözlerin tutulmasını bekleyen Farplas işçileri sendikasız çözümü reddediyorlar.Farplas işçileri, atılan işçilerin geri alınmasını ve sendikanın tanınarak toplu sözleşme masasına oturulmasını talep ediyorlar. Polis baskını Kendilerini fabrikaya kapatan işçiler, bu sabah yapılan baskınla gözaltına alındı. Fabrikada gece vardiyası sloganlarla üretimi durdurdu. Tazminatları ödenmeden işten atılan işçiler de fabrika içerisine alındı. Pazar gecesi seslerini yükselten işçilerin mücadelesi, kapı girişine TIR çekerek, sanayi girişini Farplas işçilerine kapatarak ve üretim alanına kadar giren polislerle engellenmeye çalışıldı. Polis sabaha karşı gözaltılara başladı. Drone ile tespit edilen işçiler ters kelepçe takılarak minübüslerde bekletildi. Birleşik Metal-İş, içerde direnen ve dışarda dayanışma için bulunan işçilerden, sendika yönetici ve temsilcilerinden 200 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Gözaltılar devam ederken, 50 kadar Farplas işçisi hala çatıda. “Aşağı atlarız” diyerek saldırıyı protesto ediyorlar. Farplas işçileri ile dayanışma için diğer fabrikalardan işçiler gelmeye devam ediyor.... Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Serdaroğlu fabrika önünde işçilere seslendi: "Bu insanlık dışı tutuma teslim olmayacağız."
2021 Tüm Emekli-Sen AKP zammını al başına çal
Asgari değil insanca yaşam, sadaka değil toplu sözleşme… Emeklilerin, insanca yaşanacak maaş ve toplu sözleşmeli sendika hakkı için mücadelesi sürüyor… Ülke çapında bir araya gelen 76 kurucu üyenin 15 Kasım 2021 tarihinde Ankara Valiliğine yaptığı başvuru ile kuruluşu gerçekleştirilen 2021 Tüm Emekliler Sendikası tarafından, emekli maaşlarına yapılan düşük maaş zammını protesto amacıyla bugün yazılı bir basın açıklaması yapıldı. 2021 Tüm Emekli-Sen Merkez Yürütme Kurulu imzası ile yapılan yazılı açıklamada; “Siyasi iktidar yandaşlarına rant, emeklilere sadaka dağıtmaya devam ediyor. Televizyon ekranlarından emekli yurttaşların gözünün içine baka baka, biz bu millete aşığız denilerek, milyonlarca emeklinin gururuyla oynanmış ve onurumuz çiğnenmiştir. Açlık sınırının 4 bin 500 lirayı, yoksulluk sınırının 13 bin lirayı aştığı günümüzde, asgari ücret 4 bin 253 lira, en düşük emekli aylığı ise 2.500 lira olarak belirlenmiştir. Bu rakamlar ile emeklilerin tamamı yoksulluk sınırının altında, milyonlarcası ise asgari ücretin ve açlık sınırının altında maaş alacaktır” denilerek, Emeklilerin ve EYT’li yurttaşların insanca ve onurlu bir şekilde yaşayabilmeleri için sendikanın taleplerine yer verilmiştir. 2021 Tüm Emekli-Sen Genel Merkezi tarafından yapılan yazılı basın açıklamasının tam metni aşağıdadır: AKP zammını al başına çal! Değerli Emekli Yurttaşlar, Siyasi iktidar yandaşlarına rant, emeklilere sadaka dağıtmaya devam ediyor. Televizyon ekranlarından emekli yurttaşların gözünün içine baka baka, “biz bu millete aşığız” denilerek, milyonlarca emeklinin gururuyla oynanmış ve onurumuz çiğnenmiştir. Hepinizin bildiği gibi yılın son gecesinde, ‘dar gelirli vatandaşları korumak için kademeli tarifeye geçiyoruz” denilmiştir. Ancak elektrik fiyatına % 127 oranında çok yüksek oranda zam yapılmıştır. Aralık ayı enflasyonuna dahil olmasın diye de zammın yürürlüğü 1 Ocak’tan başlatılmıştır. Bağımsız enflasyon araştırma grubu ENAG tarafından mutfak enflasyonu olarak hesaplanan % 82’lik gerçek enflasyon oranı açıklanmıştır. Buna rağmen, iktidarın yalan makinası TÜİK’in açıkladığı sahte enflasyon oranına göre emekli aylıklarında artış yapılmıştır. Böylece milyonlarca emekli asgari ücretin ve açlık sınırının da altında kalan maaşlarla bir kez daha yoksulluğa ve sefalete mahkûm edilmiştir. Sevgili emekliler, değerli EYT’li yurttaşlar, AKP, on dokuz yıllık iktidarında sınırsız özelleştirme, yüksek dış borç, yüksek faiz, düşük kur ve ucuz işçilik politikası uygulamıştır. Bankerlere ve borsacılara öncelik vererek halkı yoksulluğa itmiş, sanayi ve tarımı çökertmiştir. Kalkınmayı sadece inşaata bağlamış, devlet hazinesini iktidara yakın müteahhitlere ardına kadar açmıştır. Daha iki yıl önce Merkez Bankasının 128 milyar dolarlık rezervlerini çarçur eden AKP iktidarı Türkiye’yi hızla uçuruma sürüklemektedir. 1980’li yıllardan beri dünyayı saran, çok uluslu tekellerin önünü açmaya yönelik, yoksul halkları ve emekçileri iliklerine kadar sömüren, bir avuç para babasını daha da zengin eden, halkımızın en geniş kesimi olan işçileri, çiftçileri, memurları, küçük esnafı, emeklileri daha da yoksullaştıran ve işsizleri adeta toplumun dışına iten neoliberal vurgunculuk düzeni iflas etmiştir. Hanelerimize ateş düştü. Borç faiz döviz özelleştirme tuzağına mahkûm edilen Türkiye halkı, emperyalizmin işbirlikçisi holdinglerin boyunduruğu altında işsizlikten pahalılıktan yoksulluktan kırılıyor. Gıda başta olmak üzere temel ihtiyaç maddelerinin fiyat artış hızına yetişilemiyor. Ev kiraları, elektrik ve doğalgaz faturaları ödenemez miktarlara ulaşıyor. Ucuz ekmek almak isteyen emekliler, Halk Ekmek kuyruklarına mahkûm ediliyor. İktidar, ihracat rekoru kırıldığını söylüyor. Halkımız borçla karnını doyuruyor.  Şimdi pazar fileleri boş, esnaf siftah yapamıyor. İşçi, çiftçi, memur, esnaf, emekli, kime sorsan borçlu, kime sorsan mutsuz, kime sorsan umutsuz. Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı kullanarak günlük yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılan emeklilerin büyük bölümü bankalara borçlu olup, önemli bir bölümü ise borçlarını ödeyemediğinden icralık duruma gelmiştir. Resmi verilere göre Türkiye’de 13,5 milyon emekli bulunmaktadır. Bu rakama emekli olma hakkını kazanmış EYT’liler dahil değildir. 1999 ve 2008 yıllarında Sosyal Sigortalar Kanunu’nda yapılan değişikliklerle getirilen yaş sınırlaması nedeniyle emekli olamayan Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT’liler) eklendiğinde bu rakam 20 milyona yaklaşmaktadır. Açlık sınırının 4 bin 500 lirayı, yoksulluk sınırının 13 bin lirayı aştığı günümüzde, asgari ücret 4 bin 253 lira, en düşük emekli aylığı ise 2.500 lira olarak belirlenmiştir. Bu rakamlar ile emeklilerin tamamı yoksulluk sınırının altında, milyonlarcası ise asgari ücretin ve açlık sınırının altında maaş alacaktır. Sevgili emekliler, değerli EYT’li yurttaşlar, Emeklilerin ve EYT’li yurttaşlarımızın insanca ve onurlu bir şekilde yaşayabilmeleri için sendikamızın en öncelikli talepleri şunlardır. 1. En düşük emekli maaşı asgari ücretin ve açlık sınırının üzerinde olacak şekilde yoksulluk sınırı da dikkate alınarak, insanca yaşamaya yetecek düzeyde yeniden hesaplanarak, tüm emekli aylıklarına derhal seyyanen ek zam yapılsın. 2. Emekli Sendikaları Statü Yasası çıkarılarak, emeklilerin toplu sözleşmeli sendika hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulsun. 3. Tüm emekli maaşları “asgari değil, insanca yaşam” ilkesine göre hükümet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlensin. 4. Emeklilik yaşı ve prim ödeme gün sayısı düşürülsün. Aylık bağlama oranı (ABO) yükseltilsin. 5. EYT Yasası çıkarılarak, EYT’li yurttaşların yıllardır yaşadıkları mağduriyet giderilsin. 6. Ağır işlerde çalışanlara yıpranma payı ve erken emeklilik hakkı tanınsın. 7. İntibak Yasası çıkarılsın. 8. İşçi, Memur ve Bağ- Kur emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilsin. 9. Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilsin. Tüm emeklilere yılda dört defa birer maaş tutarında ikramiye ödensin. 10. SGK ile Bankalar arasında yapılan protokol görüşmelerine emekli sendikasının da katılması yönünde yasal düzenleme yapılsın. Emekli maaş promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödensin. 11. Ulaşılabilir, parasız, nitelikli ve eşit sağlık hizmeti temel insan hakkıdır düşüncesiyle, emekli maaşlarından alınan muayene, tedavi ve ilaç kesintileri kaldırılsın. 12. Emekli yurttaşlara yaşamlarının sonbaharında hak ettikleri saygı gösterilsin. Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın. 13. Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğalgaz gibi tüketim harcamalarından alınan KDV kaldırılsın. Gelirde ve vergide adalet sağlansın.    
2021 Tüm Emekli-Sen asgari değil insanca yaşam istiyoruz
Emeklilerin, insanca yaşanacak maaş ve toplu sözleşmeli sendika hakkı için mücadelesi sürüyor… Ülke çapında bir araya gelen 76 kurucu üye tarafından 15 Kasım 2021 tarihinde Ankara Valiliğine yapılan başvuru ile kuruluşu gerçekleşen 2021 Tüm Emekliler Sendikası (2021 Tüm Emekli-Sen) 28 Aralık Salı günü tüm yurtta eş zamanlı olarak basın açıklaması düzenledi. Sendika Genel Merkezinin aldığı eş zamanlı eylem kararı kapsamında 2021 Tüm Emekli-Sen İstanbul Şubeleri de bugün Mecidiyeköy'de bir eylem gerçekleştirdi. 2021 Tüm Emekli-Sen MYK Üyesi ve Genel Basın Yayın Sekreteri Mehmet Vedat Şerifoğlu'nun konuşması ile başlayan eylemde, "Emekliler İnsanca Yaşanacak Bir Maaş İstiyor, Emekli Sendikaları Statü Yasası Çıkarılsın, Yaşasın Emeklilerin Birlik Mücadele ve Dayanışması" sloganlarının yazılı olduğu pankart açılarak; “Asgari değil, insanca yaşam”, "Sadaka değil, toplu sözleşme", “Zam zam zam, ucuzluk ne zaman”, "İnsanca yaşamak istiyoruz", “Sendika hakkımız, söke söke alırız”, “İntibak yasası çıkarılsın” ve “Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız” sloganları atıldı. 2021 Tüm Emekli-Sen İstanbul Şubeleri adına İbrahim Akseloğlu tarafından okunan basın açıklamasında; “En düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkarılması talebi ya da başka bir ifade ile asgari ücret kadar olma öngörüsü, zaten ucuz iş gücü yaratılmak istenmesi sonucu ortalama ücret konumuna gelmiş olan asgari ücreti ölçü almak, emeklilerin insanca yaşam hakkını karşılamaktan çok uzaktır. İşçi sendikaları ile beraber tüm emek örgütlerinin de asgari değil, İnsanca yaşam talebini dillendirdiği günümüzde, emekliler için asgari ücret seviyesinde bir maaş talebinde bulunmak, aynı zamanda emeklilerin asgari yaşam koşullarını kabul etmeleri anlamına gelmektedir” denilerek, sendikanın talepleri vurgulandı. 2021 Tüm Emekli-Sen İstanbul Şubeleri tarafından yapılan basın açıklamasında, sendikanın emekli yurttaşlar için yerine getirilmesini istediği talepler şöyle sıralandı: - En düşük emekli maaşı, asgari ücretin üzerinde ve açlık-yoksulluk sınırı ortalamasını da ölçü alarak en az 5.000 TL (Beşbinlira) seviyesine yükseltilsin. - Bunun yanı sıra tüm emekli maaşlarına 1 Ocak 2022’den itibaren, TÜİK tarafından açıklanan sözde enflasyon oranları üzerinden değil, gerçek enflasyon olarak yaşamımıza yansıyan rakam üzerinden, yani % 50 zam yapılsın. - İşçi, Memur ve Bağ-Kur emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilsin. - İntibak Yasası çıkarılsın. - Emekli Sendikaları Statü Yasası çıkarılsın. - Tüm emeklilere yılda 4 maaş ikramiye verilsin. - Temel gıda maddeleri ile elektrik, su, doğal gaz gibi tüketim harcamalarından alınan KDV kaldırılsın. - Sağlıkta alınan katkı ve katılım payı ödemeleri kaldırılsın.  
polislerden çalışma koşullarına sosyal medyada protesto
Polisler, Twitter'da mesai düzensizliğine bayrak açtı: 86 farklı çalışma sistemi var ve polis işi olmayan 30 görevi daha yapıyor... Hak arayan polislerin, talepleriyle ilgili Twitter üzerinden tag çalışmaları arttı. Bu çalışmaları organize eden Emniyet-Sen Başkanı Sezer, "polisin en büyük sorunu" dediği mesai düzensizliğine dair açıklamalar yaptı. Emniyet teşkilatı 350 bine varan mevcuduyla en büyük kamu kuruluşları arasında yer alıyor. Polislerin talepleriyle ilgili basın açıklaması yapma hakları bulunmasa bile sosyal medya pek çok kesim gibi onların da seslerini farklı kanallarla duyurmalarını sağlıyor. Emniyet-Sen Genel Başkanı Faruk Sezer'in öncülük ettiği Twitter'daki tag çalışmalarında polislerin haklarıyla ilgili binlerce paylaşım yapılıyor. Son olarak mesai saatlerinin düzenlenmesi için 15 Aralık 2021 Çarşamba günü akşamı yapılan tag çalışmasında 40 bine yakın paylaşım yapıldı. Mesai saatlerindeki düzensizlik polislerin en çok şikayet ettiği sorunların başında geliyor. Emniyet mensuplarının hakları için 2012 yılında Emniyet-Sen kuruldu. Ancak böyle bir sendikanın kurulması Anayasa Mahkemesi'nce yasalara aykırı bulundu. Sendika yetkilileri de bu karara itiraz etti. İtiraza yönelik son karar dosyanın gönderildiği Anayasa Mahkemesi'nce verilecek. Polislerin karşılaştıkları sorunların dile getirememeleri eleştiri konusu olmayı sürdürüyor. Bu problemin boyutları ve polisler üzerindeki etkisinin ne olduğunu Twitter kampanyalarını organize eden Emniyet-Sen başkanı Faruk Sezer ile konuştuk. Bilindiği gibi Sezer, polis intiharlarına dair yaptığı pek çok açıklamada uzun mesai saatlerine dikkat çekmiş ve ağır çalışma koşullarının polislerin psikolojisinde yarattığı olumsuz etkinin de canlarına kıyma vakalarının nedenleri arasında olduğunu öne sürmüştü. Bundan dolayı Sezer, son süreçlerde mesai saatlerinde düzenlemeye gidilmesine yönelik propaganda çalışmalarına ağırlık vermiş durumda. "86 farklı çalışma sistemi varsa buna sistem denmez" Sezer, son yapılan tag çalışmasının konusunun da emniyet teşkilatının ana sorunlarından olan çalışma sistemsizliği olduğunu söyledi. Emniyet teşkilatında 86 farklı çalışma sistemi olduğunu ifade eden Sezer, "86 farklı çalışma sistemi varsa buna sistem denmez. 86 çeşit çalışma her kafadan bir ses demek" dedi. Uygulamaların illere ve ilçelere göre farklılık arz ettiğini dile getiren Sezer, "Amire göre çalışma sistemi olabilir mi?" diye sordu. "Bu sistemsizliğin giderilmesini talep ediyoruz" diyen Sezer, "Gelişmiş ülkelerde kullanılan 4 vardiyalı işte 8 saat mesai, 24 saat istirahat şeklinde geçen mesai sistemine geçilmesini istiyoruz. Bu da haftada 40 saat mesaiye tekabül ediyor. Böyle çalışan kişi tabii ki yine ek göreve de mitinge de gidecek. Ama normal günlerinde 8/24 sistemiyle vücut bütünlüğü bozulmayacak. Biz daha verimli çalışırız. O televizyonlarda haberlerde gördüğümüz istemediğimiz görüntüleri daha az görürüz diye düşünüyorum" diye konuştu. "Sebepsiz yere eve gitme dersen bu mobbing oluyor" Sezer, iller arasında iş yoğunluklarının farklı olabileceğini ancak bunun bile çalışma saatleri konusunda bir çerçeve oturtulmasına engel olmadığını kaydederek, "Diyelim ki toplumsal olay, deprem, yangın var. O halde polise 'evine git' desen gitmez. Ama zaten eve gitmeyecek kişiye 'eve gitme' dersen bu mobbing oluyor ve çalışma sistemiyle polisi ve personeli terbiye etmektir" ifadelerini kullandı. Sezer, adını vermek istemediği bir ildeki bir ilçeye bağlı bürodaki şöyle bir çalışma sistemi uygulandığını öne sürdü: “Bir ilimizin ilçesinde bir büroda mesainin sabah 07.00 akşam 23.20 arası olduğunu duydum. Başta inanmadım böyle mesai olur mu diye. Sonra o ilden bir arkadaşımı arayarak doğruluğunu sordum. Yarım saat sonra beni arayıp teyit etti. Doğruymuş. O büronun amiri belirlemiş bu mesaiyi. Bu kadar basit. Kanun yok, düzen yok, nizam yok. İşte bu sebepten dolayı çalışma şartlarındaki zorluk emniyet teşkilatının en önemli problemi.” "Ağır mesailer polislerin sinirini yıpratıyor, toplumsal müdahalelerde kural dışı davranışlara yol açıyor" Ağır mesailerin polislerin sinir sistemini de yıprattığını belirten Sezer, bunun sonucunda Kamu Denetçiliği Raporu’nda yer aldığı şekilde poliste sinire, öfkeye ve toplumsal olaylara müdahalede kural dışı davranışlara yol açtığını iddia etti. "Poliste ortalama ömür normal çalışanlardan neredeyse 17 yıl az" Sezer, bu çalışma koşullarının polislerin yaşamını da etkilediğini belirterek sonuçlarına dar iddialarını şöyle sürdürdü: Ana sorun çalışma şartlarının zorluğu. Bu ana kolonun etrafındaki diğer konular da buna bindiği zaman kolon artık taşımıyor ve ne yazık ki çöküyor. İşte bu çöküş kimi zaman erken emeklilikle kimi zaman intiharla, kimi zaman kalp kriziyle sonuçlanıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 2011 yayımladığı raporuna göre Türkiye'de normal bir çalışanın ortalama ömrü 73,2 iken emniyette ortalama ömür 55,9. Polisler erken ölüyor. Merak eden internetten rapora da bakabilir. "Polis, işi olmayan 30 görev yapıyor" Polisin başka kurumların yapması gereken işleri de yaptığını iddia eden Sezer, "Polis, kendi görevi olmayan 30 iş yapıyor. Bu 30 görevin içinde 3'ünü görev olarak kabul edebilirsin. Çünkü şehit cenazesidir ve yahut da işte çelenk koymaktır falan gibi. Eski milletvekili hayatını kaybediyor. Polis merasim yapıyor. Neden polis merasimi yapıyor? Mesela tiyatro oyun değil mi? Polis 10 saat orada görev yapıyor. Tiyatro başlamadan 5 saat önce gidiyor. Tiyatro bittikten 2 saat sonra da mesaisi bitiyor. 5 kuruş para almıyor. Ya şimdi onu düzenleyen organizatör para kazanıyor. Tiyatrocu para kazanıyor. Seyirci keyif alıyor. Polise ne oluyor? Tebligatı neden postacı yapmıyor, polis yapıyor? Daha doğru anlatacak o kadar çok iş şeyi var ki ve en son işte pandemide de filyasyon işi çıktı" değerlendirmesinde bulundu. "Twitter'dan sesimizi duyurmaya devam edeceğiz" Sezer, Twitter başta olmak üzere sosyal medyada seslerini duyurmaya devam edeceklerini sadece 3 haftada polislerin haklarıyla ilgili 200 bin tweet atıldığını söyleyerek, "Paylaşımları yapanların çoğu meslektaşlarımız. Emniyet-Sen’in başkanı ve polis hakları savunucu olarak artık Twitter'ı etkin kullanmak gerektiğini meslektaşlarımıza anlattık. Ve olumlu dönüş aldık. Üç haftadır yapıyoruz. Bunu yapmaya da artık devam edeceğiz. Emniyet-Sen, Anayasa Mahkemesi'nde bekletildikçe biz sesimizi duyuracak başka yasal mecralar aramaya ve bulmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini bitirdi. Kaynak: Ali Kemal Erdem / İndependent
emekliler insanca yaşanacak bir maaş istiyor
2021 Tüm Emekli-Sen: “Emekli maaşı ile geçinemiyoruz, insanca yaşamak istiyoruz” Ülke çapında bir araya gelen 76 kurucu üye tarafından 15 Kasım 2021 tarihinde Ankara Valiliğine yapılan başvuru ile kuruluşu gerçekleşen 2021 Tüm Emekliler Sendikası (2021 Tüm Emekli-Sen) 15 Aralık Çarşamba günü tüm yurtta eş zamanlı olarak basın açıklaması gerçekleştirdi. Sendika Genel Merkezinin aldığı eş zamanlı eylem kararı kapsamında 2021 Tüm Emekli-Sen İstanbul Şubeleri de bugün Mecidiyeköy'de bir eylem gerçekleştirdi. 2021 Tüm Emekli-Sen MYK Üyesi ve Genel Basın Yayın Sekreteri Mehmet Vedat Şerifoğlu'nun konuşması ile başlayan eylemde, "Emekliler insanca yaşanacak bir maaş istiyor", "Emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın", "Yaşasın emeklilerin birlik mücadele ve dayanışması" sloganlarının yazılı olduğu pankart açılarak, "İnsanca yaşamak istiyoruz", "Sadaka değil, toplu sözleşme", “Sendika hakkımız engellenemez”, “İntibak yasası çıkarılsın” ve “Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız” sloganları atıldı. 2021 Tüm Emekli-Sen İstanbul Şubeleri adına İbrahim Akseloğlu tarafından okunan basın açıklamasında; "Emekli maaşı kiraya yetmiyor. Faturaları ödeyemiyoruz. Mutfaklarda yangın var. Geçinemiyoruz. Ayrımsız tüm emekli yurttaşlar için insanca ve onurlu bir yaşam, huzurlu ve güvenli yarınlar, çocuklarımız ve torunlarımız için sosyal güvenceli bir gelecek istiyoruz" denilerek, emeklilerin talepleri sıralandı. 2021 Tüm Emekli-Sen İstanbul Şubeleri tarafından yapılan basın açıklamasının tamamı şöyle: Emekli maaşı ile geçinemiyoruz, insanca yaşamak istiyoruz! Emekli maaşı kiraya yetmiyor. Faturaları ödeyemiyoruz. Mutfaklarda yangın var. Geçinemiyoruz!  Ömrünün neredeyse yarısını çalışarak geçirdiği halde emekli olduktan sonra bile çalışmak zorunda bırakılan milyonlarca emekli, yoksulluğa ve sefalete mahkûm edilmiştir.  Açlık sınırının 3 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 10 bin lirayı aştığı günümüzde, emeklilerin neredeyse tamamı yoksulluk sınırının altında, milyonlarcası ise açlık sınırının altında maaş almaktadır.  Avrupa’da yaşayan emekliler emekli aylıkları ile dünya turuna çıkarken, Türkiye’de ise doğduğu ve göç ettiği kasabasına, köyüne dahi gidemeyen, Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı kullanarak günlük yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılan emeklilerin büyük bölümü bankalara borçlu durumda olup, önemli bir bölümü ise borçlarını ödeyemediğinden icralık durumuna mahkum edilmişlerdir. Döviz kurlarındaki artışlar gerekçe gösterilerek temel gıda maddelerine, petrol ve akaryakıt ürünlerine, elektrik, su ve doğalgaz hatta en doğal besinimiz olan ekmek ve de simit fiyatlarına dahi peş peşe zamlar yapılmaktadır.  Çalışma yaşamı boyunca Gelir Vergisi, Damga Vergisi, Emeklilik Keseneği ve Sağlık Sigortası Primi olarak her ay maaşlardan yapılan kesintiler yetmezmiş gibi, emekli maaşlarından da her ay Muayene Katılım Payı, Reçete Bedeli, İlaç Katılım Bedeli ve İlaç Fiyat Farkı gibi isimler altında kesintiler yapılmaya devam edilmektedir.  Diğer taraftan, kazanılmış emeklilik hakları 4447 sayılı yasa gasp edilen milyonlarca EYT’li yurttaş, prim gün sayısı itibariyle kazanmış oldukları emeklilik hakları yaş sınırı bahanesi ile engellenerek mağdur edilmektedirler.  Hepimizin her gün yaşadığı ve çok iyi bildiği gibi biz emeklilerin sorunları artık dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Deyim yerindeyse artık bıçak kemiği delip geçmektedir.  Meclise sunulan AKP bütçesinin, daha sunulduğu günden itibaren döviz ve fiyat artışıyla işlevini yitirdiğini görüyoruz. Bütçenin kapsamına ve sektörlere ayırdığı kaynaklara baktığımızda, bu bütçenin borç, rant, savaş, ceza artırımı ve faiz bütçesi olduğunu, emeklilerin ve halkın sorunlarını çözmeye yönelik olmadığını görüyoruz. Sermaye ve rant yanlısı iktidarın bizleri yine açlığa ve yoksulluğa mahkum etmeye zorladığını görüyoruz.  Üçer-beşer maaş ve ‘Huzur Hakkı’ değil, insanca yaşayabilecek maaş istiyoruz! Emekliler olarak ülkenin sahip olduğu tüm değerleri üreten bizler, ülkeyi yönetenler gibi üçer-beşer maaş ve ‘Huzur Hakkı’ değil, sadece insanca yaşayabilecek bir emekli aylığı talep ediyoruz.  Emekli olduktan sonra da iş aramak ve çalışmak istemiyoruz. Ömrümüzün sonbaharında dinlenerek; kendimize, çocuklarımıza ve torunlarımıza zaman ayırarak, huzurlu ve güvenli bir şekilde yaşamak istiyoruz.  Ayrımsız tüm emekli yurttaşlar için insanca ve onurlu bir yaşam, huzurlu ve güvenli yarınlar, çocuklarımız ve torunlarımız için sosyal güvenceli bir gelecek istiyoruz.  Toplu sözleşmeli sendika hakkı istiyoruz. “Hak verilmez alınır, haklar örgütlü mücadele ile kazanılır” şiarı ile mücadele ediyoruz, Kazanacağız, Kazanacağız!.  Taleplerimiz:  - Emekli Sendikaları Statü Yasası çıkarılsın. Toplu sözleşmeli sendika hakkımız Anayasal güvenceye kavuşturulsun. - Tüm emekli maaşlarına açlık sınırının ve asgari ücretin üzerinde olacak şekilde, yoksulluk sınırı da dikkate alınarak seyyanen zam yapılsın. - İşçi, Memur ve Bağ- Kur emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilsin. - İntibak Yasası çıkarılsın. - Tüm emeklilere yılda dört defa birer maaş tutarında ikramiye ödensin. - Sağlık hizmetlerinden alınan muayene, tedavi ve ilaç kesintileri kaldırılsın. - Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın. - EYT’li yurttaşların mağduriyeti giderilsin. EYT Yasası çıkarılsın. - Hayat pahalılığına ve zamlara son verilsin! - Vergide ve gelirde adalet sağlansın! - Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğalgaz gibi tüketim harcamalarından alınan KDV kaldırılsın! Sevgili emekli yurttaşlar;  “İnsanca onurlu bir yaşam” talebi ve “Demokrasi mücadelesinden emekli olunmaz” şiarı ile 1995 yılında başlattığımız toplu sözleşmeli sendika mücadelemiz, bugüne dek olduğu gibi bundan sonra da kazanıncaya dek devam edecektir. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.  Milyarlarca liralık servet sahibi olan işverenlere hiç ihtiyaçları olmadığı halde sendika kurma hakkı tanıyıp, buna karşın açlık ve yoksulluk sınırının altındaki maaşlarla yoksulluğa ve sefalete mahkûm edilen milyonlarca emekli yurttaşın sendika hakkının engellenmesi girişimlerini kabul etmiyoruz ve asla da kabul etmeyeceğiz.  Sendikamız 2021 Tüm Emekliler Sendikası (2021 Tüm Emekli-Sen) ülke çapında kısa sürede hızla örgütlenerek, emeklilere insanca ve onurlu bir yaşam için toplu sözleşmeli Sendika hakkının kazanılması yolunda tüm emeklilerin ülke çapında birleşik sendikal örgütlenmesinin gerçekleştirilmesi için var gücüyle mücadelesini sürdürecektir.  - Yaşasın 2021 Tüm Emekli-Sen! - Yaşasın toplu sözleşmeli sendika mücadelemiz! - Yaşasın tüm emeklilerin birlik, mücadele ve dayanışması! - Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız!  2021 Tüm Emekliler Sendikası / 2021 Tüm Emekli-Sen 
emekliler insanca maaş insanca yaşam ve toplu sözleşme hakkı için alanlara çıkıyor
2021 Tüm Emekli-Sen: “Emekli maaşı ile geçinemiyoruz, insanca yaşamak istiyoruz” Ülke çapında bir araya gelen 76 kurucu üye tarafından 15 Kasım 2021 tarihinde Ankara Valiliğine yapılan başvuru ile kuruluşu gerçekleşen 2021 Tüm Emekliler Sendikası (2021 Tüm Emekli-Sen) 15 Aralık Çarşamba günü tüm yurtta basın açıklaması gerçekleştirecek. Sendikanın İstanbul Şubeleri tarafından konu hakkında gazetemize yapılan açıklamada; “Ekonomik krizin ve bütçe açığının sorumlusu emekliler değildir. Krizin bedelini krizi yaratanlar ve ekonomik krize rağmen kriz koşullarında daha da zenginleşenler ödemelidir. Artık yeter. Emekli maaşı ile geçinemiyoruz. Sadaka istemiyoruz. İnsanca yaşayabilecek bir maaş istiyoruz” denilerek, “Sendikalı ve sendikasız tüm emekli yurttaşlar, 15 Aralık 2021 Çarşamba günü, Saat: 14.00’te, Mecidiyeköy Cevahir AVM önünde yapılacak olan basın açıklamasına katılmaya” davet edildi. 2021 Tüm Emekli-Sen İstanbul Şubeleri tarafından gazetemize yapılan açıklama şöyle: Basın Açıklamasına Çağrı...   İnsanca Onurlu Bir Yaşam ve Toplu Sözleşmeli Sendika Hakkı İçin, 15 Aralık’ta Tüm Yurtta Alanlara Çıkıyoruz! Sendikalı ve sendikasız tüm emekli yurttaşları basın açıklamamıza katılmaya çağırıyoruz... Tarih: 15 Aralık 2021 Çarşamba Saat: 14.00   Yer: Mecidiyeköy Cevahir AVM Önü  Her gün peş peşe gelen zamlar, günden güne büyüyen vergiler, küçülen maaşlar, işsizlik, yoksulluk, enflasyon ve hayat pahalılığı. Artık yeter! Emekli maaşı ile geçinemiyoruz. Sadaka istemiyoruz. İnsanca yaşayabilecek bir maaş istiyoruz! Ekonomik krizin ve bütçe açığının sorumlusu emekliler değildir. Krizin bedelini krizi yaratanlar ve ekonomik krize rağmen kriz koşullarında daha da zenginleşenler ödemelidir! Ömrünün yarısını çalışarak emekli olduktan sonra bile çalışmak zorunda bırakılan milyonlarca emekli yurttaş için, insanlık onuruna yakışan sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yaşam; çocuklarımız ve torunlarımız için sosyal güvenceli bir gelecek istiyoruz. Emekli yurttaş, sensiz bir kişi eksiğiz. Birlikte güçlüyüz, birlikte başarabiliriz. İnsanca onurlu bir yaşam ve güvenli bir gelecek için, sen de mücadeleye katıl, hayatımızı ve kaderimizi değiştirelim!  - Yaşasın 2021 Tüm Emekli-Sen! - Yaşasın toplu sözleşmeli sendika mücadelemiz! - Yaşasın tüm emeklilerin birlik, mücadele ve dayanışması! - Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız! 2021 Tüm Emekliler Sendikası (2021 Tüm Emekli-Sen) İstanbul Şubeleri    
tüm emekli-sen yeniden kuruldu
Emekliler sendika hakkından vazgeçmiyor Emeklilere insanca ve onurlu bir yaşam için toplu sözleşmeli sendika hakkı talebiyle 2017 yılında Tüm Emekliler Sendikası adıyla kurulduktan sonra, Ankara Valiliğince “emeklilerin sendika kuramayacağı” iddiasıyla açılan kapatma davası sonucunda mahkeme tarafından kapatılmasına ve faaliyetlerinin durdurulmasına karar verilen Tüm Emekli-Sen yeniden kuruldu. Sendika genel merkezi tarafından bugün basına yapılan yazılı açıklamada, “ülke çapında 76 kurucudan oluşan Kurucular Kurulunun 15 Kasım 2021 tarihinde 2021 Tüm Emekliler Sendikası (2021 Tüm Emekli-Sen) adıyla Ankara Valiliğine yaptığı başvuru ile yeni sendikanın kuruluşunun gerçekleştiği ve sendikanın yeniden örgütlenme faaliyetlerine başladığı” belirtildi.      Açıklamada, “milyarlarca liralık servet sahibi olan işverenlere hiç ihtiyaçları olmadığı halde sendika kurma hakkı tanıyıp, buna karşın açlık ve yoksulluk sınırının altındaki maaşlarla yoksulluğa ve sefalete mahkûm edilen milyonlarca emekli yurttaşın sendika hakkının engellenmesi girişimlerinin kabul edilmeyeceği” belirtilerek, “sendikanın ülke çapında kısa sürede hızla örgütlenerek, 2022 yılı Bütçe Yasa Tasarısına karşı düzenlenecek eylem ve etkinlikler başta olmak üzere, emeklilere insanca ve onurlu bir yaşam için toplu sözleşme hakkının kazanılması ve tüm emeklilerin ülke çapında birleşik sendikal örgütlenmesinin gerçekleştirilmesi için sokaklara geri döneceği” vurgulandı. Sendika genel merkezi tarafından basına ve kamuoyuna hitaben Genel Başkan Salman Hürkardeş ve Genel Sekreter Günay Onayman imzası ile yapılan yazılı basın açıklamasının tam metni: Sevgili Emekli Yurttaşlar, Değerli Emekli Dostları ve Basın Emekçileri; Bilindiği gibi, sendikamız Tüm Emekliler Sendikası (Tüm Emekli-Sen) hakkında Ankara Valiliğince açılan kapatma davası sonucunda sendikamızın kapatılarak faaliyetlerinin durdurulmasına karar verilmiştir.      Bunun üzerine Anayasanın 90. Maddesine aykırı olarak hukuksuz bir şekilde verilen kapatma kararının iptali talebiyle sendikamız Avukatı tarafından Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusunda bulunulmuştur.      Ancak, söz konusu kapatma kararı ile birlikte faaliyetlerimizin de durdurulmasına karar verilmesi sonucunda sendikamızın kütük kaydı da iptal edilerek kayıtlardan silinmiştir.      Dolayısıyla, emeklilere insanca ve onurlu bir yaşam ve toplu sözleşmeli sendika hakkı mücadelesine devam edebilmek için, bir taraftan kapatılan sendikamızla ilgili hukuk mücadelesini sürdürürken, diğer taraftan geniş emekli yığınlarını örgütlemek ve sınıf ve kitle sendikacılığı ilkeleri temelinde emeklilerin tek çatı altında birleşik sendikal mücadelesini gerçekleştirmek için yeni bir sendika kurmak ihtiyaç haline gelmiştir. Bu nedenle ülke çapında 76 kurucudan oluşan Kurucular Kurulumuzun 15 Kasım 2021 tarihinde Ankara Valiliğine yaptığı başvuru ile yeni sendikamızın kuruluşu gerçekleşmiş olup, sendikamıza 06-MS-499 kütük numarası verilmiştir. Yeni sendikamızın adı, “2021 TÜM EMEKLİLER SENDİKASI” olup, kısa adı “2021 TÜM EMEKLİ-SEN” olarak Ankara Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü (Sendikalar Masası) kayıtlarına işlenmiş ve sendikamız yeniden örgütlenme faaliyetlerine başlamış bulunmaktadır. Sendikamızın Kurucu Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin 22 Kasım 2021 tarihinde yapılan toplantısında yeni MYK’mızın görev dağılımı aşağıdaki şekilde gerçekleştirilmiştir. Salman HÜRKARDEŞ - Genel Başkan Günay ONAYMAN - Genel Sekreter Melek GÜREŞ - Genel Mali Sekreter Ali SÜRÜCÜ - Genel Örg. ve Eğt. Sek. Haydar ERGİN - Genel Hukuk ve Top. Söz. Sek. Fatih KAPLAN - Genel Sos. Güv. ve Sağ. Sek. M. Vedat ŞERİFOĞLU - Genel Basın, Yayın, Halk. İl. ve Arş. Sek. Özcan Karakuş ERDOĞAN - Merkez Kadın Sekreteri Bayram ADIGÜZEL - Genel Dış İlişkiler Sekreteri Üçer-beşer maaş ve ‘Huzur Hakkı’ değil, insanca yaşayabilecek maaş istiyoruz! Açlık sınırının 3 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 10 bin lirayı aştığı günümüzde, emeklilerin tamamı yoksulluk sınırının altında, milyonlarcası açlık sınırının altında maaş almaktadır. Avrupa’da yaşayan emekliler emekli aylıkları ile dünya turuna çıkarken, Türkiye’de ise Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı kullanarak günlük yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılan emekliler bankalara borçlu durumda olup, borçlarını ödeyemediğinden icralık duruma gelmiştir. Döviz kurlarındaki artışlar gerekçe gösterilerek temel gıda maddelerine, petrol ve akaryakıt ürünlerine, elektrik, su ve doğalgaz fiyatlarına peş peşe zamlar yapılmaktadır. Hepimizin her gün yaşadığı ve çok iyi bildiği gibi biz emeklilerin sorunları artık dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Deyim yerindeyse artık bıçak kemiği delip geçmektedir. Çalışma yaşamımız boyunca ülkenin sahip olduğu tüm değerleri üreten biz emekliler, ülkeyi yönetenler gibi üçer-beşer maaş ve ‘Huzur Hakkı’ değil, sadece insanca ve onurlu bir yaşam için yaşanabilir ücret talep ediyoruz. Emekli olduktan sonra da iş aramak ve çalışmak istemiyoruz. Ömrümüzün sonbaharında dinlenerek; kendimize, çocuklarımıza ve torunlarımıza zaman ayırarak, huzurlu ve güvenli bir şekilde yaşamak istiyoruz. Taleplerimiz: - Emekli Sendikaları Statü Yasası çıkarılsın. Toplu sözleşmeli sendika hakkımız Anayasal güvenceye kavuşturulsun. - Tüm emekli maaşlarına açlık sınırının ve asgari ücretin üzerinde olacak şekilde, yoksulluk sınırı da dikkate alınarak seyyanen zam yapılsın. - İşçi, Memur ve Bağ-Kur emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilsin. - İntibak Yasası çıkarılsın. - Tüm emeklilere yılda dört defa birer maaş tutarında ikramiye ödensin. - Sağlık hizmetlerinden alınan muayene, tedavi ve ilaç kesintileri kaldırılsın. - Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın. - EYT’li yurttaşların mağduriyeti giderilsin. EYT Yasası çıkarılsın. Sevgili Emekli Yurttaşlar, Değerli Basın Emekçileri; “İnsanca onurlu bir yaşam” talebi ve “Demokrasi mücadelesinden emekli olunmaz” şiarı ile 1995 yılında başlattığımız toplu sözleşmeli sendika mücadelemiz bugün hala devam etmektedir ve kazanıncaya dek devam edecektir. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Milyarlarca liralık servet sahibi olan işverenlere hiç ihtiyaçları olmadığı halde sendika kurma hakkı tanıyıp, buna karşın açlık ve yoksulluk sınırının altındaki maaşlarla yoksulluğa ve sefalete mahkûm edilen milyonlarca emekli yurttaşın sendika hakkının engellenmesi girişimlerini kabul etmiyoruz ve asla da kabul etmeyeceğiz. Sendikamız 2021 TÜM EMEKLİLER SENDİKASI (2021 TÜM EMEKLİ-SEN), ülke çapında kısa sürede hızla örgütlenerek, 2022 yılı Bütçe Yasa Tasarısına karşı düzenlenecek eylem ve etkinlikler başta olmak üzere, emeklilere insanca ve onurlu bir yaşam için toplu sözleşme hakkının kazanılması ve tüm emeklilerin ülke çapında birleşik sendikal örgütlenmesinin gerçekleştirilmesi için sokaklara geri dönecektir.      - Yaşasın 2021 Tüm Emekli-Sen! - Yaşasın tüm emeklilerin birlik, mücadele ve dayanışması! - Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız!  

Sayfalar